1453 Fatih İstanbulu fetih ettiğinde insanlara saygı duyup çoğu anlamda izinler verdi.
ATATÜRK yunan bayrağına basmayı redderek kötülüğe karşı iyilikle cevap verdi.
Çanakkale savaşında Anzak Askerini taşıyan mehmetçik vardı..
say say bitimez gönül zenginliğimiz...
Dünyada her hangi bir krizde sorunda ilk biz yardıma koştuk. Milyon Suriyeliye yardım ettik ülkemize aldık
Ukraynada savaş oldu ilk biz yardım ettik.
İtalya pandemiden etkilendi ilk koşanlardan biri bizdik..
Dünyada Türk misafirpervelliği övülür.
Bu kadar iyi bir millet ülke olduk bir kere huzur göremedik. Son 10 yılda ve öncesinde başımıza gelmeyen hiç bir şey kalmadı..
Oysa Dünyaları sömüren kan ile sömürü ile ülke kuran her ülke huzur içinde yaşıyor. .
Bu hak mıdır neden Tanrı bizi cezalandırıyor çok mu günahkar bir milletiz ? çok mu cahiliz. Cahil olduğumuz için cezalandırılmayı mı hak ediyoruz ?
Daha yolda İstanbul depremi ve milyonlarda ölecek insan var..
sanırm Tanrı bizi her anlamda gözden çıkarmış, ümidi kesmiş...
Neden hiç yüzümüz gülmüyor ?
9
●290
- 10-02-2023, 22:40:27Sanıyorum atalarımız çok insanı kılıçtan geçirdi zamanında. o zamanların amerikasıydık. Belki de halen atalarımızın günahlarını çekiyoruz bilemeyiz.
- 10-02-2023, 22:42:30Konunun ana fikrine odaklanırsanız sevinirim.Emirkirax adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Belkide evetMaximusfel adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 10-02-2023, 22:43:20Bütün sorunun işinin ehli insanların görev almamasından liyakatsizlikten kaynaklandığı apaçık ortada diye düşünüyorum. Türk milleti her zaman yardıma koşacak bu her zaman olacak fakat artık akraba eş dost torpilleri yapılmamalı işin ehli işini seven yapacağı işte becerikli olan insanların gelmesi lazım. Acil yardım nedir Kurtarma nedir ne gerekir öncelikler nelerdir bunları henüz tam olarak bilmeyen yöneticilerin olması Türkiye'nin bu tür olaylarda sınıfta kalmasına sebep oluyor. 3. günde birşeyler düzene oturabildi öncelik hazırlık bulunmuyordu bu durum bunu gösterir
- 10-02-2023, 22:47:44Belkide bizim cezamız liyakatli olamamktır hocam. tüm sorunların sebebi...Viyontek adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 10-02-2023, 22:50:34Temel sorunun bu olduğunu düşünüyorum. Bir kişi her şeyden anlayamaz bir kişi her şeyi bilemez. Bir kişi bir konuda uzmanlaşır o konu hakkında yorumunu güzel yapar Celal Şengör örneğin kendisini severim ama her konuda bir yorumu olabiliyor neyseki uzmanlık derecesinde bir yorum yapmamaya çalışıyor bu onun bilinçli olmasından kaynaklanıyor ama bazı insanlar her konuda yorum yapabiliyor ve her konuda bir görev üslenebiliyor. Bir çok bakanlıkta görev yapmış insanlar her bakanlık konusunda nasıl uzman olabilsin ki?Palria adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 10-02-2023, 23:23:44Arkadaşlar çok garip yorumlar gelmiş cidden. Kadercilikle bu noktaya geldik, halen kadercilik yapan var. Yazık.
Her ırkın veya ulusun iyi insanları olduğu gibi kötü insanları da vardır. Ne tek iyilik yapan bizim milletimiz, ne de sütten çıkmış ak kaşığız. Bu hemen hemen her devlet için geçerli. Elbette insancıllık, sıcak kanlılık, misafirperverlik gibi olgular her ülkede farklı oranlarda değişebilmektedir. Ama bunlar bir toplumun doğru ve düzgün olduğunu kanıtlamaz.
Avrupalı misafire ne kadar yemek yiyeceğini önceden sorar, ortadoğu insanı ise elinde ne varsa misafirin önüne yığar. Bunlar kültürel farklardır. Ve "şu iyidir, bu kötüdür" diyerek ayrıştırma yapıldığında direkt taraflı çıkarımlar yapılmış olur.
Önemli olan, toplumu yönetecek olan donanım sahibi kişilerin, insanların arasındaki iyiyi de kötüyü de bilerek buna göre minimum sorun yaşanabilecek bir oluşum inşa edebilmesidir. Bu da ancak duyguları ile değil aklıyla ve mantığıyla hareket eden bilinçli bir halk ile olur. Bu olmadığında demokrasinin yarardan çok zararı olduğu açıktır. Cumhuriyetin ilk yıllarında savaştan çıkmış bir ülkede fabrikaların kurulması, ziraate ve havacılığa önem verilmesi, Türk lirasının değerli olması, ülkenin borçlanmamış olması ve ekonominin güçlenmesi gittikçe halkında bilinç kazandırmış bir önderin ve destekçisi olan halkın eseridir.
Halk yöneticisinin seviyesinde yozlaşabilir. Bunun örneğini gündem deprem olduğu için sadece depremden örnek vereceğim; bina yapılmaması gereken yerlere imar izni veren yetkililer, malzemeden çalan, temelde ucuz malzeme kullanan ve yaptığı siteleri "cennetten bir kare" olarak milyonluk reklamlarla tanıtan ve deli gibi vergi kaçıran inşaat firmaları sahipleri. Kaçırdığı vergilerse halkın tamamına yük haline geliyor onu da es geçmeyelim. işte bu sıcaklık samimiyet eş-dost-para ilişkileri arasında zararlı bir hale geliyor. Yap bakalım Almanya'da, İtalya'da veya ABD'de aynı şeyi? Neden olmuyor? Çünkü baştan kanun var, nizam var, kayırmanın düşüncesi bile yasak.
Bu konuda net olarak ahlak ve etik yoksunu olduğumuzu söyleyebilirim. Kimseyi işaret etmiyorum. Ben de zengin olsam, böyle gördüğüm için "hee bu işler böyle yapılıyor, demek ki raconu budur" diye yapabilirdim. Çünkü toplumun dinamiği "nereden insan yontsam, nereden kâra geçsem"üzerine döndü. Etik açıdan bakarsak zaten bu bir kepazeliktir. Bu kepazelikler sonunda yapan 1 kaybeder ama, yapılanlar 1000'ler kaybeder. Demek istediğimi anlatabilmişimdir umarım. O müteahhit veya imar izni çıkaran binlerce canın katili değil mi?
Ama sen ülkedeki her olayı, kadere kısmete bağlayan, ülkenin kalkınmasına zerre faydası olmayan diyanete yıllarca devasa bütçeler ayıran, laik ve demokratik denilen ülkede yüzlerce aktif tarikatın insanları sömürmesine izin veren, yaptığı harcamalardan zerre seviyede halka hesap vermeyen, yıllarca mecliste gündeme getirilmiş bir terör örgütünü koruyup kollayan, ortaya çıkınca da "kandırılmışız" diyip yırtan insanlara ülkenin yönetimini teslim edersen, sonra bunlar neden bizim başımıza geliyor dersin.