Konuya açıklık getireyim Kur'ân da Sihir veya Büyü yoktur aksine İnanmayan kişiler Kur'ân a veya gönderilen elçilere , Bu bir Sihirbazdır ; Bu bir büyücüdür ; Bu sözler uydurmadır , İnsan aklını çekmek için büyüdür, gibidir aşağıya ayetleri bırakacağım , Gerçek hayat'ta büyü olmadığı gibi Kur'ân da da yoktur ve Allah'ın izni olmadan gerçekleştirelemez.
Tâhâ
42) Sen ve kardeşin alâmetlerim/göstergelerim ile gidin ve Beni anmakta gevşeklik etmeyin.
43,44) Her ikiniz gidin Firavun'a. Şüphesiz o azdı. Sonra ona öğüt alması ve saygıyla, sevgiyle, bilgiyle ürpermesi için yumuşak söz söyleyin."
45) Mûsâ ile Hârûn: "Rabbimiz! Onun bizim aleyhimize aşırı gitmesinden veya azgınlığından korkarız" dediler.
46,47,48) Allah: "Korkmayınız, şüphesiz Ben ikinizle beraberim, işitirim ve görürüm. Hemen ona gidin de ona; 'Şüphesiz biz Rabbinin iki elçisiyiz. Artık İsrâîloğulları'nı bizimle gönder ve onlara azap etme; kesinlikle biz sana Rabbinden bir alâmet/gösterge ile geldik. Selâm kılavuza uyanlaradır. Şüphesiz biz; kesinlikle bize, kesinlikle azabın yalanlayana ve sırt çevirene olduğu vahyedildi' deyiniz." dedi
49) Firavun: "Öyleyse sizin Rabbiniz kimdir ey Mûsâ?" dedi.
50) Mûsâ: "Bizim Rabbimiz her şeye varlık ve özelliklerini veren, sonra yol gösterendir" dedi
51) Firavun: "Öyleyse ilk asırların durumu nedir?" dedi.
52,53,54,55,56) Mûsâ: "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitaptadır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz/terk etmez. O, yeryüzünü sizin için bir beşik yapan, oradan sizin için yollar açan ve gökten bir su indirendir" dedi. -İşte Biz, o su ile türlü türlü bitkilerden çiftler çıkardık. Yiyiniz ve hayvanlarınızı otlatınız. Şüphesiz akıl sahipleri için bunda nice alâmetler/göstergeler vardır! Biz sizi yeryüzünden oluşturduk, sizi ona döndüreceğiz ve sizi bir kere daha ondan çıkaracağız.- Ve andolsun ki Biz, Firavun'a alâmetlerimizi/göstergelerimizi; hepsini gösterdik de o yalanladı ve dayattı.
57,58) Firavun: "Ey Mûsâ! Sen etkili bilginle bizi topraklarımızdan çıkarmak için mi geldin bize? O hâlde biz de senin etkili bilgin gibi bir etkili bilgi ile sana geleceğiz.[#147] Şimdi bizimle senin aranda bir buluşma zamanı/yeri belirle ki; bizim ve senin karşı çıkmayacağımız düz ve geniş bir yer olsun" dedi.
59) Mûsâ: "Sizinle buluşma zamanı, tören, şenlik günü ve insanların toplanacağı kuşluk vaktidir" dedi.
60) Bunun üzerine Firavun sırt çevirdi de düzenlerini-planlarını topladı, sonra geldi.
61) Mûsâ onlara dedi ki: "Yazıklar olsun size! Allah'a yalan uydurmayın. Sonra bir azap ile kökünüzü keser. Gerçekten, uyduran zarar etmiştir."
62,63,64) Bunun üzerine etkili bilginler aralarında işlerini tartıştılar ve "Bu ikisi kesinlikle etkili bilginlerdir; etkili bilgileriyle sizi topraklarınızdan çıkarmak ve de en iyi örnek yolumuzu yok etmek istiyorlar. Onun için bütün tuzaklarınızı bir araya getirin, sonra sıralar hâlinde gelin. Bugün üstün gelen kesinlikle zafer kazanmıştır" dedikleri şeklindeki fısıldaşmalarını gizli tuttular.
65) Etkili bilginler: "Ey Mûsâ! Ya sen ortaya koyacaksın veyahut ilk ortaya koyan kişiler biz olalım" dediler.
66,67) Mûsâ: "Tam tersi, siz ortaya koyun" dedi. Bir de ne görürsün! Onların birikimleri, eski inançları ve tezleri/çer-çöpleri/eften püften bilgileri,[#148] yaptıkları sihirden/hünerli gösterimden ötürü gözünde büyüdü. Bu yüzden Mûsâ, içinde bir korku hissetti.
68,69) Biz: "Korkma, şüphesiz sen; en üstün olan sensin: Sen sahibi olduğun birikimi ortaya koy; o, onların yapıp ürettiklerini yutsun dursun. Şüphesiz onların yaptıkları ancak bir göz boyayıcısı hilesidir. Göz boyayıp etkileyen kişi ise, her nereye giderse gitsin zafer kazanamaz, başarılı olamaz" dedik.
70) Sonunda bütün etkili bilginler, "Mûsâ ile Hârûn'un Rabbine iman ettik" demek sûretiyle boyunlarını uzatıp teslim olmuş durumda bırakıldılar.
Sâd [4,5]
Ve içlerinden kendilerine bir uyarıcı geldiğine şaştılar da o kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden o kimseler, "Bu bir sihirbazdır, çok çok yalan söyleyen birisidir. O bunca ilâhı, bir tek ilâh mı yapmış? Bu gerçekten çok şaşılacak bir şey!" dediler.
Şuarâ [3,91]
Onlar; Kur'ân'ı sihir, şiir, esatir (mitolojik söylentiler), uydurulmuş söz gibi birtakım parçalar, kötü sözler kabul eden kimseler, iman edenler olmuyorlar diye sen kendini yıkıma uğratacaksın!
Yûnus [76]
Kendilerine tarafımızdan gerçek gelince, "Hiç şüphesiz bu, kesinlikle apaçık bir sihirdir" dediler.
Mümin - Gafir [23,24]
Andolsun Mûsâ'yı Firavun'a, Hâmân'a ve Karun'a âyetlerimizle ve açık bir delil ile elçi olarak gönderdik de onlar: "Bu bir sihirbaz, büyük bir yalancıdır" dediler.
Zâriyât [38,39]
Mûsâ'da da alâmetler/göstergeler vardır. Bir zaman Biz, o'nu apaçık bir delille Firavun'a gönderdik de Firavun, ordusu, tüm güç kaynakları ile birlikte yüz çevirdi. Ve "Bu, bir sihirbazdır, hatta gizli güçlerce desteklenen/deli birisidir" dedi.
Sebe 43) Ve kendilerine açık deliller hâlinde âyetlerimiz okunduğu zaman onlar: "Bu, başka değil, sadece sizi atalarınızın taptığı tanrılardan men etmek isteyen bir adamdır" dediler. Ve: "Kur'ân, uydurulmuş bir iftiradan başka bir şey değildir" dediler. Kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmiş olan o kimseler kendilerine hak geldiği zaman: "Şüphesiz bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir" dediler.
Zuhruf 30) Ve hak/gerçek kendilerine geldiği zaman onlar: "Bu, bir büyüdür ve şüphesiz biz onu bilerek reddedenleriz/inanmayanlarız" dediler.
Zuhruf 49) Onlar da: "Ey büyücü! Sende olan ahdi/sana verdiği söz hürmetine, bizim için Rabbine dua et. Şüphesiz biz kesinlikle kılavuzlandığımız doğru yola gireceğiz" dediler.
Zuhruf 50) Fakat ne zaman ki azabı kendilerinden kaldırdık, o zaman onlar sözlerinden dönüverirler
(FIRAVUN TOPLUMU HZ MUSAYA DİYOR)
Kamer [2]
Onlar ise bir alâmet/gösterge görseler hemen mesafeleniveriyorlar ve "Devam edip giden bir büyüdür" diyorlar.
Ahkâf [7]
Ve Bizim âyetlerimiz kendilerine apaçık okunduğu zaman kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden şu kimseler, kendilerine gelen "hak" için: "Bu apaçık bir büyüdür" dediler.
Saff, Saf 6) Ve hani Meryem oğlu Îsâ: "Ey İsrâîloğulları! Şüphesiz ben, Tevrât'tan iki elimin arasındakileri doğrulayan ve benden sonra gelecek, adı, Ahmed/övgüye başkalarından daha layık bir elçiyi müjdeleyen, Allah'ın bir elçisiyim" demişti. Sonra Îsâ, onlara apaçık delillerle gelince "Bu, apaçık bir büyüdür" dediler.
Bakara 102) Ve kendilerine Kitap verilenler, Süleymân mülküne dair şeytânların okuyup durdukları şeylere uydular. Hâlbuki küfretmemişti; Süleymân Allah'ın ilâhlığını, rabliğini bilerek reddetmemişti, ama o şeytanlar küfretmişti; bilerek reddetmişlerdi; insanlara sihri ve Bâbil'de iki peygambere/iki krala; Hârût ve Mârût'a indirileni öğretiyorlardı. Hâlbuki Hârût ve Mârût, "Biz saflaşmanız için bir ateşten malzemeyiz, sakın küfretme; gerçeği bilerek reddetme!" demedikçe hiç kimseye hiçbir şey öğretmezlerdi. Sonra herkes, o ikisinden erkekle eşinin arasını açan şeyleri öğreniyorlardı. -Ne var ki onlar onunla Allah'ın bilgisi olmadan hiç kimseye zarar veremezler.- Herkes, kendilerine zarar vereni, yarar vermeyeni öğreniyorlardı. Andolsun ki onu satın alanın âhirette hiçbir nasibi olmayacağını da kesinlikle biliyorlardı. Ve o, benliklerini karşılığında sattıkları o şey, ne çirkin bir şeydi! Keşke biliyor olsalardı!
(Ne var ki onlar onunla Allah'ın bilgisi olmadan hiç kimseye zarar veremezler.)
Tekvir
1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14) Güneş katlanıp dürüldüğünde, yıldızlar bulandığında, dağlar yürütüldüğünde, çıkarlar ve en iyi gelir kaynakları[#32] işe yaramaz olduklarında, canlılar yaratılış özelliklerini yitirdiklerinde,[#33] denizler kaynatıldığında, insanlar inanç ve amellerine göre gruplandığında,[#34] inim inim inletilenlere,[#35] "Hangi günahtan dolayı öldürüldüğü/hayatı mahvedildiği?" sorulduğunda, amel defterleri açılıp yayınlandığında, gök sıyrılıp açıldığında, cehennem kızıştırıldığında ve cennet yaklaştırıldığında herkes ne hazırladığını anlar.
26,27,28,29) Durum böyleyken siz nereye gidiyorsunuz? Bu, âlemler için; sizden doğru gitmek isteyenler için öğütten başka bir şey değildir. Âlemlerin Rabbi olan Allah, sizin düşünmenizi, öğüt almanızı dilemeyince siz dileyemezsiniz.
15,16,17,18,19,20,21,22,23,24,25) Kur'ân'ı dinlememek için saklananların, kaçanların durumunu, gerçeği örtbas etmenin-cehaletin gidişini, aydınlığın-reşitliğin gelişini[#51] kanıt gösteririm ki kuşkusuz bu, şerefli, Arş'ın/en büyük tahtın[#52] sahibi'nin nezdinde güçlü, çok değer verilen, itaat edilen, bir de güvenilen elçi olan bir Söz'dür.[#53] Arkadaşınız, gizli güçlerce desteklenen/deli bir kişi değildir. Andolsun, gördüklerini kendisi apaçık ufukta iken; gönlü yalanlamadan, gözü şaşmadan ve azmadan gördü. O kimsenin görmediği, duymadığı, sezmediği, kendisine verilen vahiyler hakkında cimri de değildir. Bu, kendi düşünce yetisinin ürünü olan söz[#54] de değildir.
Büyü Gerçekten var mı?
76
●4.330
- 14-11-2023, 04:28:59
- 14-11-2023, 04:44:15Büyü diye bir şey yoktur, kimse boşuna var demesin görmeden bilmeden arkadaş, büyü diye bir şey olsa Netanyahu kaç kere öldürülürdü haberiniz var mı sizin? Hitler'e kaç kere ölüm büyüsü, kara büyü yapılırdı haddi hesabı yok, üstelik büyüden en fazla anladığı iddia edilen Yahudiler tarafından. Tüm Araplar birleşip 1 İsrail askerine büyü yapsın da bir görelim bakalım, hadi durdursunlar İsrail'i büyü ile herkes şahit olsun hepimiz inanalım. Yok arkadaş, o işler öyle anlatıldığı gibi eskilerin masallarına ve mitolojilerine benzemez. Büyü sayesinde olağanüstü bir şey gören var mı? Böyle büyük çapta ama, şansa yer bırakmayacak şekilde mesela durduk yere arka arkaya 8-10 uçak mı düştü? 10 bin kişilik bir ordu birden bire birbirine ateş edip kendi kendini mi imha etti yani ne oldu büyüye inanmanız için, neyi gördünüz de inanıyorsunuz? Gerçi çoğu insanın bir şeylere inanması için görmesi gerekmiyor soru biraz yanlış oldu, işin garip yanı da bu zaten, hiç görmediğiniz bir varlık hiç görmediğiniz bir büyünün olduğunu iddia ediyor, görmediğiniz varlığın var olduğunu söylediği görmediğiniz büyüye inanıyorsunuz. İnanç delil istemez kabul ama olağanüstü iddiaların olağanüstü deliller gerektirdiğini de unutmayın.
Bende zamanında çok fal baktım, kimlere ne fallar baktığımı, neleri bildiğimi tek tek anlatsam büyücü diye kovalarsınız o derece, ünlü bir aşiret reisinin sevgilisi bile özel olarak telefonla arayıp rica etmişliği var ama şimdi şans olduğunu düşünüyorum. Mesela bir keresinde tatil için gittiğim bir ilde ilk defa girdiğim kalabalık bir ortamda ilk defa gördüğüm bir kıza fal bakarken eski sevgilisinin adının Burak mı olduğunu sorduğumda eveeet diyerek 3 adım geriye çekildi korkudan, şimdi düşünüyorum da sadece tesadüf çünkü kahvede öyle bir şey görmedim, aklımdan birden bire o isim geçti ve söyledim. Sadece 1 kere falcıya gittim, onda da ben falcıya fal baktım kadının aklı çıktı, önceden emlakçı mıydınız dedim evet dedi çok fazla tatmin olmadı yine de milyon tane meslek arasından ama Deniz Emlak mıydı adı dediğimde gözleri yerinden çıkıyordu neredeyse, sallama tutturma şeyleri işte inanılacak bir tarafı yok. Bir arkadaşımla 2 yıl sonra buluşmuşken durduk yere sen kahve içsene dedim çocuk kola içecekken, şaşırdı ve bir şey olduğunu anlayıp içti, dün gece 7 parça palamut yemişsin, üzerine 2 şişe de soda içmişsin ne yaptın sen be dedim, sayısına kadar tutmuş, tamamen tesadüf. Böyle şeylere inanmayın, görseniz anlayacağım ama dünyayı felakete sürükleyen insanlar sapasağlam ayakta, onlara büyü işlemiyor mu? Sorsan onların astral bekçileri, koruyucuları, kalkanları falan var derler saçma sapan işler. Uzaylı var mı deseniz evet %99,98 vardır diyeceğim ama bu öyle bir şey değil ki, yine de herkes istediğine inanmakta özgür tabi. Bu forumda büyücüye para kaptıracak kimse yoktur ama onu da söylememiş olmayalım. - 14-11-2023, 04:53:00Ek olarak Şans oyunları , Fal okları vb. merak edenler için bunuda ekleyelimyunusemre033 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Mâide 90) Ey iman etmiş kişiler! Hamr [içki/herhangi bir yolla aklı örtmek], kumar; her türlü kolay kazanç amaçlı şans oyunu, kulluk edilen nesneleri, kişileri temsil eden işaretler; semboller ve fal okları; tüm kehanet araç ve gereçleri ancak şeytan işinden zarar veren şeylerdir. Öyleyse durumunuzu korumanız, kurtulmanız için bu şeytan işinden kaçının. - 14-11-2023, 08:35:26Büyü vardır ve gerçektir(!)
1) Çeşitli destekleyici ürünler kullanılarak yapılan büyü ;
Bu bitki biliminin en ilkel halidir. Bir çok çeşit bitkinin bir çok şeye etkisi vardır.
Uzaktan hiçbir etkisi yoktur ve büyü denilen halk efsanesi aslında budur.
2) Uzaktan yapılan büyü ;
Bkz : Algıda Seçicilik
En kaba haliyle anlatayım.
Farklı yöntemlerle büyü yapıldıktan sonra şahsa, haneye vb. olabilecek hayatın doğal akışında yer alan ekstrem olaylar çok daha dikkat çekici hale gelir. Kaynağının büyü olduğu düşünülür ve büyü gerçekleşmiş olur.
3) Gerçekten etki edebilenbüyü; (Tartışılır bir konu)
Yaşadığımız evrende her nesnenin, her düşüncenin yani neredeyse herşeyin bir enerjisi ve gerçekliğe etkisi vardır.
İnsanlar bilerek veya bilmeyerek buna bazen müdahale edebilirler.
Gerçek anlamda inanan bir insanın ejderhaları veya şirinleri gerçekten görebilmesi veya bazı nesnelerin insan yaşamına etki etmesi gibi.
(Bunun altında yatan sebepleri bilim zamanla açıklayacaktır)
4) Sabah sabah bu kadar saçmalamam ise farklı bir büyü türüdür - 14-11-2023, 09:31:52Kesinlikle vardır hocam. Fakat bazı kişiler çok abartıyor durumu. Bilim kurgu filmine dönüyor ortalık.