• 06-09-2026, 18:48:41
    #10
    kadersiz35 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    iki taraflı vergi anlasması var diye biliyorum. bir yerde vergi ödüyorsanız diğer ülkede ödemezsiniz diye biliyorum. arama aradaki farkı alabilir.
    Hocam o anlaşma kapsamında zaten parayı türkiye'ye kesintisiz getirince burada vergilendirmek gerekiyor.
  • 06-09-2026, 19:47:29
    #11
    ABDde LLC kurmuş olmanız Türkiyedeki vergi yükümlülüğünü otomatik kaldırmaz, Türkiye’de tam mükellefseniz LLCden elde ettiğiniz gelir niteliğine göre burada da beyan gündeme gelebilir. Parayı Türkiyeye çekip çekmemeniz tek başına belirleyici değil, SAAS faaliyetinin devamlılığı varsa ticari kazanç sayılması ve mükellefiyet açılması riski yüksek malesef. LLCnin yapısı ve ABDde ödenen vergi varsa çifte vergilendirme yönünden ayrıca bakmak gerekir. Rakamları görürsek hukuki destek verebilirim.
  • 07-09-2026, 02:47:41
    #12
    Amerika, İngiltere, Estonya, Dubai — fark etmiyor. Şirketin bayrağı sizin vergi mukimliğinizi değiştirmiyor.

    Yurt dışında şirket kurmanın geçerli sebepleri olabilir. En yaygını ödeme altyapısı zorunluluğu: kullanmak durumunda olduğunuz altyapı Türkiye'den çalışmanıza izin vermiyorsa, orada şirket kurmak bir ihtiyaçtır. Buna itirazımız yok. İtiraz ettiğimiz şey, bunun bir vergi çözümü olarak anlatılması.
    Çünkü Türkiye'de yerleşik sayılan biri, kazancını nerede elde ederse etsin burada beyanla yükümlü. Şirketin Amerika'da olması bu sonucu değiştirmiyor; şirketin vergisi ayrı, ortağın kendi vergisi ayrı.

    Asıl gözden kaçan şu: Türkiye'deki vergi avantajlarından yararlanabilmek için burada mükellefiyet açmanız gerekiyor. Hizmet ihracatında uygulanan kazanç indirimi de, KDV istisnası da mükellefiyete bağlı. Beyan etmezseniz sadece "vergi ödememiş" olmuyorsunuz; size tanınan indirimlerden de yararlanamıyorsunuz. Yani kaçındığınızı sandığınız yükün altında, kullanmadığınız bir avantaj duruyor.

    Çifte vergilendirme tarafı da öyle. Anlaşmaların işi aynı kazancı iki ülkede birden vergilendirmeyi engellemek. Amerika'da ödediğiniz vergi Türkiye'deki hesabınızdan düşülüyor; sonuçta aynı kazanç için toplamda tek vergi ödüyorsunuz. "Anlaşma var, o zaman Türkiye'ye hiç beyan etmem" demek değil bu.
    "Para Türkiye'ye gelmiyorsa vergi de yok" cümlesi de burada kırılıyor. Vergiyi doğuran şey paranın hangi hesaba geçtiği değil, kazancın elde edilmiş olması. Kartla harcamak ya da parayı orada bekletmek kazancı ortadan kaldırmıyor. Üstelik ülkeler anlaşma gereği yalnızca hesap bilgilerini değil, elde edilen kazançları da otomatik olarak birbirleriyle paylaşıyor; ne kadar kazandığınız da, nerede tuttuğunuz da artık bilinmeyen bir şey değil.

    Bir de zamanaşımı meselesi var, en çok atlanan kısım burası. Geriye dönük inceleme beş yıl. Yani bugün beyan etmediğiniz bir kazanç, beş yıl boyunca arkanızda duruyor. Bu süre içinde bir inceleme gelirse ödeyeceğiniz şey sadece asıl vergi olmuyor; üstüne ceza ve gecikme faizi biniyor ve toplam çoğu zaman verginin kendisini geçiyor. Beş yıl arkanıza bakarak yaşamak istemiyorsanız, en baştan düzgün kurmak en ucuzu.

    Pratikte nasıl işliyor: birlikte çalıştığımız girişimcilerden yurt dışında şirketi olanların Türkiye'de de mükellefiyeti var. Amerika'da, İngiltere'de kurulmuş yapılar. Kazançların tamamı burada beyan ediliyor, yurt dışında ödenen vergi mahsup ediliyor, üstüne Türkiye'deki indirimlerden yararlanılıyor. Kimse ikisi arasında seçim yapmak zorunda kalmıyor.
    Şunu da eklemek lazım: aslında hak vermek gerekiyor. Bu konuda yazanların çoğunda mesele vergiden kaçmak değil, Bağ-Kur maliyetinden kaçınmak. Geliri düzensiz olan, bazı aylar hiç iş almayan biri için her ay sabit prim gerçekten ağır geliyor. Bunu anlıyoruz, uydurma bir dert değil.
    Ama çözüm diye seçilen yol, dertten büyük. Bağ-Kur priminden kaçayım derken çok daha ağır vergi cezalarıyla karşılaşıyorsunuz.
    Üstelik ödediğiniz prim size geri dönüyor: sağlık, emeklilik, hizmet süresi. Vergi cezasının ise hiçbir karşılığı yok, sadece gider. Yani hesap yapılacaksa doğru hesap şu: prim ne kadar, karşılığında ne var, alternatifi ne.

    Yurt dışında şirket kurup Türkiye'de hiç vergi ödememe planı bir çözüm değil, ertelenmiş bir maliyet. Herkese faydası olsun diye yazdık.
  • 08-09-2026, 00:07:46
    #13
    ICPILOT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Amerika, İngiltere, Estonya, Dubai — fark etmiyor. Şirketin bayrağı sizin vergi mukimliğinizi değiştirmiyor.

    Yurt dışında şirket kurmanın geçerli sebepleri olabilir. En yaygını ödeme altyapısı zorunluluğu: kullanmak durumunda olduğunuz altyapı Türkiye'den çalışmanıza izin vermiyorsa, orada şirket kurmak bir ihtiyaçtır. Buna itirazımız yok. İtiraz ettiğimiz şey, bunun bir vergi çözümü olarak anlatılması.
    Çünkü Türkiye'de yerleşik sayılan biri, kazancını nerede elde ederse etsin burada beyanla yükümlü. Şirketin Amerika'da olması bu sonucu değiştirmiyor; şirketin vergisi ayrı, ortağın kendi vergisi ayrı.

    Asıl gözden kaçan şu: Türkiye'deki vergi avantajlarından yararlanabilmek için burada mükellefiyet açmanız gerekiyor. Hizmet ihracatında uygulanan kazanç indirimi de, KDV istisnası da mükellefiyete bağlı. Beyan etmezseniz sadece "vergi ödememiş" olmuyorsunuz; size tanınan indirimlerden de yararlanamıyorsunuz. Yani kaçındığınızı sandığınız yükün altında, kullanmadığınız bir avantaj duruyor.

    Çifte vergilendirme tarafı da öyle. Anlaşmaların işi aynı kazancı iki ülkede birden vergilendirmeyi engellemek. Amerika'da ödediğiniz vergi Türkiye'deki hesabınızdan düşülüyor; sonuçta aynı kazanç için toplamda tek vergi ödüyorsunuz. "Anlaşma var, o zaman Türkiye'ye hiç beyan etmem" demek değil bu.
    "Para Türkiye'ye gelmiyorsa vergi de yok" cümlesi de burada kırılıyor. Vergiyi doğuran şey paranın hangi hesaba geçtiği değil, kazancın elde edilmiş olması. Kartla harcamak ya da parayı orada bekletmek kazancı ortadan kaldırmıyor. Üstelik ülkeler anlaşma gereği yalnızca hesap bilgilerini değil, elde edilen kazançları da otomatik olarak birbirleriyle paylaşıyor; ne kadar kazandığınız da, nerede tuttuğunuz da artık bilinmeyen bir şey değil.

    Bir de zamanaşımı meselesi var, en çok atlanan kısım burası. Geriye dönük inceleme beş yıl. Yani bugün beyan etmediğiniz bir kazanç, beş yıl boyunca arkanızda duruyor. Bu süre içinde bir inceleme gelirse ödeyeceğiniz şey sadece asıl vergi olmuyor; üstüne ceza ve gecikme faizi biniyor ve toplam çoğu zaman verginin kendisini geçiyor. Beş yıl arkanıza bakarak yaşamak istemiyorsanız, en baştan düzgün kurmak en ucuzu.

    Pratikte nasıl işliyor: birlikte çalıştığımız girişimcilerden yurt dışında şirketi olanların Türkiye'de de mükellefiyeti var. Amerika'da, İngiltere'de kurulmuş yapılar. Kazançların tamamı burada beyan ediliyor, yurt dışında ödenen vergi mahsup ediliyor, üstüne Türkiye'deki indirimlerden yararlanılıyor. Kimse ikisi arasında seçim yapmak zorunda kalmıyor.
    Şunu da eklemek lazım: aslında hak vermek gerekiyor. Bu konuda yazanların çoğunda mesele vergiden kaçmak değil, Bağ-Kur maliyetinden kaçınmak. Geliri düzensiz olan, bazı aylar hiç iş almayan biri için her ay sabit prim gerçekten ağır geliyor. Bunu anlıyoruz, uydurma bir dert değil.
    Ama çözüm diye seçilen yol, dertten büyük. Bağ-Kur priminden kaçayım derken çok daha ağır vergi cezalarıyla karşılaşıyorsunuz.
    Üstelik ödediğiniz prim size geri dönüyor: sağlık, emeklilik, hizmet süresi. Vergi cezasının ise hiçbir karşılığı yok, sadece gider. Yani hesap yapılacaksa doğru hesap şu: prim ne kadar, karşılığında ne var, alternatifi ne.

    Yurt dışında şirket kurup Türkiye'de hiç vergi ödememe planı bir çözüm değil, ertelenmiş bir maliyet. Herkese faydası olsun diye yazdık.
    Hocam "Türkiye'de vergi ödememe" gibi bir planım yok ki zaten? Benim merak ettiğim sadece şirket kurmadan vergi dairesine gidip benim ABD'de şirketim var, oradan 1000 lira kazanç sağladım bunun vergisini vermek istiyorum diyip, atıyorum 300 TL'sini vergi olarak verebiliyor muyum bunu öğrenmek. İdeal bir sistemde benim bunu gidip vergi dairesinden öğrenebilmem lazım ama yolumuz ne zaman vergi dairesine düşse 40 tane oda gezip bir sonuç alamadığımız gibi bildiğimizi de unutuyoruz. Bunu buradan sormamın nedeni buydu.

    Öte yandan bağkur denen illetin dijital pazarlama için prangadan başka bir şey olmadığını düşünüyorum. Günümüzde tüm dünya akıl almaz saçmalıkta saas projeler üzerinden çok büyük paralar kazanıyor. Biz de ise zaten 6 ay bir projeyi koştursan 100k oluyorsun sadece bağkur ve şirket masraflarıyla. Sözde sosyal medya istisnası kapsamında bile aylık 1k kazanan birinin cebine 850 tl para giriyor üstüne 9250 de borçlanıyor. Yani şu bağkur'a atıyorum aylık en azından 2 asgari ücret kazanç limiti getirmeyi kimse akıl edemiyor mu bilmiyorum... Sırf bu saçmalık yüzünden vergi vermek isteyenler de vazgeçip 40 dolap çevirmeye başlıyor. Sadece ben bu dolaplara bulaşmadan vergimi vermek, mümkünse de henüz bir geliri bile olmayan bir proje için aylık 15-20k masrafın altına girmek istemiyorum. Çok mu şey istiyorum : )
  • 08-09-2026, 00:37:07
    #14
    Kurumsal PLUS
    ConPix adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Arkadaşlar bir SAAS projesi için ABD'de kurulan LLC'den ilk aşamada pek bir gelir beklentim olmadığı için gelen ufak tefek miktardaki parayı Türkiye'ye çekip Şirket vs. kurmadan nasıl vergilendirebiliriz bunu merak ediyorum. Şirket kurmak istememin nedeni henüz düzgün bir geliri olmayan bir proje için BAĞKUR'a aylık 10-12k vermek istememem. Genç girişimci teşvikinden yararlanma şansımız yok. Eğer bu mümkünse ne oranda vergi veriyoruz, sistem nasıl işliyor? Bilgisi olan cevaplarsa sevinirim.
    Merhaba,

    Teknik kısımlara girmeden anlayacağınız şekilde açıklayalım. Bu spesifik soruyu sorduğunuz için teşekkür ederiz. Sizin özelinizde her arkadaşımız bilgilensin diye detaylı ve özet halinde bilgi vereceğiz. Maalesef bu hususları bilen çok az uzman var ve uzmanlık gerektiren bir husus.

    Türkiyede ikamet ettiğiniz için, Vergi mukimi olduğunuz ülke Türkiye, dolayısıyla yurtdışındaki şirletlerinizden elde ettiğiniz gelirleri şahsi hesabınıza alırsanız burada vergi ödemek durumundasınız.

    Firma açmayacaksınız.

    Firma açıp gerçekte var olmayan bir hizmet varmış gibi yurtdışındaki şirkete fatura kesmeniz ve tespiti halinde sahte fatura düzenleyicisi muamelesi görürsünüz.

    Yurtdışındaki şirketinizden şahsi hesabınıza parayı çekerken açıklamaya kar payı/temettü açıklamalarıyla çekebilirsiniz.


    Örneğin 2025 yılı içerisinde farklı farklı tarihlerde paraları bu şekilde çektiniz ve yıllık 18.000 TL yi aşan bir rakamsa toplamda , 2026 yılı mart ayında menkul sermaye iradı beyanı verirsiniz. (Çekilen tutar büyüklüğüne göre artan gelir vergisi oranları uygulanır %15 ten %40 a kadar)

    Örneğin 2025 yılı içerisinde farklı farklı tarihlerde paraları bu şekilde çektiniz ve yıllık 18.000 TL yi aşmayan bir rakamsa menkul sermaye iradı beyanı vermezsiniz. (Her yıl bu beyan sınırı değişmektedir.)

    Bu beyan neticesinde tarafınıza çıkan vergi borcundan Abd deki şirkette bu gelir için ödediğiniz vergiyi mahsup edersiniz ne kalıyorsa geriye bu farkı maliyeye ödersiniz , konu kapanır yasal olarak. (Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması kapsamında mahsup hakkınız var.)

    DİPNOT
    Son olarak yabancı ülkedeki şirketin statüsüne göre Gelir Vergisi Kanunu Madde 22/4 uyarınca; yurt dışından elde edilen kâr paylarının (temettünün) %50'si Gelir Vergisi'nden istisnadır (vergiden muaf kılınır).
    Ancak bu %50 istisnadan faydalanabilmeniz için ABD’deki LLC şirketinizin yapısı hayati önem taşır.
    Eğer LLC Şirketiniz ABD'de "C-Corp" Statüsündeyse (Kurumlar Vergisi Mükellefiyse):
    Türkiye’ye çektiğiniz kâr payının yarısı (%50'si) tamamen muaf tutulur. Kalan yarısı yıllık beyan sınırını aşarsa beyan edip vergilendirilir.
    Eğer LLC Şirketiniz "Disregarded Entity / Pass-Through" Statüsündeyse (Şirket Seviyesinde Vergi Ödemeyip Doğrudan Şahsa Geçiyorsa):
    Maliye bunu doğrudan şahsi ticari kazanç olarak nitelendirür ve %50 istisnasını uygulatmaz. Bu durumda gelen kar payının tamamı istisnasız beyan sınırına tabi tutulur.




    Bu hususta verdiğimiz bilgileri bu kadar net ve yalın hiçbir yerden alamazsınız , sizin vesilenizle tüm R10 ailesini bilgilendirmiş olduk.


    İyi forumlar dileriz
  • 08-09-2026, 12:46:22
    #15
    İYİCE KAFANIZI KARIŞTIRIYIM:


    ABD MUKİMİ LLC ŞİRKETLERİNİN TÜRKİYE'DE VERGİLENDİRİLMESİ

    1. GENEL ESASLAR VE TAM MÜKELLEFİYET
    Gelir Vergisi Kanunu’na göre, Medeni Kanun hükümlerine göre Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişiler tam mükellef kabul edilir. Tam mükellef gerçek kişiler, hem Türkiye’de hem de Türkiye dışında elde etmiş oldukları tüm gelir unsurları (ticari kazanç, zirai kazanç, serbest meslek kazancı, ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı, diğer kazanç ve iratlar) üzerinden vergilendirilirler. Dolayısıyla, gerçek kişi şahısların yurt dışından elde ettiği tüm gelirler Türkiye'de gelir vergisine tabidir. Bu vergilendirmede Türkiye’deki vergi kanunlarında yer alan istisna ve beyana dahil etme hükümleri dikkate alınır.

    2. ABD LLC ŞİRKETİNİN "GELİR VERGİSİ" SEÇENEĞİYLE VERGİLENDİRİLMESİ

    A. Maliye Bakanlığı’nın Görüşü: (Ticari veya duruma göre serbest meslek kazancıdır)
    Maliye’nin görüşüne göre; ABD'deki LLC şirket "gelir vergisi" statüsünde vergilendiriliyor ise, bu kazanç her ne kadar şirket kapsamında elde edilen bir kâr payı gibi görünse de niteliği itibarıyla şahsi bir kazançtır. Yapılan işin mahiyetine göre bu kazanç ticari kazanç olarak değerlendirilir.
    • Elde Etme Şartı: Ticari kazancın elde edilmiş sayılması için miktar ve hukuki mahiyet olarak belli olması ve hukuken tasarruf edilebilir olması yeterlidir. LLC şirketten elde edilen kazanç miktar ve hukuki yönüyle kesinleştiğinden, ticari kazançta elde etme şartı gerçekleşmiş sayılır.
    • Beyan ve Mahsup Süreci: Bu kazanç, tam mükellef gerçek kişinin yurt dışında elde ettiği ticari kazanç sayıldığından tamamı Türkiye’de yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmelidir.
    • ABD'de Ödenen Vergilerin Mahsubu: Kazancın elde edilmesiyle ilgili olarak ABD’de ödenen benzeri vergiler, Türkiye'de hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilir. Mahsup için şu şartların sağlanması gerekir:
      • Ödemenin kanıtlanması ve fiilen ABD vergi idaresine ait ödeme evrakının bulunması,
      • Bu evrakların yurt dışı elçilik veya konsolosluk gibi resmi mercilerde onaylatılması,
      • Söz konusu verginin, Türkiye’de uygulanan vergi oranı ile kıyaslanması.
    • Ek Süre Talebi: Vergi mahsubu için gerekli onaylı evraklar yıllık gelir vergisi beyannamesinin verildiği tarihte vergi dairesine ibraz edilemezse, dilekçe ile başvurularak ilave süre talep edilebilir. İlave süre içinde de bu evraklar sunulamazsa, yurt dışında ödenen vergilerin mahsubu mümkün olmaz ve bu hak kaybedilir.
    B. Yargının (Danıştay) Görüşü: (Menkul Sermaye İradıdır)
    Mevcut yargı kararlarına göre, söz konusu kazanç Gelir Vergisi Kanunu’na göre menkul sermaye iradı (kâr payı) olarak vergilendirilmelidir.
    • Gerekçe: LLC şirket her ne kadar şahıs bazlı gelir vergisi ödüyor olsa da, ABD mevzuatına göre hukuken bir şirkettir. Şirketin gelir vergisine tabi olması, onun tüzel/hukuki durumunu değiştirmez.
    • Kâr Dağıtım Şartı: Bu firma bir şirket olduğundan, şirket genel kurulu kâr dağıtım kararı almadığı sürece ortada vergilendirilmesi gereken bir kazanç bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Türkiye’deki vergi mevzuatı hükümlerine göre kıyaslama ve yorum yoluyla bu şirketten elde edilen kâr payının "ticari kazanç" olarak dikkate alınması hukuka aykırıdır.
    3. ABD LLC ŞİRKETİNİN "KURUMLAR VERGİSİ" SEÇENEĞİYLE VERGİLENDİRİLMESİ

    DURUM A: Kazanç Dağıtılırsa Kâr Payı Olur ve Vergilendirilir
    (Kâr payı dağıtılırsa vergiye tabidir; dağıtılmaz ve kâr payı ABD’deki şirkette kalırsa Türkiye'de vergi doğmaz.)
    Gelir Vergisi Kanunu’nun 22/4 maddesi uyarınca, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan anonim ve limited şirket niteliğindeki kurumlardan elde edilen kâr paylarının yarısı; aşağıdaki şartların birlikte sağlanması halinde gelir vergisinden müstestedir:
    1. Şirketin ödenmiş sermayesinin en az %20'sine sahip olunması,
    2. Kâr payının, elde edildiği takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi.
    Örnek Uygulama:
    ABD’deki LLC şirketin 10.000 USD kâr payı dağıttığı ve bu tutarın süresi içinde Türkiye’ye transfer edildiği varsayıldığında:
    • Elde Etme Tarihi: Şirketin kâr dağıtım kararı aldığı tarihtir. Bu tarihteki TCMB USD döviz alış kuru esas alınarak TL karşılığı bulunur.
    • İstisna Uygulaması: Bu rakamın TL karşılığının yarısı (%50'si) gelir vergisinden müstestedir (muaftır). Gelir Vergisi Kanunu’nun 86/1-b hükmüne göre, istisna haddi içinde kalan kısımlar (5.000 USD) hiçbir suretle beyannameye dahil edilmez.
    • Kalan Kısmın Beyanı: Kalan 5.000 USD’lik kazanç yurt dışı kaynaklı olduğundan, bunun TL karşılığı Türkiye'de stopaj (tevkifat) yapılmamıştır. Dolayısıyla tevkifata tabi olmayan kazanç hükmündedir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 86/1-d hükmü uyarınca, bir takvim yılı içinde varsa tevkifata tabi olmayan diğer menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarıyla birlikte elde edilen ve toplamı 2026 yılı için 22.000 TL’yi aşan bu kâr payının, yıllık gelir vergisi beyannamesine dahil edilerek beyan edilmesi gerekmektedir.
    DURUM B: Kazanç Dağıtılmasa Bile Kâr Payı Sayılır ve Vergilendirilir (Kontrol Edilen Yabancı Kurum)
    (ABD’deki LLC şirketin yapısı aşağıdaki şartları taşıyorsa, şirket kâr dağıtım kararı almasa bile, ilgili kâr dağıtılmış sayılır ve Türkiye’de vergiye tabi tutulur.)
    Gelir Vergisi Kanunu’nun 75/1-2 maddesi ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca; Türkiye'de yerleşik gerçek kişilerin doğrudan veya dolaylı olarak, ayrı ayrı ya da birlikte sermayesinin, kâr payının veya oy kullanma hakkının en az %50’sine sahip olmak suretiyle kontrol ettikleri yurt dışı iştiraklerin kazançları, dağıtılsın veya dağıtılmasın, iştirakin hesap döneminin kapandığı ayı içeren yıl itibarıyla dağıtılan kâr payı sayılır. (Türkiye'de bu şekilde vergilendirilmiş kazancın şirket tarafından sonradan fiilen dağıtılması durumunda, elde edilen kâr paylarının daha önce vergilendirilmiş kısmı bu tutardan indirilir).
    LLC şirketin %100 ortağı olmanız sebebiyle (%50 yasal sınırı aşıldığından), aşağıdaki 3 şartın da birlikte gerçekleşmesi halinde şirket kâr dağıtmasa bile vergi doğar:
    1. Pasif Gelir Şartı: LLC şirketin toplam hasılatının %25 veya daha fazlasının pasif gelirlerden (faiz, kâr payı, kira geliri, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri vb.) oluşması.
    2. Vergi Yükü Şartı: LLC şirketin ABD'deki efektif kurumlar vergisi yükünün %10’dan az olması.
    Vergi Yükü Hesaplama Örnekleri:
    Örnek 1: Ticari kazanç 100 birim, kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) 10 birim,
    istisna kazanç 20 birim ve ABD kurumlar vergisi oranı %10 ise;
    Matrah: [(100 + 10) – 20)x 0,10 = 9
    Vergi Yükü: 9/100 = %9 (Sınırın altında kaldığı için kapsama girer).
    Örnek 2: Ticari kazanç 200 birim, KKEG 20 birim, geçmiş yıl zararı 50 birim ve
    kurumlar vergisi oranı %20 ise;
    Matrah: [(200 + 20) - 50]x0,20 = 34
    Vergi Yükü: 34/(200-50) = %22,67 (Sınırın üzerinde olduğu için kapsama girmez).
    1. Hasılat Şartı: LLC şirketin ABD’deki gayrisafi hasılatının döviz karşılığının 100.000 TL’yi aşması.
    (defter tutma, muhasebe vs müşteri almıyorum)
  • 08-09-2026, 13:09:31
    #16
    +
    ABD'nin geleceğini iyi görmüyorum. Önüne gelen ülkenin varlıklarına hukuka aykırı olarak el koyuyor. Yakında farklı varlıklara da el koyabilir. İyice güven kaybetti. Hızla çöküşe geçecektir. Uzak durun.
    (En son Dubai'ye bulaşmayın, orada şirket açmayın demiştim linki burada https://www.r10.net/bilisim-hukuku/4...kacinilir.html)

    Gelecekte ABD yok ama Türkiye var. Geleceğin yıldız ülkesi olan Türkiye'de açın. Yabancılar Türkiye'den bir ev veya arsa almadım, işyeri açmadım diye çok pişman olacaklar. Özellikle, Alamancı kardeşlerim, oradaki evleri satın buraya göç edin. Yoksa ileride çok pişman olursunuz. Görünen köy kılavuz istemez.
  • 08-09-2026, 23:06:36
    #17
    MaliMevzuat adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba,

    Teknik kısımlara girmeden anlayacağınız şekilde açıklayalım. Bu spesifik soruyu sorduğunuz için teşekkür ederiz. Sizin özelinizde her arkadaşımız bilgilensin diye detaylı ve özet halinde bilgi vereceğiz. Maalesef bu hususları bilen çok az uzman var ve uzmanlık gerektiren bir husus.

    Türkiyede ikamet ettiğiniz için, Vergi mukimi olduğunuz ülke Türkiye, dolayısıyla yurtdışındaki şirletlerinizden elde ettiğiniz gelirleri şahsi hesabınıza alırsanız burada vergi ödemek durumundasınız.

    Firma açmayacaksınız.

    Firma açıp gerçekte var olmayan bir hizmet varmış gibi yurtdışındaki şirkete fatura kesmeniz ve tespiti halinde sahte fatura düzenleyicisi muamelesi görürsünüz.

    Yurtdışındaki şirketinizden şahsi hesabınıza parayı çekerken açıklamaya kar payı/temettü açıklamalarıyla çekebilirsiniz.


    Örneğin 2025 yılı içerisinde farklı farklı tarihlerde paraları bu şekilde çektiniz ve yıllık 18.000 TL yi aşan bir rakamsa toplamda , 2026 yılı mart ayında menkul sermaye iradı beyanı verirsiniz. (Çekilen tutar büyüklüğüne göre artan gelir vergisi oranları uygulanır %15 ten %40 a kadar)

    Örneğin 2025 yılı içerisinde farklı farklı tarihlerde paraları bu şekilde çektiniz ve yıllık 18.000 TL yi aşmayan bir rakamsa menkul sermaye iradı beyanı vermezsiniz. (Her yıl bu beyan sınırı değişmektedir.)

    Bu beyan neticesinde tarafınıza çıkan vergi borcundan Abd deki şirkette bu gelir için ödediğiniz vergiyi mahsup edersiniz ne kalıyorsa geriye bu farkı maliyeye ödersiniz , konu kapanır yasal olarak. (Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması kapsamında mahsup hakkınız var.)

    DİPNOT
    Son olarak yabancı ülkedeki şirketin statüsüne göre Gelir Vergisi Kanunu Madde 22/4 uyarınca; yurt dışından elde edilen kâr paylarının (temettünün) %50'si Gelir Vergisi'nden istisnadır (vergiden muaf kılınır).
    Ancak bu %50 istisnadan faydalanabilmeniz için ABD’deki LLC şirketinizin yapısı hayati önem taşır.
    Eğer LLC Şirketiniz ABD'de "C-Corp" Statüsündeyse (Kurumlar Vergisi Mükellefiyse):
    Türkiye’ye çektiğiniz kâr payının yarısı (%50'si) tamamen muaf tutulur. Kalan yarısı yıllık beyan sınırını aşarsa beyan edip vergilendirilir.
    Eğer LLC Şirketiniz "Disregarded Entity / Pass-Through" Statüsündeyse (Şirket Seviyesinde Vergi Ödemeyip Doğrudan Şahsa Geçiyorsa):
    Maliye bunu doğrudan şahsi ticari kazanç olarak nitelendirür ve %50 istisnasını uygulatmaz. Bu durumda gelen kar payının tamamı istisnasız beyan sınırına tabi tutulur.




    Bu hususta verdiğimiz bilgileri bu kadar net ve yalın hiçbir yerden alamazsınız , sizin vesilenizle tüm R10 ailesini bilgilendirmiş olduk.


    İyi forumlar dileriz

    Gerçekten çok teşekkürler. Anladığım kadarıyla benim şirket "Disregarded Entity / Pass-Through" Statüsünde olacağı ve ABD'de çifte vergilendirmeyi önleme başvurusu yapacağım için tüm vergi sorumluluğum Türkiye'ye oluyor. Burada da hesabıma gelen para ilgili yılın sınırını aşmadıkça (18.000 TL 2025 için) herhangi bir beyan vermem gerekmiyor. Aşması halinde ise menkul sermaye iradı beyanı vermeye başlayacağım.

    Ek olarak sadece şunu merak ediyorum ürünü Türkiye'den de alanlar olacaktır illa ki, kazancın hangi konumlardan elde edildiğinin bir önemi var mı bu hususla ilgili?

    kenankenan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    +
    ABD'nin geleceğini iyi görmüyorum. Önüne gelen ülkenin varlıklarına hukuka aykırı olarak el koyuyor. Yakında farklı varlıklara da el koyabilir. İyice güven kaybetti. Hızla çöküşe geçecektir. Uzak durun.
    (En son Dubai'ye bulaşmayın, orada şirket açmayın demiştim linki burada https://www.r10.net/bilisim-hukuku/4...kacinilir.html)

    Gelecekte ABD yok ama Türkiye var. Geleceğin yıldız ülkesi olan Türkiye'de açın. Yabancılar Türkiye'den bir ev veya arsa almadım, işyeri açmadım diye çok pişman olacaklar. Özellikle, Alamancı kardeşlerim, oradaki evleri satın buraya göç edin. Yoksa ileride çok pişman olursunuz. Görünen köy kılavuz istemez.
    Birinci mesajınızda verdiğiniz değerli bilgiler için çok teşekkürler. İkinci mesajınızla ilgili olaraksa, Türkiye'de savunma sanayisi dışında iyiye giden veya gidecek olan bir şey görmüyorum. Bu iş sadece savunma sanayisi ile de olsaydı sovyetler birliğinin yerinde yeller esmezdi şuan : )
  • 10-09-2026, 23:18:30
    #18
    sayın @ConPix;


    Pass-Through değil — LLC'yi C-Corp statüsünde seçeceksiniz. O zaman Türkiye'de yalnızca çektiğiniz kâr payı üzerinden vergilenirsiniz; şartları sağlarsanız kâr payının yarısı istisnadır, kalan yarısı 22.000 TL'yi (2026 haddi) geçerse beyan edilir. Tarif ettiğiniz tabloya bu yoldan ulaşırsınız.
    Ayrıca şunu baştan ayıralım: burada yazılanlar yurt dışı kazançları içindir. Türkiye'den satın alanlar başlı başına ayrı bir konudur, ayrıca değerlendirilir ve bu anlatılanlar oraya kesinlikle geçerli değildir.
    Senaryolar:

    1) LLC'yi ABD'de C-Corp statüsünde tutmak — SİZİN İÇİN İDEAL SENARYO
    Türkiye'de şirket yok. Şirket ABD'de kendi vergisini öder. Siz Türkiye'de ancak kâr payı çektiğinizde vergilenirsiniz; bu menkul sermaye iradıdır ve yıllık beyanname ile beyan edilir.
    Şartları sağlarsanız — en önemlisi kâr payını beyanname süresine kadar Türkiye'ye getirmek — kâr payının yarısı vergiden istisnadır. Kalan yarısı haddi geçerse vergiye tabidir; had yıllara göre değişiyor, 2026 için 22.000 TL. ABD'de ödediğiniz vergi de Türkiye'de hesaplanan vergiden mahsup edilebilir.
    Bu senaryoda Bağ-Kur doğmaz. Türkiye'de şirket kurmadan, Bağ-Kur maliyetine girmeden süreci devam ettirirsiniz.

    2) LLC'yi Pass-Through (Disregarded Entity) statüsünde bırakmak
    Bu durumda ortada dağıtılmış bir kâr payı olmaz. Gelir menkul sermaye iradı değil, ticari kazanç olarak değerlendirilir.
    Sonucu şu: beyan haddi hiç uygulanmaz — o had yalnızca menkul sermaye iratları içindir. Tutar ne olursa olsun mükellefiyet ve beyan gündeme gelir, Bağ-Kur (4/b) başlayabilir ve vergi tarafında istisna veya indirim söz konusu olmayabilir.

    3) Hem Türkiye'de hem ABD'de şirket
    Hizmeti Türkiye'deki şirketten verirsiniz, faturayı doğrudan asıl müşterinize kesersiniz. Ödeme altyapısını yurt dışındaki şirket üzerinden kurar, her faturanın hangi tahsilatla kapandığını belgelendirirsiniz. Yapıyı kurmadan önce YMM'nizle görüşüp belge düzenini teyit ettirmeniz çok önemli.
    Bu senaryonun asıl avantajı şu: yazılım, tasarım, mühendislik, veri işleme gibi alanlarda yurt dışına verilen hizmetlerden elde edilen kazanç için %100 kazanç indirimi uygulanır.
    Bu yapıda Bağ-Kur da devreye girer.
    Ortada gerçek bir hizmet ve gerçek bir müşteri olduğu için, sahte belge benzeri bir tartışmanın muhatabı olmazsınız.
    Bu senaryo, geliriniz büyüdüğünde tekrar bakılacak bir seçenektir.

    Umarım sistemin nasıl işlediği konusunda faydalı olmuştur.