2918 sy Karayolları Trafik Kanuna göre alkollü araç kullanma suçunun oluşabilmesi için aracın seyir halinde olması gerekmektedir. Trafik zabıtasının ( Polis, jandarma yada ilgili kolluk ) insiyatifine bırakılan bir durum yoktur. Sadece aracın motorunun çalışması ve içinde oturmanız bu suçu oluşturmaz. Bunu ispatlayabiliyorsanız en yakın Sulh Ceza Mahkemesine gidip şikayette bulunun.
Bunu yazan siz olduğunuz için, bilmediğiniz konularda bilgiyi değil, fikrinizi doğru bir bilgiymiş gibi beyan ettiğiniz için arkadaşa uygulanmış iki işlem içinde doğruyu aktarıyorum. Polise mukavemet varsa bu karayolları ile ilgili değildir diye AYRICA olarak belirttim. Ayrıcanın anlamını da mı TDK dan bulup yazayım ? Bu konudan farklı olarak, ayrıca , ayrı bir başlık olarak, polise mukavemetin karayolları ile ilgisi yok.
Karayolları ile ilgili olan kısımlarda ki madde ve tanımlarda açıkça belirtilmiş.
Polis bazen yanlış yapıyor yapıyor her işlemi doğru değil demişsiniz.
Ehliyete el konmasının sebebi kanunda açıkça belli.
Siz şu seyir halinde olması gerekir diyip sonuna kadar inandığınız ve dava açın şikayet edin bile dediğiniz bu kadar emin olduğunuz kanun maddesini bir atabilir misiniz ben merak ettim. Bakalım bu bilgi kanunda yer alıyor mu doğru mu yoksa polis mi yanlış yapmış, siz mi bir görelim.
Forumda genellikle bilmediğim hiç bir konuda yazmam. Eğer yazmış olursam da çok iyi bilmemekle birlikte diye belirtirim. Bu konuda da bizzat yaşadığım tecrübelerden dolayı yazdım.
İmla ve Dil bilgimin de yeterli düzeyde olduğunu düşünüyorum T.D.K'dan bulup bir şey yazmanıza gerek yok.
Evet kolluk görevlilerinin yaptıkları her işlem doğru değil. Bu sebeple Mahkemelerde görevi suistimal, görevin verdiği yetkiyi kötüye kullanma vb. dava dosyaları oldukça fazla.
Ehliyete el konulacak durumlar kanunda açıkça belirtilmiş. Bir işlemin kanuni olarak geçerli olabilmesi için kanuna uygun olarak yapılması gereklidir. Kişinin bahsettiği olayda araç kullanılmamaktadır. Dolayısı ile de yapılan işlem yasal değildir. Mahkemeye başvur dememin sebebi de yapılan işlemin kanuna uygun olup olmadığının mahkemece belirlenmesidir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik kanunu Madde 48 (Değişik: 24/5/2013 - 6487/19 md.) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır. ( Sürülen bir araç olmadığı için yapılan işlem yok hükmündedir diye düşünüyorum ve mahkemenin alacağı karar bu konuda en doğrusu olacaktır.)
Sürücü belgesine el konulması yönelik hükümler 5237. sayılı T.C.K ile değil 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile düzenlenmiştir. Kolluk görevlisi işlemlerini trafik kanununa göre yapar.
Kontak anahtarı takılı olması yeterli, aracın çalışması yeterli, sürücü koltuğunda oturması yeterli, farlarının açık olması yeterli, sevk ve idare şu demek diye yorum katan belirten arkadaşlarında bunu
hangi kanun maddesinde ve Yargıtay'ın hangi içtihatlarında bulduklarını da özellikle bilmek isterim.
Doğruyu aktarıyorum derken? Görev yapan kolluk görevlileri arasında mıydınız? Google dan iki kanun maddesini kopyala yapıştırmak la bu işler yürümüyor. Bu sebeple ispat edebiliyorsanız mahkemeye başvurun diye belirtmişim. Uygulanan Ceza işleminin kanuna uygun olup olmadığı, yapılacak kovuşturma sonucunda ortaya çıkacaktır.