• 11-12-2023, 11:38:38
    #1
    Merhaba arkadaşlar, Konu başlığından da anlaşılacağı üzere, kötü bir şirkette yaşadıklarım ve yaptıklarımı sizinle paylaşmak istiyorum. Merak etmeyin, artık yılbaşından sonra bu şirkette olmayacağım. Çok şükür ki daha iyi bir yere transfer oldum. İşte genel başlıklarla süreçleri ve yaşananları aktarayım.

    Yaklaşık 1 yıl 7 ay önce başladığım bir yazılım firmasında her şey bir tartışma ile başlamıştı. İş görüşmesinde işverenle sözlü bir tartışma yaşadık ve işveren beni işe almak istediğini söyledi. Ben çalışmak istemiyordum, fakat yazılım müdürü uzun uzun konuşarak bir şekilde beni ikna etti.

    Başlangıçta yaşanan gerginlik bir süre sonra kendini sakinliğe bıraktı ve çalışmaya devam ediyordum. Ta ki şirkette işverenin personellere bağırması, yüksek sesle müdürlerini odaya çağırması ve azarlaması ile tekrar üzerimde bir gerginlik oluştu. Bana yapılanları kaldırabilecek bir yapıda değildim, bu sebeple peşinen yazılım müdürünü bu konuda bilgilendirdim. Şu ana kadar herkese sergilediği tutumu bana sergileyemedi, çok şükür. Ancak başkasına yapıyor olması da beni rahatsız ediyordu.

    İlerleyen zamanlarda yemek ücreti yasal olarak arttı, ancak yetersiz kaldığı için arttırılması yönündeki talebimi birim müdürüme ilettim. Talebime uzun bir süre karşılık alamadığım için konuyu işverene cc ekleyerek e-posta yoluyla tekrar ilettim. Günlük 118 TL tutarında olan yemek bedeli 58 TL idi ve konu hakkında uzun bir süre boyunca herhangi bir aksiyon alınmadı.

    Maaş artışlarında asgari ücret ve enflasyon oranlarının altında artışlarla karşı karşıya kaldım. Her seferinde sorunları çözmek için sürekli bildirim yaparak talep ettim. Yemek kartındaki artış talebimi bana özel maaşımı arttırarak çözmeyi teklif ettiler ve maaşımı arttırdılar. Ancak durumun geneli çapında sadece benim sorunum olmadığını, herkesin yemek ücretlerinin yetersiz olduğunu biliyor ve duyuyordum. Bu sebeple sürekli şikayetlerimi dile getirmeye devam ettim.

    İşveren ve yöneticiler, özelimde sorunu çözdüklerini iddia ederek yemek ücretlerinde değişiklik yapamayacaklarını ilettiler. Ancak ben bu haksızlığı kabullenemiyordum ve kabullenmek istemiyordum. Bu sebeple sürekli sorunları dile getirmeye devam ettim.

    Şirket konumuna ulaşım notkasında çok büyük sorunlar olduğu için birçok çalışan geç kalıyor ve ben de doğal olarak açıklamalarımı yapıyordum. Ancak işverenimiz her geçen gün yeni politikalar ile personellerini zor duruma sokmayı tercih ediyordu.

    Hafta sonu, mesai saatleri sonrasında, resmi tatillerde çalıştırdıkları ve mesai ücreti ödemedikleri personellerin dakikalarının hesabını yapmaya başladılar ve işi bir tık öteye taşıyarak ofise parmak izi ile giriş-çıkış sistemi satın alarak personel üzerindeki baskıyı arttırdılar.

    Ben yetkinliklerim ve tecrübem çerçevesinde birçok konuda rahat olmama rağmen, bu yaşanan durumlardan çokça rahatsız olduğum için diğer konularda olduğu gibi parmak izi olayına da karşı çıktım ve sebeplerini bildirdim. Günün sonunda ise değiştiremediğimiz için kabullenip bıraktım.

    2023 Aralık ayındayız ve 1 yıl önceki yemek ücretleri hala 58 TL. İşverenin burada kasıtlı olarak art niyeti olduğunu düşünüyorum. Müdürü, yemek ücretlerini arttırmayacağımı, canımın arttırmak istemediğini beyan etmiş. Sigortaların asgari ücretten, eksik prim yatmasından tutun, özlük haklarına varana kadar tam anlamıyla fiyasko bir yerdi. Burada 1 yıl 7 ay boyunca durmamın tek sebebi önüme askerlik sorunu çıkması idi. Konu hakkında bilgisiz olduğum için e-devlete düşen askerlik şubesine gitmem ibaresi üzerine elim kolum bağlı hissettim. Zamanla araştırdım, araştırdım ve bu sorunu para ile çözebileceğime karar verdim. Bedelli askerlik yapma kararını verdikten sonra tecilimin devam ettiğini öğrendim ve bu süreçte çokça zaman kaybettim. Yılın son aylarına doğru bedelli başvurumu yaptım ve ödemesini gerçekleştirdim. O sırada kafamdaki plana göre Nisan 2024'te askerliğimi yapar, bu iş yerinden ayrılırdım düşüncesi vardı.

    Bu süreçte iş arıyordum fakat çok seçici davrandım. İliklerime kadar tecrü

    be ettiğim için nasıl bir yerde çalışmam gerektiğini biliyordum. Uzun bir süre kafamın ağrımayacağı, mümkünse kurumsal ve köklü bir şirket arayışındaydım. Yüzlerce görüşme yaptım; kimisi benim kriterlerime uymuyordu, kimisinin de ben kriterlerine uymuyordum mucbir sebeplerden dolayı.

    Her şeyden umudu kesmiş, 2024 Nisan ayında askerlik yapmayı beklerken, 2 hafta önce kurumsal bir bankadan görüşme teklifi geldi. Süreçler görüşüldü ve karşılıklı olarak anlaşmaya vardık. Bu kadar hayatımı strese sokan bir iş yerinden artık kurtuluyorum.

    Bugüne kadar haksızlığa karşı susmayı tercih etmedim, hiçbir zaman da etmeyeceğim. Lütfen siz de bu tür durumlarda hakkınızı arayın.


    Açıkçası biraz uzun yazdım fakat ona rağmen çokça anlatmadığım konu daha var, yazmakla bitmiyor neredeyse. Bu konuda gerçekten içimi dökmek ve sizinle sohbet etmek istiyorum.


    Bu iş yeri ile ilgili açtığım diğer konuya da aşağıdan göz atabilirsiniz:

    Bu iş yerinden bıktım arkadaşlar, çıldırmak üzereyim
  • 11-12-2023, 11:45:09
    #2
    duruşunuzdan dolayı sizi tebrik ediyorum umarım gideceğiniz yerde huzurlu bir ortam vardır
  • 11-12-2023, 11:51:08
    #3
    bbcq adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    duruşunuzdan dolayı sizi tebrik ediyorum umarım gideceğiniz yerde huzurlu bir ortam vardır
    Teşekkür ederim hocam, umarım ki bu kadar tecrübe benim için yeterli olacaktır .

    Bu arada anlatmakla bitmez, istifamı verdim ve ben istifa verdikten sonra personellerin üzerindeki baskıları daha da arttırmaya çalıştılar. Ben gidecek olmama rağmen konu hakkında karşı çıkarak e-posta ile bilgi verdim. Bana doğrudan gideceğin bir iş yeri için niye bu kadar uğraşıyorsun denildi. Bende ihbar sürem bitene kadar burada çalışıyorum ve şirket içerisindeki sorunlar doğrudan beni de etkileyebilecek sorunlardır. Bu sebeple ilgili konuda iyileştirme talep ettiğimi belirttim.

    Bana çok sinir oluyorlar biliyorum ama hiç kimse kusura bakmasın, milletin hakkını çalan, yiyen ve sömüren insanlara verdiğim bu rahatsızlık az bile. İşin yasal boyutlarını çok iyi biliyorum ve farkındayım. Uğraşmak istense gerçekten de çok fazla zarar görebilir bu tür şirketler ama nafile. Bence devletin bu konuda bir ekosistem oluşturması kritik önem arz etmektedir. Çalışma saatlerinin düşürülmesi gündemde fakat sonuçlanmadı denilebilir. Ayrıca bence il bazında asgari ücret uygulamasına da geçilmedi düşüncesindeyim. Çok yapılacak iş var aslında umarım biri gelir ve bu sorunları çözecek işlerin tamamını yapar. Belli mi olur? belki de bir gün bana fırsat sunulur bunların tamamını ben çözerim
  • 11-12-2023, 11:52:28
    #4
    Her şeyi geçtim, personelinin yediğinde, içtiğinde gözü olan iş verenden nefret ediyorum.
  • 11-12-2023, 11:52:51
    #5
    Çok geçmiş olsun, duruşunuz için tebrik ederim. Bir şey merak ediyorum, geçen yıllarda ramazan aylarında yemek ücreti ödediler mi?
  • 11-12-2023, 11:53:40
    #6
    Şahsen keşke ilk görüşmede işverenle anlamadığınızı bildirmiştiniz keşke yazılımcıyla konuşmadan ayrılsaydınız
  • 11-12-2023, 11:54:33
    #7
    lancewood adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Her şeyi geçtim, personelinin yediğinde, içtiğinde gözü olan iş verenden nefret ediyorum.
    Kendisinin lüx restoranlarda binlerce lira hesap ödeyip yemek yediğini biliyoruz. Ama personele gelince 58 TL gibi komik bir rakamı reva görüyor.

    MiqeZeLLa adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Çok geçmiş olsun, duruşunuz için tebrik ederim. Bir şey merak ediyorum, geçen yıllarda ramazan aylarında yemek ücreti ödediler mi?
    Çok teşekkür ederim hocam. Evet, ramazan aylarında işverenimiz ücretlerimizi ödedi. Çok şükür namaz kılıp oruçta tutuyor o kadar da insafsızlık yapmadı
  • 11-12-2023, 12:00:55
    #8
    Selam olsun,

    Öncelikle omurga sahibi olduğunuz için tebrik etmek isterim.
    Bir insanın mutluluğu ve huzuru kendi yaşam standartları ya da yaşam tarzıyla sağlanmıyor. Çevrenizdeki insanların iyi olması kadar mutlu ve huzurlu olması çok daha önemli hale geliyor. Sadece sizin geliriniz, haklarınız değil mecburi ortak zaman geçirdiğiniz iş arkadaşlarınızın hakları da sizinki kadar önemli. Bunun bilincine hareket etmeniz çok hoş olmuş.

    Ekonomik ve Kültürel nedenlerden dolayı bizde işveren askerdeki komutan, çalışan ise bitmeyen acemi asker gibidir. Her denileni yapmak zorunda olduğuna inandırılmış.
    Hak ise işverenin verdiği kadardır öğretisi iliklerine kadar işlemiş insanların. Kimilerinde ekonomik kaygılar ağır basıyor kimilerinde zoraki kabullenilmiş öğretiler.

    Hakkını aramak, başkalarının hakkını aramak yani haksızlığa karşı ses çıkartmak günümüzde eleştirilen bir tutum oldu.
    İşveren baskıyı bilinçli arttırır, baskıya karşı direnenler zamanla elenir. Kimi istifa eder kimi kovulur.
    Baskıya karşı ses çıkartmayanlar ise karın tokluğuna, huzursuz ve mutsuz şekilde karnını doyuracak "ödüle" kavuşur.
    Aslında işverenler bu baskının neden olduğu durumları çok ama çok iyi biliyor. Çoğu bilinçli olarak bu yöntemi tercih ediyor.
    Ülkemizin yönetimi balığın başı gibidir. Prototiptir.

    Bu durumların düzelmesi için öncelikle devletin, millete ve işverenlere davranışı değişmelidir.
    Devlet, işverenleri ve milleti nasıl görüyor ve nasıl davranıyorsa o iş verenlerde kendi "hükmünde" olduğunu düşündüğü çalışanlara aynı şekilde davranıyor.
    Çalışan kesimi zincirin son halkası olmasına rağmen o da aynı şeyleri evindeki kadına uygulamaktan çekinmiyor.
    Balığın başı doğuya, kuyruğu batıya gitmez.

    Tekrardan tebrik eder ve mutlu, huzurlu bir hayat yaşamanızı temenni ederim.
    Sevgiler.
  • 11-12-2023, 12:04:32
    #9
    Ülkemizde böyle şirketler çokça varlar.
    Bunun sebebi de maalesef yetersiz iş fırsatı ve ekonomik durumlar.
    Çalışan yeni bir iş bulmakta zorlanacağını düşündüğü için bunlara katlanıyor sesini çıkarmıyor veya borçları ödemeleri olduğu için işten çıkma riskini alamıyor.
    Yaşam ve iş fırsatları güzel bir ortam olsa inanın bu şirketlerin hiç biri iş yapamaz.