Selam olsun,

Öncelikle omurga sahibi olduğunuz için tebrik etmek isterim.
Bir insanın mutluluğu ve huzuru kendi yaşam standartları ya da yaşam tarzıyla sağlanmıyor. Çevrenizdeki insanların iyi olması kadar mutlu ve huzurlu olması çok daha önemli hale geliyor. Sadece sizin geliriniz, haklarınız değil mecburi ortak zaman geçirdiğiniz iş arkadaşlarınızın hakları da sizinki kadar önemli. Bunun bilincine hareket etmeniz çok hoş olmuş.

Ekonomik ve Kültürel nedenlerden dolayı bizde işveren askerdeki komutan, çalışan ise bitmeyen acemi asker gibidir. Her denileni yapmak zorunda olduğuna inandırılmış.
Hak ise işverenin verdiği kadardır öğretisi iliklerine kadar işlemiş insanların. Kimilerinde ekonomik kaygılar ağır basıyor kimilerinde zoraki kabullenilmiş öğretiler.

Hakkını aramak, başkalarının hakkını aramak yani haksızlığa karşı ses çıkartmak günümüzde eleştirilen bir tutum oldu.
İşveren baskıyı bilinçli arttırır, baskıya karşı direnenler zamanla elenir. Kimi istifa eder kimi kovulur.
Baskıya karşı ses çıkartmayanlar ise karın tokluğuna, huzursuz ve mutsuz şekilde karnını doyuracak "ödüle" kavuşur.
Aslında işverenler bu baskının neden olduğu durumları çok ama çok iyi biliyor. Çoğu bilinçli olarak bu yöntemi tercih ediyor.
Ülkemizin yönetimi balığın başı gibidir. Prototiptir.

Bu durumların düzelmesi için öncelikle devletin, millete ve işverenlere davranışı değişmelidir.
Devlet, işverenleri ve milleti nasıl görüyor ve nasıl davranıyorsa o iş verenlerde kendi "hükmünde" olduğunu düşündüğü çalışanlara aynı şekilde davranıyor.
Çalışan kesimi zincirin son halkası olmasına rağmen o da aynı şeyleri evindeki kadına uygulamaktan çekinmiyor.
Balığın başı doğuya, kuyruğu batıya gitmez.

Tekrardan tebrik eder ve mutlu, huzurlu bir hayat yaşamanızı temenni ederim.
Sevgiler.