Yanlış anlaşılma olsun istemem ama fikrinize katılmıyorum, aynı evde yaşamak ve evlilik kurmadan birliktelik olduğunda günümüzde olan sahipsiz çocuklar ve kadın erkek hakkı boşa gidiyor. Ayrıca kanunen hak talep edemez iki tarafta. Bunları da geçtim inanç içinde nikahsız birliktelik yok.
Sizin fikriniz saygı duyuyorum ama evlilik önemli ve değerli bir kurum, içini boşaltan insanlar.
Ayrıca aile bağlarının ne kadar değerli olduğunu unutmasak toplum olarak bu kadar geriye gitmezdik bence ahlaki olarak.
Parada bir yere kadar maalesef.
yazdığımı net okumadın sanırım. çocuk düşünülüyorsa evlilik olmalı dedim. tekrar göz atın. onun haricinde, iki reşit insanın ne yapmak istediği kendi takdirleri. üçüncü gözden bakan senin veya bir başkasının değil.
aile kavramına gelince.
evlilik, aile anlamına gelmez. aile içi dolu bir kavramdır. evlilik tek başına bunu doldurmaz. aile kavramının içinin dolması için öncelikle o evin içinde huzur ve mutluluğun tesis edilmiş olması gerek. yine, yetişen çocuğun da huzurlu bi aile ortamında yetişmesi.
yoksa, adı aile olup da birbirini bıçaklayan, her gün birbirine sayıp söven, saldıran, çocuğunu da kaos içinde yetiştiren " MİLYONLARCA " aile var ortada.
eğer konuya senin kafa yapınla yaklaşacak olursak, bunlar da aile ve sana göre bunlar da kıymetli.
öyle bir dünya yok.
ben, beraber olmak istediğim insanla evlenmeden yaşayayım iki tarafın da bu konuda bir sıkıntısı olmasın ama mutluluğu yakalamış olayım, sorunsuz ilerleyelim bu durumun kendisi senin " aile " tanımından daha kıymetlidir. üstelik bir çocuk kararı aldığımızda da imzamızı atar, çocuğumuzu yapıp ona da hak ettiği değeri göstererek yaşatırız. çünkü bizi bu karara iten bir " müessese " yok, kendi arzumuz irademiz ve isteğimizle ortak kararımızla ilişkiyi bu sürece taşıma kararı almışızdır.
diğerinde ise ortada bir müessese ve beklentiler var. bu beklentilerin iki tarafı da zorladığı, sürüklediği bir ortam var ve her yönüyle düşünülmeden kalkışılan bu süreç neticesinde yarın olası bir uyuşmazlık anında bunun yükünü bi ömür üzerinde taşıyacak çocuklar var.
ek olarak. evliliğe, bu düzene karşı değilim. dileyen nasıl mutlu hissediyorsa öyle takılsın. bunun bir zorunluluk hali olması ve bu yoksa ortada mutluluk, bağ, sevgi vs vs yokmuş gibi aktarılmaya çalışılmasına karşıyım o kadar. imzalar hayatınızı dönüştürmez. hayatınızı dönüştürecek tek şey düşüncelerinizdir. düşüncelerinizi geliştirmek, şekillendirmek için de kağıt karalamalarına, birilerinin etrafınızda hoplayıp zıplayıp türküler çığırmasına ihtiyacınız yok.