İstanbulda karışık bir birlikte askerlik yaptım jandarma denizci havacı karacı karışıktık.Beni eğitim yazıcısı olarak seçtiler eğitimlere çok fazla katılmıyordum pc başında eğitim çizelgesi eğitim yoklaması vs arazi oluyorduk işin doğrusu bir gün can sıkıntısına öğleden sonra eğitime gideyim dedim sabah ki eğitim konusundan bi haberim tabii eğitim alanına giderken komutan bi anda hava saldırısı diye bağırdı far görmüş tavşan gibi kaldım tabi herkes bi yere kaçışıyo yere yatıo vs hemen mantık devreye girdi havacı arkadaslar konuyu en iyi bilir diye düşündüm takıldım onların peşine gittim yanlarına uzandım bende ben yanına yatınca iki kişilerdi ikiside kalktı başka yeree doğru kaçtı ve yıne yere uzandı haaa dedim demek böyle yapmak lazım bende aynısını yaptım tabi

) üsteğmen kahkaha atıyor bana bakıp kalkın lan ayağa diye bağırdı

güzel bir anı olarak kaldı
Bilirim hocam

Hava saldırısında zaiyatı en aza indirmek için alana dağılırız ama uçağın geldiği yöne dik olarak uzanırdık, mermiler aralardan geçip gider derdi komutan, siz onların yanına uzanınca üçünüzde bir arada olduğunuzdan zaiyat fazla olacak diye kaçmışlar

Güzel anıymış, bende askerliğimiz ikinci ayında birçok görev aldım, şoför oldum, yazıcı oldum, çavuş oldum, Amm tim komutanı oldum, bi yerden sonra ne olduğumu unuttum artık

Çok değişik günlerdi, değişik komutanlar, bazıları egolarını tatmin ederdi bizimle ama babacan komutanlar onların kulaklarını iyi çekerdi.
Recep İvedik'in tıpkısının aynısı uzmanımız vardı acemi birliğinde. Bütün bölük 300 kişi onun takımında olmak için resmen yarışmıştık. Çok şanslıydım. Harika geçmişti. Nöbetçi olduğu gün konuşmaya başlardı. Kimseye susun demezdi. 4 bölükten çıt çıkmaz. Ayakta durup oturamayanları dövüp indirirler, konuşan olursa karambole getirip dalarlardı.
Ustada her yerden toplamışlardı, toplama kampı gibiydik. Bir tane denizci vardı. Herkesi gönderdiler tek kaldı. Ben napacağım komutanım dediğinde, şunada suyu basın çekpasla çeksin dedi.
Öyle karakter komutanlar bizde de vardı, birde Uzman onbaşı Osman komutan vardı, çok gariban bir komutandı, kimse sözünü dinlemezdi, askerde iyi komutanları sevmezlerdi, illa kötü olacak, kızacak, istikamet verecek, bende aksine o komutanı çok severdim, bişey söylerdi hiç ikiletmeden gider yapardım, bi ara telefonu kaptırdım yüzbaşına, gitti aldı getirdi

çok komik bir konuşması vardı onun, peltekti biraz, taklidini de çok iyi yapıyordum, bizim koğuşa habire onun sesiyle girer, devrelerimi korkuturdum

Hey gidi günler.