• 30-10-2016, 23:51:45
    #1
    Merhaba arkadaşlar;

    Bir konu hakkında fikirlerinize ihtiyacım var. Ben raporumda kişisel bir görüş belirttim ama açıkçası olaya farklı bakış açıları olur mu merak ettim.

    1618 sayılı yasaya göre seyahat acenteleri bakanlıktan bir belge almak zorunda. Türkiye'de bir acente açacaksanız bu yasaya göre benzersiz isimde ve belgeli olarak çalışabiliyorsunuz. Bakanlık onay verdikten sonra sizinle aynı ve benzer isme sahip herhangi bir acente açılamıyor.

    Şimdi, olayımız şu: A bu belgeye sahip bir acenta. A, B'den web sitesi+domain+host için bir proforma istiyor. B proformayı gönderiyor ama A'dan ses çıkmıyor. B, A'nın firma ismini kullanarak domaini kaydediyor ve sonra fahiş bir fiyata A'ya satmaya çalışıyor, tabi olay biraz daha karışık o yüzden önüme geldi. A biraz fırsatçı Ama üzerinde duracağımız nokta domain. Diğer konuları çözdüm.

    Sorun şu: Domain sektörel olarak turizm dışında kullanılamaz. Domain xxxtur.com şeklinde. Sektörel olarak Türkiye'de bu domaini tek bir firma kullanabilir. Firmanın yasal tüm belgeleri ve kayıtları var, yani aktif. TPE'ye göre marka tescili yok.

    Ek bilgiler: Domain tescili firma kuruluşundan ve aktif hale gelmesinden sonra yapılmış. Vikipediye göre "Marka, bir işletmenin mal veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir."


    Bilgiler bunlar. Sorular ise aşağıdaki gibi:

    1-) İlgili ünvan marka sayılabilirmi?

    2-) Ünvana ait domain işgal edilmiş midir?

    3-) Domain WIPO ya da benzer bir kuruluş ile marka işgali diye ya da başka bir şekilde geri alınabilir mi? Emsal dava bulamadım ya da arada bağlantı kuramamış olabilirim.

    4-) Domaine firmayı küçük düşürücü bir site yada index kurulsa marka hakları ya da firma itibarı bahane edilip dava açılabilirmi? KHK556'yı inceledim ama ortada TPE tescili yok diye biraz daha ekstrem bir durum olduğunu düşünüyorum. Kısaca anlamadım


    Konuyu okuyup yardımcı olan olamayan herkese teşekkürler...

    -----
    atibulak adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu uzun yazıların özetini yazayım ki okumaya durumu olmayıp okuyamayanlar da okusun ve bilgilensin

    TÜRSAB'a kayıtlı firmanın direkt olarak adıyla Türkiye'de kendisi yayın yapabilir.
    Domain'in uzantısı önemli değil. O isimle sadece kendisi yayın yapar.
    Hatta Türkiyede başka uzantıyla da yayın yapmasını engelleyebilir.

    Domain'in sahibi tabii ki TÜRSAB'ı ilgilendirmez ve el değiştirmesini WIPO'nun kuralları ile WIPO yapar. Marka tescili, ticari kurum adı (mesela İTO kaydı da bir marka tescilidir illa TPE gerekmez) vs. gibi unsurları var.

    Domain com.tr ise yine TC kanunları işler. Firma yine kendi adını alabilir. WIPO'dan önce com.tr sözleşmesi devreye girer.

    Bu olay özelinde ise B haksızdır. A'ya domaini normal alış fiyatından faturalandırarak iade etmelidir. Mahkeme sürecinde her türlü haksız çıkacaktır. WIPO ya da TC kanunları önünde.

    Esenlikler.
  • 31-10-2016, 01:32:51
    #2
    Üyeliği durduruldu
    Selamlar;
    1)Türk hukuk sisteminde markalar 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde kararname ile düzenleme altına alınmıştır. Bahsi geçen düzenlemeye göre bir işaretin marka olarak sayılabilmesi için tescili gerekmektedir. Fakat kanun hükmünde kararname tescili olmayan bazı işaretleri de koruma altına alarak tescilsiz tanınmış markaları koruma yoluna gitmiştir.
    Birinci soru özelinde tescil edilmiş işaret tanınmış marka ise A firması bu hususta itiraz edip tanınmış marka olduğunu iddia edebilir. Bu durumda Türk hukuk sistemindeki yerleşik uygulamaya göre tanınmış marka olup olunmaması yolunda bir anket düzenleme yoluna gidilip gerekli değerlendirme yapılmalıdır. Anlattıklarınız ışığında (proforma, çakallık gibi deyimlerden yola çıkarak ) bahsi geçen tescilin geçersiz sayılabileceği kanaatindeyim.

    2)Bu sorunun cevabı da ilk soruya verdiğimiz cevap ışığında aydınlanacaktır. Yine anlattıklarınız ışığında yine 556 sayılı KHKdaki hükümlere gidilebileceği gibi TTK bağlamında haksız rekabet hükümleri uyarınca da dava açılabilir.

    3)WIPO alan adları konusundaki uyuşmazlıkları çözümlemeye yetkili en çok tercih edilen tahkim kuruluşudur. GTLD bir alan adına (com,net,org) bir tecavüz söz konusu ise alan adının tecavüz edenden alınıp hak sahibine devrini sadece bu tahkim mekanizmasıyla talep edebiliyorsunuz. Bu talebinizin kabul edilebilmesi için 3 temel şartın geçerli olması gerekiyor.
    1) Alan adının, bir marka veya hizmet ile aynı veya iltibas yaratacak nitelikte benzer olması
    2) Alan adı malikinin alan adı üzerinde herhangi bir hakkı veya haklı menfaati olmadığı
    3) Alan adının kötüniyetle olarak tescil edilip, kötüniyetle kullanılıyor olması.

    Bu üç şartın varlığı halinde domainin devrine karar verilebilir. Fakat WIPO içtihatları genel yönüyle TPE bazındaki tescili göz önüne aldığından ötürü bu hususta iyi bir dava dilekçesi hazırlanıp markanın tanınmış marka olup, marka hakkınıza alenen bir tecavüz olduğunun ve ilgili domainin kötüniyetle taraflarına satıldığının ispatı gerekmektedir.
    Bu hususta https://www.r10.net/bilisim-hukuku/13...korunmasi.html linkinde dilim döndüğünce alan adlarının ulusal ve uluslararası bağlamda korunmasını anlatmaya çalıştım.

    4)Bu soruya vereceğimiz cevap da yine diğer soruların cevaplarıyla bağlantılı. Fakat bu indexin atılması kötüniyetli tescile somut delil teşkil edileceğinden ilgili hukuki prosedürlerin başlatılması halinde baş ağrıtacaktır.


    CtrlInformatics adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba arkadaşlar;

    Bir konu hakkında fikirlerinize ihtiyacım var. Ben raporumda kişisel bir görüş belirttim ama açıkçası olaya farklı bakış açıları olur mu merak ettim.

    1618 sayılı yasaya göre seyahat acenteleri bakanlıktan bir belge almak zorunda. Türkiye'de bir acente açacaksanız bu yasaya göre benzersiz isimde ve belgeli olarak çalışabiliyorsunuz. Bakanlık onay verdikten sonra sizinle aynı ve benzer isme sahip herhangi bir acente açılamıyor.

    Şimdi, olayımız şu: A bu belgeye sahip bir acenta. A, B'den web sitesi+domain+host için bir proforma istiyor. B proformayı gönderiyor ama A'dan ses çıkmıyor. B, A'nın firma ismini kullanarak domaini kaydediyor ve sonra fahiş bir fiyata A'ya satmaya çalışıyor, tabi olay biraz daha karışık o yüzden önüme geldi. A biraz fırsatçı Ama üzerinde duracağımız nokta domain. Diğer konuları çözdüm.

    Sorun şu: Domain sektörel olarak turizm dışında kullanılamaz. Domain xxxtur.com şeklinde. Sektörel olarak Türkiye'de bu domaini tek bir firma kullanabilir. Firmanın yasal tüm belgeleri ve kayıtları var, yani aktif. TPE'ye göre marka tescili yok.

    Ek bilgiler: Domain tescili firma kuruluşundan ve aktif hale gelmesinden sonra yapılmış. Vikipediye göre "Marka, bir işletmenin mal veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir."


    Bilgiler bunlar. Sorular ise aşağıdaki gibi:

    1-) İlgili ünvan marka sayılabilirmi?

    2-) Ünvana ait domain işgal edilmiş midir?

    3-) Domain WIPO ya da benzer bir kuruluş ile marka işgali diye ya da başka bir şekilde geri alınabilir mi? Emsal dava bulamadım ya da arada bağlantı kuramamış olabilirim.

    4-) Domaine firmayı küçük düşürücü bir site yada index kurulsa marka hakları ya da firma itibarı bahane edilip dava açılabilirmi? KHK556'yı inceledim ama ortada TPE tescili yok diye biraz daha ekstrem bir durum olduğunu düşünüyorum. Kısaca anlamadım


    Konuyu okuyup yardımcı olan olamayan herkese teşekkürler...
  • 31-10-2016, 03:08:52
    #3
    wipo reisin çiftliğinde yöneticileri atanan yandaş bir kurum değil, dolayısıyla khk denen saçmalıklar yerine uluslararası geçerliliği olan hukuki normlara uyarak karar verecektir

    a firması eğer sermaye şirketi ise unvanında geçen ismi zaten tescilli sayılır, bu unvanla onun faaliyet alanında ticari itibarına leke getirecek ya da onun unvanı kullanılarak haksız rekabet oluşturulacak bir durum olursa dava açma hakkı doğar, ama belirttiğim durumlar olmadığı sürece o unvanla domain alındı diye kimse gidip de bu domaine el koyamaz, hele wipo kaale bile almaz

    kısacası a firması klasik türk insanının milletten iş isteyip sonra sallamaması davranışını sergilemenin, yani s. et ya demenin bedelini istediği domaini kaybederek ya da istenilen "fahiş" bedeli kabul ederek ödeyecek gibi duruyor, b planı tabii ki com.tr domaini alıp com domainin aleyhinde kullanılmasını beklemek için pusuya yatmak olacaktır, olduğu an da gider o zaman ilgili davasını açarsınız
  • 31-10-2016, 04:01:24
    #4
    Öncelikle cevaplar için teşekkür ederim. Domain konuları pek önüme gelmezdi ama iş benim uzmanlığımdaki teknik bir kaç kısımla birleşince üzerime kaldı. Emin olamadım.

    Yazdıklarınıza göre benim rapordaki kararım doğru yönde. Kötü niyetli bir tescil olduğu ispatlanmadığı sürece B'ye uzay korsanı diyebilir ve uzlaşma yolunu tavsiye edebilirim ki olay proformadan ibaret olmadığı için bu yol en mantıklısı olacak onlar için.

    WIPO'nun yada bu tip uyuşmazlıkları çözebilecek uluslararası bir hakem heyetinin uluslararası kanunları dikkate alacağını biliyorum ama marka konusunda kabul edilmiş yetkili bir kurumdan koruması olmayan ama ülke bazında sektörel bazda koruma içeren bu tip ünvanların domainlerinde bu tip kurumlar ne yapar onu çözemedim @Dracos; ben sadece olayın diğer teknik kısımları için bir nevi hakemim. Domain olayı extra ve benim domainin hukuksal sürecinde çok fazla bilgim olduğu söylenemez. Fakat yerel mahkemeler dışında pek şanları yok gibi. Gerçi onda bile şansları nedir bilmiyorum.

    K1618 ilk kez karşıma çıkıyor ve firma bunu yasal olarak kullanmakta diretiyor. Bu durumda @Mesut; Bey'in verdiği bilgilere dayanarak gerekirse ilgili bakanlıklardan inceleme istenmesi ve domain olayının yetkili bir uzman ya da avukatla konuşulmasına dair bir madde eklemem iyi olacak. Tanınmış ama tescilsiz markalara uyguladıkları ayrıcalığın yasa ile sektörel bazda korunan ünvanlara uygulanabileceğini düşünüyorum. Tabi yüksek ihtimalle yanılacağım

    Cevaplarınız için tekrardan teşekkür ederim, sonuçtan haberim olursa süreci ve sonucu yazarım.
  • 31-10-2016, 11:12:12
    #5
    com.tr nin com uzantisindan once alinmis olmasi gerekli
    boyle davalar icin avantaj olasiligi
    aksi halde sirketim var marka tescilim var falan pek degil hic ise yaramiyor
  • 31-10-2016, 11:36:39
    #6
    A firması B kişisi ile ilk yaptığı yazışmaları ortaya koyarsa rahatlıkla kötü niyetli tescil durumunu ispatlayabilir !..

    Wipo veya ülkedeki mahkemede de bunun üzerinden giderse domaini rahatlıkla üzerine alabilir. (şahsi fikrim)
  • 31-10-2016, 14:34:44
    #7
    Ajiba adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    A firması B kişisi ile ilk yaptığı yazışmaları ortaya koyarsa rahatlıkla kötü niyetli tescil durumunu ispatlayabilir !..

    Wipo veya ülkedeki mahkemede de bunun üzerinden giderse domaini rahatlıkla üzerine alabilir. (şahsi fikrim)
    Alan kişinin bunları satmak ve teklif sunmak gibi davranışları dava için olumsuz veya olumlu bir durum olmaz.

    .com .net .org gibi global uzantılar ilk gelen alır mantığı ile çalışır.

    Wipo niyet aramaz.
    Arar olursa şunu da düşünür ''sırf bu domaini almak için marka oluşturmuş'' mantığı ki yapmayanlar da günümüzde olmamış değildir.
  • 31-10-2016, 14:40:03
    #8
    KSCOM adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Alan kişinin bunları satmak ve teklif sunmak gibi davranışları dava için olumsuz veya olumlu bir durum olmaz.

    .com .net .org gibi global uzantılar ilk gelen alır mantığı ile çalışır.

    Wipo niyet aramaz.
    Arar olursa şunu da düşünür ''sırf bu domaini almak için marka oluşturmuş'' mantığı ki yapmayanlar da günümüzde olmamış değildir.
    first and saved ilkesinden haberim var Fakat kötü niyetli tescil ispatlanırsa ki bununla ilgili ilk yazışmalardan bahsediliyor. Durum sizin dediğinizden farklı olabilir.
  • 31-10-2016, 14:54:50
    #9
    B şu an uzay korsanı konumunda. Tüm uzay korsanları gibi kötü niyetli ama bunu ispatlamak zor olabilir. Sonuçta yazılı kayıtlar değiştirilebiliyor. Ayrıca (bildiğim kadarıyla) klasik uzay korsanlığı sadece kötü bir şey, sanırım tanınmış marka olmadıkça sadece ayıplanma ile bitiyor iş. Ek olarak TPE tescilinin olmaması ve ilk gelen alır ilkesi B'yi domain anlamında koruyor. Ama B icraat aşamasına geçer ve kötü niyetli bir tescil olduğunun ispatını sağlarsa zaten olay domain açısından da çok farklı bir boyut alacak.

    Şu an B ile domain konusunda uzlaşma konusu dışında hukuki olarak yapılacak bir şey yok gibi. Şu saatten sonra TPE tescilide A'yı kurtarmaz. Zaten A'nın eline ispatını yaptığım baya güçlü kozlar verdim, B ya domainden vazgeçecek ya da birkaç yıllık özgürlüğünden.

    Dediğim gibi benim tek aklımı karıştıran domainin sadece Türkiye'de sektörel kullanılabilmesi ve Türkiye'de bu domaini kullanabilecek tek bir firma olması yani 1618 nolu kanunun koruması. Cevaplarınız için teşekkür ederim...