• 25-02-2026, 14:26:30
    #1
    Selamlar arkadaşlar.

    Bir süredir kiralık oturduğum evde 3 aydır bitmek bilmeyen bir tadilat var.
    Tadilatı firma kendisi yaptırıyor ancak sorunun nereden kaynaklandığını bulamadıkları için 3 aydır kırmadık dökmedik yer bırakmadılar.
    Her geldiklerinde ise işi gücü bırakıp bu arkadaşların başında bekliyorum.

    3 aydır bu böyle (su kaçağı var - evet bir kacak ölcüm cihazı getirip tespit etmek yerine olasılıkla buradadır şuradadır diye kırıp döküyorlar)

    neyse konu şu.
    Ev oturulacak gibi değil haliyle artık bugün köprüleri attım.

    Sorum şu: Ev oturulacak halde değil başka yerde kalıyorum. Emlak şirketi üzerinden sözleşme var yani mülk sahibi emlak şirketi görünüyor... (Bunlar siteyi komple yabancı uyruklu birinden kiralamak için kiralamıs)

    Normalde bu firmanın bana bir başka daire göstermesi gerekmiyor mu? (Boşta daire yok diyorlar)
    Çöp olan eşyalarım var attıklarım ve yerine yenisini aldıklarım.
    Kafam cok dolu toparlayamadım konuyu ama.

    Olay 3 aydır tadilat var haftanın 2 günü işten izin alıp bunların başını bekliyorum. Çözüm yok artık kitledim kapıyı kimseyi de sokmadım ev harabe şu an.

    Avukat bir arkadaşla görüştüm. Noterden ihtar çek dedi bu sürec boyunca ödediğin kira ve aidatı geri alır evde oturmaya devam edersin dedi.
    Ev oturulmayacak durumda olduğu için başka hukuki olarak ne yapılır?
    Süreç nasıl işler ve nasıl olmalı?

    Bu konuda bilgisi olan veya avukat olup bunu üstlenecek arkadaş varsa onu da görüşmek isterim.

    Çıkıp başka yerede taşınabilirim ama mağduriyetimi tazmin etmeden (cünkü zerre ilgilenmiyorlar) de çıkmak istemiyorum.
  • 25-02-2026, 14:38:47
    #2
    Yaşadığınız durumda TBK m.301, 304, 305 ve 306 hükümleri uyarınca kiraya veren (sözleşmede emlak firması görünse dahi hukuken kiraya veren sıfatını taşıyan taraf) kiralananı ayıpsız, kullanıma elverişli ve bu hâlde muhafaza etme borcu altındadır; evin 3 aydır süren, sonuçsuz tadilat nedeniyle fiilen oturulamaz hâle gelmesi “önemli ayıp” niteliğindedir ve bu durumda sizin kira bedelinde indirim, ödenen kira ve aidatların iadesi, ayıbın giderilmesi için süre verip sonuç alınamazsa sözleşmenin haklı nedenle feshi, ayrıca maddi zararlarınızın (kullanılamayan/atılan eşyalar, alternatif konaklama giderleri, izin alınan günler nedeniyle doğan kayıplar) tazmini talep etme hakkınız vardır; kiraya verenin “boş daire yok” savunması sizi bağlamaz, zira başka daire tahsisi zorunlu değilse de kiralananı kullanıma elverişli hâle getiremiyorsa bedel iadesi ve tazminat sorumluluğu doğar. Usulen yapılması gereken; derhal noter ihtarnamesi ile ayıbın varlığını, evin oturulamaz hâlde olduğunu, bugüne kadar ödenen kira/aidatların iadesini, eşyalarınıza gelen zararın tazminini ve (tercihinize göre) fesih veya indirim talebinizi açıkça bildirmek; mümkünse fotoğraf–video, tutanak, komşu beyanı ve keşif ile durumu belgelemek; ödeme yapılmazsa Sulh Hukuk Mahkemesi’nde alacak ve tazminat davası açmaktır. Bu süreçte evi kilitleyip kimseyi almamanız ayıbın devam ettiğini ve güvenlik/sağlık riskini gerekçelendirdiğiniz sürece aleyhinize yorumlanmaz ancak ihtar çekilmeden taşınmak hak kaybı doğurabileceğinden önce ihtar ve belge ardından kira iadesi/tazminat talebiyle dava yoluna gidilmesi en sağlıklı yol
  • 25-02-2026, 14:56:09
    #3
    Merhaba, öncelikle geçmiş olsun. Profesyonel olarak destek sağlayabiliriz. Bana PM yolula ulaşabilirsiniz.
  • 25-02-2026, 18:11:56
    #4
    fatihozdemir1 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yaşadığınız durumda TBK m.301, 304, 305 ve 306 hükümleri uyarınca kiraya veren (sözleşmede emlak firması görünse dahi hukuken kiraya veren sıfatını taşıyan taraf) kiralananı ayıpsız, kullanıma elverişli ve bu hâlde muhafaza etme borcu altındadır; evin 3 aydır süren, sonuçsuz tadilat nedeniyle fiilen oturulamaz hâle gelmesi “önemli ayıp” niteliğindedir ve bu durumda sizin kira bedelinde indirim, ödenen kira ve aidatların iadesi, ayıbın giderilmesi için süre verip sonuç alınamazsa sözleşmenin haklı nedenle feshi, ayrıca maddi zararlarınızın (kullanılamayan/atılan eşyalar, alternatif konaklama giderleri, izin alınan günler nedeniyle doğan kayıplar) tazmini talep etme hakkınız vardır; kiraya verenin “boş daire yok” savunması sizi bağlamaz, zira başka daire tahsisi zorunlu değilse de kiralananı kullanıma elverişli hâle getiremiyorsa bedel iadesi ve tazminat sorumluluğu doğar. Usulen yapılması gereken; derhal noter ihtarnamesi ile ayıbın varlığını, evin oturulamaz hâlde olduğunu, bugüne kadar ödenen kira/aidatların iadesini, eşyalarınıza gelen zararın tazminini ve (tercihinize göre) fesih veya indirim talebinizi açıkça bildirmek; mümkünse fotoğraf–video, tutanak, komşu beyanı ve keşif ile durumu belgelemek; ödeme yapılmazsa Sulh Hukuk Mahkemesi’nde alacak ve tazminat davası açmaktır. Bu süreçte evi kilitleyip kimseyi almamanız ayıbın devam ettiğini ve güvenlik/sağlık riskini gerekçelendirdiğiniz sürece aleyhinize yorumlanmaz ancak ihtar çekilmeden taşınmak hak kaybı doğurabileceğinden önce ihtar ve belge ardından kira iadesi/tazminat talebiyle dava yoluna gidilmesi en sağlıklı yol
    Hocam noter ihtarnamesi bu noterde mevcut mudur? Bir avukattan bu yazı için destek almak gerekir mi?

    mutluu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba, öncelikle geçmiş olsun. Profesyonel olarak destek sağlayabiliriz. Bana PM yolula ulaşabilirsiniz.
    Teşekkür ederim. Böyle bir ihtiyaç olursa @fatihozdemir1; veya sizinle iletişime geçerim.
  • 27-02-2026, 19:59:35
    #5
    KING adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam noter ihtarnamesi bu noterde mevcut mudur? Bir avukattan bu yazı için destek almak gerekir mi?


    Teşekkür ederim. Böyle bir ihtiyaç olursa @fatihozdemir1; veya sizinle iletişime geçerim.
    noterlerde hazır / standart bir ihtarname metni yoktur noter sadece sizin hazırladığınız metni resmî şekilde karşı tarafa tebliğ eder. Bu nedenle hukuken doğru ve eksiksiz bir metin çok önemlidir. Avukattan destek almak zorunlu değil, ancak bu dosyada kesinlikle önerilir çünkü ihtarnamede hangi TBK maddelerine dayanıldığı, ayıbın önemli ayıp olarak nitelendirilmesi, kira–aidat iadesi, tazminat kalemleri, süre verilmesi/verilmemesi ve fesih ihtimali doğru kurulmazsa ileride açılacak davada hak kaybı doğabilir.