• 15-07-2014, 22:36:23
    #10
    Ben kimyagerim. Fen edebiyat öğrencisi olan bir kimyager. Okumanızı tavsiye ediyormuyum? Sırf okumak için okumayın, gidin kendinizi boğazın serin sularına bırakın. Cidden. Zira en geç 2. yarıyılda kaçabillirsiniz.

    3. yarıyıla geçtinizmi kaçışı yoktur zaten. Alışırsınız. Zevk almaya başlarsınız. Evet bir ataması yok, iş korkusu var. Fakat bunlar Türkiye için geçerli. Yabancı dil öğrenin, iyi notlar almaya çalışın. İyi notlar dediğim ortalamayı 2.60'ın üzerinde tutun, zaten halinize şükreder hale gelirsiniz. Erasmusu kullanın ve ülkeden kaçın.

    Fen fakülteleri mühendis, öğretmen yada ara eleman yetiştirmez. Fen fakülteleri bilimadamı yetiştirir. Bedeli ağırdır. Çok şeyden ödün verirsiniz. Türkiye'de gereken saygıyı göremezsenizde yurtdışında gereken saygıyı görürsünüz. Türkiye'de fen edebiyat fakültelerinin pastacı yetiştirmesi gerekli çünkü devlete göre. O yüzden sadece okumak için kimya yazmayın hata yaparsınız fakat gerçekten o potansiyele sahip biriyseniz okuyun. Eğlenceli bölümdür.

    İş alanı geniş aslında. Her bilim dalı, her meslek kimyaya ihtiyaç duyar. Okurken mantığınızı kullanıp bilgisayar bilginizi kimya ile birleştirin. Akademik alanda önünüz açılır. Benim gibi nükleer üzerine kendinizi geliştirip gidip zeytinyağı analizi yapmayın. İşkence yemin ediyorum. 3 ay öncesine kadar atom çekirdekleriyle uğraşıyorsun sonra gidip vıcık vıcık yağ analizi yapıyorsun Hayattan soğutur insanı Ha çok şey katıyor insana orası ayrı. Polimere ek bir önem gösterin. Modelleme konusunda çalışın.

    Özetle, sırf okumuş olmak için fen fakültesinin kimya bölümüne girmeyin. Gerçekten ilginiz varsa girin. Mühendis yada öğretmen olmak kolaydır. Fakat bilimadamı olmak o kadar kolay değildir.
  • 15-07-2014, 22:39:28
    #11
    Noventa adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Devlet sırf bilim adamı yetişsin diye fizik vs. okuyanlara yüklü miktarda burs bağlamaya başladı. Biraz araştırırsanız burs fiyatlarını görebilirsiniz.

    Hangi meslek olursa olsun, sadece mezun olmak ile iş bitmiyor. Misal benim de ablam Boğaziçi'nde bir bölümden mezun ( eşit ağırlık bölümü ) şu an iş bulamıyor. Şimdi o bölümde mi okunmasın. Ki en çok kazandıran bölümlerden birisi maddi olarak.

    Kısacası kendiniz zorlamadıkça, kendinizi geliştirmedikçe, bir yere kapak atma eğiliminde olmadıkça hangi üniversiteden çıkarsanız çıkın işinizi bulursunuz.

    Ayrıca ilk mesajda verdiğim örnekteki iki üniversiteden mezun olup da işsiz KİMYACI duymadım görmedim. Varsa bilgilenmek isterim.

    Kısacası kendiniz zorlamadıkça, kendinizi geliştirmedikçe, bir yere kapak atma eğiliminde olmadıkça hangi üniversiteden çıkarsanız çıkın işinizi bulursunuz.
    ???

    TR'de bilim mi yapılıyor ki insanlar kendini geliştirsin? Hocam orta dereceli anadolu standartlarındaki üniversiteler için konuşun lütfen. Üniversitedeki sözde bilim insanları (!) siyasi çatışma, onu bunu düdükleme peşinde... Ay sonu gelsin 9-10 bini cebe indireyim kafasındalar. Bize verecekleri çok sınırlı. Anadolu standartlarında bir şehirde neyine geliştirelim kendimizi?


    Siz o arkadaşın örneğindekileri duymamışsınız, bizde sizinkini. Bence yaptığınız eleştiri yaptığınız değerlendirme orta sınıfın üstünde. Lütfen esas aldığınız düzeyi gözden geçirerek yorum yapın. Bizde sizin arkadaşınızı duyma istiyoruz. İsim istemiyoruz. En basitinden babası nüfuzlu mudur? Üni adı nedir?
  • 15-07-2014, 22:41:27
    #12
    Üyeliği durduruldu
    Fen ve edebiyat bölümleri kadar iş olanağı düşük bölüm yoktur maalesef Türkiye'de yeteri ilgi gösterilmiyor.
  • 15-07-2014, 22:47:50
    #13
    Üyeliği durduruldu
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kısacası kendiniz zorlamadıkça, kendinizi geliştirmedikçe, bir yere kapak atma eğiliminde olmadıkça hangi üniversiteden çıkarsanız çıkın işinizi bulursunuz.
    ???

    TR'de bilim mi yapılıyor ki insanlar kendini geliştirsin? Hocam orta dereceli anadolu standartlarındaki üniversiteler için konuşun lütfen. Üniversitedeki sözde bilim insanları (!) siyasi çatışma, onu bunu düdükleme peşinde... Ay sonu gelsin 9-10 bini cebe indireyim kafasındalar. Bize verecekleri çok sınırlı. Anadolu standartlarında bir şehirde neyine geliştirelim kendimizi?


    Siz o arkadaşın örneğindekileri duymamışsınız, bizde sizinkini. Bence yaptığınız eleştiri yaptığınız değerlendirme orta sınıfın üstünde. Lütfen esas aldığınız düzeyi gözden geçirerek yorum yapın. Bizde sizin arkadaşınızı duyma istiyoruz. İsim istemiyoruz. En basitinden babası nüfuzlu mudur? Üni adı nedir?
    Hayır değil. Üniversite Koç.

    Tamam mıdır ?
  • 15-07-2014, 22:50:13
    #14
    Noventa adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hayır değil. Üniversite Koç.

    Tamam mıdır ?
    Tamamdır hocam anlaşıldı. Fark belli.


    Dediğim gibi lütfen standartların geneline bakalım. Çoğumuz Koç'a gidemiyoruz. TR'de anadolu standartları için yorumlayalım.
  • 15-07-2014, 23:07:43
    #15
    Üniversitedeki siyaseti geçelim, "devlet bize bahmiyir" diyebilirim.

    Hep üst seviye üniversitelere teşvik veriliyor. Bize gelince "malzeme yok". Hayır gidip dışardan kilosu 2 liraya alıyorum o malzemeyi ben. Ödeme yok, fakültede garip bizde. Okulda fizikçi yok. Bakın dikkatinizi çekerim "yok" yani "0". Geçen döneme kadar öğretim görevlileri hep yönetimdeydi. Fizik labları son sistem. Paketler açılmamış daha kullanan yok çünkü. Bizim lablarda tüp yok. Deney tüpünü dışarıdan satın alıp getiriyoruz. Fiyatında değilim tanesi 10 kuruş bile değil. Fakülteyi geçtim üniversite garip bizde. Ödenek yok ama adam 3. rektörlüğü dikiyor. Diktiği 2. rektörlük bizim fakültenin 2 katı. %85'i boşta daha. Sırf bitmesin diye 3 gram kullanacağımız maddeden 1,5 gram kullanmak zorundayız. Yapamadığımız deneyleri saymıyorum. Devletin umrunda değiliz. Ne yapalım diyorlar. Bu sene sanat tarihi dekanlığa geçti. Adamlar okulu çiçekle donattı, çiçek dediğime bakmayın pahallı ağaçlar. 1 yıldır içecek veren otomatlar bozuk. Başa kim gelirse kendi bölümünü kayırıyor. Zihniyet bu şekilde.

    Herşeyi geçtim. Üniversitenin bütün fakültelerinde kablosuz internet var. Okulun veri merkezi fen fakültesinde olmasına rağmen bizde internet bile yok. Eskiden kütüphanede vardı onuda söktüler. ULAKBİM ağına erişimimiz yok. Onuda geçtim araştırma lablarındaki cihazlar kablosuz ağa bağlanmak zorunda ama kablosuz ağ kurmak yasak. Çeker ocaklara elektrik verilmiyor. Beklere verilecek doğalgaz tesisatı yapılmıyor. Ama yerdeki fayanslar önemli. Onları değiştirdiler de benchlerin yarısı kopmuş durumda. Deney yapacak masa (bench) yok.

    Herşeyi geçtim bir fakültede yaz sıcağında kalorifer full olarak yakılırmı? Kışın bir tarafımız donuyor kalorifer buz gibi. Neyseki kapı ve pencerelerimiz kapanmıyor da dışarıdan soğuk hava giriyor. Hayır kapatmak istesekte kapanmıyor yanlış anlaşılmasın.

    Çok değerli hocalarımız var. Siyasetten tamamen uzak adamlar. Ama ders anlatamıyorlar çünkü bize verilen dersliklerdeki tahtalara yazı yazabiliyor fakat silemiyorlar. Silinmiyor.

    Belki bölümler değil fakat orta düzey üniversitelerde fen edebiyat fakülteleri tam bir siyasi baskı altında. Değer verilmiyor, başa gelenler kendini kurtarmaya çalışıyor. Mühendisler daha değerli görülüyor çünkü proje çıkarıyorlar. Fakat bizim elimizdeki projeler maddi imkansızlıklardan dolayı çıkamıyor, umurlarında değil. Fen edebiyat öğrencileri pastacı olmaya zorlanıyor bu ülkede. Zira sonuna kadar sorgulayabiliyoruz. Bize bunu öğretiyorlar. Bize kuralları çürütmeyi öğretiyorlar. Bu yüzden sadece üst düzey üniversitedeki adamların başarılarını duyarsınız. Öncelikle bunun değişmesi lazım. Bilime değer verilmesi lazım. ODTÜlü bir öğrencinin benden yada senden bir farkı yok. Öyle inanmamızı istiyorlar.

    Türkiyede bilimadamı olunur, zor değil azim meselesi. Fakat Türkiye'de bilimadamı olarak kalmak yada çalışmak zor.
  • 15-07-2014, 23:12:39
    #16
    CtrlInformatics adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Üniversitedeki siyaseti geçelim, "devlet bize bahmiyir" diyebilirim.

    Hep üst seviye üniversitelere teşvik veriliyor. Bize gelince "malzeme yok". Hayır gidip dışardan kilosu 2 liraya alıyorum o malzemeyi ben. Ödeme yok, fakültede garip bizde. Okulda fizikçi yok. Bakın dikkatinizi çekerim "yok" yani "0". Geçen döneme kadar öğretim görevlileri hep yönetimdeydi. Fizik labları son sistem. Paketler açılmamış daha kullanan yok çünkü. Bizim lablarda tüp yok. Deney tüpünü dışarıdan satın alıp getiriyoruz. Fiyatında değilim tanesi 10 kuruş bile değil. Fakülteyi geçtim üniversite garip bizde. Ödenek yok ama adam 3. rektörlüğü dikiyor. Diktiği 2. rektörlük bizim fakültenin 2 katı. %85'i boşta daha. Sırf bitmesin diye 3 gram kullanacağımız maddeden 1,5 gram kullanmak zorundayız. Yapamadığımız deneyleri saymıyorum. Devletin umrunda değiliz. Ne yapalım diyorlar. Bu sene sanat tarihi dekanlığa geçti. Adamlar okulu çiçekle donattı, çiçek dediğime bakmayın pahallı ağaçlar. 1 yıldır içecek veren otomatlar bozuk. Başa kim gelirse kendi bölümünü kayırıyor. Zihniyet bu şekilde.

    Herşeyi geçtim. Üniversitenin bütün fakültelerinde kablosuz internet var. Okulun veri merkezi fen fakültesinde olmasına rağmen bizde internet bile yok. Eskiden kütüphanede vardı onuda söktüler. ULAKBİM ağına erişimimiz yok. Onuda geçtim araştırma lablarındaki cihazlar kablosuz ağa bağlanmak zorunda ama kablosuz ağ kurmak yasak. Çeker ocaklara elektrik verilmiyor. Beklere verilecek doğalgaz tesisatı yapılmıyor. Ama yerdeki fayanslar önemli. Onları değiştirdiler de benchlerin yarısı kopmuş durumda. Deney yapacak masa (bench) yok.

    Herşeyi geçtim bir fakültede yaz sıcağında kalorifer full olarak yakılırmı? Kışın bir tarafımız donuyor kalorifer buz gibi. Neyseki kapı ve pencerelerimiz kapanmıyor da dışarıdan soğuk hava giriyor. Hayır kapatmak istesekte kapanmıyor yanlış anlaşılmasın.

    Çok değerli hocalarımız var. Siyasetten tamamen uzak adamlar. Ama ders anlatamıyorlar çünkü bize verilen dersliklerdeki tahtalara yazı yazabiliyor fakat silemiyorlar. Silinmiyor.

    Belki bölümler değil fakat orta düzey üniversitelerde fen edebiyat fakülteleri tam bir siyasi baskı altında. Değer verilmiyor, başa gelenler kendini kurtarmaya çalışıyor. Mühendisler daha değerli görülüyor çünkü proje çıkarıyorlar. Fakat bizim elimizdeki projeler maddi imkansızlıklardan dolayı çıkamıyor, umurlarında değil. Fen edebiyat öğrencileri pastacı olmaya zorlanıyor bu ülkede. Zira sonuna kadar sorgulayabiliyoruz. Bize bunu öğretiyorlar. Bize kuralları çürütmeyi öğretiyorlar. Bu yüzden sadece üst düzey üniversitedeki adamların başarılarını duyarsınız. Öncelikle bunun değişmesi lazım. Bilime değer verilmesi lazım. ODTÜlü bir öğrencinin benden yada senden bir farkı yok. Öyle inanmamızı istiyorlar.

    Türkiyede bilimadamı olunur, zor değil azim meselesi. Fakat Türkiye'de bilimadamı olarak kalmak yada çalışmak zor.

    Hocam herşeyi geçtim çeker ocaksız nasıl çalışıyorsunuz? Yazık günah.

    Zehirlenir gidersiniz, çok tehlikeli.

    Bek'siz nasıl deneyler yapıyorsunuz.?


    Diğer konular nerdeyse bizde de aynı. Her dönem 250 liralık lab malzemesini ben kendim alıyorum. Bölümde yok. Var ama öğrenciye kullandırtmıyorlar.
  • 15-07-2014, 23:28:05
    #17
    hayaletimsi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam herşeyi geçtim çeker ocaksız nasıl çalışıyorsunuz? Yazık günah.

    Zehirlenir gidersiniz, çok tehlikeli.

    Bek'siz nasıl deneyler yapıyorsunuz.?


    Diğer konular nerdeyse bizde de aynı. Her dönem 250 liralık lab malzemesini ben kendim alıyorum. Bölümde yok. Var ama öğrenciye kullandırtmıyorlar.
    Sanıyorum yılda en az 6 kez zehirlenme tehlikesi atlatıyoruz. Ben deneymliyim bu konuda artık. Labların bütün pencereleri açılıyor siyanür dumanı çıkaran boruyu çekip 3 saniye içerisinde ortamı terketmek zorundayız. Biri 1 saniye erken çekse geri kalan 4 kişinin hayatı kayacak ama rektörlüğün umrunda değil. Hiç kimse dikkate almıyor. Çok yaşadık bunu. Yeterli önlem alamadığımızdan kaç kere elimizdeki cam malzeme patladı hatırlamıyorum. Ha bunu dikkate alıyorlar. "Yaralı varmı? Kesikmiş sadece ambulans çağırmaya değmez." Patlayan %99luk sıcak HCl, kadın suya tutun diyor. Zaten suyla temas edince patlıyor diyorsun e bir şey olmaz diyen var. Araştırma görevlisi sesini çıkaramıyor.

    Bek olmadan deney yapabiliyoruz. Çalışmayan elektrikli ocaklarımız var. Elektrik bilgim var diye en son birini tamir etmiştim ikinci gün tek çalışan ocak diye ortadan yok ettiler.

    Keşke sadece bunlar olsa. Öğrenci işlerini (öğrenci işleri denirse) TNT ile havaya uçurmayı planlıyoruz, o seviyeye geldik. Yapamayız zannediyorlarda rahatlıkla sentezleyebiliyoruz tntyi. İnsanı delirtme noktasına getiriyorlar, bağırıp çağırdınmı sen suçlusun. Dönemin ortasında yönetmelik değişti mesela. Dekanlıkta bağırdık çağırdık kimsenin umrunda olmadı. Tamamen yıldırma politikası olarak görüyorum artık bunları.
  • 15-07-2014, 23:32:10
    #18
    Fizik kimya biyoloji üçünü de tavsiye etmem başka bölümlere gidin.