• 26-12-2024, 12:59:01
    #46
    akilicaslan3 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bugün fabrikadan 5 kişiyi çıkarmışlar. Yarın şirkete avukatlar gelecekmiş. Büyük bir çıkış olacak diyorlar. Şirket kale grubu. Küçülmeye gidiyoruz diyorlar. Kale grubu bu haldeyse vay ülkenin haline İyi bir zam beklerken önce devlet enflasyon altı zam verdi. Şimdi şirket eleman çıkarıyor. Gerçekten memleket içler acısı. Paranıza, işinize sahip çıkın. Kimse kimsenin umurunda değil
    Neresi, çan fabrika mı
  • 26-12-2024, 14:01:36
    #47
    AOK
    Google Haritalar Uzmanı
    işten çıkarmaların asgari ücretle alakası yoktur.

    işler azdır, verimlerinden dolayı çıkarılmıştır. Ama koca kale grubu kıyım yapacak olsa 5 kişiyle sınırlamaz. Tabi işten çıkarlamarın sebebi ekonoik sebeplerde olabilir ama %30 zam oranı işveren için mis gibi bir miktar. Bu sebeple zaten düşük oldu aksi halde işsizlik daha kötü hale gelirdi.
  • 26-12-2024, 14:57:06
    #48
    Devlet asgari ücrete, vergilere, kamu ve emeklilere hiç zam yapmayıp az bir şey vergiden düşse daha faydalı idi.
  • 26-12-2024, 22:25:22
    #49
    escapist adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    bu ne perhiz bu ne lahana turşusu, boşver dostum sen cevap yazmasan da olurmuş
  • 27-12-2024, 02:59:54
    #50
    Artık klişe bir laf olacak ama herkes hakettiği şekilde yönetilir
  • 27-12-2024, 10:16:39
    #51
    Elazığlı168 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yüzde 30 zammı da veremiyorlarsa kapatsınlar zaten o şirketi.
    Mevzu %30 zam ile bağlantılı ama ilgisi yok ki.
    100 kişinin çalıştığı yerde sadece maaşta 1 milyon TL fark ediyor. Bu satın alma ve satışı doğrudan etiklerden, iş gücünü ve alım gücünü düşürüyor. Ürün satarken karlılık yanında rekabete de dikkat etmeli. Alım gücünün düşmesi, firmanın satışlarını da etkileyecek.
    100 işçi ile 100 ürün satarken 100 kar elde ediyorsan; 100 işçi ile 80 satıp, 90 kar ediyorsan mecbur işçide azaltmaya gidecek. Son 10 yıl içinde yavaş yavaş her şirket 3 işçinin işini 1 işçiye yükleyecek kadar azalttı. Eski muhasebesini tuttuğum fabrika 6 sene önce 70 kişi ile çalıştığı üretimi şu an maliyetlerden 15 kişiye düşürdü. Hem kişi başı iş yükü arttı hemde sabit gideri yok etmek için robotik sisteme geçiş yaptılar.
  • 27-12-2024, 12:32:42
    #52
    sunucuoptimizasyon.com
    DoraOtomotiv adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Mevzu %30 zam ile bağlantılı ama ilgisi yok ki.
    100 kişinin çalıştığı yerde sadece maaşta 1 milyon TL fark ediyor. Bu satın alma ve satışı doğrudan etiklerden, iş gücünü ve alım gücünü düşürüyor. Ürün satarken karlılık yanında rekabete de dikkat etmeli. Alım gücünün düşmesi, firmanın satışlarını da etkileyecek.
    100 işçi ile 100 ürün satarken 100 kar elde ediyorsan; 100 işçi ile 80 satıp, 90 kar ediyorsan mecbur işçide azaltmaya gidecek. Son 10 yıl içinde yavaş yavaş her şirket 3 işçinin işini 1 işçiye yükleyecek kadar azalttı. Eski muhasebesini tuttuğum fabrika 6 sene önce 70 kişi ile çalıştığı üretimi şu an maliyetlerden 15 kişiye düşürdü. Hem kişi başı iş yükü arttı hemde sabit gideri yok etmek için robotik sisteme geçiş yaptılar.
    İşçi de haklı işveren de haklı, bir taraf zamlarla enflasyonla mücadele etmek zorunda ay sonunu getirme derdinde, diğer taraf ise artan üretim maliyetleriyle baş etmek zorunda.

    İdarecilerimiz 2 tarafın da sorununu halledecek bir çözüm üretmeye hevesli değiller, belki de onlar da ne yapacaklarını bilmiyorlar. Allah herkesin yardımcısı olsun ne diyelim.
  • 27-12-2024, 13:16:38
    #53
    keremonyy adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu tuzağa düşmeyelim arkadaşlar. Özellikle büyük firmaların hepsi, her zamdan sonra özellikle, yandık bittik işçi çıkartacağız diye yaygara yapıyorlar ama yıl sonunda her seferinde bir önceki yıla göre daha yüksek kar açıklıyorlar hem tl hem dolar bazlı.
    Hepsinin işçi maliyeti, tüm maliyetlerinin yanında oransal olarak hep aynı.
    Bu korkuyu da salıyorlar ki isyan etmeyin, hakkınızı aramayın. Zira isyana çok uygun bir ortam oluşuyor gün geçtikçe ama halka korku iklimi yaratarak sineye çekilmenizi sağlıyorlar. Patron sınıfı işçiden daha örgütlü.

    Buraya küçük esnaf da gelip, kan ağladığını yazabilir. Küçük esnaf da bu kapitalist düzende eziliyor. Küçük burjuvazi psikolojisi deniyor buna. Küçük esnafa kapitalist düzen hayal satar, zengin olacaksın büyük olacaksın der. Halbuki milyonda bir ihtimaldir. Bu hayale kanıp küçük esnaf da büyük burjuvazinin yanında yer alır. Halbuki yeri işçinin yanıdır, aynı ezilmeyi yaşar çok büyük oranda.

    "Tüm işçiler birleşin."
    Bu yazdıklarınız klasikleşmiş popülist söylemler.
    Çoğu şirket 2023 yılında kar rekoru kırdı. Ama 2024 yılında karlılık ciddi oranda düştü.
    Ciddi düşüşü gerçek rakamlarla ispatlayayım; Türkiye'nin en büyük holdingi Koç holding 2023 3. çeyrek 13.4 milyar TL net kâr , 2024 3. çeyrek 3,6 milyar TL net zarar yazdı.

    Küçük şirketlerde patron sürekli araba modeli yükseltir, pavyonda bir gece 200bin tl bırakır ama işçiye para kazanamıyoruz der. Hatta ay sonu kepenk indirebiliriz, geç koltuğa sen yönet battık bittik de derler. Ama yıl sonunda ciddi kâr olur çoğu zaman.

    Ancak büyük kurumsal firmalarda işçi çıkarma varsa yüksek ihtimalle işleri gerçekten azalmıştır, siparişler iptal edilmiştir vs. vs...
    En basit örnek tofaş. Yeni model geliştiremedi ve siparişler yok, %13 ünü çıkarttı yüksek ihtimalle daha da işçi azaltacak.
    Oturulacak ev satışları azaldı, bu beyaz eşyadan mobilyaya işlerin azalması demek.

    2024 yılı sakin geçti ama 2025 yılı ekonomik olarak yine çalkantılı olacak. Çünkü suriye olayını zafer gibi lanse eden parti mecliste anayasa değiştirmek için çoğunluk istiyor. Dolayısıyla seçim sinyalleri var piyasada...
    Asgari ücreti haziran'da 30bin lira yapar herşeyi unutur bu millet.
  • 28-12-2024, 00:11:00
    #54
    TurkMet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu yazdıklarınız klasikleşmiş popülist söylemler.
    Çoğu şirket 2023 yılında kar rekoru kırdı. Ama 2024 yılında karlılık ciddi oranda düştü.
    Ciddi düşüşü gerçek rakamlarla ispatlayayım; Türkiye'nin en büyük holdingi Koç holding 2023 3. çeyrek 13.4 milyar TL net kâr , 2024 3. çeyrek 3,6 milyar TL net zarar yazdı.

    Küçük şirketlerde patron sürekli araba modeli yükseltir, pavyonda bir gece 200bin tl bırakır ama işçiye para kazanamıyoruz der. Hatta ay sonu kepenk indirebiliriz, geç koltuğa sen yönet battık bittik de derler. Ama yıl sonunda ciddi kâr olur çoğu zaman.

    Ancak büyük kurumsal firmalarda işçi çıkarma varsa yüksek ihtimalle işleri gerçekten azalmıştır, siparişler iptal edilmiştir vs. vs...
    En basit örnek tofaş. Yeni model geliştiremedi ve siparişler yok, %13 ünü çıkarttı yüksek ihtimalle daha da işçi azaltacak.
    Oturulacak ev satışları azaldı, bu beyaz eşyadan mobilyaya işlerin azalması demek.

    2024 yılı sakin geçti ama 2025 yılı ekonomik olarak yine çalkantılı olacak. Çünkü suriye olayını zafer gibi lanse eden parti mecliste anayasa değiştirmek için çoğunluk istiyor. Dolayısıyla seçim sinyalleri var piyasada...
    Asgari ücreti haziran'da 30bin lira yapar herşeyi unutur bu millet.
    Popülist olsa yarın devrim olurdu ülkede hocam ne popülizmi? Kimsenin umrunda değil.

    Verdiğiniz verilerin çoğu da yanlış ayrıca. Rahatlıkla kanıtlayabilirim direkt bu alanda çalışıyorum ve örgütlüyüm. Günlerim bu araştırmalar ile, Sayıştay, sık raporları ile geçiyor. Twitter'daki 140 karakter habercilerinin verileri bu yazdıklarınız. Daha iki gün önce oturup ciddi hesaplama yaptık; Sadece Koç'un bir yıllık karı ile ülkedeki barınma sorunu çözülüyor. Emin olun o işten çıkartmalar en fazla, gerçekten daha karlı bir yöntem buldukları için yapılıyor. Zarar ettikleri için değil.

    Ülkemizdeki sermaye sınıfını çok küçümsüyoruz. Dünya'nın özellikle de bölgenin sayılı kapitalist gücüyüz.

    En son paragrafta yazdığınız kötü seneryolar da yine klasik bilimsel dayanağı olan kapitalizmin kendi kendini bitirmesi durumu. Daha fazla kar etmek istedikleri için ülkeler ve haliyle şirketler kar paylaşım savaşları yapıyorlar. Olan yine biz garibanlara oluyor.

    Son olarak Yazdıklarınız hakeza %100 doğru bile olsa insanların durumu ortada. Bu şekilde "bunlar popülist söylemler" yazarak değil, kazandıklarımız bizim olmalı düşüncesini yayarak bir sonuca varabiliriz. Başka çözümü mü var?