• 31-01-2026, 22:05:13
    #10
    GOLDTR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yaptıklarımızdan sorumlu olmayacaksak, var olmanın anlamı ne?

    Sorumlu olmasak iyilik neye göre iyilik, kötülük neye göre kötülük sayılacaktı?

    Ahlakı temellendirmek için sorumlu olmamız gerekli.
    ---
    Kur-an da allah kendi düşüncesini yazmadığı için sizin sorunuza denk gelen yaradılış sebebini bilemeyiz. Ama neden sorumlu olmamız gerekli mantık olarak düşünebiliriz.
    Cevabınız için öncelikle teşekkür ederim.
    Yaptıklarımızdan sorumlu olmayacaksak,var olmanın anlamı nedir? demişsiniz bir kaç satırla cevap vermek isterim.
    Dinsiz insanlar görüyoruz adamlar "Ben eğlenmek için geldim,eğlenirim,yaşarım,zevkini çıkartırım yarın bir gün yok olurum" derler.
    Dini bir insan olarak cevap verelim "Ben buraya keşfetmeye,yeni şeyler öğrenmeye geldim." diyebiliriz.

    Sorumlu olmasak iyilikl neye göre iyilik,kötülük neye göre kötülük sayılacaktı demişsiniz buna ise de şöyle cevap vereyim.
    Genele hitap eden şeyler iyi sanılır,genele kötü gözüken/zarar veren şeyler ise kötü sayılacaktı.
    Yani burada şunun gibi örnek verelim bir grup var bu grubun içerisinde sigara içenler,içmeyenler,içenleri sevmeyenler olsun.
    Sigaranın dumanının insanların ciğerlerine zarar veriyor mu?
    Veriyorsa kötüdür.
    Bu mantıkla da ilerlenebilridi.
  • 31-01-2026, 22:13:58
    #11
    Soru aslında biraz yanlış bir varsayımla başlıyor. Allah neden bizi sorgulama ihtiyacı duyuyor?

    İslam felsefesinde sorgulama, Allah'ın bilmediği bir şeyi öğrenmesi için değil. Allah, zaten her şeyi bilir. Sorgulamanın aslı, insanın kendi yaptıklarıyla yüzleşmesi içindir.

    Mahşer dediğimiz alan Allah'ın bilgi edinme alanı değil insanların kendileriyle yüzleştiği ve adaleti bizzat gördükleri alanıdır.

    Biraz daha basit bir şekilde anlatmak gerekirse okul örneği verelim. Öğretmen, öğrencinin sınavdan kaç alacağını biliyor. Buradaki sınavın amacı öğretmen değil öğrencinin kendini test etme ve hak ettim demesi içindir. Sınav olmasaydı eğer öğrenci öğretmenine neden bana bu notu verdin diyebilir ve tam karşılığını alamayacağı cevaplarla sorusu havada kalabilirdi.

    İnsan irade sahibi bir varlıktır. İradenin olduğu yerde sonuç da vardır. Sonuç olmayan yerde de seçimlerin önemli yoktur. Sizin hayır cevabınız aslında yaptıklarımın objektif bir karşılığı olsun istemiyorum demek.

    Sizin pencerenizde bakıldığında zalimle mazlum, iyilikle kötülük aynı yerde durur. Bu da adaletin değil anlamsızlığın olduğu bir evren anlamına gelir.

    İslamiyet'e göre yapılacak olan hesap, insanoğlunu değersizleştirmek için değil aksine ciddiye alındığını göstermek içindir.

    Sorgulanmayan varlığın eşyadan farkı yoktur. Sorgulanan ise özneye sahiptir.

    Kesin var mı sorusu tamamen iman ile alakalıdır. İman, matematiksel kesinlik değil bir bilinçli tercihtir. Kesin emin olduğunuz bir şeye inanmak da iman olmazdı ve haliyle imtihan da olmazdı.

    Konuyu toparlayacak olursak, Allah sorguladığı için değil de insanı irade sahibi olarak yarattığı için hesap vardır. Hesap ise Allah'ın ihtiyacı olan bir şey değil, adaletin tamamlanmasıdır.
  • 31-01-2026, 22:14:13
    #12
    soylenmezsmt adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Cevabınız için öncelikle teşekkür ederim.
    Yaptıklarımızdan sorumlu olmayacaksak,var olmanın anlamı nedir? demişsiniz bir kaç satırla cevap vermek isterim.
    Dinsiz insanlar görüyoruz adamlar "Ben eğlenmek için geldim,eğlenirim,yaşarım,zevkini çıkartırım yarın bir gün yok olurum" derler.
    Dini bir insan olarak cevap verelim "Ben buraya keşfetmeye,yeni şeyler öğrenmeye geldim." diyebiliriz.

    Sorumlu olmasak iyilikl neye göre iyilik,kötülük neye göre kötülük sayılacaktı demişsiniz buna ise de şöyle cevap vereyim.
    Genele hitap eden şeyler iyi sanılır,genele kötü gözüken/zarar veren şeyler ise kötü sayılacaktı.
    Yani burada şunun gibi örnek verelim bir grup var bu grubun içerisinde sigara içenler,içmeyenler,içenleri sevmeyenler olsun.
    Sigaranın dumanının insanların ciğerlerine zarar veriyor mu?
    Veriyorsa kötüdür.
    Bu mantıkla da ilerlenebilridi.
    İyilik ve kötülük konusunda maalesef verdiğiniz örnek sorumluluk ortadan kalktığında anlamını yitiriyor. Neden?

    Bir davranışın iyi ya da kötü sayılabilmesi için, o davranışın bir karşılığı olması gerekir. Sorumluluk yoksa yapılan şey sadece bir hareket olur ahlaki bir değer taşımaz.

    Ölçü ortadan kalkar, Ahlak keyfi hale gelir, adalet zorlaşır, var oluş boşluğa düşer, tercihlerin anlamı olamaz, çabanın değeri kalmaz, doğruyu seçmenin bir karşılığı kalmaz

    Sorumluyuz, sorgulanacağız. Dünyadada böyle allah katındada böyle
  • 31-01-2026, 22:18:36
    #13
    Lennox adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Soru aslında biraz yanlış bir varsayımla başlıyor. Allah neden bizi sorgulama ihtiyacı duyuyor?

    İslam felsefesinde sorgulama, Allah'ın bilmediği bir şeyi öğrenmesi için değil. Allah, zaten her şeyi bilir. Sorgulamanın aslı, insanın kendi yaptıklarıyla yüzleşmesi içindir.

    Mahşer dediğimiz alan Allah'ın bilgi edinme alanı değil insanların kendileriyle yüzleştiği ve adaleti bizzat gördükleri alanıdır.

    Biraz daha basit bir şekilde anlatmak gerekirse okul örneği verelim. Öğretmen, öğrencinin sınavdan kaç alacağını biliyor. Buradaki sınavın amacı öğretmen değil öğrencinin kendini test etme ve hak ettim demesi içindir. Sınav olmasaydı eğer öğrenci öğretmenine neden bana bu notu verdin diyebilir ve tam karşılığını alamayacağı cevaplarla sorusu havada kalabilirdi.

    İnsan irade sahibi bir varlıktır. İradenin olduğu yerde sonuç da vardır. Sonuç olmayan yerde de seçimlerin önemli yoktur. Sizin hayır cevabınız aslında yaptıklarımın objektif bir karşılığı olsun istemiyorum demek.

    Sizin pencerenizde bakıldığında zalimle mazlum, iyilikle kötülük aynı yerde durur. Bu da adaletin değil anlamsızlığın olduğu bir evren anlamına gelir.

    İslamiyet'e göre yapılacak olan hesap, insanoğlunu değersizleştirmek için değil aksine ciddiye alındığını göstermek içindir.

    Sorgulanmayan varlığın eşyadan farkı yoktur. Sorgulanan ise özneye sahiptir.

    Kesin var mı sorusu tamamen iman ile alakalıdır. İman, matematiksel kesinlik değil bir bilinçli tercihtir. Kesin emin olduğunuz bir şeye inanmak da iman olmazdı ve haliyle imtihan da olmazdı.

    Konuyu toparlayacak olursak, Allah sorguladığı için değil de insanı irade sahibi olarak yarattığı için hesap vardır. Hesap ise Allah'ın ihtiyacı olan bir şey değil, adaletin tamamlanmasıdır.
    GOLDTR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İyilik ve kötülük konusunda maalesef verdiğiniz örnek sorumluluk ortadan kalktığında anlamını yitiriyor. Neden?

    Bir davranışın iyi ya da kötü sayılabilmesi için, o davranışın bir karşılığı olması gerekir. Sorumluluk yoksa yapılan şey sadece bir hareket olur ahlaki bir değer taşımaz.

    Ölçü ortadan kalkar, Ahlak keyfi hale gelir, adalet zorlaşır, var oluş boşluğa düşer, tercihlerin anlamı olamaz, çabanın değeri kalmaz, doğruyu seçmenin bir karşılığı kalmaz

    Sorumluyuz, sorgulanacağız. Dünyadada böyle allah katındada böyle
    Sorularıma,Yapay Zeka kullanmadan bilgilerinizi kullanarak sorumu cevaplamaya çalışıp aklımdaki soruları yok ettiğiniz için teşekkür ederim.
    Esen Kalın.
  • 01-02-2026, 07:59:14
    #14
    Ben burada bu gibi konularda özgür irademizle cevap verebileceğimiz kanısında değilim. bu konu okadar hassastır ki, nasıl bir yorum yaparsan yap mutlaka bir çelişkiye maruz kalırsın. ve mutlaka birileri tarafından linç yersin. Böyle platformlarda açılacak tartışılacak bir konu olarak görmüyorum.
  • 01-02-2026, 08:36:54
    #15
    Metaren adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben burada bu gibi konularda özgür irademizle cevap verebileceğimiz kanısında değilim. bu konu okadar hassastır ki, nasıl bir yorum yaparsan yap mutlaka bir çelişkiye maruz kalırsın. ve mutlaka birileri tarafından linç yersin. Böyle platformlarda açılacak tartışılacak bir konu olarak görmüyorum.
    Ayrılık inançlıyla inançsız arasında çıkar, inancınız varsa soracağınız hiç bir soru, vereceğiniz hiç bir cevap muhattabını rahatsız etmez.

    Diğer türlü zaten amaç bellidir.
  • 01-02-2026, 08:42:05
    #16
    GOLDTR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ayrılık inançlıyla inançsız arasında çıkar, inancınız varsa soracağınız hiç bir soru, vereceğiniz hiç bir cevap muhattabını rahatsız etmez.

    Diğer türlü zaten amaç bellidir.
    konu inanıp inanmamak meselesi değildir, neye nasıl inandığınla alakalıdır. Dünyada kime sorarsan sor, kendi inandığının doğru olduğuna, diğer inanışların yanlış olduğuna inanır.
    Zaten inandığın inanış (neye inanırsan inan), bu tür sorgulamalara da izin vermez. Çünkü dini inanış, felsefesi gereği, sorgusuz sualsiz inanmaktır. aksi hali şüphe uyandırır, ve her inanışa göre sorgulamak dinden çıkmak yada müsaitlik olarak algılanır....
  • 01-02-2026, 08:48:54
    #17
    Metaren adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    konu inanıp inanmamak meselesi değildir, neye nasıl inandığınla alakalıdır. Dünyada kime sorarsan sor, kendi inandığının doğru olduğuna, diğer inanışların yanlış olduğuna inanır.
    Zaten inandığın inanış (neye inanırsan inan), bu tür sorgulamalara da izin vermez. Çünkü dini inanış, felsefesi gereği, sorgusuz sualsiz inanmaktır. aksi hali şüphe uyandırır, ve her inanışa göre sorgulamak dinden çıkmak yada müsaitlik olarak algılanır....
    Allaha inancı olan birinin sorduğu soruyla inancı olmayan birinin sorduğu sorudaki ölçü aynı değildir. Bu yüzden tamda konu inanıp inanmamak meselesidir.
  • 01-02-2026, 08:56:31
    #18
    Ozaman bende şöyle sorayım, Tabikide inanan biri olarak.
    Allah bizi sınarken aslında kendini de sınamış olmuyor mu? "Nasıl yaratmışım acaba emirlerime uyacaklar mı, bana inanacaklarmı" diye.
    Ayrıca acı çekmeyi aç kalmayı bilmeyen bir Yaratıcı, kendinde olmayan bir özellikler ile yarattığı yaratıkları bu duygularla sınava çekmeside çok enteresan değil mi?