• 23-10-2025, 21:23:11
    #28
    GOOGLE YORUM & YT REKLAM
    Konu takip
  • 23-10-2025, 21:44:51
    #29
    Selamlar,


    Yaklaşık 8-9 yıldır Polonya’da yazılım alanında çalışan biri olarak kendi deneyimlerimi paylaşmak istedim. Yazdıklarım Gürcistan’la doğrudan ilgili değil, ama genel olarak yurtdışında yaşamayı düşünen arkadaşlara fikir verebilir.


    Avrupa hâlâ Türk insanı için oldukça çekici bir yer. Bunu da gayet normal buluyorum çünkü hepimiz daha düzenli, huzurlu ve güvende bir yaşam arayışı içindeyiz. Avrupa’da sistem belli, haklar net, iş disiplini oturmuş. Bu anlamda gerçekten birçok avantajı var. Ama her şey dışarıdan göründüğü kadar kolay değil; buradaki düzenin içinde yer almak, dışarıdan bakınca sanıldığı kadar basit olmuyor.


    Burada hayat Türkiye’ye göre daha öngörülebilir ama aynı zamanda daha rekabetçi. “Yurtdışına gitmek” tek başına hiçbir şeyi çözmüyor. Burada tutunmak istiyorsanız, elinizde bir meslek, bir beceri olmalı. Mesela Polonya’da iyi bir oto tamircisi, zaman zaman bir kıdemli yazılımcı kadar, hatta bazı durumlarda ondan daha fazla kazanabiliyor. Aynı şekilde berberler, tesisatçılar, kaynakçılar da oldukça iyi gelir elde ediyorlar. Yani burada asıl fark, ne iş yaptığınızdan çok, o işi ne kadar iyi yaptığınızda yatıyor.


    Yurtdışına çıkmadan önce yapılacak en önemli şey, gideceğiniz ülkenin iş piyasasını iyi araştırmak. O ülkede sizin alanınızda açık pozisyon var mı? Bulduğunuz işin maaşı geçiminizi sağlayacak mı? Bunları önceden bilmeden adım atmak, büyük hayal kırıklıklarına yol açabiliyor. Sosyal medyada bazen görüyorum; insanlar gitmeden önce ülkedeki iş imkanlarına değil, araba fiyatlarına veya market reyonlarına bakıyor. Ama işin gerçeği şu: eğer bir planınız yoksa, o “huzurlu Avrupa hayatı” bir anda 12 saat yemek dağıtan bir kuryeliğe dönüşebiliyor.


    Bir de dil meselesi var tabii. Avrupa’da hayat gerçekten düzenli ve güvenli, ama o düzenin içinde yer alabilmek için iletişim kurabilmek gerekiyor. Dil bilmeyen ya da sosyal çevre kuramayan biri için süreç oldukça zorlayıcı olabiliyor. Ama sabırlı, disiplinli ve planlı hareket eden biriyseniz, burada güzel bir hayat kurmak mümkün.


    Refah konusuna gelince, Avrupa’daki yaşam kalitesi gerçekten hissedilir derecede yüksek. Sağlık sistemi, izin hakları, iş güvenliği gibi konular insana huzur veriyor. Türkiye’deki alım gücüyle kıyaslandığında, burada kazandığınız parayla daha dengeli bir yaşam kurabiliyorsunuz. Tabii bunun karşılığında aileden, dostlardan ve alıştığınız kültürden uzak kalmak gibi bedeller de var. Her ülkenin artısı da eksisi de var; önemli olan sizin hangisiyle yaşamayı göze alabildiğiniz.


    Kısacası Avrupa ne bir rüya, ne de bir hayal kırıklığı. Gerçekçi olursanız, kendinizi geliştirir ve bir meslekte sağlam bir altyapı kurarsanız, burada istikrarlı bir hayat kurmak gayet mümkün. Mesele, gitmeden önce iyi bir plan yapmak ve neyle karşılaşacağınızı bilmekte.


    Yanlış anlaşılmasın; “gelmeyin” demiyorum, sadece “hazırlıksız gelmeyin, mağdur olmayın” diyorum Bol şans, rastgele...
  • 23-10-2025, 23:55:17
    #30
    erollegend adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Selamlar Arkadaşlar Gürcistana Taşınmak Orda Bi Süre Kalıp Oturum Alıp Avrupa Ülkelerine Gitmek Mantıklı Mı Deneyimi Olan Varsa Konu Hakkında Bilgi Verebilir Mi?
    gürcüde Türklere dikkat et maalesef çok dolandırıyorlar. Maaş standartları düşük diye biliyorum. Ben tır şirketi açmıştım bana bile oturum vermedi eskiden kolaymış şimdi iyi bir yatırım yapmanı istiyorlar
  • 24-10-2025, 10:53:10
    #31
    Ben 2012 yılında vatandaş oldum, soy bağı yoluyla o zaman resmen bir kampanya vardı ben de faydalandım.
    Babam,dayım dalga geçti, orada çok akrabamız var, biz Türkiye'de kalanlarız Ardahan'ın 1921 'de Türkiye ye katılması ile Türk oluyoruz. Kalan akrabalar Gürcistan Rusya ve Azerbaycan'da yaşıyorlar.
    Özellikle Gürcistan'da yaşayanlar 2005 sonrası Türkiye'ye gelip alış veriş yapıyordu, çok komik şeyler alırlardı naylon branda, boya fırçası, somun, pul, vida, çivi, hatta leğen ve çamaşır sepeti vs.
    Babamların benimle dalga geçme sebebi buydu, "onlar orada kendilerine bakamıyor açlıktan ülke ölmek üzere vatandaş olup ne yapacaksın oldun ne eline ne geçti" diye devam ettiler.
    2018 sonu (sanırım Ekim gibi olması lazım) Avrupa'da vize serbesti aldık, ben yarın 20 euro dan uçak bileti ayarlayıp Fransa ya gidip Paris te kahve içip Eyfel'i görüp akşama geri geliyorum.
    Böyle arkamdan baka kaldılar Dedelerime düşen bir kısım arsa ve eski evler vardı, orada olan akrabalarımız bunlar dayımızın hakkıydı deyip onları da bana verdiler. Rustavi ve Tiflis de mülk ve arsa sahibi de oldum.

    Şimdi bu kadar bilgi yeterlidir diye düşünüyorum, her şeyden önce anlamanız gereken benim köklerimin orada olduğu, orada çok ciddi bir Gürcü akraba çevrem olduğu ve bu akrabalarımın bir kısmının da devlette üst düzeyde çalıştıklarını ayrıca söylemek istiyorum. Kısa bir örnekle akrabalarım içinde Türkçe'ye çevirmek gerekirse emniyet müdürleri, kaymakamlar, bürokratlar, general düzeyinde askerler var.

    Bilgileri aldıysan soruna gelebiliriz:

    Dayımın dedesi, babaannesi, anneannesi, annesi ve babası komple Gürcistan doğumlu. Öyle Ardahan Kars falan da değil, direkt olarak Gürcistan Konfederasyonu doğumlu, kuzenleri orada ve orada doğmuş büyümüş hatta devlette yüksek yerlerde çalışan insanlar. Dayım 2020 yılından beri oradan vatandaşlık kovalıyor, 2 ev aldı, dandikte olsa bir iş kurdu, iyi kötü ticaret yapıyor. Fakat Türkiye'de ikameti olduğundan ve sürekli orada olmadığından bu hakka asla erişemeyecek, bununla birlikte Gürcistan artık vatandaşlık vermiyor. Ben Saakaşvili zamanı aldım, sanırım 2000 aileye verdiler (soy bağı şarkı ile), ayrıca çifte vatandaşlık mümkün değil, eğer başka ülke vatandaşı olursanız Türkiye sizi vatandaşlıktan atıyor (eskiden pembe karttı, şimdi ki adı mavi kart oldu), çifte vatandaşlık iki devletin anlaşarak verdiği bir şey ben bundan faydalanmıştım. Yani sandığınız gibi vatandaşlık öyle kolay değil, bununla birlikte ben 2007 yılında gitmeye başlamıştım ilk, o dönemden bu döneme kendi vatandaşlarımız yani biz Türkler orayı mahvettik. Kumar, uyuşturucu, kadın ticareti, fuhuş, genel yolsuzluk ve rüşvet, sürekli bir illegalite içinde olma çabası, Türkiye de aranma yakalanma çıkınca Gürcistan'a kaçma (sınırdan kapıdan geçmeden Gürcistan'a girmek yani kaçak olarak girmek çok çok çok kolay, sınır dediğimiz şeyin 200-300 metre tel örgüsü var sonra tel bitiyor, adım atıp giriyorsunuz.) Eskiden hatırlıyorum bir tane trafik lambası yokken bugün trafik lambası ve polisten geçilmiyor, kurallar konusunda hassaslar, ülkenin dejenere olmasını ve kültürel deformasyona uğramasını istemiyorlar. Mesela benim oy kullanmam için vatandaş olmama rağmen 5 yıl kesintisi orada yaşama şartım var, araç vs ucuz deniliyor eskiden çok daha ucuzdu çünkü avrupa ve uzakdoğunun araba çöplüğüydü, yavaştan bunu da hallediyorlar. Olurda giderseniz Türklerden kesinlikle uzak durun, iyisi de var kötüsü de var demeyeceğim. 100 tanenin 3 tanesi ancak iyi çıkar, bu yüzden siz komple kötüsü var gibi düşünün. Özellikle Karadenizli olup orada olanlara hiç ama hiç güvenmeyin onlar oraya koparmaya gelmiş insanlar. Bundan 15 sene önce sahte belgeler ve hile hurda ile Gürcü plakalı arabaları türklere satıyorlardı, şimdi orada otel falan işletiyorlar, restoran, bar tarzı yerler açtılar yine koparıyorlar.

    Eğer orada sabit bir işiniz olmayacaksa ve ömrünüzün sonuna kadar bir iş sahibi olamayacaksanız boşa gitmeyin. Gürcistan benim emeklilik planım, kızım 10 yaşında, ben 42, 15 sene sonra artık üniversitesi bitip işine gücüne kavuşunca ben de maddi olarak iyi bir düzeye gelip emekli olmuş olacağım o zaman gidip yerleşeceğim.

    Siz yazdıklarımı iyi okuyun, net şekilde burada okuduğunuz ile hareket edin ve tekrar ediyorum Türklerden uzak durun.