sevgili insan,
yazdığın uzun metin maalesef baştan aşağı mantık hataları ve kaba bir üstten bakma çabası barındırıyor. bunu tane tane açalım ki kendini konumlandırdığın o hayali yargıç kürsüsünden biraz inebil.
birincisi, nejla teyze örneğiyle tarihsel bir figürü kıyaslamak akıl almaz bir kategori hatası ve ucuz bir demagojidir. günlük hayatta apartmanımızdaki yetmiş yaşındaki komşumuza nejla dememek bir nezaket kuralıdır çünkü o aramızda doğrudan sosyal ilişki olan özel bir şahıstır. ancak muhammed, isa, musa veya sokrates gibi figürler kamusal ve tarihsel kişiliklerdir. bin dört yüz yıl önce yaşamış, dünya tarihini değiştirmiş bir lidere, inancı olmayan bir insanın sadece ismiyle yani muhammed olarak hitap etmesi saygısızlık değil, objektif ve seküler bir dil tercihidir. kendi inancının saygı kodlarını, o inanca sahip olmayan birine toplumsal kural diye dayatamazsın. buna saygı değil, çoğunluk faşizmi denir.
ikincisi, asıl hadsizlik ise beni saygısız ilan edip hemen ardından bu toplumda yeriniz yok, dışlanmanız gerekiyor diyerek kendini adeta toplumun tapu sahibi ve aforoz memuru ilan etmendir. kendini anayasanın, hukukun ve toplumsal sözleşmenin üstünde konumlandırıp, sırf senin kullandığın kutsal hitapları kullanmadım diye beni toplumdan dışlama yetkisini kendinde bulman asıl bağnazlık ve empati yoksunluğudur. hem beni açıkça ötekileştirip dışlıyor, hem de bunu beni dışlıyorsunuz ezikliğine sığınıyorsunuz diyerek manipüle etmeye çalışıyorsun. bu çok ucuz bir davranış.
ben kimseye küfretmedim, hakaret etmedim. sadece inanmadığım bir figürü senin kutsal sıfatlarınla anmak zorunda olmadığımı belirttim. senin saygı tanımın, herkesin senin gibi düşünmesi ve senin dil kodlarınla konuşması üzerine kuruluysa, orada saygıdan değil ancak biat beklentisinden bahsedilebilir.
ben bu toplumun, bu toprakların en az senin kadar bir parçasıyım. burada yaşamak, düşünmek ve yazmak için senin gibi mahalle bekçilerinden vize veya saygı onayı almak zorunda değilim. seninle aynı fikirde olmamak ve senin kutsalına senin kelimelerinle tapınmamak beni saygısız yapmaz, sadece özgür bir birey yapar. bunu sindiremediğin sürece o çok övündüğün saygın ve ahlaklı insan masken, altındaki o ilkel dışlama arzusunu gizlemeye yetmeyecektir.
yolun açık olsun.
Aynı şeye devam etmişsin tüm yazı boyunca.
İnanıp inanmaman zerre umrumda değil.
Eğer ateistliğinde veya şamanlığında veya ortodoksluğunda üst bir noktaya koyduğun bir insan olduğunu düşünelim.
Ben onunla ilgili asla sana hoşuna gitmeyecek ve üzecek bir kelime kullanmam, kullanamam.
Çünkü sen ona değer veriyorsun. Ben sana saygı duyduğum için senin hassasiyetlerine daha çok saygı duyuyorum.
İnsanın insana empatisi ve saygısını anlatıyorum 10 mesajdır, hala ben ateistim, senin gibi düşünmek zorunda değilim diyorsun.
Son mesajım bu, iyi forumlar.