digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Sen istatistik ile hiç uğraştın mı?
Hayatında ölçme değerlendirme ve istatistik ile üzerinde çalıştın mıı?
TÜİK bir hesap yapmak istediği zaman gidip teker teker herşeyi sayar mı sanıyorsun?
İstatistiki araştırmalar maliyetlidir ve gerçek hayatta tüm verilere bilgisayar başından ulaşılamayabilir ama bir insanın VATANDAŞLIK SİSTEMİNDEN ölüm kaydı açılarak düşürülürken oraya ölüm nedeni de muhtemelen yazılıyordur.
Yazılmasa bile evreni temsil eden bir örneklem yapılır ve verileri bu örneklem üzerinden toplar standart sapmalarını hesap edilir ve sonuç çıkar.
Dünya Sağlık Örgütü de böyle yapar. Dünyada her ölüme ulaşamaz, ulaşabildiklerinden istatistiki veri üretir.
Tüm istatistiki çalışmalar website istatistikleri gibi bire bir sayım üzerine yapılmaz.
Yani en kötü 3 aşağı 5 yukarı Türkiye'deki tüm hastaneleri temsil eden kısıtlı bir hastane grubu seçip buradaki ölüm kayıtlarını incelersen Türkiye'deki ölüm nedenlerini bulursun.

Dünya Sağlık Örgütünün güvenilir falan olduğundan bahsetmedim, hatta bu hastalığın bu kadar yayılmasının ve Çin'de izole edilememesinin nedeni dünya sağlık örgütünün ve Çin'in gevşek tutumlarıdır.

Şimdi gelelim diğer konuya.
Kardeşim bu ülkeye ilaçlar nasıl tedarik ediliyor sistemi hiç araştırdın mı?
Devlet her sene vermidon ihalesine mi çıkıyor sanıyorsun?
Elbette bir ürünü bir ithalatçı firma ithal eder devlet de o firmadan alır.
Çin ile ilişkilerimiz nane mollaydı Uygurlar yüzünden, Meral Akşener açıklama yaptıktan sonra aşı göndermeyi kestiler bir süre.
Bizimkiler de daha önce kötüledikleri Biontech aşılarına dönmek zorunda kaldı, Biontechler gelince Çinliler de aşı göndermeye devam etti.
Siyasi ve Ticari çekişmeleri ele alıp aşıların bilimsel etkinliklerini neden itibarsızlaştırmaya çalışıyorsun?
Çin aşısı olmadım, Alman aşısı oldum, Türk aşısı da olmam, gider yine Alman aşısı olurum.
Çünkü ben Alman teknolojisine ve Alman bilim adamlarına ( ya da Almanya da yetişen Türk Bilimadamlarına) Türklerden daha çok güvenirim.
Ama sen para ilişkilerinden rahatsızsan git Türkovak ol. Yurtdışına para gitmesin.
Onu üreticiden devlet kendisi alıyordur.
Yani ticari meseleleri öne sürüp aşıları itibarsızlaştırmaya çalışmak deliliktir.
Bu büyük resmi görün kafasını bırakmak lazım.

Bu aşılar on binlerce insan üzerinde test edildi.
Acil durum onayları bitti tam onay aldılar.
Ve sen diyorsun ki bu aşılar diyabet hastalarına verilirse ne olur?
Sen anlat bana aşıdan korkuttuğunuz ve aşılanmayan adamlar virüs kaparsa ne olur?
Kendin yanıtı veriyorsun bu adamlar zaten ip üzerinde.
Böyle risk grupları virüsü kaptılar mı patır patır ölüyorlar.
Ve bu virüsün en büyük tatavası çok bulaşıcı olması ve sürekli daha bulaşıcı bir varyanta evrilmesi.
Yani o risk grubundaki adamlar bu ay, bu sene ya da önümüzdeki sene bu virüsü kesin kapacaklar.
Ve risk grubundakilerden aşılı olmayanların içinde ölenler aşılı olanların içindekilerden kat kat fazla olacak.

Ben adama demişim ki zırvalıkları okuyup karar verme.
Sıradan insanlar kendi sağlıkları konusunda karar verecek bilince sahip değillerdir.
O yüzden doktorlar var.
Ben adama 2-3 kardiyoloğa görün aşı mı virüs mü daha tehlikeli fikir al dedim.
Adam bana saçma sapan bilgiler verip demogoji yapmaya başladı.
İşte en büyük tehlike bu. Bir şey bilmeyenlerin işi bilenlere bırakmaması.
Bu aşının 5 sene sonraki yan etkilerini düşünen adam virüsün bugünkü etkilerini görmezden geliyor.
Virüsü atlatırım kafasındaki bir çok insan ibret oldu.
Üstelik bu virüs yok, aşı olmayın aşılar insanları öldürüyor diyen doktorlardan bile ölenler oldu.

Bu aşılar yeni ama aşılar insanlık tarihinde yeni değil bir çok hastalık için en büyük silahımız oldu.
Bugün çocuk felci, çiçek gibi bir sürü hastalığın kökü kazındı aşılar sayesinde.
Bugün aşıları ve tıp endüstrisini itibarsızlaştırma çabası var.
Evet kimse sütten çıkmış ak kaşık değil ilaç endüstrisinin kötü uygulamaları olabilir.
Ama yaklaşık 1,5-2 senedir dünyada 3,5 milyar insanı aşılandı ve hala YETERLİ VERİ YOK, AŞILARIN ETKİLERİ BELİRSİZ, AŞILAR ÖLÜME NEDEN OLUYOR gibi zırvalıklar komik oluyor.
5 sene sonra da birileri aşıların 10 sene sonraki etkileri bilinmiyor diyecek.

Oysa bugüne kadar aşıların 1 seneden daha sonra ortaya çıkan bir yan etkisi hiç olmamışken hala virüsün tehlikesini görmeyi aşıların 5 sene sonraki afaki yan etkilerinden bahsedenler var.
Hiç istatistikle uğraştın mı soruna yanıt: 4 yıl ana ölüm hızı, kaba doğum hızından tut pandemi, endemi çetelemesi yaptım. Tüm sağlık eğitimim boyunca biyoistatistik dersleri aldım senin anlayacağın istatistik konusunda eğitimliyim ve bendeniz bir sağlıkçıyım aslında.. Bunu sürekli vurgulamak istemiyorum ama bu konu hakkında yani istatistik hakkında neler olduğunu gayet net biliyorum.

TÜİK verileri 3-5 hastane ile sınırlıyorsa vay halimize.. Desene 3-5 örnek hastane kaderimizi belirliyor.

Bu kadar savunmadan sonra Alman teknolojisine güveniyorum demen aşırı tuhaf.. Türkovac yeterli kadar etken maddeye sahiptir sanıyorum?

Çocuk felci, çiçek ya da tetanoz türevi hastalıkların aşısı olması gayet normal solunum yolları enfeksiyonlarının aşılarını bu konuda övmek yersiz.

Sen aşı olurken sana imzalatılan onam formunu okudun mu hiç? Yeterli veri yok kısmına gayet güzel değinmişler.. Adam diyor ki ölsen kimse sorumlu değil diyor bu sana mantıklı geliyorsa daha konuşmam ben..

Yaşamını yitirenlerin COVİD'den öldüğü mü yazılıyor sanıyorsun? Bas bas bağırıyor uzman kişilikler pnömoni diye.. Pnömoniye çevrilen hasta entübe ediliyor ve kurtarılamadığında ex oluyor. Yani Covid öldürmez zatüre öldürür.. Beni öldürmeyen bir enfeksiyon için de sürekli koruyucu nitelikte aşı neden olayım? Grip olduğunda kişi ya hafif atlatır ya ayakta ağrılarla ya yatarak tedavi alır ya da ölür. Covid'de aynı şekilde ya hafif atlatırsın ya yatarak ya da zatüreye çevirip entübe edilerek (çünkü dispne olur hasta) tedavi edilir ya da ex olur. Subplevral ya da damar travmalarına neden olması da yine pnomoniden sebeptir.

Şunu ekleyeyim.. Aşıdan korkuttuğunuz ve aşılanmayan adamlar virüs kaparsa ne olur? demişsin. Aşıdan korkmuyorum sadece solunum yolları enfeksiyonları için aşıyı yersiz, yetersiz ve gereksiz buluyorum. Ben ve ailem koronavirüs geçirdik hiç birimiz hastaneye gitmedik ve yaşlarımıza göre atlattık. Babam yaş itibariyle daha geç atlattı. Çünkü insan yaşlandıkça hücre yenilenmesi yavaşlar ve vücut antikor üretimi de yavaşlar. Sigara içtiğim halde ben ayakta atlattım.

Benim vurgulamak istediğimin kısaca özeti şu; Semptomları gripten farksız olan bir hastalığın aşısını desteklemek, olmayanlara yasak getirmek, istatistiki açıdan yetersiz ekipman ve tecrübeye sahip bir kuruma güvenmek mantıksızlıktır. Aşının sürekli övülmesi ticari kaygıdandır. Para yatıran firmanın parasını kaldırması gerekiyor.

Bak ben sana görüntülerle savunduğum düşünceyi gösteriyorum adama demişsin ya okuduklarınla karar verme diye ama senin söylediklerin de ona dediklerin gibi.. Bir infografiği var mı? . Bana aşıların yeterli miktarda koruyuculuk sağladığını, ex yaşanmadığını, AŞI OLANLARIN TEKRAR YAKALANMA RİSKİNİN olup olmadığını ve AŞAĞIDAKİ resimde işaret edilen yerin ne demek olduğunu bana ispatlanabilir olgularla sunarsan sevinirim. Bana verilerle gel demek istiyorum. Çünkü arkadaşa söylediğin gibi duyduğun şeyleri yazıyorsun kısmını aynen sen uyguluyorsun. Biz sana satın alan firmaya kadar yani işin ticari boyutundan semptomlara kadar olan tüm mantıksız, eksik ve yanlış bilgileri derleyebiliriz sen savunduğun şekliyle bize resmi olarak derleyebilir misin?