• 05-01-2022, 23:22:59
    #64
    RocKets adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Benim zaten savunduğum tezleri, bana muhalif cevap olarak veriyorsun.

    Aşının uzun vadede bana virüsten daha fazla zarar vermeyeceğinin garantisini verebiliyor musun? Bunu aşıyı yapanlar veremiyor. Aşı, normal protokollere göre yapılmadı ve acil onay alınarak piyasaya sürüldü. Tam olarak bu nedenden ötürü, bu aşıyı olan herkese bir belge imzalatılıyor. Diğer aşılar yani çocukluk ve ergenlik döneminde yaptırılan aşılar, uzun vadede sonuçları test edilmiş ve tüm yan etkileri ortaya çıkarılmış aşılardır. Korkmamız gereken aşılar onlar değildir, bu aşıdır. Bilimden yola çıkıyorsun, bilimsel olarak uzun vadede ispatlanmamış olan aşıyı bilimle savunuyorsun. Bu nasıl bir düşünce?

    Kalp damar hastalıklarında kesin olarak yan etki yarattığı konusun da ısrarcı değilim, sadece sonucunu bilmiyorum. Ayrıca üst mesajımda bu istatiklerin normal bir şekilde artışa bağlı olabileceğini, bundan kaynaklanmayabileceğini de söyledim ama sen bana gelmişsin kalp damar hastalığından ölen insanları açıklıyorsun. Dünyanın 3/1'i kalp ve damar hastalıklarından ölmüyor, 5/1'i kalp damar hastalıklarının kesin sonucu olarak hayatını kaybediyor. Bir araştırma yaparken bir istatistik ortaya koyacaksan, bu araştırmaları bir sonra ki dönem için daha doğru yapmanı tavsiye ederim.

    Dünya'da ölümlerin 3/1'i solunum yolu hastalıklarına bağlı nedenlerden gerçekleşir. Bu oranın yüksek olma nedeni, kanser hastalarının son evrelerinde solunum problemleri yaşamalarıdır aynı zaman da. İkinci sırada kalp ve damar hastalıkları gelir, bu hastaların arasında kanser hastası olanlarda çoklu organ yetmezliğine bağlı olarak ölürler, yine net bir şekilde ölüm sebepleri kalp ve damar hastalıkları olarak geçmez.

    Sizler aşı olunca, aşı olmayan herkesi toplum önüne suçlu olarak atmaya çok meraklısınız. 1. doz aşıyı olup, 2. doz aşıyı olmayanlara 1. doz aşıyı niye yaptırdınız diyemezsiniz. İster yaptırır, ister yaptırmaz. Bunun için onayı da sizden alacak değil, tepkiyi de. 1. Doz aşının koruyucu olmadığını da iddia etmişsiniz, bunun için elinizde bilimsel bir veri var mı? Bakın ben size bilimsel verileri söyleyeyim, zaten aşının covidde koruyuculuk anlamında kimsenin şüphesi yok. 1. Doz aşı olanlar covidden korunamaz antikor oluşmaz son derece yanlış ve saçma bir kanıdır. Vücut 1. dozdan da aşıyı tanır, virüse karşı antikor üretir. 2. doz ve sonra ki aşılar hatırlatıcı olarak bilinir ancak gerçek amacı antikor seviyesini artırmasıdır hatırlatması değil. Aşılar DNA yapılarıyla ile vücuda tanıtılır, 1. doz ile tanıttığınız aşıyı 2. doz ile hatırlatmanıza gerek yok sadece antikor seviyesini artırma işlemi görür sonra ki aşılar. Yani siz virüs kaptığınız zaman antikor seviyelerinin yüksek olması virüse karşı savunma mekanizmasının daha güçlü olmasını sağlar ama 1. doz aşıyı olanlar virüsten korunamaz ya da vücut savunmaz diye bir şey olamaz.

    DNA yapısına tanıtılan bir virüsün, yine aynı şekilde unutulması söz konusu olamaz. Bunu ispatlayan bir tane bile bilimsel açıklama yok. 2 doz aşı olup ölenler de olur, 1 doz aşı olup virüsü hafif atlatanlar da olur. Ama siz tutup 1. doz aşıyı niye yaptırdınız ihtiyaç sahibi o kadar insan varken diye birini hedef gösterirseniz ve suçlu ilan ederseniz de, cevabını alırsınız. Bunu devlet suçlayamıyor siz hangi hukuksal hakla suçlayabiliyorsunuz? 1-2-3-4 istediğim kadar aşı olurum, istemediğim dozu olmam. Bunu suçlamak ne sizin haddinize ne de hukuksal anlam da başka birinin haddine düşmez.

    SON Maddeye gelelim;
    Virüsün kalp damar hastalıklarında pıhtı yaptığını, ana damarlarda tıkanıklığa yol açtığına dair bilimsel bir yazı ve araştırma var mı bunu ispatlayan? Hani bilimsel verilere dayanıyorsunuz ya, bir de bu açıdan bakalım. Kan içerisinde oluşan pıhtı vücudun 3 ana bölümünü ciddi olarak tehdit eder, 2 ana bölümde ölümcül sonuçlar doğurur. Bunlardan ilki pıhtının beyine atmasıdır, sonuç olarak beyin ölümü, kısmi felç gibi sonuçlar doğurabilir. İkinci önemli nokta pıhtının bağırsaklara atmasıdır. Bağırsaklar yapıları gereği en kolay çürüyen organlar olduğu için, tespit edilememesi ve acil müdehale edilmemesi halinde 5-6 saat içerisinde bağırsağın %70-80'i çürür ve artık kullanılamaz. Bu süreçten sonra hastanın hayatta kalma süresi 5-6 ay maksimumdur. Genel cerraha ya da dahiliye uzmanına da danışabilirsiniz.

    3. son aşama pıhtının kalbe atmasıdır. Bu noktada ana kalp damalarında tıkanıklık ortaya çıkarır, kalp krizine neden olmadığı sürece bunun tedavi tanısı ve tedavi imkanı diğer iki maddeye göre daha çabuk ve sorunsuz olur. Sadece bir anjio ile bu sorun ortadan kalkabilir. Diğer organlarda da aynı şekilde damar tıkanlığı ile sonuçlanır.

    Covid'in, kanda pıhtılaşmaya neden olduğu ispatlanmış bir çalışma değildir. Bugüne kadar ispatlanan sonuçları; kulak burun boğaz sorunları ve akciğer sorunları olmaktadır.

    Ben kalp hastalığım nedeniyle Covid aşısında 2. dozu olmaya korkuyorum derken, elimde ispatım da yok, tersi bir durumun ispatı da yok. İki taraftan da ispatın olmaması zaten süreci zorlaştırıyor. Çünkü hiç kimse, 5 sene sonra aşının vücutta ne gibi etki yaratacağını bilmiyor. Hangi organlara yan etki yaratacağı bilinmiyor, hangi sorunları uzun vadede getirir bilinmiyor. Bu aşının uzun vadede yan etkileri ispatlanmadı henüz ve böyle bir şey için de hiç kimse hayatını tehlikeye atmak istemiyor. Ha belki bunların hiçbiri olmayacak, 0 yan etki görülecek ama bunu şu anda bilemeyiz ve insanlar bilmedikleri bir aşıyı olmamak konusunda haklılar, onları suçlamaya kimse hakkı yok.

    Bu son mesajım.
    Senin doğru bilgiye ulaşmada büyük sorunların olduğu için fikir yürütmede de başarısızsın.
    Benim ortaya attığım tezi yanlışlayamayınca çıkıp verdiğim bilgilere muhalefet ederek fikrimi itibarsızlaştırmaya kalkıyorsun.
    Ama bu zırva bilgileri nereden alıyorsun bilmiyorum çünkü sen internetten doğru bilgi almayı bile beceremiyorsun.

    Sana dünyada kabaca 3 kişiden biri kalp damar hastalıklarından ölür diyorum bana muhalefet etmek için uydurma istatistikler söylüyorsun.
    Bak benim kaynağım Dünya Sağlık Örgütü diyor ki toplam ölümlerin %32 kalp damar hastalıklarına bağlı.
    https://www.who.int/health-topics/ca...ases#tab=tab_1
    Sen bana istatistik araştırırken doğru araştır diyorsun herhalde Dünya Sağlık Örgütünden iyi araştırabiliyorsun.

    Bak bu da TÜİK in 2019 verisi orada da bizim ülkemizde kalp damar hastalıklarından ölümler dünya ortalamasını üzerinde %37
    https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Inde...eri-2019-33710
    Üstelik bu oran Aydın şehrinde %47 yani neredeyse 2 kişiden biri Aydın da kalp damar hastalığından ölüyor.

    Şimdi senin bana istatistiki araştırma yapmamı söyleme zırvalığını geçiyorum.
    Çünkü sen doğru kaynağa ulaşmada bile sıkıntı çekiyorsun muhtemelen twitter dan bilgi topluyorsun.

    Yaşını bilmiyorum ama sana bir abi ya da kardeş tavsiyesi vereyim.
    Kalp hastalığın yüksek tansiyon hastalığın şeker hastalığın varsa damar sağlığın zayıftır.
    Bir doktora danış kendi kafana göre internetten okuduklarına göre karar verme.
    Çünkü sen kendi başına araştırma yapacak alt yapıya sahip değilsin.
    HASTALIĞIN EN BAŞINDAN BERİ DOKTORLAR YÜKSEK TANSİYON, KALP, ŞEKER HASTALIĞI, BÖBREK HASTALIĞI GİBİ KRONİK RAHATSIZLIĞI OLANLAR BÜYÜK RİSK ALTINDA DİYOR.
    SALGININ BAŞINDA AŞILAR KISITLIYKEN ÖNCE RİSK GRUBUNDAKİ KALP DAMAR HASTALARINA ÖNCELİK TANINDI ÇÜNKÜ BU ADAMLAR ÖLÜYORLAR.
    ŞAKA DEĞİL KARDEŞİM.
    SEN AŞI 5 SENE SONRA NE YAPAR DİYE DÜŞÜNÜYORSUN BU HASTALIĞI YARIN KAPARSAN 1 AY SONRASINI GÖRECEĞİNİN GARANTİSİ VAR MI?
    BU KAFAYI HİÇ ANLAMIYORUM.
    YARIN COVİD OLUP ÖLME RİSKİNİ GÖRMEZDEN GELİP 5 SENE SONRA AŞI BİR YAN ETKİ Mİ YAPAR DİYE DÜŞÜNENLER VAR.
    SİZE ALLAH GARANTİ Mİ VERDİ VİRÜS SİZE DOKUNMAYACAK DİYE?


    Sana corona damarlarda pıhtı yapıyor, damar iç yüzeylerini mahvediyor diyorum sen bana kaynak soruyorsun.
    Bana kaynak soracağına elinin altında google var.
    Açıp bir kaç bilimsel tıp yayınını okursun.

    https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa2015432
    https://jamanetwork.com/journals/jam...rticle/2768098

    Okumaya üşenirsen deniliyor ki covid hastaneye yatan hastaların %1,6'sında kalbi besleyen pulmoner damarları tıkayacak pıhtılar atıyor.



    Diğer yandan doğru düzgün aşı olmayacasanız milli serveti boşa harcamayın.
    Bu aşıları bedava yaptıkları için böyle kıymetsiz muamelesi yapıyorsunuz.
    Dünyada o aşıya ulaşamayan aşı olmak isteyen milyonlarca insan varken 1 aşıyı olup 2. sini olmayacağım demek şımarıklıktır.
    İlk aşıyı %30 koruma zar zor sağlıyor.
    Bu iş keyif işi değil, ya doğru düzgün aşılanmak lazım, ya da hiç aşılanmamak lazım.
    Aşılanmayan tercihlerine saygı duyarım ilk aşıyı olup 2. yi olmayanlara aynı saygıyı duymuyorum.
  • 06-01-2022, 00:01:39
    #65
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu son mesajım.
    Senin doğru bilgiye ulaşmada büyük sorunların olduğu için fikir yürütmede de başarısızsın.
    Benim ortaya attığım tezi yanlışlayamayınca çıkıp verdiğim bilgilere muhalefet ederek fikrimi itibarsızlaştırmaya kalkıyorsun.
    Ama bu zırva bilgileri nereden alıyorsun bilmiyorum çünkü sen internetten doğru bilgi almayı bile beceremiyorsun.

    Sana dünyada kabaca 3 kişiden biri kalp damar hastalıklarından ölür diyorum bana muhalefet etmek için uydurma istatistikler söylüyorsun.
    Bak benim kaynağım Dünya Sağlık Örgütü diyor ki toplam ölümlerin %32 kalp damar hastalıklarına bağlı.
    https://www.who.int/health-topics/ca...ases#tab=tab_1
    Sen bana istatistik araştırırken doğru araştır diyorsun herhalde Dünya Sağlık Örgütünden iyi araştırabiliyorsun.

    Bak bu da TÜİK in 2019 verisi orada da bizim ülkemizde kalp damar hastalıklarından ölümler dünya ortalamasını üzerinde %37
    https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Inde...eri-2019-33710
    Üstelik bu oran Aydın şehrinde %47 yani neredeyse 2 kişiden biri Aydın da kalp damar hastalığından ölüyor.

    Şimdi senin bana istatistiki araştırma yapmamı söyleme zırvalığını geçiyorum.
    Çünkü sen doğru kaynağa ulaşmada bile sıkıntı çekiyorsun muhtemelen twitter dan bilgi topluyorsun.

    Yaşını bilmiyorum ama sana bir abi ya da kardeş tavsiyesi vereyim.
    Kalp hastalığın yüksek tansiyon hastalığın şeker hastalığın varsa damar sağlığın zayıftır.
    Bir doktora danış kendi kafana göre internetten okuduklarına göre karar verme.
    Çünkü sen kendi başına araştırma yapacak alt yapıya sahip değilsin.
    HASTALIĞIN EN BAŞINDAN BERİ DOKTORLAR YÜKSEK TANSİYON, KALP, ŞEKER HASTALIĞI, BÖBREK HASTALIĞI GİBİ KRONİK RAHATSIZLIĞI OLANLAR BÜYÜK RİSK ALTINDA DİYOR.
    SALGININ BAŞINDA AŞILAR KISITLIYKEN ÖNCE RİSK GRUBUNDAKİ KALP DAMAR HASTALARINA ÖNCELİK TANINDI ÇÜNKÜ BU ADAMLAR ÖLÜYORLAR.
    ŞAKA DEĞİL KARDEŞİM.
    SEN AŞI 5 SENE SONRA NE YAPAR DİYE DÜŞÜNÜYORSUN BU HASTALIĞI YARIN KAPARSAN 1 AY SONRASINI GÖRECEĞİNİN GARANTİSİ VAR MI?
    BU KAFAYI HİÇ ANLAMIYORUM.
    YARIN COVİD OLUP ÖLME RİSKİNİ GÖRMEZDEN GELİP 5 SENE SONRA AŞI BİR YAN ETKİ Mİ YAPAR DİYE DÜŞÜNENLER VAR.
    SİZE ALLAH GARANTİ Mİ VERDİ VİRÜS SİZE DOKUNMAYACAK DİYE?


    Sana corona damarlarda pıhtı yapıyor, damar iç yüzeylerini mahvediyor diyorum sen bana kaynak soruyorsun.
    Bana kaynak soracağına elinin altında google var.
    Açıp bir kaç bilimsel tıp yayınını okursun.

    https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa2015432
    https://jamanetwork.com/journals/jam...rticle/2768098

    Okumaya üşenirsen deniliyor ki covid hastaneye yatan hastaların %1,6'sında kalbi besleyen pulmoner damarları tıkayacak pıhtılar atıyor.



    Diğer yandan doğru düzgün aşı olmayacasanız milli serveti boşa harcamayın.
    Bu aşıları bedava yaptıkları için böyle kıymetsiz muamelesi yapıyorsunuz.
    Dünyada o aşıya ulaşamayan aşı olmak isteyen milyonlarca insan varken 1 aşıyı olup 2. sini olmayacağım demek şımarıklıktır.
    İlk aşıyı %30 koruma zar zor sağlıyor.
    Bu iş keyif işi değil, ya doğru düzgün aşılanmak lazım, ya da hiç aşılanmamak lazım.
    Aşılanmayan tercihlerine saygı duyarım ilk aşıyı olup 2. yi olmayanlara aynı saygıyı duymuyorum.
    Yine aynı yöntemle sırf muhalif olup dikkat çekmek adına cevap veriyorsun ve benim söylediğim şeylerin bir çoğunun aksini ispatlayamıyorsun. Ben sana nasıl ispatlayamadığını da detaylı olarak söyleyeceğim kardeş, sen benim "abi" diyebileceğim bir yaşta olamazsın, bana burada abi, kardeş ayağına yatma.

    1- İlk aşıyı %30 koruma zar zor sağlıyor. (Demişsin)

    Şunu gerçekten beyninle düşünerek mi söylüyorsun? Aşının hangi kişide ne kadar antikor üreteceği, vücudu ne kadar koruyacağı kişiden kişiye göre değişen bir durumdur. %30 antikor üretiyor, birinci aşıyı olanlar ya ilk aşıyı olsun ya da hiç olmasın ne demektir ya? Sana mı soracak bu millet kaç aşı olması gerektiğini? 1 tane olur ve daha da olmaz, korunur. Bunu sen mi bileceksin? 1 aşı oldum, 2. aşıyı olmayacağım ve bunun için sen ve senin gibi zırvalayan insanları da dinlemeyeceğim. Önceki mesajlarında çıkmışsın internetten duyduğun bilgilere mi itibar ediyorsun diyorsun, sonra laf yetiştirebilmek içinde elinin altında internet var araştır diyorsun. Sen önce bir kendinle çelişmeyi ve aşı olmayanlara laf göndermeyi bırak. Bu senin haddin değil, yetkin de yok, seni ilgilendirmez de.

    2- Bu aşıları bedava yaptıkları için böyle kıymetsiz muamelesi yapıyorsunuz. (Demişsin)
    Aşıların bedava olup olmaması aşı olunup olunmaması oranını etkilemez. Eğer biri aşı olmaya niyetliyse, aşıyı bedava yapıyorlar diye kimse vazgeçmez. Yaptırmayı düşünmeyen insan da bedava veya ücretli olsun fark etmez, yine yaptırmaz. Bu kadar basit, bunu anlamayacak bir şey yok.

    3- SALGININ BAŞINDA AŞILAR KISITLIYKEN ÖNCE RİSK GRUBUNDAKİ KALP DAMAR HASTALARINA ÖNCELİK TANINDI ÇÜNKÜ BU ADAMLAR ÖLÜYORLAR. (Demişsin)
    Salgın ilk çıktığında, Türkiye'ye ilk girdiğinde, ilk vaka da ya da bir sene sonra hiç fark etmiyor. Bu virüsün, kronik hastalık grubunda olanlar arasında en çok zarar verdiği grubun, akciğer hastalığı olduğu açıklandı, Kalp ve damar hastalıkları değil.KOAH, Astım gibi kronikleşmiş akciğer hastalıkları, Kalp ve damar grubu hastalıklarından çok daha riskli grupta oldu ve bu grup çok daha ağır bedeller ödedi. O kadar araştırma ve bilim makalesi okuduğunu iddia eden birinin, gelmiş burada Akciğer hastalıklarını geri plana atıp, virüsün en çok kalp ve damar hastalıklarına etki ettiğini iddia etmesi ne büyük bir saçmalık...


    4- SEN AŞI 5 SENE SONRA NE YAPAR DİYE DÜŞÜNÜYORSUN BU HASTALIĞI YARIN KAPARSAN 1 AY SONRASINI GÖRECEĞİNİN GARANTİSİ VAR MI? (Demişsin)

    Ben bu 2. doz aşıyı olursam, 5 sene sonra yan etkisini görmeyeceğimin garantisi var mı? Tanrıyla ortaklaşa çalışmamı yürütüyorsunuz? Geleceği nerden görüyorsun da bu kadar kesin ve net konuşabiliyorsun? Kaldı ki, bu aşının uzun vadeli dönemde zararlarını aşıyı yapanlar bile garanti edemiyor, sen bu garantiyi nasıl verebiliyorsun? 2. doz covid aşısını olursam, covidden ölmeyeceğimin garantisi var mı? Koruyuculuğundan şüphe duymuyorum ama garantisi var mı? İşte bunun garantisi nasıl yoksa, bu aşının 5 sene sonra bana zarar vermeyeceğinin garantisi de yok. Çünkü testler tamamlanmadı, AŞI ACİL ONAY İLE PİYASAYA SÜRÜLDÜ.

    5- Kalp hastalığın yüksek tansiyon hastalığın şeker hastalığın varsa damar sağlığın zayıftır. (Demisşin)
    Madem bunu biliyorsun, aşının olası bir yan etkisinde, pıhtı attırmayacağının garantisini de delillerle sunar mısın? Haydi bilimsel makale kaynaklarını bir de bu alanda göster bakalım kaynak olarak. Siz aşı olan herkesi bir kefeye koyarken, aşı olmayanları dışlıyorsunuz, toplum içinde ortaya atıp linç etmeye çalışıyorsunuz. Benim ikinci aşıyı olmama hakkım, yasal olarak bana tanınmış. HUKUKSAL HAKKIM VARKEN, SEN KİM OLUYORSUN DA BANA YA BİRİNCİ AŞIYI DA YAPTIRMASAYDIN YA DA İKİNCİ AŞIYI ol deme hakkını kendinde buluyorsun? Sana mı soracağım, senden mi izin alacağım? Bu cümleyi kurarken, 5 sene sonra bir çok insanda yan etkiler görülüp bir facia yaşanırsa, bunun sorumluluğunu nasıl alabiliyorsun? Aşıyı yapanlar alamıyor, kağıt imzalatıyor, senin tezin nedir?

    6- Sana dünyada kabaca 3 kişiden biri kalp damar hastalıklarından ölür diyorum bana muhalefet etmek için uydurma istatistikler söylüyorsun. (Demişsin)
    Ben sana kafamdan uydurma veriler ile twitter'dan gördüğüm verileri aktarmıyorum. Senin bana ispat etmeye uğraştığın kaynağı da incelersen eğer, bu kaynak içerisinde, hiçbir kalp rahatsızlığı olmadan kalp krizi neticesinde ölenler de bu gruba dahil edilmiş. Yani senin mantığın şu; kalp krizi geçirerek ölenleri de bu gruba dahil edeyim, kalp hastalığı olarak sayayım. Olaya ben aynı pencereden bakarsam eğer, bu grubun içerisine senin gibi hastalıklarla ilgili olmadan bağlantı kurabileceğim alanları ekleyeyim öyle çıkarayım istatistik?

    Siz kendinizde insanların aşı olup olmamasıyla ilgili söz sahibi olma yetkisini kimden alıyorsunuz? BEN İSTERSEM 1 DOZ AŞI OLURUM İSTER 4 DOZ. BUNU YARGILAMAK SENİN HADDİNE DEĞİL. DEVLET KANUNLARI ÇERÇEVESİNDE AŞI OLMAK HÜR İRADEYE BAĞLIDIR, SİZİN NE DÜŞÜNECEĞİNİZE BAĞLI DEĞİLDİR.

    Bu benim sana son cevabımdı. Bir daha birini ortaya atıp linç etme girişimini denemeden önce, böyle birine denk gelebileceğinizi unutmamanız dileğiyle.
  • 06-01-2022, 00:34:35
    #66
    2. Dozu oldum yeter bence ?
  • 06-01-2022, 01:15:16
    #67
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu son mesajım.
    Senin doğru bilgiye ulaşmada büyük sorunların olduğu için fikir yürütmede de başarısızsın.
    Benim ortaya attığım tezi yanlışlayamayınca çıkıp verdiğim bilgilere muhalefet ederek fikrimi itibarsızlaştırmaya kalkıyorsun.
    Ama bu zırva bilgileri nereden alıyorsun bilmiyorum çünkü sen internetten doğru bilgi almayı bile beceremiyorsun.

    Sana dünyada kabaca 3 kişiden biri kalp damar hastalıklarından ölür diyorum bana muhalefet etmek için uydurma istatistikler söylüyorsun.
    Bak benim kaynağım Dünya Sağlık Örgütü diyor ki toplam ölümlerin %32 kalp damar hastalıklarına bağlı.
    https://www.who.int/health-topics/ca...ases#tab=tab_1
    Sen bana istatistik araştırırken doğru araştır diyorsun herhalde Dünya Sağlık Örgütünden iyi araştırabiliyorsun.

    Bak bu da TÜİK in 2019 verisi orada da bizim ülkemizde kalp damar hastalıklarından ölümler dünya ortalamasını üzerinde %37
    https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Inde...eri-2019-33710
    Üstelik bu oran Aydın şehrinde %47 yani neredeyse 2 kişiden biri Aydın da kalp damar hastalığından ölüyor.

    Şimdi senin bana istatistiki araştırma yapmamı söyleme zırvalığını geçiyorum.
    Çünkü sen doğru kaynağa ulaşmada bile sıkıntı çekiyorsun muhtemelen twitter dan bilgi topluyorsun.

    Yaşını bilmiyorum ama sana bir abi ya da kardeş tavsiyesi vereyim.
    Kalp hastalığın yüksek tansiyon hastalığın şeker hastalığın varsa damar sağlığın zayıftır.
    Bir doktora danış kendi kafana göre internetten okuduklarına göre karar verme.
    Çünkü sen kendi başına araştırma yapacak alt yapıya sahip değilsin.
    HASTALIĞIN EN BAŞINDAN BERİ DOKTORLAR YÜKSEK TANSİYON, KALP, ŞEKER HASTALIĞI, BÖBREK HASTALIĞI GİBİ KRONİK RAHATSIZLIĞI OLANLAR BÜYÜK RİSK ALTINDA DİYOR.
    SALGININ BAŞINDA AŞILAR KISITLIYKEN ÖNCE RİSK GRUBUNDAKİ KALP DAMAR HASTALARINA ÖNCELİK TANINDI ÇÜNKÜ BU ADAMLAR ÖLÜYORLAR.
    ŞAKA DEĞİL KARDEŞİM.
    SEN AŞI 5 SENE SONRA NE YAPAR DİYE DÜŞÜNÜYORSUN BU HASTALIĞI YARIN KAPARSAN 1 AY SONRASINI GÖRECEĞİNİN GARANTİSİ VAR MI?
    BU KAFAYI HİÇ ANLAMIYORUM.
    YARIN COVİD OLUP ÖLME RİSKİNİ GÖRMEZDEN GELİP 5 SENE SONRA AŞI BİR YAN ETKİ Mİ YAPAR DİYE DÜŞÜNENLER VAR.
    SİZE ALLAH GARANTİ Mİ VERDİ VİRÜS SİZE DOKUNMAYACAK DİYE?


    Sana corona damarlarda pıhtı yapıyor, damar iç yüzeylerini mahvediyor diyorum sen bana kaynak soruyorsun.
    Bana kaynak soracağına elinin altında google var.
    Açıp bir kaç bilimsel tıp yayınını okursun.

    https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa2015432
    https://jamanetwork.com/journals/jam...rticle/2768098

    Okumaya üşenirsen deniliyor ki covid hastaneye yatan hastaların %1,6'sında kalbi besleyen pulmoner damarları tıkayacak pıhtılar atıyor.



    Diğer yandan doğru düzgün aşı olmayacasanız milli serveti boşa harcamayın.
    Bu aşıları bedava yaptıkları için böyle kıymetsiz muamelesi yapıyorsunuz.
    Dünyada o aşıya ulaşamayan aşı olmak isteyen milyonlarca insan varken 1 aşıyı olup 2. sini olmayacağım demek şımarıklıktır.
    İlk aşıyı %30 koruma zar zor sağlıyor.
    Bu iş keyif işi değil, ya doğru düzgün aşılanmak lazım, ya da hiç aşılanmamak lazım.
    Aşılanmayan tercihlerine saygı duyarım ilk aşıyı olup 2. yi olmayanlara aynı saygıyı duymuyorum.

    Araya gireyim dedim dayanamadım. Bazı bilgiler yetersiz ve çarpıtılmış.. kaynaklarından DSÖ'nun masum olduğu söylenemez de yine de istatistik açısından bakılabilir.

    Ama TÜİK ne zamandan beri sağlık verilerini derler oldu? Bu çetelemeyi neye göre yapıyorlar? Türkiye'de hastalıkların, vakaların istatistiğinin tutulduğu bir merkez yok..

    Milli servet dediğin satın alımı Türkiye Cumhuriyeti yapmıyor bakınız alttaki resme.. Keymen diye bir firma satın alımı yapıyor ve firma hayr için mi aşıları vatandaşa sunuyor?



    Gerçekten böyle ise çıkıp belgeli bir şekilde açıklasınlar da bizde rahatlayalım. Ancak devlete bu aşıları bedava verdiğini sanmıyorum öyle olsa neden aracı firma olsun ki?

    Bu aşı keyif işi değil demişsin evet keyfi değil ticari..

    Zaten genel anlamda kronik rahatsızlığı bulunan hastalar sadece Covid değil tüm solunum yolları enfeksiyonları, barsak enfeksiyonları vs vs enfeksiyonlara karşı dikkatli olmaları gerekiyor. Diabetus mellitus olan hasta zaten gerekli tedaviyi görüyordur ve o tarz hastalıklara sahip olan kişiler oldukça kırılgandır. Ancak bu demek değildir ki gidip aşılarını olmak zorunda. Zaten vücut belli bir yükü taşıyor ve hiç Sars Cov 2 hastalığının uğramadığı bir diabet hastasına pasifize edilmiş kontrendikasyonu tam olarak bilinmeyen yan etkileri meçhul bir aşıyı gidip ol demek de bir nevi buyur aşıdan sonra ölebilirsin de demek..

    Bu hastalığı kaparsan 1 ay sonrasının garantisi var mı demişsin de aşıyı olup bir ay sonra ölmeyeceğinin garantisi var mı?

    Şimdi ülkemizde bu konuda güçlü kurum olmadığı için insanların kafasında yer eden (aşıyı olan da olmayan da) korkuyu gidermek gerekiyor. Olan ya bir şey olursa olmayan ya bir şey olursa düşüncesinde.. EE zaten onam formunda demiyor mu yan etkileri belirsiz diye? İnsanlara diyorlar ki kısaca bu iki kapıda sizi ölüme götürebilir sen seç.. İnsanlara güven verilirse insanlar zaten bunu anlar. Kimse aptal değil.. Aşıyı ister olur ister olmaz buna zaten ses etmiyorsun ancak 1 ncıyı olup 2 ncıyı olmamakta bir tercih meselesi değil mi?

    Düşün aşı olmadı dıye işten cıkartılan var. bu acımasızlıktır ve zalimliktir. Devletin bu konuda bir güven veren tutumu yok.. O nedenle insanlar da kendilerini bu süreçte izole etme, uzak durma ya da denilene uyma düşüncesi ile hareket ediyor. gayet normal tepkiler.. Aşı olupta ölenler var bu daha da ürkütüyor halkı.. Ama yine bu konuda belirttiğim gibi olay ticari.. Semptomlar ortada, tüm yaşananlar ortada...

    Çok takmayın olan olur olmayan olmaz.. 1 i olan 2 yi olmaz kimisi de sürekli olur.. Ama 3 5 kelime ile yönlendirilmemek gerekiyor.. Her zaman şüpheci olmalı ve madalyonun arka yüzüne de bakmalıyız..
    • Egobusch
    Egobusch bunu beğendi.
    1 kişi bunu beğendi.
  • 06-01-2022, 01:24:20
    #68
    RocKets adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yine aynı yöntemle sırf muhalif olup dikkat çekmek adına cevap veriyorsun ve benim söylediğim şeylerin bir çoğunun aksini ispatlayamıyorsun. Ben sana nasıl ispatlayamadığını da detaylı olarak söyleyeceğim kardeş, sen benim "abi" diyebileceğim bir yaşta olamazsın, bana burada abi, kardeş ayağına yatma.

    1- İlk aşıyı %30 koruma zar zor sağlıyor. (Demişsin)

    Şunu gerçekten beyninle düşünerek mi söylüyorsun? Aşının hangi kişide ne kadar antikor üreteceği, vücudu ne kadar koruyacağı kişiden kişiye göre değişen bir durumdur. %30 antikor üretiyor, birinci aşıyı olanlar ya ilk aşıyı olsun ya da hiç olmasın ne demektir ya? Sana mı soracak bu millet kaç aşı olması gerektiğini? 1 tane olur ve daha da olmaz, korunur. Bunu sen mi bileceksin? 1 aşı oldum, 2. aşıyı olmayacağım ve bunun için sen ve senin gibi zırvalayan insanları da dinlemeyeceğim. Önceki mesajlarında çıkmışsın internetten duyduğun bilgilere mi itibar ediyorsun diyorsun, sonra laf yetiştirebilmek içinde elinin altında internet var araştır diyorsun. Sen önce bir kendinle çelişmeyi ve aşı olmayanlara laf göndermeyi bırak. Bu senin haddin değil, yetkin de yok, seni ilgilendirmez de.

    2- Bu aşıları bedava yaptıkları için böyle kıymetsiz muamelesi yapıyorsunuz. (Demişsin)
    Aşıların bedava olup olmaması aşı olunup olunmaması oranını etkilemez. Eğer biri aşı olmaya niyetliyse, aşıyı bedava yapıyorlar diye kimse vazgeçmez. Yaptırmayı düşünmeyen insan da bedava veya ücretli olsun fark etmez, yine yaptırmaz. Bu kadar basit, bunu anlamayacak bir şey yok.

    3- SALGININ BAŞINDA AŞILAR KISITLIYKEN ÖNCE RİSK GRUBUNDAKİ KALP DAMAR HASTALARINA ÖNCELİK TANINDI ÇÜNKÜ BU ADAMLAR ÖLÜYORLAR. (Demişsin)
    Salgın ilk çıktığında, Türkiye'ye ilk girdiğinde, ilk vaka da ya da bir sene sonra hiç fark etmiyor. Bu virüsün, kronik hastalık grubunda olanlar arasında en çok zarar verdiği grubun, akciğer hastalığı olduğu açıklandı, Kalp ve damar hastalıkları değil.KOAH, Astım gibi kronikleşmiş akciğer hastalıkları, Kalp ve damar grubu hastalıklarından çok daha riskli grupta oldu ve bu grup çok daha ağır bedeller ödedi. O kadar araştırma ve bilim makalesi okuduğunu iddia eden birinin, gelmiş burada Akciğer hastalıklarını geri plana atıp, virüsün en çok kalp ve damar hastalıklarına etki ettiğini iddia etmesi ne büyük bir saçmalık...


    4- SEN AŞI 5 SENE SONRA NE YAPAR DİYE DÜŞÜNÜYORSUN BU HASTALIĞI YARIN KAPARSAN 1 AY SONRASINI GÖRECEĞİNİN GARANTİSİ VAR MI? (Demişsin)

    Ben bu 2. doz aşıyı olursam, 5 sene sonra yan etkisini görmeyeceğimin garantisi var mı? Tanrıyla ortaklaşa çalışmamı yürütüyorsunuz? Geleceği nerden görüyorsun da bu kadar kesin ve net konuşabiliyorsun? Kaldı ki, bu aşının uzun vadeli dönemde zararlarını aşıyı yapanlar bile garanti edemiyor, sen bu garantiyi nasıl verebiliyorsun? 2. doz covid aşısını olursam, covidden ölmeyeceğimin garantisi var mı? Koruyuculuğundan şüphe duymuyorum ama garantisi var mı? İşte bunun garantisi nasıl yoksa, bu aşının 5 sene sonra bana zarar vermeyeceğinin garantisi de yok. Çünkü testler tamamlanmadı, AŞI ACİL ONAY İLE PİYASAYA SÜRÜLDÜ.

    5- Kalp hastalığın yüksek tansiyon hastalığın şeker hastalığın varsa damar sağlığın zayıftır. (Demisşin)
    Madem bunu biliyorsun, aşının olası bir yan etkisinde, pıhtı attırmayacağının garantisini de delillerle sunar mısın? Haydi bilimsel makale kaynaklarını bir de bu alanda göster bakalım kaynak olarak. Siz aşı olan herkesi bir kefeye koyarken, aşı olmayanları dışlıyorsunuz, toplum içinde ortaya atıp linç etmeye çalışıyorsunuz. Benim ikinci aşıyı olmama hakkım, yasal olarak bana tanınmış. HUKUKSAL HAKKIM VARKEN, SEN KİM OLUYORSUN DA BANA YA BİRİNCİ AŞIYI DA YAPTIRMASAYDIN YA DA İKİNCİ AŞIYI ol deme hakkını kendinde buluyorsun? Sana mı soracağım, senden mi izin alacağım? Bu cümleyi kurarken, 5 sene sonra bir çok insanda yan etkiler görülüp bir facia yaşanırsa, bunun sorumluluğunu nasıl alabiliyorsun? Aşıyı yapanlar alamıyor, kağıt imzalatıyor, senin tezin nedir?

    6- Sana dünyada kabaca 3 kişiden biri kalp damar hastalıklarından ölür diyorum bana muhalefet etmek için uydurma istatistikler söylüyorsun. (Demişsin)
    Ben sana kafamdan uydurma veriler ile twitter'dan gördüğüm verileri aktarmıyorum. Senin bana ispat etmeye uğraştığın kaynağı da incelersen eğer, bu kaynak içerisinde, hiçbir kalp rahatsızlığı olmadan kalp krizi neticesinde ölenler de bu gruba dahil edilmiş. Yani senin mantığın şu; kalp krizi geçirerek ölenleri de bu gruba dahil edeyim, kalp hastalığı olarak sayayım. Olaya ben aynı pencereden bakarsam eğer, bu grubun içerisine senin gibi hastalıklarla ilgili olmadan bağlantı kurabileceğim alanları ekleyeyim öyle çıkarayım istatistik?

    Siz kendinizde insanların aşı olup olmamasıyla ilgili söz sahibi olma yetkisini kimden alıyorsunuz? BEN İSTERSEM 1 DOZ AŞI OLURUM İSTER 4 DOZ. BUNU YARGILAMAK SENİN HADDİNE DEĞİL. DEVLET KANUNLARI ÇERÇEVESİNDE AŞI OLMAK HÜR İRADEYE BAĞLIDIR, SİZİN NE DÜŞÜNECEĞİNİZE BAĞLI DEĞİLDİR.

    Bu benim sana son cevabımdı. Bir daha birini ortaya atıp linç etme girişimini denemeden önce, böyle birine denk gelebileceğinizi unutmamanız dileğiyle.

    Böyle bir yarı cahile laf yetiştirmiş olmak bile zaman kaybı.
    Ama böyle konularda mesajları şahıslardan ziyade konuyu okuyan diğer insanları bilinçlendirmek için yazarım
    Sana önceki mesajımda bir abi olarak aşı ol diye tavsiye vermiştim.
    Hayır sen aşı olma. Sen ibret ol.
    Bazı şeyleri okuyarak dinleyerek öğrenemiyorsan sana corona virüs acıtarak eğitim verir.

    Bugünün en büyük sorunu kendini bir şey biliyor zanneden yarı cahil kitle.
    Adama dünya sağlık örgütündan tüik ten link veriyoruz yok o istatistiklere hasta olmadığı halde kalp krizi geçirenler de dahil diyorsun.
    Birader biri insana zehir vermediyse kalp damar hastalığı olmayan adam kalp krizi geçirmez.
    Yani kalp hastası olmayan insanların kalp krizi geçireceklerini anlatıp komik duruma düşme.
    Bir adam kalp krizi geçiriyorsa daha öncecden teşhis konulmamış olsa da kalp hastasıdır.

    Buradan sonra yazdıklarımı senin gibi geri vites yapmamak için komik duruma düşen adama değil başka gençlerin zihnini bulandırama diye yazıyorum.
    Sen emniyet kemeri de takma.
    Neden emniyet kemeri takıyoruz? Emniyet kemeri takılı halde kazada ölen insanlar da mevcut.
    Hatta bazı kazalar da emniyet kemerinin kendisi araç içinde sıkışmaya hatta ölüme sebebiyet verir.
    Ama emniyet kemeri takmak zorunlu. Neden?
    Çünkü genel ortalamada emniyet kemeri takılması hayatta kalma oranını yükseltir.
    Arada bir kaç kişi emniyet kemerinden ölse de hiç emniyet kemeri takılmadığında ölü sayısı kat kat fazla olur.
    İşte tam da bu yüzden aşılanıyoruz. Aşılar herkese %100 koruma sağlayacağı için değil.
    Aşılar ölüm riskini tamamen kaldırmaz, bulaş riskini tamamen kaldırmaz, hatta milyonda 3-5 alerjik reaksiyondan ölüm de yapabilir.
    Ama aşılar genel ortalamada o kadar çok hayat kurtarır ki ilacın aşının riski alınır.
    Sen aşının riskini alma virüsün riskini al. Sen virüsten çekinme aşıdan çekin...

    Şu tartışmayı okuyan biri senin saçma sapan bilgiler verip sonra laf cambazlığı ile su üzerine çıkmaya çalıştığını görür.
    Sen utanmak yerine saldırmayı tercih ediyorsun.
    Bu kafa ile devam et...
  • 06-01-2022, 01:45:09
    #69
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Araya gireyim dedim dayanamadım. Bazı bilgiler yetersiz ve çarpıtılmış.. kaynaklarından DSÖ'nun masum olduğu söylenemez de yine de istatistik açısından bakılabilir.

    Ama TÜİK ne zamandan beri sağlık verilerini derler oldu? Bu çetelemeyi neye göre yapıyorlar? Türkiye'de hastalıkların, vakaların istatistiğinin tutulduğu bir merkez yok..

    Milli servet dediğin satın alımı Türkiye Cumhuriyeti yapmıyor bakınız alttaki resme.. Keymen diye bir firma satın alımı yapıyor ve firma hayr için mi aşıları vatandaşa sunuyor?



    Gerçekten böyle ise çıkıp belgeli bir şekilde açıklasınlar da bizde rahatlayalım. Ancak devlete bu aşıları bedava verdiğini sanmıyorum öyle olsa neden aracı firma olsun ki?

    Bu aşı keyif işi değil demişsin evet keyfi değil ticari..

    Zaten genel anlamda kronik rahatsızlığı bulunan hastalar sadece Covid değil tüm solunum yolları enfeksiyonları, barsak enfeksiyonları vs vs enfeksiyonlara karşı dikkatli olmaları gerekiyor. Diabetus mellitus olan hasta zaten gerekli tedaviyi görüyordur ve o tarz hastalıklara sahip olan kişiler oldukça kırılgandır. Ancak bu demek değildir ki gidip aşılarını olmak zorunda. Zaten vücut belli bir yükü taşıyor ve hiç Sars Cov 2 hastalığının uğramadığı bir diabet hastasına pasifize edilmiş kontrendikasyonu tam olarak bilinmeyen yan etkileri meçhul bir aşıyı gidip ol demek de bir nevi buyur aşıdan sonra ölebilirsin de demek..

    Bu hastalığı kaparsan 1 ay sonrasının garantisi var mı demişsin de aşıyı olup bir ay sonra ölmeyeceğinin garantisi var mı?

    Şimdi ülkemizde bu konuda güçlü kurum olmadığı için insanların kafasında yer eden (aşıyı olan da olmayan da) korkuyu gidermek gerekiyor. Olan ya bir şey olursa olmayan ya bir şey olursa düşüncesinde.. EE zaten onam formunda demiyor mu yan etkileri belirsiz diye? İnsanlara diyorlar ki kısaca bu iki kapıda sizi ölüme götürebilir sen seç.. İnsanlara güven verilirse insanlar zaten bunu anlar. Kimse aptal değil.. Aşıyı ister olur ister olmaz buna zaten ses etmiyorsun ancak 1 ncıyı olup 2 ncıyı olmamakta bir tercih meselesi değil mi?

    Düşün aşı olmadı dıye işten cıkartılan var. bu acımasızlıktır ve zalimliktir. Devletin bu konuda bir güven veren tutumu yok.. O nedenle insanlar da kendilerini bu süreçte izole etme, uzak durma ya da denilene uyma düşüncesi ile hareket ediyor. gayet normal tepkiler.. Aşı olupta ölenler var bu daha da ürkütüyor halkı.. Ama yine bu konuda belirttiğim gibi olay ticari.. Semptomlar ortada, tüm yaşananlar ortada...

    Çok takmayın olan olur olmayan olmaz.. 1 i olan 2 yi olmaz kimisi de sürekli olur.. Ama 3 5 kelime ile yönlendirilmemek gerekiyor.. Her zaman şüpheci olmalı ve madalyonun arka yüzüne de bakmalıyız..

    Sen istatistik ile hiç uğraştın mı?
    Hayatında ölçme değerlendirme ve istatistik ile üzerinde çalıştın mıı?
    TÜİK bir hesap yapmak istediği zaman gidip teker teker herşeyi sayar mı sanıyorsun?
    İstatistiki araştırmalar maliyetlidir ve gerçek hayatta tüm verilere bilgisayar başından ulaşılamayabilir ama bir insanın VATANDAŞLIK SİSTEMİNDEN ölüm kaydı açılarak düşürülürken oraya ölüm nedeni de muhtemelen yazılıyordur.
    Yazılmasa bile evreni temsil eden bir örneklem yapılır ve verileri bu örneklem üzerinden toplar standart sapmalarını hesap edilir ve sonuç çıkar.
    Dünya Sağlık Örgütü de böyle yapar. Dünyada her ölüme ulaşamaz, ulaşabildiklerinden istatistiki veri üretir.
    Tüm istatistiki çalışmalar website istatistikleri gibi bire bir sayım üzerine yapılmaz.
    Yani en kötü 3 aşağı 5 yukarı Türkiye'deki tüm hastaneleri temsil eden kısıtlı bir hastane grubu seçip buradaki ölüm kayıtlarını incelersen Türkiye'deki ölüm nedenlerini bulursun.

    Dünya Sağlık Örgütünün güvenilir falan olduğundan bahsetmedim, hatta bu hastalığın bu kadar yayılmasının ve Çin'de izole edilememesinin nedeni dünya sağlık örgütünün ve Çin'in gevşek tutumlarıdır.

    Şimdi gelelim diğer konuya.
    Kardeşim bu ülkeye ilaçlar nasıl tedarik ediliyor sistemi hiç araştırdın mı?
    Devlet her sene vermidon ihalesine mi çıkıyor sanıyorsun?
    Elbette bir ürünü bir ithalatçı firma ithal eder devlet de o firmadan alır.
    Çin ile ilişkilerimiz nane mollaydı Uygurlar yüzünden, Meral Akşener açıklama yaptıktan sonra aşı göndermeyi kestiler bir süre.
    Bizimkiler de daha önce kötüledikleri Biontech aşılarına dönmek zorunda kaldı, Biontechler gelince Çinliler de aşı göndermeye devam etti.
    Siyasi ve Ticari çekişmeleri ele alıp aşıların bilimsel etkinliklerini neden itibarsızlaştırmaya çalışıyorsun?
    Çin aşısı olmadım, Alman aşısı oldum, Türk aşısı da olmam, gider yine Alman aşısı olurum.
    Çünkü ben Alman teknolojisine ve Alman bilim adamlarına ( ya da Almanya da yetişen Türk Bilimadamlarına) Türklerden daha çok güvenirim.
    Ama sen para ilişkilerinden rahatsızsan git Türkovak ol. Yurtdışına para gitmesin.
    Onu üreticiden devlet kendisi alıyordur.
    Yani ticari meseleleri öne sürüp aşıları itibarsızlaştırmaya çalışmak deliliktir.
    Bu büyük resmi görün kafasını bırakmak lazım.

    Bu aşılar on binlerce insan üzerinde test edildi.
    Acil durum onayları bitti tam onay aldılar.
    Ve sen diyorsun ki bu aşılar diyabet hastalarına verilirse ne olur?
    Sen anlat bana aşıdan korkuttuğunuz ve aşılanmayan adamlar virüs kaparsa ne olur?
    Kendin yanıtı veriyorsun bu adamlar zaten ip üzerinde.
    Böyle risk grupları virüsü kaptılar mı patır patır ölüyorlar.
    Ve bu virüsün en büyük tatavası çok bulaşıcı olması ve sürekli daha bulaşıcı bir varyanta evrilmesi.
    Yani o risk grubundaki adamlar bu ay, bu sene ya da önümüzdeki sene bu virüsü kesin kapacaklar.
    Ve risk grubundakilerden aşılı olmayanların içinde ölenler aşılı olanların içindekilerden kat kat fazla olacak.

    Ben adama demişim ki zırvalıkları okuyup karar verme.
    Sıradan insanlar kendi sağlıkları konusunda karar verecek bilince sahip değillerdir.
    O yüzden doktorlar var.
    Ben adama 2-3 kardiyoloğa görün aşı mı virüs mü daha tehlikeli fikir al dedim.
    Adam bana saçma sapan bilgiler verip demogoji yapmaya başladı.
    İşte en büyük tehlike bu. Bir şey bilmeyenlerin işi bilenlere bırakmaması.
    Bu aşının 5 sene sonraki yan etkilerini düşünen adam virüsün bugünkü etkilerini görmezden geliyor.
    Virüsü atlatırım kafasındaki bir çok insan ibret oldu.
    Üstelik bu virüs yok, aşı olmayın aşılar insanları öldürüyor diyen doktorlardan bile ölenler oldu.

    Bu aşılar yeni ama aşılar insanlık tarihinde yeni değil bir çok hastalık için en büyük silahımız oldu.
    Bugün çocuk felci, çiçek gibi bir sürü hastalığın kökü kazındı aşılar sayesinde.
    Bugün aşıları ve tıp endüstrisini itibarsızlaştırma çabası var.
    Evet kimse sütten çıkmış ak kaşık değil ilaç endüstrisinin kötü uygulamaları olabilir.
    Ama yaklaşık 1,5-2 senedir dünyada 3,5 milyar insanı aşılandı ve hala YETERLİ VERİ YOK, AŞILARIN ETKİLERİ BELİRSİZ, AŞILAR ÖLÜME NEDEN OLUYOR gibi zırvalıklar komik oluyor.
    5 sene sonra da birileri aşıların 10 sene sonraki etkileri bilinmiyor diyecek.

    Oysa bugüne kadar aşıların 1 seneden daha sonra ortaya çıkan bir yan etkisi hiç olmamışken hala virüsün tehlikesini görmeyi aşıların 5 sene sonraki afaki yan etkilerinden bahsedenler var.
  • 06-01-2022, 13:50:20
    #70
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sen istatistik ile hiç uğraştın mı?
    Hayatında ölçme değerlendirme ve istatistik ile üzerinde çalıştın mıı?
    TÜİK bir hesap yapmak istediği zaman gidip teker teker herşeyi sayar mı sanıyorsun?
    İstatistiki araştırmalar maliyetlidir ve gerçek hayatta tüm verilere bilgisayar başından ulaşılamayabilir ama bir insanın VATANDAŞLIK SİSTEMİNDEN ölüm kaydı açılarak düşürülürken oraya ölüm nedeni de muhtemelen yazılıyordur.
    Yazılmasa bile evreni temsil eden bir örneklem yapılır ve verileri bu örneklem üzerinden toplar standart sapmalarını hesap edilir ve sonuç çıkar.
    Dünya Sağlık Örgütü de böyle yapar. Dünyada her ölüme ulaşamaz, ulaşabildiklerinden istatistiki veri üretir.
    Tüm istatistiki çalışmalar website istatistikleri gibi bire bir sayım üzerine yapılmaz.
    Yani en kötü 3 aşağı 5 yukarı Türkiye'deki tüm hastaneleri temsil eden kısıtlı bir hastane grubu seçip buradaki ölüm kayıtlarını incelersen Türkiye'deki ölüm nedenlerini bulursun.

    Dünya Sağlık Örgütünün güvenilir falan olduğundan bahsetmedim, hatta bu hastalığın bu kadar yayılmasının ve Çin'de izole edilememesinin nedeni dünya sağlık örgütünün ve Çin'in gevşek tutumlarıdır.

    Şimdi gelelim diğer konuya.
    Kardeşim bu ülkeye ilaçlar nasıl tedarik ediliyor sistemi hiç araştırdın mı?
    Devlet her sene vermidon ihalesine mi çıkıyor sanıyorsun?
    Elbette bir ürünü bir ithalatçı firma ithal eder devlet de o firmadan alır.
    Çin ile ilişkilerimiz nane mollaydı Uygurlar yüzünden, Meral Akşener açıklama yaptıktan sonra aşı göndermeyi kestiler bir süre.
    Bizimkiler de daha önce kötüledikleri Biontech aşılarına dönmek zorunda kaldı, Biontechler gelince Çinliler de aşı göndermeye devam etti.
    Siyasi ve Ticari çekişmeleri ele alıp aşıların bilimsel etkinliklerini neden itibarsızlaştırmaya çalışıyorsun?
    Çin aşısı olmadım, Alman aşısı oldum, Türk aşısı da olmam, gider yine Alman aşısı olurum.
    Çünkü ben Alman teknolojisine ve Alman bilim adamlarına ( ya da Almanya da yetişen Türk Bilimadamlarına) Türklerden daha çok güvenirim.
    Ama sen para ilişkilerinden rahatsızsan git Türkovak ol. Yurtdışına para gitmesin.
    Onu üreticiden devlet kendisi alıyordur.
    Yani ticari meseleleri öne sürüp aşıları itibarsızlaştırmaya çalışmak deliliktir.
    Bu büyük resmi görün kafasını bırakmak lazım.

    Bu aşılar on binlerce insan üzerinde test edildi.
    Acil durum onayları bitti tam onay aldılar.
    Ve sen diyorsun ki bu aşılar diyabet hastalarına verilirse ne olur?
    Sen anlat bana aşıdan korkuttuğunuz ve aşılanmayan adamlar virüs kaparsa ne olur?
    Kendin yanıtı veriyorsun bu adamlar zaten ip üzerinde.
    Böyle risk grupları virüsü kaptılar mı patır patır ölüyorlar.
    Ve bu virüsün en büyük tatavası çok bulaşıcı olması ve sürekli daha bulaşıcı bir varyanta evrilmesi.
    Yani o risk grubundaki adamlar bu ay, bu sene ya da önümüzdeki sene bu virüsü kesin kapacaklar.
    Ve risk grubundakilerden aşılı olmayanların içinde ölenler aşılı olanların içindekilerden kat kat fazla olacak.

    Ben adama demişim ki zırvalıkları okuyup karar verme.
    Sıradan insanlar kendi sağlıkları konusunda karar verecek bilince sahip değillerdir.
    O yüzden doktorlar var.
    Ben adama 2-3 kardiyoloğa görün aşı mı virüs mü daha tehlikeli fikir al dedim.
    Adam bana saçma sapan bilgiler verip demogoji yapmaya başladı.
    İşte en büyük tehlike bu. Bir şey bilmeyenlerin işi bilenlere bırakmaması.
    Bu aşının 5 sene sonraki yan etkilerini düşünen adam virüsün bugünkü etkilerini görmezden geliyor.
    Virüsü atlatırım kafasındaki bir çok insan ibret oldu.
    Üstelik bu virüs yok, aşı olmayın aşılar insanları öldürüyor diyen doktorlardan bile ölenler oldu.

    Bu aşılar yeni ama aşılar insanlık tarihinde yeni değil bir çok hastalık için en büyük silahımız oldu.
    Bugün çocuk felci, çiçek gibi bir sürü hastalığın kökü kazındı aşılar sayesinde.
    Bugün aşıları ve tıp endüstrisini itibarsızlaştırma çabası var.
    Evet kimse sütten çıkmış ak kaşık değil ilaç endüstrisinin kötü uygulamaları olabilir.
    Ama yaklaşık 1,5-2 senedir dünyada 3,5 milyar insanı aşılandı ve hala YETERLİ VERİ YOK, AŞILARIN ETKİLERİ BELİRSİZ, AŞILAR ÖLÜME NEDEN OLUYOR gibi zırvalıklar komik oluyor.
    5 sene sonra da birileri aşıların 10 sene sonraki etkileri bilinmiyor diyecek.

    Oysa bugüne kadar aşıların 1 seneden daha sonra ortaya çıkan bir yan etkisi hiç olmamışken hala virüsün tehlikesini görmeyi aşıların 5 sene sonraki afaki yan etkilerinden bahsedenler var.
    Hiç istatistikle uğraştın mı soruna yanıt: 4 yıl ana ölüm hızı, kaba doğum hızından tut pandemi, endemi çetelemesi yaptım. Tüm sağlık eğitimim boyunca biyoistatistik dersleri aldım senin anlayacağın istatistik konusunda eğitimliyim ve bendeniz bir sağlıkçıyım aslında.. Bunu sürekli vurgulamak istemiyorum ama bu konu hakkında yani istatistik hakkında neler olduğunu gayet net biliyorum.

    TÜİK verileri 3-5 hastane ile sınırlıyorsa vay halimize.. Desene 3-5 örnek hastane kaderimizi belirliyor.

    Bu kadar savunmadan sonra Alman teknolojisine güveniyorum demen aşırı tuhaf.. Türkovac yeterli kadar etken maddeye sahiptir sanıyorum?

    Çocuk felci, çiçek ya da tetanoz türevi hastalıkların aşısı olması gayet normal solunum yolları enfeksiyonlarının aşılarını bu konuda övmek yersiz.

    Sen aşı olurken sana imzalatılan onam formunu okudun mu hiç? Yeterli veri yok kısmına gayet güzel değinmişler.. Adam diyor ki ölsen kimse sorumlu değil diyor bu sana mantıklı geliyorsa daha konuşmam ben..

    Yaşamını yitirenlerin COVİD'den öldüğü mü yazılıyor sanıyorsun? Bas bas bağırıyor uzman kişilikler pnömoni diye.. Pnömoniye çevrilen hasta entübe ediliyor ve kurtarılamadığında ex oluyor. Yani Covid öldürmez zatüre öldürür.. Beni öldürmeyen bir enfeksiyon için de sürekli koruyucu nitelikte aşı neden olayım? Grip olduğunda kişi ya hafif atlatır ya ayakta ağrılarla ya yatarak tedavi alır ya da ölür. Covid'de aynı şekilde ya hafif atlatırsın ya yatarak ya da zatüreye çevirip entübe edilerek (çünkü dispne olur hasta) tedavi edilir ya da ex olur. Subplevral ya da damar travmalarına neden olması da yine pnomoniden sebeptir.

    Şunu ekleyeyim.. Aşıdan korkuttuğunuz ve aşılanmayan adamlar virüs kaparsa ne olur? demişsin. Aşıdan korkmuyorum sadece solunum yolları enfeksiyonları için aşıyı yersiz, yetersiz ve gereksiz buluyorum. Ben ve ailem koronavirüs geçirdik hiç birimiz hastaneye gitmedik ve yaşlarımıza göre atlattık. Babam yaş itibariyle daha geç atlattı. Çünkü insan yaşlandıkça hücre yenilenmesi yavaşlar ve vücut antikor üretimi de yavaşlar. Sigara içtiğim halde ben ayakta atlattım.

    Benim vurgulamak istediğimin kısaca özeti şu; Semptomları gripten farksız olan bir hastalığın aşısını desteklemek, olmayanlara yasak getirmek, istatistiki açıdan yetersiz ekipman ve tecrübeye sahip bir kuruma güvenmek mantıksızlıktır. Aşının sürekli övülmesi ticari kaygıdandır. Para yatıran firmanın parasını kaldırması gerekiyor.

    Bak ben sana görüntülerle savunduğum düşünceyi gösteriyorum adama demişsin ya okuduklarınla karar verme diye ama senin söylediklerin de ona dediklerin gibi.. Bir infografiği var mı? . Bana aşıların yeterli miktarda koruyuculuk sağladığını, ex yaşanmadığını, AŞI OLANLARIN TEKRAR YAKALANMA RİSKİNİN olup olmadığını ve AŞAĞIDAKİ resimde işaret edilen yerin ne demek olduğunu bana ispatlanabilir olgularla sunarsan sevinirim. Bana verilerle gel demek istiyorum. Çünkü arkadaşa söylediğin gibi duyduğun şeyleri yazıyorsun kısmını aynen sen uyguluyorsun. Biz sana satın alan firmaya kadar yani işin ticari boyutundan semptomlara kadar olan tüm mantıksız, eksik ve yanlış bilgileri derleyebiliriz sen savunduğun şekliyle bize resmi olarak derleyebilir misin?

    • Egobusch
    Egobusch bunu beğendi.
    1 kişi bunu beğendi.
  • 06-01-2022, 14:32:51
    #71
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hiç istatistikle uğraştın mı soruna yanıt: 4 yıl ana ölüm hızı, kaba doğum hızından tut pandemi, endemi çetelemesi yaptım. Tüm sağlık eğitimim boyunca biyoistatistik dersleri aldım senin anlayacağın istatistik konusunda eğitimliyim ve bendeniz bir sağlıkçıyım aslında.. Bunu sürekli vurgulamak istemiyorum ama bu konu hakkında yani istatistik hakkında neler olduğunu gayet net biliyorum.

    TÜİK verileri 3-5 hastane ile sınırlıyorsa vay halimize.. Desene 3-5 örnek hastane kaderimizi belirliyor.

    Bu kadar savunmadan sonra Alman teknolojisine güveniyorum demen aşırı tuhaf.. Türkovac yeterli kadar etken maddeye sahiptir sanıyorum?

    Çocuk felci, çiçek ya da tetanoz türevi hastalıkların aşısı olması gayet normal solunum yolları enfeksiyonlarının aşılarını bu konuda övmek yersiz.

    Sen aşı olurken sana imzalatılan onam formunu okudun mu hiç? Yeterli veri yok kısmına gayet güzel değinmişler.. Adam diyor ki ölsen kimse sorumlu değil diyor bu sana mantıklı geliyorsa daha konuşmam ben..

    Yaşamını yitirenlerin COVİD'den öldüğü mü yazılıyor sanıyorsun? Bas bas bağırıyor uzman kişilikler pnömoni diye.. Pnömoniye çevrilen hasta entübe ediliyor ve kurtarılamadığında ex oluyor. Yani Covid öldürmez zatüre öldürür.. Beni öldürmeyen bir enfeksiyon için de sürekli koruyucu nitelikte aşı neden olayım? Grip olduğunda kişi ya hafif atlatır ya ayakta ağrılarla ya yatarak tedavi alır ya da ölür. Covid'de aynı şekilde ya hafif atlatırsın ya yatarak ya da zatüreye çevirip entübe edilerek (çünkü dispne olur hasta) tedavi edilir ya da ex olur. Subplevral ya da damar travmalarına neden olması da yine pnomoniden sebeptir.

    Şunu ekleyeyim.. Aşıdan korkuttuğunuz ve aşılanmayan adamlar virüs kaparsa ne olur? demişsin. Aşıdan korkmuyorum sadece solunum yolları enfeksiyonları için aşıyı yersiz, yetersiz ve gereksiz buluyorum. Ben ve ailem koronavirüs geçirdik hiç birimiz hastaneye gitmedik ve yaşlarımıza göre atlattık. Babam yaş itibariyle daha geç atlattı. Çünkü insan yaşlandıkça hücre yenilenmesi yavaşlar ve vücut antikor üretimi de yavaşlar. Sigara içtiğim halde ben ayakta atlattım.

    Benim vurgulamak istediğimin kısaca özeti şu; Semptomları gripten farksız olan bir hastalığın aşısını desteklemek, olmayanlara yasak getirmek, istatistiki açıdan yetersiz ekipman ve tecrübeye sahip bir kuruma güvenmek mantıksızlıktır. Aşının sürekli övülmesi ticari kaygıdandır. Para yatıran firmanın parasını kaldırması gerekiyor.

    Bak ben sana görüntülerle savunduğum düşünceyi gösteriyorum adama demişsin ya okuduklarınla karar verme diye ama senin söylediklerin de ona dediklerin gibi.. Bir infografiği var mı? . Bana aşıların yeterli miktarda koruyuculuk sağladığını, ex yaşanmadığını, AŞI OLANLARIN TEKRAR YAKALANMA RİSKİNİN olup olmadığını ve AŞAĞIDAKİ resimde işaret edilen yerin ne demek olduğunu bana ispatlanabilir olgularla sunarsan sevinirim. Bana verilerle gel demek istiyorum. Çünkü arkadaşa söylediğin gibi duyduğun şeyleri yazıyorsun kısmını aynen sen uyguluyorsun. Biz sana satın alan firmaya kadar yani işin ticari boyutundan semptomlara kadar olan tüm mantıksız, eksik ve yanlış bilgileri derleyebiliriz sen savunduğun şekliyle bize resmi olarak derleyebilir misin?


    1) İstatikstik bilmen harika. O zaman oradaki 3-5 hastane tabirinin ne demek olduğunu da anyalabilirsin. Örneklem iyi seçilirse tüm evreni açıklayabilecek kadar iyi bir sonuç elde edilir. Senin örneklem seçimine ilişkin elinde ispatlı endişelerin varsa açıkla biz de eleştirelim. Ama dünyadaki ölüm nedenlerinin başında kalp damar hastalıklarının geldiğini iddia etmek için tüm dünyadaki ya da tüm ülkedeki tüm ölümleri araştırmaya gerek yoktur. Orada il il ayrı istatistik verildiğini yazmışım yani korkma 3-5 hastaneden geniş bir örneklem seçilmiştir.

    2) Defalarca anlattım ama hala saçma sapan karşılaştırmalar yapıyorsunuz. Gribin bulaş hızı 1.3 covid alfa varyantının bulaş hızı 3. Delta ve Omicron varyantlarının bulaş hızları daha yüksek. Yani covid ağır semptomlar gösterdiği için değil aşırı ölümcül olduğu için değil çok hızlı yayılıp sağlık sistemini çökertebildiği için tehlikeli. Bu hastalığın bulaş hızını düşürmenin 2 yolu var. Ya kapanma ile insanları kısıtlayacaksınız ya da insanları aşılayacaksınız. Yoksa hastalık çok hızlı yayılıyor ve yeterli tıbbi destekle kurtulabilecek bir çok insan sağlık sisteminde yer bulunamadığı için pisi pisine ölebilir.

    3) Aşıyı yersiz ve gereksiz bulmanızın hiç bir bilimsel veriye dayanmadığı bir gerçek. Sen hiç bir araştırma sonucuna dayanmayan hiç bir bilimsel karşılaştırmaya dayanmayan fikirler üretiyorsun ve bilimsel fikirlerin önüne sürüyorsun. İsrail'de aşılanma başlayana kadar karantina ve kapanma varken ulaşılan vaka sayıları kısa sürede yaygın aşılama yapıldıktan sonra tüm kapanma ve karantinalar kaldırıldıktan sonra bile düştü. Delta çıkana kadar aşılar hastalığın bulaşıcılığında çok etkiliydi, Delta ve Omicron görünüyor ki aşılılar arasında da belli oranda yayılabiliyor. Ama sıfır aşılı olsaydık vaka sayıları bugün bir kapanma gerektirebilecek kadar yüksek olurdu. Yani aşılar gayet işe yarıyor.

    4) Virüsü alıp atlatırım diyenler bu hastalığın konağı olmayı kabul edip salgının devam etmesine neden olanlardır. Yani aşılanmayıp tedbirlere uymayıp virüs kapıp başkalarına bulaştıranlar yüzünden virüs yayılmaya ve öldürebileceği insanlar bulmaya devam ediyor. Aşılanmayanların virüs bulaştırması sonucu ağırlaşıp ölenler aşı olduğu için ölen ya da zarar görenlerden kat kat fazla...

    5) Bugüne kadar hiç bir aşının 1 seneden daha uzun sürede ortaya çıkan bir yan etkisi görülmemiş. Bu aşılar 1,5-2 yılda 3,8 milyar insana en az 2 doz uygulanmış. Ve siz hala ileride ortaya çıkabilecek yan etkiler masalı anlatıyorsunuz. Ben de basit kozmetik ürünler satıyorum sorumluluk reddi için benzer bir yazıyı kullanma talimatına yazıyorum. Kullanmadan ürünü kolunun içinde dene reaksiyon alırsan kullanma diyorum ki içerikteki bir maddeye alerjisi olan saçımı döktü diye dava açmasın.

    6) Bugüne kadar içtiğin hangi ilaç sana uzun vadede yan etki yapmadığını taahhüt etti? Her ilacın üzerinde sık ve nadir görülen yan etkiler yazar. Ve nadir görülen yan etkilerin bazıları ölümcüldür. Ve o yan etkilerden biri oluştuğunda ilaç firmasından zırnık tazminat alamazsın. Yani bugüne kadar hangi aşı hangi ilaç uzun vadeli yan etkilere karşı sana garanti verdi ki sen bu garantiyi covid aşılarından bekliyorsun?

    7) Siz 3 kuruş verip karşılığında bin köfte istiyorsunuz. Hiç bir aşı %100 garanti vermez. Aşılarn etkinlikleri aşıdan aşıya kişiden kişiye değişir. Yani elbette aşı olanlardan birileri hastalanacak, hatta aşılı olduğu halde bu hastalığa yakalanan birileri de ölecek. Ama risk karşılaştırması yapılır. Virüsle temas eden 1 milyon aşısız insandan kaçı hastalanıyor kaçı ağırlaşıp hastaneye yatıyor kaçı ölüyor hesap edilir ve virüsle temas eden 1 milyon aşılı insanla karşılaştırılır. İşte bu yüzden insanlara aşı olun deniliyor. Çünkü bu hastalığı sizin evde aşısız geçiren 3 kişiden istatistik olmaz. Mesela bizim evde kardeşim hastalandı onunla temaslı olmamıza rağmen babam(75 yaşında) ve ben hastalanmadık. Ben de çıkıp aşıların etkinliği en az %66 mı diyeyim?

    Sizin gibilerin en büyük derdi her gün bu virüs ile defalarca temas edip aşılı olduğu için hastalanmayan insanları göremiyorsunuz o yüzden görebildikleriniz üzerinden fikir üretmeye kalkıp aşının başarısız olduğunu iddia ediyorsuınuz. Bilimsel araştırma kontrol grubu olmadan yapılmaz.
  • 06-01-2022, 14:35:12
    #72
    15dk önce 3. dozu vuruldum.