Biz Kanla Tarihi Çanakkalede Yazdık ve Silinmiyor

Ayrıca ;
Deniz Gezmiş
1966 ile 1971 yılları arasında, sözde devrim adına, sözde halk adına sayısız şekilde üniversite işgal ederek, yüksek tahsil amacı ile gelen binlerce öğrenciyi öğrenim hakkından mahrum bırakmış, banka soymuş ve zorla insan kaçırmıştır. Birçok kanlı eylemin planlayıcısı olmakla beraber bizatihi kendiside bu eylemlere katılarak, masum insanların canının yanmasına sebep olmuştur. “Devrim kanla yazılırsa hükmünü verir!” düşüncesi ile Filistin’e giderek her türlü silah eğitimi almış ve aldığı silah eğitimi ile şerefli Türk askerine, polisine kurşun sıkmıştır. İşte böylesine Faşist bir yaklaşımla sözde devrim adına ülke huzurunu kaçırmış bir hayalperesti, deyim yerindeyse bir soytarıyı; aklından özürlü bir grup şimdiki soytarılar, minik zekâlarınca insanımıza kahraman diye yutturacaklar. Kahramanlığın ne olduğu noktasında dünyaya parmak ısırtacak şekilde bir tecrübeye sahip olan Türk ırkı, böyle ucuz kimselere kahraman diye bakmaz! Aklı ve vicdanı olan her insan ve tarih bilmektedir ki, geçtiğimiz yüzyılın en büyük kahramanları Çanakkale’de huşu içinde yatmaktadır. Kahramanlar; mukaddesatları için, milletleri için, vatanları için yaşarlar. Çünkü tarih bize yine göstermektedir ki, en büyük kahramanlar, Allah rızası için, peygamber aşkı için, millet için, vatan için, bayrak için, kültür için, edebiyat için amansız mücadele etmiş, cefa çekmiş ve ömrünü seve seve vermiş insanlardan müteşekkil. Ayrıca Deniz Gezmiş ve tayfasının sözde mücadelesi neydi? Türk milletinin mutluluğunu, refahını mı düşünüyorlardı? Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ilimde, teknikte ve endüstride ilerlemesini mi istiyorlardı? Ya da, Mevla’sı bir, Peygamberi bir, dini, dili, kültürü ve tarihi bir (o zamanlar) esir Türk illerinde yaşayan soydaşlarımızın bağımsızlığını mı hayal ediyorlardı? Buna evet diyebilmek çok zor. Hatta hayır! Onların kafalarında böyle bir düşünceye yer vermeyi bir kenara bırakın, dilleriyle bile söylemeye niyetleri yoktu. Çünkü onlar, yani Deniz Gezmiş ve tayfası birer komünisttiler. Ne demekti komünist? En kısa tabirle, “Din insanı uyuşturan bir afyondur” teorisini benimsemiş, Allah’ı önemsemeyen, peygamberi tanımayan, Türklük nedir, vatan nedir bilmeyen bir görüşün temsilcisiydi. Deniz Gezmiş 1972 yılında idam edildi. Yalnız 1968 kuşağı olarak anılan birçok Deniz Gezmiş taraftarının ve hayranının hep bir kuyruk acısı kalmıştır. Çünkü devrim diye diye memleketi böleceklerdi ama muratlarına eremediler. Onlar hesapta Amerikan emperyalizmine karşıydılar ancak, Marksizm, Leninizm çağrıları altında Sovyet emperyalizminin Türkiye’yi nasıl bir uçurumun eşiğine getireceklerinin de farkında bile değildiler. Çünkü şahıs idam sehpasında canını teslim ederken bile sarf ettiği son sözleri, ‘hakkınızı helal edin’ olmamıştır. Tutanaklara geçen resmi bilgilere göre, “Yaşasın Marksizm, Yaşasın Leninizm!” demiştir. Bu ne perhiz, bu ne lahana? Onun için diyoruz, onlar birer hayalperestti diye.
ve yine ayrıca
1- Kahramanlar aklanmaz! Çünkü kahramanlar asil soylu, dik başlı, yiğit insanlardır. Bir de, edepsizlik yapmayacak kadar dürüst insanlardır, hayâ sahibidirler! O bakımdan aklanmayı gerektirecek ufacık bir yanlışın veyahut pisliğin içinde olmazlar! 2- Ayrıca kahramanmış (!) gibi göstermeye çalıştığınız insan, cezaevinde kaldığı sürece ve idam sehpasında sürekli korkunun bir yansıması olarak, isyan etmiş, her türlü huysuzluğu yapmış, zorluk çıkarmış ve küfüre başvurmuştur. Unutmayın ki, kahramanlar ölüm karşısında bile küfüre başvurmayıp, ölümü ulu yaradana kavuşmak gibi benimseyip, korkusuzca canını hak sahibine teslim edenlerdir! 
Her seferinde kahrolsun amerikan Emparyalizmi yaşasın büyük Türkiye Cumhuriyeti diyen bir insan için çok çirkin benzetmeler kullanılmış.
Denizler'in idam edilmesi tam bir fiyaskodur. Ülkesinin amerikan uşağı olmaması için mücadele veren insanlara soytarı demek büyük bir hakarettir.
Unutmayın ki, o günlerde bu mücadele verilmese idi 6'ncı filo taşlanmasa idi, amerikan askerleri protesto edilmese, kaçırılmasa, amerikalılar bu ülke üzerinde çok daha at koşturacaklardı. Kimsenin karşı çıkmaması daha mı iyi olurdu?
Çanakkale kahramanları ile Denizleri asla bir tutamazsınız. Konu çok farklıdır. Hiç bir benzerliği yoktur.
Savaş altında ki bir ülkeyi tüm millet olarak müdafa etmek, şehit olmak, savaşmak ve kahraman olmak çok farklı şeylerdir.
Devrim kahramanlığı farklıdır. Denizler savaş şehiti değildir. Ne de savaş kahramanıdır.
Deniz Gezmiş bu mücadele de bir çok arkadaşını kaybetmiştir. Bir çok genç işkençelerde öldürülmüştür. Bunlar hasır altı edilmiştir. Yurtların camlarından gençler atılmıştır.
Sadece kitap bulunduruyor diye gençler gözaltına alınmıştır, oralarda da işkencelere maruz kalmışlardır.
Bugün bu mücadeleyi küçümsemek hele ki bu mücadeleyi başlatan insanlara bu şekilde hitaplar da bulunmak çok büyük bir ayıptır.
Günümüzde kaç kişi yapılan olaylara tepki veriyor? Artık insanlarımız koyun gibi oldular, çobanların yönettiği koyun sürüsü gibi.