• 05-07-2024, 00:01:32
    #46
    alp1978 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    2918 sy Karayolları Trafik Kanuna göre alkollü araç kullanma suçunun oluşabilmesi için aracın seyir halinde olması gerekmektedir. Trafik zabıtasının ( Polis, jandarma yada ilgili kolluk ) insiyatifine bırakılan bir durum yoktur. Sadece aracın motorunun çalışması ve içinde oturmanız bu suçu oluşturmaz. Bunu ispatlayabiliyorsanız en yakın Sulh Ceza Mahkemesine gidip şikayette bulunun. Ancak size cezai işlem uygulayan kolluk görevlisi bir tutanak hazırlamışsa ve bu tutanak da seyir halinde olduğunuz daha sonra park ettiğiniz vb gibi durumları belirterek trafik para cezası+ehliyete el koyma işlemi yaptıysa her şeyi tam olarak ispat etmeniz gerekebilir.

    O sırada geçen polisler demişsiniz asayiş polisleri geçerken görüp, trafik polisini mi çağırdı? Keyfine göre kimseyi kelepçe vurup karakola götüremez mutlaka C.Savcısından gözaltı talimatı alması gerekir bu yazılı olacağı gibi sözlü de olabilir. Kolluk görevlilerine mukavametiniz oldu mu? Karakolda sabah kadar tutulduktan sonra savcılığa sevk edildiniz mi? İfadeniz alındı mı? Olayı sanki biraz eksik anlatıryor gibi durum var.
    TCK 179. madde 3.bendinde yer alan kanuna göre

    “ Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.”

    Araç sevk ve idare ibaresi oldukça açıktır.

    Araç Sevk sizin dediğiniz seyir hali anlamında iken,
    İdare etmek kısmı bu suç unsurunu doğurur.

    “Araç kullanan kişi” denilen kısımda ki kullanmak, aracı sürmekten ibaret değildir. Aracı kullanmak, sürmek, farlarını yakmak, hoparlör açmak vb tüm kullanımı kapsar.

    Haliyle bu durumda “ alkollü şekilde aracı idare edemeyecek şahıs aracı kullanır pozisyonda” yer almakta. Ceza doğru.

    Yoksa her köşe başı, son ses hoparlörden gece yarısı ses açmış, farlarıyla geceyi gündüze çeviren alkollü şoförler ile dolar taşar.

    Bu olayda, alkollü olduğu için aracı idare edemeyecek kişi aracı kullanır pozisyonda olduğu için işlem yapılır.
  • 05-07-2024, 00:10:14
    #47
    Altay adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    TCK 179. madde 3.bendinde yer alan kanuna göre

    “ Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.”

    Araç sevk ve idare ibaresi oldukça açıktır.

    Araç Sevk sizin dediğiniz seyir hali anlamında iken,
    İdare etmek kısmı bu suç unsurunu doğurur.

    “Araç kullanan kişi” denilen kısımda ki kullanmak, aracı sürmekten ibaret değildir. Aracı kullanmak, sürmek, farlarını yakmak, hoparlör açmak vb tüm kullanımı kapsar.

    Haliyle bu durumda “ alkollü şekilde aracı idare edemeyecek şahıs aracı kullanır pozisyonda” yer almakta. Ceza doğru.

    Yoksa her köşe başı, son ses hoparlörden gece yarısı ses açmış, farlarıyla geceyi gündüze çeviren alkollü şoförler ile dolar taşar.

    Bu olayda, alkollü olduğu için aracı idare edemeyecek kişi aracı kullanır pozisyonda olduğu için işlem yapılır.


    Sürücü belgesine el konulması yönelik hükümler 5237. sayılı T.C.K ile değil 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile düzenlenmiştir. Kolluk görevlisi işlemlerini trafik kanununa göre yapar.
  • 05-07-2024, 00:39:10
    #48
    30 yıl önce bizim bina inşaa edilirken bir adet sanayi elektriği bağlamışlar, bahçede bir priz kalmış, biz varlığını bile bilmiyorduk desem yeridir. Hiç kullanılmadı. Elektrik şirketi geldi 34.000 TL ceza yazdı. Seninkide aynı hesap gibi olmuş.
  • 05-07-2024, 00:56:13
    #49
    alp1978 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sürücü belgesine el konulması yönelik hükümler 5237. sayılı T.C.K ile değil 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile düzenlenmiştir. Kolluk görevlisi işlemlerini trafik kanununa göre yapar.
    Karayolları Trafik Kanununa göre, Sürücü Belgesi olarak adlandırılan belge de ki “ Sürücü “ tanımı,

    2. madde Tanımlar kısmında açıkça belirtildiği üzere “ Sürücü: Karayolunda, motorlu veya motorsuz bir aracı veya taşıtı sevk ve idare eden kişidir. “

    Ayrıca, arkadaşın nezarete alınmasının sebebi polise mukavemet uygulamasıdır.

    Polise mukavemet, karayolları kanunu ile ilgili bir durum değil.

    Yalnızca alkol için verilen ceza da ise karayolları kanununa göre sürücü tanımı açıklanmıştır.

    İlgili madde

    “ b) Yapılan ölçüm sonucunda yasal sınırların üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüye 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen miktarlarda idari para cezası verilerek, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde sürücü belgeleri birinci defasında altı ay, ikinci defasında iki yıl, üç veya üçten fazlasında ise her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır.”

    Burada kullanmak, yukarıda belirttiğim tanımları kapsar.

    Arabayı sürmesi gerekmez. Aracı kullanması yeterlidir. Aynı zaman “Sürücü” tanımıda net olarak Karayolları kanununda belirtilmiştir.

    Kanunlar nettir.

    Araç sürücüsüne sadece aracı sevk ederken ceza yazılmaz

    Aracı idare ederken, kullanırken de yazılır.
  • 05-07-2024, 01:14:33
    #50
    Altay adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Karayolları Trafik Kanununa göre, Sürücü Belgesi olarak adlandırılan belge de ki “ Sürücü “ tanımı,

    2. madde Tanımlar kısmında açıkça belirtildiği üzere “ Sürücü: Karayolunda, motorlu veya motorsuz bir aracı veya taşıtı sevk ve idare eden kişidir. “

    Ayrıca, arkadaşın nezarete alınmasının sebebi polise mukavemet uygulamasıdır.

    Polise mukavemet, karayolları kanunu ile ilgili bir durum değil.

    Yalnızca alkol için verilen ceza da ise karayolları kanununa göre sürücü tanımı açıklanmıştır.

    İlgili madde

    “ b) Yapılan ölçüm sonucunda yasal sınırların üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüye 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen miktarlarda idari para cezası verilerek, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde sürücü belgeleri birinci defasında altı ay, ikinci defasında iki yıl, üç veya üçten fazlasında ise her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır.”

    Burada kullanmak, yukarıda belirttiğim tanımları kapsar.

    Arabayı sürmesi gerekmez. Aracı kullanması yeterlidir. Aynı zaman “Sürücü” tanımıda net olarak Karayolları kanununda belirtilmiştir.

    Kanunlar nettir.

    Araç sürücüsüne sadece aracı sevk ederken ceza yazılmaz

    Aracı idare ederken, kullanırken de yazılır.
    Arkadaşın nezarete alınma sebebi için Trafik kanunu diyen kim? Gözaltına- Muhafaza altına alma koşulları bellidir. Nezarete almak basit bir işlem değildir.Tum süreçlerden Cumhuriyet Savcısı bilgilendirilir ve onun talimatı ile işlem yapılır.

    Kolluğun yaptığı her işlem için İtiraz/ mahkeme yolu açıktır. Hangi tanımın neye uyduğu - işlemin nasıl yapıldığı soruşturma ve yargılama safhasında detaylı olarak ortaya çıkarılır. Kolluk görevlilerinin yaptığı her işlem de doğru da olmayabiliyor ve bunun kararını yargı makamları veriyor.
  • 05-07-2024, 08:05:33
    #51
    https://www.youtube.com/watch?v=kqMubCGwXuo


    Aklıma bu geldi
  • 05-07-2024, 08:13:53
    #52
    alp1978 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Arkadaşın nezarete alınma sebebi için Trafik kanunu diyen kim? Gözaltına- Muhafaza altına alma koşulları bellidir. Nezarete almak basit bir işlem değildir.Tum süreçlerden Cumhuriyet Savcısı bilgilendirilir ve onun talimatı ile işlem yapılır.

    Kolluğun yaptığı her işlem için İtiraz/ mahkeme yolu açıktır. Hangi tanımın neye uyduğu - işlemin nasıl yapıldığı soruşturma ve yargılama safhasında detaylı olarak ortaya çıkarılır. Kolluk görevlilerinin yaptığı her işlem de doğru da olmayabiliyor ve bunun kararını yargı makamları veriyor.
    “ 2918 sy Karayolları Trafik Kanuna göre alkollü araç kullanma suçunun oluşabilmesi için aracın seyir halinde olması gerekmektedir. Trafik zabıtasının ( Polis, jandarma yada ilgili kolluk ) insiyatifine bırakılan bir durum yoktur. Sadece aracın motorunun çalışması ve içinde oturmanız bu suçu oluşturmaz. Bunu ispatlayabiliyorsanız en yakın Sulh Ceza Mahkemesine gidip şikayette bulunun.”

    Bunu yazan siz olduğunuz için, bilmediğiniz konularda bilgiyi değil, fikrinizi doğru bir bilgiymiş gibi beyan ettiğiniz için arkadaşa uygulanmış iki işlem içinde doğruyu aktarıyorum. Polise mukavemet varsa bu karayolları ile ilgili değildir diye “ AYRICA “ olarak belirttim. Ayrıcanın anlamını da mı TDK dan bulup yazayım ? Bu konudan farklı olarak, ayrıca , ayrı bir başlık olarak, polise mukavemetin karayolları ile ilgisi yok.
    Karayolları ile ilgili olan kısımlarda ki madde ve tanımlarda açıkça belirtilmiş.

    Polis bazen yanlış yapıyor yapıyor her işlemi doğru değil demişsiniz.

    Ehliyete el konmasının sebebi kanunda açıkça belli.

    Siz şu “seyir halinde olması gerekir” diyip sonuna kadar inandığınız ve dava açın şikayet edin bile dediğiniz bu kadar emin olduğunuz kanun maddesini bir atabilir misiniz ben merak ettim. Bakalım bu bilgi kanunda yer alıyor mu doğru mu yoksa polis mi yanlış yapmış, siz mi bir görelim.
  • 05-07-2024, 13:19:55
    #53
    Altay adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    “ 2918 sy Karayolları Trafik Kanuna göre alkollü araç kullanma suçunun oluşabilmesi için aracın seyir halinde olması gerekmektedir. Trafik zabıtasının ( Polis, jandarma yada ilgili kolluk ) insiyatifine bırakılan bir durum yoktur. Sadece aracın motorunun çalışması ve içinde oturmanız bu suçu oluşturmaz. Bunu ispatlayabiliyorsanız en yakın Sulh Ceza Mahkemesine gidip şikayette bulunun.”

    Bunu yazan siz olduğunuz için, bilmediğiniz konularda bilgiyi değil, fikrinizi doğru bir bilgiymiş gibi beyan ettiğiniz için arkadaşa uygulanmış iki işlem içinde doğruyu aktarıyorum. Polise mukavemet varsa bu karayolları ile ilgili değildir diye “ AYRICA “ olarak belirttim. Ayrıcanın anlamını da mı TDK dan bulup yazayım ? Bu konudan farklı olarak, ayrıca , ayrı bir başlık olarak, polise mukavemetin karayolları ile ilgisi yok.
    Karayolları ile ilgili olan kısımlarda ki madde ve tanımlarda açıkça belirtilmiş.



    Polis bazen yanlış yapıyor yapıyor her işlemi doğru değil demişsiniz.


    Ehliyete el konmasının sebebi kanunda açıkça belli.


    Siz şu “seyir halinde olması gerekir” diyip sonuna kadar inandığınız ve dava açın şikayet edin bile dediğiniz bu kadar emin olduğunuz kanun maddesini bir atabilir misiniz ben merak ettim. Bakalım bu bilgi kanunda yer alıyor mu doğru mu yoksa polis mi yanlış yapmış, siz mi bir görelim.
    Forumda genellikle bilmediğim hiç bir konuda yazmam. Eğer yazmış olursam da çok iyi bilmemekle birlikte diye belirtirim. Bu konuda da bizzat yaşadığım tecrübelerden dolayı yazdım.
    İmla ve Dil bilgimin de yeterli düzeyde olduğunu düşünüyorum T.D.K'dan bulup bir şey yazmanıza gerek yok.

    Evet kolluk görevlilerinin yaptıkları her işlem doğru değil. Bu sebeple Mahkemelerde görevi suistimal, görevin verdiği yetkiyi kötüye kullanma vb. dava dosyaları oldukça fazla.

    Ehliyete el konulacak durumlar kanunda açıkça belirtilmiş. Bir işlemin kanuni olarak geçerli olabilmesi için kanuna uygun olarak yapılması gereklidir. Kişinin bahsettiği olayda araç kullanılmamaktadır. Dolayısı ile de yapılan işlem yasal değildir. Mahkemeye başvur dememin sebebi de yapılan işlemin kanuna uygun olup olmadığının mahkemece belirlenmesidir.

    2918 Sayılı Karayolları Trafik kanunu Madde 48 – (Değişik: 24/5/2013 - 6487/19 md.)
    Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır. ( Sürülen bir araç olmadığı için yapılan işlem yok hükmündedir diye düşünüyorum ve mahkemenin alacağı karar bu konuda en doğrusu olacaktır.)

    Sürücü belgesine el konulması yönelik hükümler 5237. sayılı T.C.K ile değil 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile düzenlenmiştir. Kolluk görevlisi işlemlerini trafik kanununa göre yapar.

    Kontak anahtarı takılı olması yeterli, aracın çalışması yeterli, sürücü koltuğunda oturması yeterli, farlarının açık olması yeterli, sevk ve idare şu demek diye yorum katan belirten arkadaşlarında bunu hangi kanun maddesinde ve Yargıtay'ın hangi içtihatlarında bulduklarını da özellikle bilmek isterim.

    Doğruyu aktarıyorum derken? Görev yapan kolluk görevlileri arasında mıydınız? Google dan iki kanun maddesini kopyala yapıştırmak la bu işler yürümüyor. Bu sebeple ispat edebiliyorsanız mahkemeye başvurun diye belirtmişim. Uygulanan Ceza işleminin kanuna uygun olup olmadığı, yapılacak kovuşturma sonucunda ortaya çıkacaktır.
  • 05-07-2024, 13:28:24
    #54
    Anahtar kontakta takılı ise eğer , yasal olarak ehliyetinize el koymaya hakları var. Eğer şöfor koltuğunda oturuyor ve araç anahtarı kontakta olmasaydı bir şey olmazdı. Aynısı geçmişte başıma geldi.