sayın @ConPix;


Pass-Through değil — LLC'yi C-Corp statüsünde seçeceksiniz. O zaman Türkiye'de yalnızca çektiğiniz kâr payı üzerinden vergilenirsiniz; şartları sağlarsanız kâr payının yarısı istisnadır, kalan yarısı 22.000 TL'yi (2026 haddi) geçerse beyan edilir. Tarif ettiğiniz tabloya bu yoldan ulaşırsınız.
Ayrıca şunu baştan ayıralım: burada yazılanlar yurt dışı kazançları içindir. Türkiye'den satın alanlar başlı başına ayrı bir konudur, ayrıca değerlendirilir ve bu anlatılanlar oraya kesinlikle geçerli değildir.
Senaryolar:

1) LLC'yi ABD'de C-Corp statüsünde tutmak — SİZİN İÇİN İDEAL SENARYO
Türkiye'de şirket yok. Şirket ABD'de kendi vergisini öder. Siz Türkiye'de ancak kâr payı çektiğinizde vergilenirsiniz; bu menkul sermaye iradıdır ve yıllık beyanname ile beyan edilir.
Şartları sağlarsanız — en önemlisi kâr payını beyanname süresine kadar Türkiye'ye getirmek — kâr payının yarısı vergiden istisnadır. Kalan yarısı haddi geçerse vergiye tabidir; had yıllara göre değişiyor, 2026 için 22.000 TL. ABD'de ödediğiniz vergi de Türkiye'de hesaplanan vergiden mahsup edilebilir.
Bu senaryoda Bağ-Kur doğmaz. Türkiye'de şirket kurmadan, Bağ-Kur maliyetine girmeden süreci devam ettirirsiniz.

2) LLC'yi Pass-Through (Disregarded Entity) statüsünde bırakmak
Bu durumda ortada dağıtılmış bir kâr payı olmaz. Gelir menkul sermaye iradı değil, ticari kazanç olarak değerlendirilir.
Sonucu şu: beyan haddi hiç uygulanmaz — o had yalnızca menkul sermaye iratları içindir. Tutar ne olursa olsun mükellefiyet ve beyan gündeme gelir, Bağ-Kur (4/b) başlayabilir ve vergi tarafında istisna veya indirim söz konusu olmayabilir.

3) Hem Türkiye'de hem ABD'de şirket
Hizmeti Türkiye'deki şirketten verirsiniz, faturayı doğrudan asıl müşterinize kesersiniz. Ödeme altyapısını yurt dışındaki şirket üzerinden kurar, her faturanın hangi tahsilatla kapandığını belgelendirirsiniz. Yapıyı kurmadan önce YMM'nizle görüşüp belge düzenini teyit ettirmeniz çok önemli.
Bu senaryonun asıl avantajı şu: yazılım, tasarım, mühendislik, veri işleme gibi alanlarda yurt dışına verilen hizmetlerden elde edilen kazanç için %100 kazanç indirimi uygulanır.
Bu yapıda Bağ-Kur da devreye girer.
Ortada gerçek bir hizmet ve gerçek bir müşteri olduğu için, sahte belge benzeri bir tartışmanın muhatabı olmazsınız.
Bu senaryo, geliriniz büyüdüğünde tekrar bakılacak bir seçenektir.

Umarım sistemin nasıl işlediği konusunda faydalı olmuştur.