Yaşadığınız durumda TBK m.301, 304, 305 ve 306 hükümleri uyarınca kiraya veren (sözleşmede emlak firması görünse dahi hukuken kiraya veren sıfatını taşıyan taraf) kiralananı ayıpsız, kullanıma elverişli ve bu hâlde muhafaza etme borcu altındadır; evin 3 aydır süren, sonuçsuz tadilat nedeniyle fiilen oturulamaz hâle gelmesi önemli ayıp niteliğindedir ve bu durumda sizin kira bedelinde indirim, ödenen kira ve aidatların iadesi, ayıbın giderilmesi için süre verip sonuç alınamazsa sözleşmenin haklı nedenle feshi, ayrıca maddi zararlarınızın (kullanılamayan/atılan eşyalar, alternatif konaklama giderleri, izin alınan günler nedeniyle doğan kayıplar) tazmini talep etme hakkınız vardır; kiraya verenin boş daire yok savunması sizi bağlamaz, zira başka daire tahsisi zorunlu değilse de kiralananı kullanıma elverişli hâle getiremiyorsa bedel iadesi ve tazminat sorumluluğu doğar. Usulen yapılması gereken; derhal noter ihtarnamesi ile ayıbın varlığını, evin oturulamaz hâlde olduğunu, bugüne kadar ödenen kira/aidatların iadesini, eşyalarınıza gelen zararın tazminini ve (tercihinize göre) fesih veya indirim talebinizi açıkça bildirmek; mümkünse fotoğrafvideo, tutanak, komşu beyanı ve keşif ile durumu belgelemek; ödeme yapılmazsa Sulh Hukuk Mahkemesinde alacak ve tazminat davası açmaktır. Bu süreçte evi kilitleyip kimseyi almamanız ayıbın devam ettiğini ve güvenlik/sağlık riskini gerekçelendirdiğiniz sürece aleyhinize yorumlanmaz ancak ihtar çekilmeden taşınmak hak kaybı doğurabileceğinden önce ihtar ve belge ardından kira iadesi/tazminat talebiyle dava yoluna gidilmesi en sağlıklı yol