• 14-07-2026, 10:33:37
    #64
    yunuslp adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hızlıca değil gayet sakin ve sindirerek cevap veriyorum merak etme.
    yazdıklarımı saygısızlık ve kin olarak yaftalamadan önce kurduğun mantık hatasını görmeni isterim. bir inancın mucize iddialarına ayın ikiye bölünmesi vb. nesnel ya da kendi penceremden masal veya mitoloji demem bir fikre, bir anlatıya yönelik eleştiridir, şahıslara yapılmış bir hakaret değildir. nasıl ki hristiyanlığın veya antik yunan mitolojisinin iddiaları buralarda rahatça mit veya efsane olarak nitelendiriliyorsa, islamın mucize iddiaları da benim dünyamda aynı kategoridedir. peygamberiniz demek yerine doğrudan adını kullanmak da bir saygısızlık değil, sadece o inancın hiyerarşisini ve kutsallık atıflarını kabul etmediğimi gösteren dilsel bir tercihtir. kutsal görmediğim bir figüre senin kutsal gördüğün sıfatlarla hitap etmek zorunda değilim.
    ayrıca özellikle islama karşı tuhaf bir kin iddiana da açıklık getireyim. ortada şahsi ya da teolojik bir kin yok. bu durum tamamen yaşadığım, nefes aldığım toplumun dinamikleriyle alakalı. gündelik hayatımı, özgürlüklerimi ve toplumsal haklarımı hristiyanlık ya da budizm değil, bu ülkedeki baskın dini dinamikler ve bunların getirdiği refleksler doğrudan etkiliyor. haliyle eleştirilerimin, ses çıkardığım konuların bu coğrafyanın gerçeği olan islam inancına ve onun toplumsal dayatmalarına yönelik olması kadar doğal bir şey olamaz.
    asıl sorun tam olarak ne biliyor musun? kendini saygılı olarak tanımlarken cümlenin sonunda toplum içinde senin varlığının bir önemi yok diyerek bir insanın varoluşunu ve vatandaşlık değerini kendi süzgecine göre sıfırlayabilmen. benim kelime tercihlerimi beğenmeyebilirsin ama bu sana birinin toplumsal varlığını yok sayma hakkı vermez.
    ateistlerin bu toplumun bir parçası olup olmadığı tartışılan bir konuda dildeki bir metaforu bahane ederek sen zaten saygısızsın toplumda yerin yok noktasına gelmen, tam olarak ilk mesajımda bahsettiğim o dışlayıcı refleksin canlı bir kanıtı olmuş. teşekkürler.
    Çevirmene gerek yok, ilk mesajındaki cümlenin inanan bir insanın sinir uçlarına dokunacağını bilerek yazdıktan sonra ama bunu dilsel bir tercihle yazdım demene gerek yok.
    Neyi ne anlamda söylediğini sadece ikimiz değil, o mesajı okuyan herkes anlamıştır.

    "kutsal görmediğim bir figüre senin kutsal gördüğün sıfatlarla hitap etmek zorunda değilim."

    Mesela ben sana, inanışına, inanmayışına saygı duyuyorum farzet.
    Annenizi gördüğümde Nejla teyze, Nejla abla diye hitap ederim. Bu sana ve kendisine duyduğum saygıdan ötürü. Belki 60-70 yaşında olan bir insana Nejla, Neco diya hitap etmem.
    Muhammet demendeki mantığı düzelteceğini umuyorum. Senin inanmaman sorun değil. Sorun, o kişiye inanan, peygamberlik mertebesinde kabul eden insanların toplumda olması.

    Ateist arkadaşlarım var, toplumun tabi ki parçası hepsi.
    Ancak hiç bir tartışmamızda saygı sınırlarını aşmıyoruz.
    Bu bir sorun değil, saygısızlık da bir insan özelliğidir.
    Ama ateist olduğunuz için değil, bu denli saygısız birisi olduğunuz için bu toplumda yeriniz yok.
    Toplumsal yaşama kurallarını bilmiyorsunuz, ama ben ateistim, beni dışlıyorsunuz ezikliğine sığınıyorsunuz.
    Özünüzde saygısız bir insansınız, empati yapmaktan yoksunsunuz. Toplumdan bu nedenle dışlanmanız gerekiyor, üzgünüm.
  • 14-07-2026, 10:41:07
    #65
    Evet ateistler her toplumun bir parçasıdır. Şimdi ben farklı bir düşünce topluluğundaki birey olarak bütün ateistlere küfür edebilir miyim?
    Mizahın yıkıcı gücünü düşündüğünüzde, bu konularla ilgili şakaların yapılması küfürden ağır olabilir.
  • 14-07-2026, 16:49:22
    #66
    _taka adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Çevirmene gerek yok, ilk mesajındaki cümlenin inanan bir insanın sinir uçlarına dokunacağını bilerek yazdıktan sonra ama bunu dilsel bir tercihle yazdım demene gerek yok.
    Neyi ne anlamda söylediğini sadece ikimiz değil, o mesajı okuyan herkes anlamıştır.

    "kutsal görmediğim bir figüre senin kutsal gördüğün sıfatlarla hitap etmek zorunda değilim."

    Mesela ben sana, inanışına, inanmayışına saygı duyuyorum farzet.
    Annenizi gördüğümde Nejla teyze, Nejla abla diye hitap ederim. Bu sana ve kendisine duyduğum saygıdan ötürü. Belki 60-70 yaşında olan bir insana Nejla, Neco diya hitap etmem.
    Muhammet demendeki mantığı düzelteceğini umuyorum. Senin inanmaman sorun değil. Sorun, o kişiye inanan, peygamberlik mertebesinde kabul eden insanların toplumda olması.

    Ateist arkadaşlarım var, toplumun tabi ki parçası hepsi.
    Ancak hiç bir tartışmamızda saygı sınırlarını aşmıyoruz.
    Bu bir sorun değil, saygısızlık da bir insan özelliğidir.
    Ama ateist olduğunuz için değil, bu denli saygısız birisi olduğunuz için bu toplumda yeriniz yok.
    Toplumsal yaşama kurallarını bilmiyorsunuz, ama ben ateistim, beni dışlıyorsunuz ezikliğine sığınıyorsunuz.
    Özünüzde saygısız bir insansınız, empati yapmaktan yoksunsunuz. Toplumdan bu nedenle dışlanmanız gerekiyor, üzgünüm.
    sevgili insan,
    yazdığın uzun metin maalesef baştan aşağı mantık hataları ve kaba bir üstten bakma çabası barındırıyor. bunu tane tane açalım ki kendini konumlandırdığın o hayali yargıç kürsüsünden biraz inebil.
    birincisi, nejla teyze örneğiyle tarihsel bir figürü kıyaslamak akıl almaz bir kategori hatası ve ucuz bir demagojidir. günlük hayatta apartmanımızdaki yetmiş yaşındaki komşumuza nejla dememek bir nezaket kuralıdır çünkü o aramızda doğrudan sosyal ilişki olan özel bir şahıstır. ancak muhammed, isa, musa veya sokrates gibi figürler kamusal ve tarihsel kişiliklerdir. bin dört yüz yıl önce yaşamış, dünya tarihini değiştirmiş bir lidere, inancı olmayan bir insanın sadece ismiyle yani muhammed olarak hitap etmesi saygısızlık değil, objektif ve seküler bir dil tercihidir. kendi inancının saygı kodlarını, o inanca sahip olmayan birine toplumsal kural diye dayatamazsın. buna saygı değil, çoğunluk faşizmi denir.
    ikincisi, asıl hadsizlik ise beni saygısız ilan edip hemen ardından bu toplumda yeriniz yok, dışlanmanız gerekiyor diyerek kendini adeta toplumun tapu sahibi ve aforoz memuru ilan etmendir. kendini anayasanın, hukukun ve toplumsal sözleşmenin üstünde konumlandırıp, sırf senin kullandığın kutsal hitapları kullanmadım diye beni toplumdan dışlama yetkisini kendinde bulman asıl bağnazlık ve empati yoksunluğudur. hem beni açıkça ötekileştirip dışlıyor, hem de bunu beni dışlıyorsunuz ezikliğine sığınıyorsunuz diyerek manipüle etmeye çalışıyorsun. bu çok ucuz bir davranış.
    ben kimseye küfretmedim, hakaret etmedim. sadece inanmadığım bir figürü senin kutsal sıfatlarınla anmak zorunda olmadığımı belirttim. senin saygı tanımın, herkesin senin gibi düşünmesi ve senin dil kodlarınla konuşması üzerine kuruluysa, orada saygıdan değil ancak biat beklentisinden bahsedilebilir.
    ben bu toplumun, bu toprakların en az senin kadar bir parçasıyım. burada yaşamak, düşünmek ve yazmak için senin gibi mahalle bekçilerinden vize veya saygı onayı almak zorunda değilim. seninle aynı fikirde olmamak ve senin kutsalına senin kelimelerinle tapınmamak beni saygısız yapmaz, sadece özgür bir birey yapar. bunu sindiremediğin sürece o çok övündüğün saygın ve ahlaklı insan masken, altındaki o ilkel dışlama arzusunu gizlemeye yetmeyecektir.
    yolun açık olsun.
  • 14-07-2026, 23:16:43
    #67
    yunuslp adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    sevgili insan,
    yazdığın uzun metin maalesef baştan aşağı mantık hataları ve kaba bir üstten bakma çabası barındırıyor. bunu tane tane açalım ki kendini konumlandırdığın o hayali yargıç kürsüsünden biraz inebil.
    birincisi, nejla teyze örneğiyle tarihsel bir figürü kıyaslamak akıl almaz bir kategori hatası ve ucuz bir demagojidir. günlük hayatta apartmanımızdaki yetmiş yaşındaki komşumuza nejla dememek bir nezaket kuralıdır çünkü o aramızda doğrudan sosyal ilişki olan özel bir şahıstır. ancak muhammed, isa, musa veya sokrates gibi figürler kamusal ve tarihsel kişiliklerdir. bin dört yüz yıl önce yaşamış, dünya tarihini değiştirmiş bir lidere, inancı olmayan bir insanın sadece ismiyle yani muhammed olarak hitap etmesi saygısızlık değil, objektif ve seküler bir dil tercihidir. kendi inancının saygı kodlarını, o inanca sahip olmayan birine toplumsal kural diye dayatamazsın. buna saygı değil, çoğunluk faşizmi denir.
    ikincisi, asıl hadsizlik ise beni saygısız ilan edip hemen ardından bu toplumda yeriniz yok, dışlanmanız gerekiyor diyerek kendini adeta toplumun tapu sahibi ve aforoz memuru ilan etmendir. kendini anayasanın, hukukun ve toplumsal sözleşmenin üstünde konumlandırıp, sırf senin kullandığın kutsal hitapları kullanmadım diye beni toplumdan dışlama yetkisini kendinde bulman asıl bağnazlık ve empati yoksunluğudur. hem beni açıkça ötekileştirip dışlıyor, hem de bunu beni dışlıyorsunuz ezikliğine sığınıyorsunuz diyerek manipüle etmeye çalışıyorsun. bu çok ucuz bir davranış.
    ben kimseye küfretmedim, hakaret etmedim. sadece inanmadığım bir figürü senin kutsal sıfatlarınla anmak zorunda olmadığımı belirttim. senin saygı tanımın, herkesin senin gibi düşünmesi ve senin dil kodlarınla konuşması üzerine kuruluysa, orada saygıdan değil ancak biat beklentisinden bahsedilebilir.
    ben bu toplumun, bu toprakların en az senin kadar bir parçasıyım. burada yaşamak, düşünmek ve yazmak için senin gibi mahalle bekçilerinden vize veya saygı onayı almak zorunda değilim. seninle aynı fikirde olmamak ve senin kutsalına senin kelimelerinle tapınmamak beni saygısız yapmaz, sadece özgür bir birey yapar. bunu sindiremediğin sürece o çok övündüğün saygın ve ahlaklı insan masken, altındaki o ilkel dışlama arzusunu gizlemeye yetmeyecektir.
    yolun açık olsun.
    Aynı şeye devam etmişsin tüm yazı boyunca.
    İnanıp inanmaman zerre umrumda değil.

    Eğer ateistliğinde veya şamanlığında veya ortodoksluğunda üst bir noktaya koyduğun bir insan olduğunu düşünelim.
    Ben onunla ilgili asla sana hoşuna gitmeyecek ve üzecek bir kelime kullanmam, kullanamam.
    Çünkü sen ona değer veriyorsun. Ben sana saygı duyduğum için senin hassasiyetlerine daha çok saygı duyuyorum.

    İnsanın insana empatisi ve saygısını anlatıyorum 10 mesajdır, hala ben ateistim, senin gibi düşünmek zorunda değilim diyorsun.

    Son mesajım bu, iyi forumlar.
  • 14-07-2026, 23:21:01
    #68
    _taka adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aynı şeye devam etmişsin tüm yazı boyunca.
    İnanıp inanmaman zerre umrumda değil.

    Eğer ateistliğinde veya şamanlığında veya ortodoksluğunda üst bir noktaya koyduğun bir insan olduğunu düşünelim.
    Ben onunla ilgili asla sana hoşuna gitmeyecek ve üzecek bir kelime kullanmam, kullanamam.
    Çünkü sen ona değer veriyorsun. Ben sana saygı duyduğum için senin hassasiyetlerine daha çok saygı duyuyorum.

    İnsanın insana empatisi ve saygısını anlatıyorum 10 mesajdır, hala ben ateistim, senin gibi düşünmek zorunda değilim diyorsun.

    Son mesajım bu, iyi forumlar.
    özür dilerim seni kaale alıp laf anlatmaya çalıştığım için. hayırlı forumlar
  • 14-07-2026, 23:31:17
    #69
    Selam olsun,

    @yunuslp; ve @_taka; hoşgörünüze sığınarak bir şey yazmak istedim.
    Kendi açtığım konulara pek yazmıyorum ama ikinizde çok kıymetli şeyler yazıyorsunuz yani aranızda sadece hoşgörü eksik yani dışarıdan bakınca gördüğüm o.

    Aslında ikinizde hoşgörüden bahsediyorsunuz, ötekileştirmemek lazım diyorsunuz sadece frekans uymadı, haliyle frekans uymayınca doğru bile olsa insan kabul etmeyebilir.
    Bence ne taka bir yobaz ne siz bir İslam düşmanısınız ama birbirinize olmadığınız şeyleri ima ediyorsunuz.
    Malum insan sinir olduğunda ya da kendine bir saldırı hissettiğinde biraz daha agresif olabilir.
    İkinizde yazmışsınız yani sinir uçlarına af buyurun da anlayabilecek kapasitem vardır şimdi birbirimize kandırmayalım

    Bu soruların ya da konuların mutlak doğrusu olmadığı için çok şey etmeseniz daha hoş olur.