• 30-04-2025, 00:54:52
    #19
    Konu sahibini çok iyi anlamakla birlikte tasavvufi açıdan naçizane tavsiyelerimi ve görüşlerimi yazmak istedim. Bu arada yaşım 30 ailemle birlikte yaşıyorum.
    İnsanın doğduğu ev kaderi. Cüzi irade yok. Doğrudan kader. Anne babanı seçemiyorsun.
    Kitaplarda özellikle bu yüzden üstüne basa basa denir ki "ana babaya asi olmayın." çünkü ana babaya asi olmak; kadere asi olmak, yani yaratıcıya isyankar olmakla doğru orantılı.

    En kötü senaryoyu yazıyorum: Evet insanın anne babası belki gerçekten cahil olabilir, hatta dümdüz kötü olabilir ama diyor ki sen anne babana asi olamazsın. Çünkü bu kaderin, burası dünya ve dünya da imtihan yeri. Diyor ki ayette "sizi birbirinizle imtihan edeceğiz, bakalım sabredebilecek misiniz?" Sonra gene diyor ki ayette, "sabredenleri müjdele!"

    Yani elbette herkesin ana babası ile ilişkisi bir değil. Herkes kendine öz, herkes kendine has. Her anne baba bir değil. Fakat gene de her şeye rağmen asi olmamak gerekiyor. Kızgınlığın ve kırgınlığın etkisi hafiflediğinde affedici olmanın ve onların gönlünü hoş tutmanın verdiği huzuru yaşarsınız.
    Unutmamak gerekir ki ölüm var ve sizden önce Âlemi bekaya göç ederlerse de bu gibi anlarda sabırlı davrandığınız için huzurlu olursunuz.

    Uzun oldu farkındayım. Geleyim son sözüme. Eğer sabredilemiyorsa bence mümkün olduğunca uzak durulmalı. Doğrusunu yanlışını üslubunca belirtmeli, gönüllerini hoş tutmalı, ellerini öpmeli sarılmalı, sizden razı olmalarını sağlamalı ama uzak durmalı.
    Çünkü ölüm var. Ve pişmanlık tahmin edildiğinden çok daha can yakıcı.
  • 30-04-2025, 01:28:52
    #20
    çocukken anne babanın çocuğuna sınır koyması lazım.

    yetişkin olduğunda ise bu durum tam tersidir. sizin anne babanıza sınır koymanız lazım. bunun için gecikilmişse bu çok zordur.