• 26-05-2020, 04:50:39
    #19
    Bizim zamanımızdaki gibi liselerinde önemi kalmadı ki ne bu baskı anlamadım. Eskiden fen lisesi, anadolu lisesi kazanma forsu vardı. Şimdi hepsi aynı. Çocukta cevher varsa en kötü liseden çıkar Boğaziçi, Yıldız Teknik kazanır. Çocukta yoksa sabah akşam test çözsün yine olmaz. Umarım kardeşiniz başarılı olur
  • 26-05-2020, 04:53:25
    #20
    Şu bir gerçek ki hayatta; su akıyor yatağını buluyor malesef elimizden birşey gelmiyor çok insanlar gördüm böyle imkanlar baskılarla okumayan ne insanlar gördüm ailesi okutmayacakken harikalar yaratan. Artık hayata şöyle bakıyorum yahu 3 günlük dünya da bırakalımda herkes kendi yolunda mutlu olsun birde biz yormayalım üzmeyelim diyorum. Hayat zaten acımasız gelecekte zaten çok üzülecek birde siz üzmeyin güzel anılar depolasın çocuk ki gelecekte bunlara sarılsın
  • 26-05-2020, 04:54:47
    #21
    zablin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Valla r10 ahalisi, konuya nerden başlanır bilmiyorum. Bugün şans eseri ögrendigim ve yoğun ısrarla ortaya çıkarttığım üzere , sınava hazırlanan kardeşim aylardır beni kandırıyormuş.

    Kardeşimi yaklaşık 10 aylık bir süreçtir sınava hazırlıyorum. Bu 10 aylik süreçte yeri geldi zorla, yeri geldi bayırda cagirta, zora sapa baya ilerlemesini sağladım. 8. Sınıf öğrencisi ve lgs formatında siz deyin 100, ben deyim belki 200 tane kaynak satın aldim. Yeri geldi maaşımı döktüm ve asla eksik kalmasın diye en unlu yayınları aldim. Yeri geldi zorla doldurdum, yeri geldi sabah akşam demedim yorgun argın eve geldiğimde saatlerce yapamadığı soruları çözdüm.

    Bu korona vakti home.office geçtik dedim. Aha dedim fırsat bu fırsat ben kardeşime cağ atlatırım diye dusunurken; dershane engelindende kurtulduk sanarken; ben indirdikçe bu bunalmaya başladı. Ben az kaldı dayan dedikce bu işlememeye başladı. Son 20 günde hergün denemeye yapiyorum; 380 390 zor alan acak son 20 günde 440 450derken son 7 8 gunde 490 494 488 alip alip duruyordu. Ulan dedim sonunda dedim bu çocuk yaptı dedim, emeklerinin karşılığını alıyorum dedim. Dershanesi internet üzerinden deneme yaptı, bir baktım 480 le kurum 1. Oldu. Aha dedim oldu ya artik bu saaten sonra kaldı 29 gun; kardeşim yeterki soru gorsun; eksiği kalmasın dedim verdim bi 400 lira daha çeşit çeşit deneme doldurdum evi.

    Artik evde yaptığımız her denemeden 480 490 alinca; dedimki ulan ben bu çocuğu internetten türkiye geneli sınavlara sokayim; birde kendini diğer insanlara göre sınasın dedim... Iste her şey o anda başladı. Buna sabahında dedim ki yarın hazır ol 12 de karekokun türkiye geneli sınavına gireceksin dedim.

    O gun abi girmesem abi başka denmee olsak abi ben internetten sevmiyorum, kendi bilgisayarimi kullansam filan dedi ama.ben hiç işkillenmedim tabi sonuçta 20 gündür mükemmel.gidiyor. denemeleri 1 gün önceden ona söylemeden anlık yapıyordum; cevap anahtarlarımı yastığının altında tutuyordum hic mi Hic şüphe duymuyordum.

    Her neyse bu türkiye geneli sınava girdi dedim ki göndermeden once haber ver bütün soruları sana çözeceğim dedim. Bu zar zor her denemeyi 60 dozda bitirince çocuk saadece 20 dk arttırdı. Her neyse dedim ki 20 dk da matematiği bitiririm biede ne goreyim 6 tane yanlışı var ama ne yanlışlar 480 lik adamın yapamayacağı türden. Dedim neyse internettededir sıkıntı bi yolladık sonuc 370, yine işkillenmedim dedimki sinav zordur, herkes yapamamıştır. Ama aklımda yine bu çocuk normalde 2 3 yanlış zor yapıyordu şimdi 20 yanlış yapmış sınavda hepsini hemen çözelim diye düşünerek aynı sınavı annemin telefonundan açmaya çalıştım. Birde ne göreyim daha once hesap açılmış ve gönderme denenmiş, hemen babamıza denedim yine.ayni şekil.. Her neyse hemen tuttum bunu aldim karşıma dedim anlat, ne yeminler etti, kurana bile el bastı bisi yapamadığını.soyleyip.durdu.

    Birseye takdimmi ne yapar eder bulurum; bunun kurum 1. Olduğı gun girdiği fake hesabı buldum ve cevap anahtarını.indirip yaptığını öğrendim. O an kafamdan vurumuza döndüm zaten. Sonra nemi oldu sarildim; dedim .... sınavınıda lisesinide, bir kardeşim var onunda pahası yok; sokarim parasinada vsde. Sadece neden diye sordum ve o an yikildim. Kardesim meger yalnizmis, hayati neden yasiyirum diye sorguluyormus; oyle bir psikolojideydi ki ya ben denemelerini ona sectiriyordum; fiyatina bakmadan siparis ediyordum; o ise sabahin köründe kalkıp denemenin cevap anahtarını e ödeve bulup denemeyi bana veriyormuş...

    Bi ara üst üste iyi alınca bi duraksadım ve telefon vs herseyi elinden alıp denemeye.soktum onu. O gun nasil yaptın diye sordum; uc ariyirum diye gelip cevap anahtarını çalmış ve kâğıda yazmış bütün cevapları.

    Bugün yaşadığım bu hayal kırıklığına ek olarak kardeşimin psikoloji sorunları oldugunuda net bir şekilde gördüm. Abiligimide açıkçası sorguladım, ne zaman bu kadar gaddar olmuşum bilemedim. Kardeşime en son ne zaman sarildim sorguladım... O kadar çok hayal kurmuşum ki kardeşimin içini hic merak edememişim... su an ilk isim çocuk psikoloğu, ikinci isim kardeşime sevgi depolamak olacak sanirim.

    Siz siz olun ama herşeyin farkında olun... içimi dökmek istedim. Sağlıcakla.
    Hocam çok güzel düşünce evet, ben tam tersi kardeşime yardım etmiyorum. Sadece düşüncelerini şekillendirmeye çalışıyorum. Ben biliyorum çünkü içinde var bu istek, derslerinde başarılı olmasını tamamen ona bağlıyorum. Çözmek istemezse akşama kadar oyun bile oynar. Ailem gereği böyleydi . Ben dahi böyleyim, şuanda fizikte başarılı olmamın matematikte çok iyi olmamı tamamen oyunlara
    Olsun stratejik bir çok etkene bağlıyorum. Ve en önemlisi bu kafa rahatlığına. Her çocuk yeri geldiğince çalışır benim kanaatimce.
  • 26-05-2020, 04:55:52
    #22
    Selamlar, ilk okulda öğretmenden yediğim dayak yüzünden çarpım tablosunu ezberlemedim. Orta okulda geçince hiç bir dersi iplemedim. Özel lisedeyim, şu an mezun oldum. Üniversite sınavına gireceğim zerre kadar umrumda değil. Abimden yediğim dayak usandırdı beni... bir kere bile “kardeşim” deyip sarılmadı ki onu geçtim 9. Sınıfta, 12. Sınıf iki kişi tarafından sıkıştırıldım abimi çağırdığımda gelmedi Abilik zor bir şey değil. Kardeşinize nasıl davranırsanız o da size öyle davranır. Abim sayesinde kimseye güvenmeyeceğimi, üniversite okuyupta bilgili birey olmayacağımı fark ettim. Bu yıl kazanamazsam büyük ihtimalle tüm imkanlarım kısıtlanmakla kalmayacak, ağzım gözüm şişecektir. Abi abidir fakat ondan ne kadar nefret etsem azdır. İki gün önce ben uyurken sürekli rahatsız ediyordu, kalktım yatağımdan bilgisayarımın fişini çektim(abim ve pc benim odamda) kendi yapmadığı 83 sayfa iktisat vize ödevini bana yaptırıyor. Anam babam cahil, abim 4 gündür yazıyorum deyip kandırdı kendilerini. Ben itiraz etsem bile anlamıyorlar. Üniversite sınavına hazırlanayım dedim. Matematiğim berbat değil ama güzelde sayılmaz. Problemler çözeyim dedim abim başına dikilip “sen bi b*k çözemezsin.” Gibi cümleler kullanıyor. Edebiyat, Türkçe, Coğrafya, Tarih çözsem “başka bi haltı çözemiyon” diyor. Ben Eşit Ağırlıkçıyım başka dersim yok ki psikolojim tamamen bozuk, sinirimi kontrol edemiyorum. En ufak tartışmada yumruk yumruğa geliyoruz. Kardeşinizin huyuna gidin emin olun ki en yakın arkadaşı siz olacaksınız
  • 26-05-2020, 04:57:24
    #23
    Bizde derdimiz var sanıyoruz.. Allah yardımcınız olsun.
  • 26-05-2020, 05:00:23
    #24
    Sınavı tek amaç haline getirmeyin, sonra tüm odak ve merkezleri sınav haline geliyor aslında böyle değil, sınavı daha kolaylaştırın.
  • 26-05-2020, 05:02:53
    #25
    Yasaklar kalkınca kardeşinle bi güzel araziye çıkın siz. Kamp yapın balık tutun.Telefonlarıda kapatın. Çekirdek alın yanınıza uzun yürüyüşler yapın.Açılır sana rahatlar.
  • 26-05-2020, 05:34:17
    #26
    Sorun kardesinizde degil sizde.
    Önce siz oturup düsünmelisiniz "nerede yanlis yapiyorum" diye.

    Bak kendimden örnek vereyim.
    Ögretmen bir annenin ogluyum.
    Lise'de 1,2,3,3,3 seklinde 5 yillik bir maceram oldu.
    2 yil üstüste sinifta kalinca o güne kadar bana hic kizmamis olan annem beni karsisina aldi ve konustu.
    Istersen birkac yil calis, sonra ömür boyu rahat et.
    veya birkac yil gez arkadaslarinla sonra ömür boyu sikinti cek.
    Tercih senin, biz senin aileniz, her sartta yanindayiz ama hayat senin, tercih senin dedi.
    Oturup düsündüm, arkadas grubumu degistirdim, calismaya basladim.
    Matematigimin iyi olmasinin da yardimiyla üniversite sinavinda türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde bilgisayar mühendisligi bölümüne girdim.
    bunaldim, biktim, okul bitmeyecek diye düsündüm ama annemin söyledikleri aklimdan cikmadi.
    azmettim, zorladim bitirdim.
    cok sükür okul bittiginden beri de is konusunda sikinti yasamadim.

    simdi bütün bunlari okurken dikkat ettiysen özne bendim, kararlari ben verdim, hatami ben buldum, cözümü ben buldum.
    annem babam benim adima karar vermedi, bana calismam icin bir baski yapmadi, materyal bulmaya calismadi.
    kardesinizin bir birey oldugunu, kendi hayati, tercihleri, kararlari oldugunu kabul edin.
    ona dogruyu ögrettiyseniz onun verecegi kararlar da dogru olacaktir.

    dogru nasil ögretilir?
    cocuklar gördügünü yapar duydugunu degil.
    ona birsey söylemeyin, siz dogru davranin, o dogruyu görerek ögrenecektir.

    ayrica hicbirsey icin gec degil.
    Is hayatimda herkes mezun oldugum okulu sordu, kimse niye 2yil üst üste kaldin demedi.
  • 26-05-2020, 05:37:05
    #27
    sadece kardeşiniz değil, ona bu şekilde yardımcı olduğunuzu zannederek sizde kendinizi kandırıyorsunuz . kardeşinizi seviyorsanız önceliğiniz mutluluğu olsun vereceğiniz şey test kitapları ve baskı değil, başarısında ve başarısızlığında yanında olduğunuz hissiyatını olsun. bırakın çocuk önce mutlu olsun. kafası rahat olsun... baskı insanı hata yapmaya zorlar. sonra başarılı olmuş, başarışız olmuş veya doktor olmuş, çöpçü olmuş ne fark eder?

    daha iyi eğitim, daha iyi iş, daha çok para, daha çok ev, daha iyi araba= daha çok huzur ve mutluluk denklemi yok. hiç kimse kendi başarısızlığını, beklentilerini, hayallerini, isteklerini bir çocuğa dayatmamalı. bu şekilde kardeşiniz belki iyi bir doktor, mühendis olabilir ama iyi bir birey olabilir mi?

    birisi başınıza dikilip 8 saat değil, 9 saat çalış yetmez 10 saat çalış bu ay çok daha fazla para kazan durmadan çalış diye baskı yapıp dursa ne kadar verimli çalışabilirsiniz? yaptığınız iş ne kadar iyi olur? her şeyi geçtim ne kadar rahat, huzurlu, mutlu olabilirsiniz? kazandığınız paranın hayrını ne kadar görebilirsiniz?

    çocuklara yarış atı muamelesi yapmamak lazım. bir tayı çok iyi bir yarış atı olarak yetiştirebilirsiniz, bütün yarışları kazanmasını sağlayabilirsiniz ama tek başına doğaya bırakırsanız o yarış atı ne kadar yaşayabilir?