• 17-07-2020, 12:04:32
    #10
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yaş kaç? Yaşınız 65 ve hayata bir anlam veremediyseniz sorun var demektir. Ama yaş 20 ise ve hayatın anlamını bilmiyorsanız sorun yok. Hayatın anlamı kitaplarda yazmaz ve belli bir yaşanmışlık olmadan kimseye anlatılamaz. Pi'nin Yaşamı diye bir film var. İzlediğinizde eğer yeterince kitap okumuş ve analiz yapabiliyorsanız ciddi bir aydınlanma yaşayabilirsiniz.
    Dediğiniz filmi anlamak ve analiz edebilmek için çok kitap okumaya gerek yok, asgari zekaya sahip biri analiz edebilir ve anlayabilir.
  • 17-07-2020, 12:24:52
    #11
    ejder024 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dediğiniz filmi anlamak ve analiz edebilmek için çok kitap okumaya gerek yok, asgari zekaya sahip biri analiz edebilir ve anlayabilir.
    Peki bana o filmden çıkardığınız analizi filmin neyi anlattığını 1-2 cümle ile yazar mısınız?
  • 17-07-2020, 12:32:22
    #12
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Peki bana o filmden çıkardığınız analizi filmin neyi anlattığını 1-2 cümle ile yazar mısınız?
    Ben öyle çok aydınlanamadım filmi izledikten sonra baştan söyleyeyim.
    Birde hayli zaman geçti filmi izleyeli hatırladığım kadarı ile teknede mahsur kaldığı hayvanlar aslında insanlar. Önce çocuğun annesini yiyorlar çocukta diğer birisi ile beraber hayatta kalmak için geriye kalanlar yiyor.
    İnsanoğlunun hayatta kalmak için neler yapacağını ve aynı zamanda gerçek dostluğun önemini ve de zorlukların insanı nasıl güçlü kıldığını anladım diyebiliriz filmden. Baştan bir daha izlersem biraz daha farklı analizler çıkarabilirim.
  • 17-07-2020, 12:45:13
    #13
    ejder024 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben öyle çok aydınlanamadım filmi izledikten sonra baştan söyleyeyim.
    Birde hayli zaman geçti filmi izleyeli hatırladığım kadarı ile teknede mahsur kaldığı hayvanlar aslında insanlar. Önce çocuğun annesini yiyorlar çocukta diğer birisi ile beraber hayatta kalmak için geriye kalanlar yiyor.
    İnsanoğlunun hayatta kalmak için neler yapacağını ve aynı zamanda gerçek dostluğun önemini ve de zorlukların insanı nasıl güçlü kıldığını anladım diyebilir filmden. Baştan bir daha izlersem biraz daha farklı analizler çıkarabilirim.

    Aklınızda kalan kısımlar filmin konusu ile doğru. Ama aslında çocuğun annesinin yenmesi ve diğerlerinin yenmesi filmin hiç bir yerinde gösterilmiyor. Bunlar yerine filikadaki hayvanların sırtlan orangutan zebra kaplan gibi... mücadelesi yer alıyor. İnsanların birbirlerini yemesi meselesini sigorta müfettişleri geldiğinde ortaya çıkıyor. Çocuk önce bizim filmde izlediğimiz, bir çocuğun ve kaplanın aynı filikadaki fantastik kurtuluş hikayesini anlatıyor. Sigorta müfettişleri ise bu fantastik hikayenin raporlarına yazamayacakları doğa üstü ve uydurma olduğunu söylüyorlar ve çocuktan gerçeği anlatmasını istiyorlar. Sonra çocuk insanların bir birlerini pişirip yedikleri çirkin hikayeyi anlatıyor. Hikaye gerçek ama o kadar çirkin ki sigorta müfettişleri gerçek hikayeyi değil raporlarına çocuğun ilk anlattığı fantastik hikayeyi yazmaya karar veriyorlar.
    Burada asıl hikaye şu. Filmin başında ateist bir adam hintli bir adamın evine gidiyor ve benim inanmamı sağlayabileceğin bir hikayen olduğunu söylediler diyor. Ve hintli adam da 3 dine inanan bu küçük çocuğun yaşadığı hikayeyi bu ateiste anlatıyor.
    Filmde anlatılan şey şu. İnsanlar neden dinlere inanıyorlar? Çünkü dinler çirkin bir hikayenin yerine daha güzel ve fantastik bir hikaye anlatıyorlar. Çünkü gaz ve toz bulutundan oluştuk, rast gele kimyasal reaksiyonlarla oluşan bir hücreden bir birimizi yiyerek evrimleştik. Bugünkü halimize gelene kadar mağaralarda apaç tepelerinde hayvanlar gibi yaşadık ve öldüğümüzde tekrar çözünüp toz haline dönüyoruz gibi bir hikaye çirkin. Onun yerine tanrı dünyayı şöyle yarattı, melekleri ile insanları kitaplarını dünyaya gönderdi ve ölünce şuraya gideceğiz gibi bir hikaye daha güzel daha çekici...


    Asgari zekalı analiz eder diyorsun ama asgari zekanın tanımına göre bu söylediğin değişir. Ülkenin ortalaması üniversite sınavında Türkçede 40 soruda 14 net, Matematikte 40 soruda 5. Yani aynı filmi izleyen ve hayatında 20 kitap okumuş ve 2000 kitap okumuş adamlar aynı analizi yapmazlar. Bize anlatılabilecekler bizim anlayabileceklerimiz kadardır. O yüzden daha fazla kitap okumak çok ahmakça herksin gülüp geçtiği bir filmden başkalarının yapamadığı bazı psikolojik sosyolojik ideolojik çıkarımlarda bulunmayı sağlayabilir. Yani beyin bir nöron networküdür. Beyninizde ne kadar çok bilgi ne kadar çok network varsa, yeni karşılaştığınız şeyleri beyninizde o kadar çok bölge ile bağlayabilirsiniz ve başkalarının sahip olmadığı bağlantılara yani analizlere sahip olabilirsiniz.
  • 17-07-2020, 13:00:34
    #14
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle

    Aklınızda kalan kısımlar filmin konusu ile doğru. Ama aslında çocuğun annesinin yenmesi ve diğerlerinin yenmesi filmin hiç bir yerinde gösterilmiyor. Bunlar yerine filikadaki hayvanların sırtlan orangutan zebra kaplan gibi... mücadelesi yer alıyor. İnsanların birbirlerini yemesi meselesini sigorta müfettişleri geldiğinde ortaya çıkıyor. Çocuk önce bizim filmde izlediğimiz, bir çocuğun ve kaplanın aynı filikadaki fantastik kurtuluş hikayesini anlatıyor. Sigorta müfettişleri ise bu fantastik hikayenin raporlarına yazamayacakları doğa üstü ve uydurma olduğunu söylüyorlar ve çocuktan gerçeği anlatmasını istiyorlar. Sonra çocuk insanların bir birlerini pişirip yedikleri çirkin hikayeyi anlatıyor. Hikaye gerçek ama o kadar çirkin ki sigorta müfettişleri gerçek hikayeyi değil raporlarına çocuğun ilk anlattığı fantastik hikayeyi yazmaya karar veriyorlar.
    Burada asıl hikaye şu. Filmin başında ateist bir adam hintli bir adamın evine gidiyor ve benim inanmamı sağlayabileceğin bir hikayen olduğunu söylediler diyor. Ve hintli adam da 3 dine inanan bu küçük çocuğun yaşadığı hikayeyi bu ateiste anlatıyor.
    Filmde anlatılan şey şu. İnsanlar neden dinlere inanıyorlar? Çünkü dinler çirkin bir hikayenin yerine daha güzel ve fantastik bir hikaye anlatıyorlar. Çünkü gaz ve toz bulutundan oluştuk, rast gele kimyasal reaksiyonlarla oluşan bir hücreden bir birimizi yiyerek evrimleştik. Bugünkü halimize gelene kadar mağaralarda apaç tepelerinde hayvanlar gibi yaşadık ve öldüğümüzde tekrar çözünüp toz haline dönüyoruz gibi bir hikaye çirkin. Onun yerine tanrı dünyayı şöyle yarattı, melekleri ile insanları kitaplarını dünyaya gönderdi ve ölünce şuraya gideceğiz gibi bir hikaye daha güzel daha çekici...


    Asgari zekalı analiz eder diyorsun ama asgari zekanın tanımına göre bu söylediğin değişir. Ülkenin ortalaması üniversite sınavında Türkçede 40 soruda 14 net, Matematikte 40 soruda 5. Yani aynı filmi izleyen ve hayatında 20 kitap okumuş ve 2000 kitap okumuş adamlar aynı analizi yapmazlar. Bize anlatılabilecekler bizim anlayabileceklerimiz kadardır. O yüzden daha fazla kitap okumak çok ahmakça herksin gülüp geçtiği bir filmden başkalarının yapamadığı bazı psikolojik sosyolojik ideolojik çıkarımlarda bulunmayı sağlayabilir. Yani beyin bir nöron networküdür. Beyninizde ne kadar çok bilgi ne kadar çok network varsa, yeni karşılaştığınız şeyleri beyninizde o kadar çok bölge ile bağlayabilirsiniz ve başkalarının sahip olmadığı bağlantılara yani analizlere sahip olabilirsiniz.
    Tabi sizinde dediğiniz gibi önemli olan sizin ne anladığınızdır. Karşıdaki her şeyi anlatmış olabilir ama ben ne anladıysam onu anlatmıştır bana göre. Kitap tabi ki okumak lazım ama sadece kitaba kafayı gömerek öğrenilmez bazı şeyler.Bin tane kitap okumuşsa bir insan hangi zihniyet,kafa yapısı ile okursa anlayacağı yine kendi zihniyeti doğrultusunda anlar.
    Bilgileri doğru analiz edecek kafa yoksa dünyadaki bütün kitapları okusa boş.
    Okuduklarının bir işe yaraması için nasıl bir hayat yaşıyorsan bu hayatta ne kadar birleştireceksin.Ama zihniyetine göre bile algılıyorsa kitabı sözcük dağarcığı genişletir mesela.
    Yani evet haklısın kitap insanı geliştirir ama zihniyetini değiştirmez
  • 17-07-2020, 13:10:36
    #15
    boşluktasındır, insanoğlunun çok geniş düşünme evreni bulunuyor. sizlerde sıradan bir hayat yaşyıorsanız ve birşeylerden zevk almıyorsanız herşey sıradan geliyordur.
    okuduğunuz kitaplar, kişisel gelişim üzerine mi ? ne üzerine kitaplar okuyorsunuz? bazı kitaplar insanın ufkunu açar. okuduğunuz kitaplar sizin düşünme yetinizi arttırır,daha iyi konuşma ve anlama özelliğini de ekleyebilir.
    fakat yukarıda bir hocamın da dediği gibi, tecrübe etmek gerek bazı şeyleri.
    bunun için ise, yaşanmışlıklar gerek

    yunus emre'nin şu şiirini okumanı ve anlam - mana çıkartmanı öneririm.
    bir zaman sadece vaktimi kitap okuyarak geçirdim, 3-4 sene kadar. bazı kitaplar manevi açıdan birşeyler kattı..
    Alıntı
    mana eri bu yolda
    melul olası değil
    mana duyan gönüller
    hergiz ölesi değil

    ten fanidir can ölmez
    çün gitti geri gelmez
    ölür ise ten ölür
    canlar ölesi değil

    gevher seven gönüller
    yüz bin yıl arar ise
    haktan nasip olmasa
    hergiz bulası değil

    sakıngıl yarin gönlün'
    sırçadır sımayasın
    sırça sındıktan geru
    bütün olası değil

    çeşmelerden bardağın
    doldurmadan isen
    bin yıl durur ise
    kendüsünden dolası değil

    şol hızır'la şol ilyas
    ab-ı hayat içtiler
    bir kaç yıllar içinde
    bunlar ölesi değil

    yunus, gözün görürken
    yarağın eyleyu gör
    gelmedi anda varan
    geri gelesi değil