Faiz indi, dolar uçtu
46
●2.005
- 23-09-2021, 23:25:07çok fazla yanlışın var. hele ki ülkesini, toprağını bırakıp gitmiş biri olarak fazla cesur ve tepeden konuşma yapmışsınız.ertan2002 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 23-09-2021, 23:37:00nerede yanlisim varmis söyleyin de düzelteyim madem..pinbtc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ülkemi birakmak zorunda kaldim cünkü liyakatsizliga dayanamadim. Bu badem biyiklilar (özellikle fetullahcilar) her yere gelmis, iki gram bilgileri yok ama karar mercilerinde oturuyorlar. Ben lisans egitimimi türkiye'de aldim ve bitirir bitirmez bir arkadasimla birlikte Türkiye'de sirket kurmak istedik, 4 ay boyunca projemizi vs hazirladik ve kosgeb'e sunduk.. ancak bahsettigim insanlar sagolsunlar engellediler, önümüze sacma sapan seyler cikardilar vs..Sonra bir firma benimle iletisime gecti ve para karsiligi projenizi kosgeb'ten gecirelim dedi... Ben de sinirlendim ve yurtdisina ciktim ve iyi ki cikmisim..
Liseden beri hayalim türkiye'de savunma sanayisinde calismakti ama bu tipler yüzünden olmadi... Ama bunlar gittigi zaman (ki ilk secimde gidecekler), türkiye'ye dönecegim. - 24-09-2021, 10:51:54Hocam bizim gibi hayvan muamelesi görmeyi kendinize hak görmediğiniz için yanlışsınız.ertan2002 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Gitmek yerine burada kalıp alım gücünüzün günden güne düşüşünü izleyip, halinize şükretmeyi öğrenip, tüp kuyruğuna girmediğiniz için bugün çok iyi bir yerde olduğumuza inansaydınız doğru olacaktınız. - 24-09-2021, 10:57:07dün türkiye'den iktidar partisini ölümüne destekleyen bir arkadasimla telefonda konustum. Bana dedi ki, sakin buraya gelme, enflasyon %5000 olmus, markete gittim, cocuklara abur curbur alayim dedim biraz 100 lira tuttu diye, nasil oluyor bu fiyat nasil yükseliyor anlamiyorum diyor.. Ki bu arkadas baya bir yüksek maas aldigi halde sikinti yasiyorsa, bir dönüsüm basliyor.. Bu noktadan sonra bu kafa yapisiyla iktidar ekonomiyi düzeltemez. 100 puan faiz indirimi yaptilar dolar rekor kirdi.. Cünkü güven yok, adalet yok...aliarbak adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ben ülkemi seviyorum ama ülkemden soguttular beni ve bana bir sürü kisi her türlü platformdan mesajlar gönderiyorlar abi nasil avrupa'ya gideriz diye.. Lisede okuyanlar bile yaziyor, ben gittigim zaman bu kadar cok cazip degildi ama simdi sanki ülke yangin yeri ve biraz okumus olan- okumamis olan kacmak istiyor. Genclerin cogunun yurtdisina kacmayi düsünmesi cok üzücü ve ülkenin gelecegi icin cok tehlikeli. - 24-09-2021, 12:26:10hayhay, zevkle yazalım.ertan2002 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
" Buna ben de katiliyorum. Insanlar hakettikleri gibi yasarlar. "
öncelikle anlamanız gereken en temel konu; Türk Milleti'nin bunları hak etmiyor oluşu. Türkler, bugün bahsettiğin o çağdaşlık, medeniyet kavramlarının yaratıcısıdır. Medeniyet ve uygarlık Sümerlerde başlar, Sümerlerin kökeni de Türk'tür. Bunu da ben değil, 107 yaşındaki ünlü sümerolog Muazzez İlmiye Çığ söylemiştir. Röportaja göz atabilirsiniz.
Atatürk de aynı şekilde medeniyet ve çağdaşlık kavramının tüm dünyaya Türklerden yayıldığını söyler. Dünyaca ünlü kurultaylarımızı vurgular ve demokrasinin temellerinin buralarda atıldığından bahseder. Şayet bunları bilmiyor, inanmıyor ya da araştırmaya üşeniyorsanız sizin için kaynak araştırması yapar tam sözlerini kaynağıyla beraber özelden yollarım.
ayrıca yabancı özentiliği konusunda yine Atatürk'ün aşağıdaki anısını okuyabilirsiniz :
" Atatürk, 13 nisan 1934'te Bergama'ya geldi.
Antik yerleri gezerken, Osman Beyatlı ve Alman arkeologlar açıklamalar yaptılar.
Eski uygarlıklar üzerine hayranlık derecesine varan anlatımlar yapıldıkça, Atatürk sıkılmaya başladı.
ve şöyle dedi :
" Biraz daha altını kazarsanız, Türk'ün çarığı çıkar"
diyerek, yabancı hayranlığı yerine Türk kültürüne ağırlık vermenin gerektiğini güzel bir şekilde dile getirdi. "
yine Atatürk hakkında büyük bir propaganda amacı güdülerek İngiliz bir subay tarafından yazılmış Bozkurt isimli kitapla ilgili anısı şu şekilde :
" Yakup Kadri Karaosmanoğlu şöyle diyor:
Bozkurtu okuyanlar bilirler ki; hususî hayatına dair bazı temelsiz dedikodular bir yana bırakılacak olursa, Armstrong, bu eserinde, Mustafa Kemali eski ve yeni tarih devirlerinin en yüksek simaları arasında saymakta ve eğer bu adam, büyük bir milletin içinden çıkmış veya büyük bir milletin başına geçmiş bulunsa idi, Sezarları, Cengizleri, Napolyonları gölgede bırakan cihangirlerden biri olurdu demektedir.
O zamanlar Atatürkü en çok çileden çıkartan, işte asıl bu görüştü. Yumruğunu masaya vurup: Büyük millet mi? Türkten daha büyük millet var mıdır?Ben ne yapabildi isem, ancak onunla yapabilirdim. Hem bu İngiliz subayı, bana bir cihangir gözü ile bakıyor. Ben cihangir değilim. Biz, Türk ordusu ile, cihangirlere karşı koymuşuzdur. (belleten, sayı: 80, türk tarih kurumu, 1956, s. 351-352) " "
--
Bu çok kısa anılardan ve yukarıda bahsettiğim sözlerden anlamanız gereken mesele; Türk'ün hiçbir zaman bu denli bir sefaleti, yoksulluğu, hukuksuzluğu, adaletsizliği, eğitimsizliği, cehaleti hak etmiyor oluşu. Türk, her zaman en iyilerini hak etmiştir. Çünkü Atatürk'ün de dediği gibi, övülen her şeyin altını kazın, altından Türk'ün çarığı çıkar. Orada bir Türk izi vardır.
Bugün 3 büyük din diye kabul edilen İbrahimi dinlerin ortak atası Hz İbrahim de bir Sümerli idi. Bu adamın bir oğlu arapların atası, diğer oğlu israiloğullarının atası oldu. Öncesinde Türk yine vardı. Romanın, Yunanın sahip olduğu tüm demokrasi, eğitim, birikim, donanım köklerinde Sümer öğreti ve bilgilerini, yani Türk'ün izini barındırır. Haliyle, Türkler, emin ol fazlasını hak ediyor. Bu, aklında tutman gereken önceliğin olsun.
Peki, madem öyle neden bu durumdayız?
Cevap basit. Tek başlı dönemin yani imparatorluğun 600 küsür yıl boyunca Türkleri asimile etmesi ve özellikle büyük kültür erozyonlarına uğratması. Din adı altında Arap emperyalizmini Türk'ün iliğine kemiğine işlemesi ve araplaştırması. Türk'ün benliğini, kimliğini unutmasını sağlaması ve eğitimsiz, cahil bırakması. Türk, başında kendisini idare eden sağlam bir otorite var zannederken aslında günden güne bugün de olduğu gibi sömürülmesi, yoksul bırakılması, eğitimsiz, iradesiz, yalnız yaşatılması. Yani, kullanılması.
Türk, sadıktır. Atasına sadıktır, padişahına sadıktır, dinine sadıktır, töresine, örfüne sadıktır. Ancak bu sadaketi devamlı kullanan, sömüren ve bunun üzerinden Türk'ün tüm benliğini, varlığını kendi gücünü sağlama alıp hem kendisine hem çevresine yol yapanlar olmuştur. Türk ancak ve ancak sadakati yüzünden bunları hak etmiş denilebilir ancak burada suç bu miletin midir? Türk'ün müdür yoksa onu sömürenlerin midir? buna bakmak lazım. Evet Türk açıkgözlü, uyanık, çakal, şu bu olsa belki sömürülmez ve iradeyi kendinde tutmayı sürdürürdü lakin Türk özünde saf ve iyi olduğu için fazla şüpheci olmaz, fazla sorgulamaz, güvenir, inanır. Türk'ün bugüne dek başına gelen her ne varsa, bu güvenin, inancın bedeli olarak karşına dikilmiştir. Peki burada suç inanan ve güvenen, sadık olan Türk'ün müdür yoksa onları sömüren, kullananların mıdır? Buna yoğunlaşmak lazım.
haliyle, başkalarını bilemem ancak emin olun bu millet, bahsettiğinizden fazlasını hak ediyor.
gelelim başka bi ülkeye gidip oralardan atıp tutma meselelerine.
ben karşısına bi zorluk, engel çıktığı gibi tüyen, tüyme çabası güdenleri savaş zamanı cepheyi bırakıp kaçan, savaş bittiğinde döneriz diyenlere benzetirim bu benim şahsi görüşümdür katılırsınız katılmazsınız orasını da pek önemsemem. herkesin düşüncesi kendine malum. bu önbilgiyle yazınıza geçelim.
Bu işler düzelsin ilk fırsatta Türkiye'ye döncem demişsiniz. niye? İşler zorken isviçre franklarını depolayıp rahat, güvenli bi ortamda huzurla, keyifle yemek, bolluk içinde yaşamak için mi?
işler zorken terk ettiğiniz ve düzelmesi için en ufak bir katkı sunmadığınız ülkede bi şeyler yoluna girdiğinde anında dönüp en kıyak yerleri kapmak için mi? niye?
e madem zor gününde bu toprakları, Ata mirasını bırakıp kaçacaktınız, niye geri dönüyorsunuz? bu mu samimiyet, vatan sevgisi, Ata sevgisi?
evet biraz sert bir tepki belki de ancak kimse kusura bakmasın. bıktım artık insanların yurtdışı propagandaları yapmasından. Zorsa, zor kardeşim. bu ülkeyi bu vatanı bu toprağı seviyorsan, bu zorluklara rağmen yaşayacaksın. kolaylaşsın döneriz diye bi mantık olamaz. bu ülkede bu zorluklar altında yaşayanlar bi şeyleri değiştirmek için mücadele veriyor çünkü, dışarı kaçıp refah ve huzur içinde başkasının bayrağı altında gölgelenirken sağda solda Türkiye edebiyatı yapanlar değil. cefasını biz çekiyorsak, bu zorluklar içinde bizler kalıp mücadele ediyorsak yarın huzur ve sükûn sağlandığı takdirde bunun sefasını sürmek de bizlerin hakkı. kaçıp gidenin değil. kısaca, size tavsiyem. hem yurtdışında yaşayıp hem ülke adına çok fazla söz söylemeyin. yok hak etmişler herkes hak ettiği gibi yaşar şu bu. demeyin böyle şeyler. ayıp. - 24-09-2021, 13:16:15Sümer'liler türk müydü degil miydi bilemem ama yazinin ilk kisimlarina katiliyorum. Elbette bizim potansiyelimizi göz önüne alirsak hakedilen yerde degiliz. Ancak konumuz bu degil ya da benim anlatmak istedigim bu degil. Bugünkü siyasi iktidari 20 yildir basa getiren ne benim ne benim ailem ve evet belki sen de degilsin ama son secimleri gözönüne alirsak mutlak cogunluk bunu yapti yani yarisindan fazlasi.. Ee sonuc olarak cogunlugun tercihlerini insanlar yasiyor ve yaptigi tercihleri de hakediyorlar. Ben hem türkiye'de yasarken hem burada bir sürü insanla tartisiyorum zaten.pinbtc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Benim mücadele etmedigimi nerden biliyorsun? Cok fazla bu konuda bir seyler yazmak istemiyorum ama beni hic tanimadigin halde benim hakkimda fikirlerin olmasi ilginc.
Benim türkiye'den ayrilma sebebim bu siyasi iktidar ve fetullahcilar. Iki gruptan da tiksindim ve ayrildim istemeyerek de olsa. Bir seyler yapmaya calistim ama olmadi. Elbette zorlu sartlar altinda yine ugrasirdim ancak yine önünü birileri kesecek, hala da böyle. Ben c.baskaninin damadi olsaydim, elbette önüm cok acik olurdu benim de..
Türkiye'ye dönecegim derken, türkiye süper güc olacak, 1 lira 10 euro olacak o zaman dönerim mi dedim? Siyasi iktidar secimi kaybettikten sonra dönme sürecine baslayacagim. Yani amacim senin degiminle franklari depolamak olsaydi, bir cok AKP destekcisi ikiyüzlü insan gibi burada emekli olup türkiye'ye öyle gelirdim. Ama ben burdaki tüm refahimi birakip, karin tokluguna calissam da gelecegim. Yani yine benim hakkimda yanlis düsünüyorsun.
Ayrica ailem türkiye'de yasiyor ve ben türk vatandasiyim. Mümkün oldugu her an tüm tatillerimi türkiye'de geciririm. Ucuz oldugu icin mi yoksa orasi benim de ülkem, ailem, arkadaslarimin orda oldugu icin mi..?
Ve son olarak, yurtdisinda yasayanlarin türkiye'deki secimlerde oy kullanmasini desteklemiyorum ki ben de son baskanlik secimine kadar oy kullanadim ama bu siyasi iktidarin taraftarlari akin akin gittigini görünce, gitme karari aldim.
Sonuc olarak; Türkiye'de sikinti cekenler kadar sikinti cekmiyorum, ancak iki yüzlü gurbetciler gibi yurtdisinda yasayip "türkiye cennet, insanlar nankör, böyle lider gelmez" demiyorum. Halkin sorunlarini biliyorum ve elimden geldigince uzaktan da olsa katki sunuyorum ve sunacagim. Belki bir gün zaman degistiginde, bir sekilde benim yaptigim katkiyi ögrenirsen (maddi anlamda demiyorum), o zaman bana hak verirdin. - 24-09-2021, 13:59:40ben amaca bakar, ona göre değer biçerim. sen giderken " yurtdışına gidip kendimi yetiştiricem ve o an geldiğinde ülkeme dönüp hizmet edicem " düsturuyla gittiysen, ona lafım olmaz.ertan2002 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
lakin.
burada rahat, refah, huzur, imkan, olanak, hiçbi şey yok. ben de oturup uğraşamam o yüzden olan yerlere gideyim hayatım kurtulsun düsturuyla gittiysen, ben ona tavım. burada kalıp olmayanı var etme mücadelesi vereceğiz. bunu sen ben o bu şu yapmaz herkes o yok bu yok ben gidiyorum diyip giderse, buralar tarikatçılara, cemaatçilere bırakılır ve asıl o zaman onların istedikleri olur.
evet bu millet bu siyasal islamı seçti ancak bunun bir sebebi var. en temelinde dindar bir toplumun dindar bir başkan görme isteği geliyor. yine geçmişteki başörtü yasakları şu bu gibi konular dindar kesimleri sol düşünce ve laiklik gibi unsurlardan uzaklaştırıp düşman gözüyle bakmasını sağladı, askeri darbelerle muhafazakar camia üzerinde yaratılan mağduriyet algısını saymıyorum bile. bir dönem artık öyle bi haldeydi ki ülke, bir gelen başkan 2 yıl koltukta kalmadan değişiyor sürekli bi zigzag oluşuyordu yönetimde. insanlar artık istikrarlı bir yönetim arayışına girdi. bu süreçte de ortaya hem laik çizgide olacağız lgbt ye dahi ılımlı bakıyoruz diyen hem de muhafazakarların bayıldığı bir figür çıktı. güçlü hitabet yeteneği, bol bol hamaset ile(daha da davosa gelmem vb.) zaten cahil olan toplumun gaza gele gele peşinden sürüklenmesini sağladı. aynı zamanda toplum kutuplaştırılarak kendilerine kemik bir kitle oluşturdular. partili cumhurbaşkanı olur mu? e oluyor, görüyorsun. peki halk hala bunları seçiyor mu? mesela 2015 te seçti mi? hayır. seçmedi. %41 bile olamadılar. muhalefet tarafındaki 292 koltuğa karşı 258 koltuk alabildiler. ancak erken seçime gidildi ve o aralıkta yaşanan kaoslar sebebiyle " en kötü iktidar, iktidarsız bir yönetimden iyidir " mantığıyla halk yeniden onları seçti. 317 koltuk alıp yine iktidar oldular. ancak bu defa ne oldu? istanbul ve ankara seçimlerine bu halkın neyi, kimi tercih ettiği yine ortaya çıktı. eğer kazasız belasız seçimlere gidilirse yine sonuçları göreceğiz ve gidecekler, seçimden başka sonuç çıkma ihtimali yok şu anki tabloda. yani halk, uzun zaman uğradığı baskılar, yaşanan darbeler şunlar bunlar sebebiyle siyasal islamın kendisini daha iyi idare edeceğini düşündü ancak bunun doğru olmadığını görünce, yaşayınca bu kararından vazgeçip bu iktidardan kurtulma çabasına çoktan girdi zaten. yani herkes hak ettiği gibi yönetilir savı burada da geçerli olmuyor. şu anki durumda dahi bu halk hak ettiği gibi yönetilmiyor.
ben sana nasıl ki ' türkiye çok iyi çok süper her şey iyi bunlar reisi çekemiyor'cu bir almancısın' kafasıyla yaklaşmıyorsam, sen de şuna emin ol, burada yaşayanların ve hatta bunlara oy atanların çoğu dahi o reisçi kafasına sahip değil. iktidarsız bir yönetim yerine şu anki iktidar biraz daha devam etsin diyip oy kullanarak devam ettirdi süreci. yine başkanlık seçiminde de zaten iktidar yapmışız patlayan bombalar azalmış biraz huzur gelmiş ( 2016 da beşiktaşta, istiklalde ankarada patlayan bombaları hatırla ) bu adama tüm yetkileri versek belki daha da huzura kavuşuruz düşüncesiyle içeriği hakkında pek bilgi sahibi olmayanlar doğru dürüst muhalif seçenek göremeyince tekrar evet oyu kullanıyor. olay bu.
peki tüm bunlar halkın suçu ve sorunu mu? hayır. temelde muhalefetin aslında. yani muhalefetin eksikliğini, acizliğini tutup halka mal etmemek gerekiyor. hak ettikleri gibi yönetiliyolar dememek gerek.
örneğin cemaatler diyoruz tarikatlar diyoruz. niye bu kadar güçlü ve etkililer?
çünkü devletin halkını boşlamasından ötürü. adam çocuğunu okula gönderecek, yurt yok. evler pahalı. noluyor? cemaat evlerine, yurtlarına.
adam çalışıyor, eşi çalışıyor, çocuk tek başına. kurs yok bi şey yok. cemaatten abiler gelip çocuğunuza biz kuran öğretelim ilim öğretelim okula hazırlayalım diyip çağırıyor, adam ne diyor? bunlar dindar adam, bi şey olmaz herhalde diyip gönderiyor.
yine devlet eksikliği. yine halkın bi suçu kabahati yok. çünkü halk zaten büyük oranda osmanlıdan miras bir biçimde cahil, tebaa toplum halinde. aslında devlet eksikliği de denemez. devlet içindeki işbirlikçilerin devleti zayıflatma sürecinin sonuçları. mesela köy okullarını kapatan menderes bugünün siyasal islamının basamaklarını döşeyendi. yoksa o köylerde ne filizler yeşillenecekti. cahil ve tebaa kalmayı sürdürsünler diye eğitilmelerine mani oldu. her yerde tarikatçılar cemaatçiler onun döneminde peydah oldu, patır patır onun döneminde imam hatipler kuran kursları açıldı. din adı altında kendi kitleleleri yetiştirildi, yarın koltuklara yerleştirildi.
halkın yine haberi yok. halk napsın, zaten yemeye kuru ekmek arayışında yoksulluktan.
çok mevzular. çok detay. saatlerce, günlerce konuşulur. ancak şunu bilin, bu ülke hala daha bi şekilde ayaktaysa, herkes hak ettiği gibi yönetilir dediğiniz halk sayesindedir. her herkes sizin gibi düşünüp zorlukla karşılaşınca gitmiş olsaydı, bu ülke tamamen o şikayetçi olduklarınızın kontrolünde baştan aşağı yönetiliyor ve çoktan yıkılıp yerine şeriat geliyor olurdu.
isviçre'ye gelince. 26 kantondan oluşan bir ülkede 26 farklı idari baş var denilebilir. her idari baş birbiriyle aynı yetki ve söz haklarına sahip, modern ve çağdaş. bunları elde etmek için de zamanında çokça savaşmışlar, bugünlere gelinmiş. yani işin özünde, bugünün isviçresi kurulurken dahi çoklu düzen üzerine inşa edilmiş bir yapı mevcut. tek kişinin herkes üzerinde idari kararları olmamış. haliyle demokrasisini, bilincini, eğitimini, kültürünü de geçmişteki bu çoklu düzene borçlu. bizde ise bir kişi başta olmuş kalanı onu dinlemiş. sorunun temeli de buradan kaynaklanıyor. o başa geçen şahsi hırslarını halkın haklarından, yaşamından, eğitiminden, isteklerinden üstün gördüğü için de sonuçlar bugünleri getirmiş. bunda da bu halkın bi kabahati yok. çok fazla yüklenmeyin bu ülke insanlarına. umarım sizin için uygun şartlar oluşur ve gelip katkı sunarsınız buralara isteğinizdeki gibi.