• 12-07-2019, 04:48:41
    #10
    mbinbasi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dahi Diktatör
    -Celal Şengör
    Okuyunca kitabın ismindeki ironi yi çok iyi anlarsın.
    Okudum hocam.Celal Hocamın tüm kitaplarını okudum kendisi de kitapları kadar iyidir.



    yorukefe adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ataürk Ün Kütüphanecisi Nuri Ulusu - Atatürk'ün yanı başında

    Yaveri Salih BOZOK anlatıyor -

    Hep Atatürk ün yanında

    isimli kitaplar eklenebilir
    Öneriler için teşekkürler listeme aldım.



    Prens55 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bence yeteri kadar okuduysanız 1800-1900 yılı arasını anlatan kitapları okuyun. Bu sayede iki dönem arasında Atatürk’ten öncesi ve sonrası kıyas yapıp doğru yada yanlış neler görebilirsiniz(tarihe ilginiz varsa)
    Sadece Atatürk ü anlatan kitap okuyorsanız tavsiye veremem.
    Merhaba hocam tarihe büyük ilgim var.Osmanlının son dönemlerine ait birden fazla kitap okudum.O konuda bilgim var ,fakat o dönemde yaşayan insanların fikirleri pek cazip gelmiyor açıkcası ,tavsiyeniz için teşekkürler.Piyasada tarafsiz yazar bulmak zor,size önerim Sinan Meydan'dır kendisi çok değerli bir hocamızdır.



    Prens55 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bence yeteri kadar okuduysanız 1800-1900 yılı arasını anlatan kitapları okuyun. Bu sayede iki dönem arasında Atatürk’ten öncesi ve sonrası kıyas yapıp doğru yada yanlış neler görebilirsiniz(tarihe ilginiz varsa)
    Sadece Atatürk ü anlatan kitap okuyorsanız tavsiye veremem.
    Merhaba hocam tarihe büyük ilgim var.Osmanlının son dönemlerine ait birden fazla kitap okudum.O konuda bilgim var ,fakat o dönemde yaşayan insanların fikirleri pek cazip gelmiyor açıkcası ,tavsiyeniz için teşekkürler.Piyasada tarafsiz yazar bulmak zor,size önerim Sinan Meydan'dır kendisi çok değerli bir hocamızdır.



    Gorkemanl adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İyi geceler dilerim “arkadaşım Atatürk” kitabını öneririm uzun zaman önce okumuştum umarım bidaha okurum
    Kitabı daha önce okudum yine de teşekkür ederim iyi geceler dilerim.
  • 12-07-2019, 08:24:26
    #11
    Zabit ve kumandan ile hasbihal
  • 12-07-2019, 08:34:46
    #12
    DEIP adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Selam dostlar yaklaşık 5,6 senedir Mustafa Kemal ile ilgili kitap okuyorum.Neredeyse tüm kitapları okudum.Sizin de bana önerebileceğiniz kitaplar varsa bekliyorum.Her kitapta ayrı bilgi ayrı detay var bunları öğrenmek insanı mutlu ediyor.Önerilerinizi bekliyorum.
    Ahmet Özgür Türen tarafından yazılan kitapları inceleyin.

    - Tarih Tarih Almanakları ve diğerlerinin hepsi Ve en keyiflilerden birisi daha yeni çıktı. Aşağıya linkini ve kitaptan küçük bir alıntıyı paylaşıyorum.

    https://www.idefix.com/Yazar/ahmet-ozgur-turen/s=315871

    ATATÜRK ÜLKESİNE SIĞINANLAR
    Hitler'in iktidara gelmesiyle beraber Almanya'da yaşayan Yahudi bilim adamları kaçmak istedi. Haksız da sayılmazlardı. Çünkü çeşitli bahanelerle idam edilen arkadaşlarının ailelerinden "giyotinin yıpranma bedeli" dahi alınıyordu.
    Tüm Avrupa, Hitler'in korkusundan bu duruma seyirci kalırken, başka ülkelere kaçmak isteyen Nobel ödüllü Yahudi bilim adamlarını denizlerin dibi dahi kabul etmiyordu.
    Ama onlara bir ülke kucak açacaktı. O da Türkiye.
    Almanların deyimiyle "Atatürk Ülkesi"…
    Bu durumdan dolayı Türkiye'nin kurucusu çok memnundu. Ama o dönem Türkiye'nin tek üniversitesi olan Darülfünun'un bahçesinde fotoğraf çektirmek isteyen bir grup öğrenciye fotoğraf çektirmenin günah olduğunu söyleyen hocalar, memnun değildi.
    Ülkemize sığınanlar arasında kimler yoktu ki!
    Radarın mucidi ve aynı zamanda nanoteknolojinin de babası olarak bilinen Von Hippel,
    Nobel kimya ödülüne aday Fritz Arndt,
    İzafiyet teorisini ilk doğrulayan Finlay Freundlich,
    Dünya çapında otorite Matematikçi Von Mises,
    Manyas Kuş Cenneti'ni bulan zoolog Curt Kosswig,
    Ve daha niceleri…
    Tamı tamına 300 bilim adamı.
    Aileleri ve asistanları ile beraber 1000 kişi.
    Gelenler arasında, savaş sonrası “dünyayı yöneten” on kişiden biri olacak olan ünlü iktisatçı Ernst Reuter'i saymıyorum bile.
    Ama Atatürk durmuyordu.
    Harf devrimine ve türlü inkılaplarına destek vermediği gibi üstüne üstlük muhalif olan Darülfünun hocalarına inat, Hitler'in tehlikeli asistini tarihi bir gole çevirmeye niyetliydi
    Toplama kamplarındaki bilim adamlarını da kurtarıp getirdi.
    Şaka değil. Toplama kampından adam çıkardı…
    Hatta onlardan biri, Kantorowicz, Türkiye'yi ziyaret eden İran Şahına diş protezi yapacaktı.
    Ve Darülfünun kapatıldı.
    İstanbul Üniversitesi açıldı.
    Hocaların ciddi bir kısmı tasfiye edildi.
    Artık beş eğitimciden biri Alman bilim adamı idi.
    Dünya artık dönemin en iyi Alman(!) üniversitesini konuşuyordu.
    Durum, Hitler'in kafasına dank edince en sadık adamlarından Scurla'yı İstanbul'a gönderdi.
    Scurla, "Bunları bize geri verin. Yerlerine daha iyilerini gönderelim" dedi.
    Bunları dediği dönemin Milli Eğitim Bakanı ise o sırada tavanı izliyordu.
    Scurla, Almanya'ya tıpış tıpış döndü.
    Vizyonu bugünkünden çok daha ileri olan Atatürk Türkiyesi, bu bilim adamlarına başbakandan dahi fazla maaş veriyordu. Hem de milletvekillerinin cebinden…
    Gelen bilim adamlarından Dobretsberger, "Biz burada tamamen Türkleştik. Yeni bir anavatan bulduk. Bir kez daha askerlik yapmam icap etse, bunu Türk ordusunda yapardım.” dedi ve bu beyanından dolayı kendisi, karısı ve kızı Alman vatandaşlığından çıkartıldılar.
    Fritz Arndt bir gün sınıfa ağlayarak geldi ve "Bugün ders yapamayacağım çünkü Atatürk ölmüş; Almanya’da bile bu kadar büyük bir insan ölmedi” dediği sırada bütün sınıf ağlıyordu.
    2019 yılında ise, Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan'da, bir çocuğumuzun hayali Alman vatandaşı olabilmekti…
  • 13-07-2019, 15:40:23
    #13
    Nativity adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ahmet Özgür Türen tarafından yazılan kitapları inceleyin.

    - Tarih Tarih Almanakları ve diğerlerinin hepsi Ve en keyiflilerden birisi daha yeni çıktı. Aşağıya linkini ve kitaptan küçük bir alıntıyı paylaşıyorum.

    https://www.idefix.com/Yazar/ahmet-ozgur-turen/s=315871

    ATATÜRK ÜLKESİNE SIĞINANLAR
    Hitler'in iktidara gelmesiyle beraber Almanya'da yaşayan Yahudi bilim adamları kaçmak istedi. Haksız da sayılmazlardı. Çünkü çeşitli bahanelerle idam edilen arkadaşlarının ailelerinden "giyotinin yıpranma bedeli" dahi alınıyordu.
    Tüm Avrupa, Hitler'in korkusundan bu duruma seyirci kalırken, başka ülkelere kaçmak isteyen Nobel ödüllü Yahudi bilim adamlarını denizlerin dibi dahi kabul etmiyordu.
    Ama onlara bir ülke kucak açacaktı. O da Türkiye.
    Almanların deyimiyle "Atatürk Ülkesi"…
    Bu durumdan dolayı Türkiye'nin kurucusu çok memnundu. Ama o dönem Türkiye'nin tek üniversitesi olan Darülfünun'un bahçesinde fotoğraf çektirmek isteyen bir grup öğrenciye fotoğraf çektirmenin günah olduğunu söyleyen hocalar, memnun değildi.
    Ülkemize sığınanlar arasında kimler yoktu ki!
    Radarın mucidi ve aynı zamanda nanoteknolojinin de babası olarak bilinen Von Hippel,
    Nobel kimya ödülüne aday Fritz Arndt,
    İzafiyet teorisini ilk doğrulayan Finlay Freundlich,
    Dünya çapında otorite Matematikçi Von Mises,
    Manyas Kuş Cenneti'ni bulan zoolog Curt Kosswig,
    Ve daha niceleri…
    Tamı tamına 300 bilim adamı.
    Aileleri ve asistanları ile beraber 1000 kişi.
    Gelenler arasında, savaş sonrası “dünyayı yöneten” on kişiden biri olacak olan ünlü iktisatçı Ernst Reuter'i saymıyorum bile.
    Ama Atatürk durmuyordu.
    Harf devrimine ve türlü inkılaplarına destek vermediği gibi üstüne üstlük muhalif olan Darülfünun hocalarına inat, Hitler'in tehlikeli asistini tarihi bir gole çevirmeye niyetliydi
    Toplama kamplarındaki bilim adamlarını da kurtarıp getirdi.
    Şaka değil. Toplama kampından adam çıkardı…
    Hatta onlardan biri, Kantorowicz, Türkiye'yi ziyaret eden İran Şahına diş protezi yapacaktı.
    Ve Darülfünun kapatıldı.
    İstanbul Üniversitesi açıldı.
    Hocaların ciddi bir kısmı tasfiye edildi.
    Artık beş eğitimciden biri Alman bilim adamı idi.
    Dünya artık dönemin en iyi Alman(!) üniversitesini konuşuyordu.
    Durum, Hitler'in kafasına dank edince en sadık adamlarından Scurla'yı İstanbul'a gönderdi.
    Scurla, "Bunları bize geri verin. Yerlerine daha iyilerini gönderelim" dedi.
    Bunları dediği dönemin Milli Eğitim Bakanı ise o sırada tavanı izliyordu.
    Scurla, Almanya'ya tıpış tıpış döndü.
    Vizyonu bugünkünden çok daha ileri olan Atatürk Türkiyesi, bu bilim adamlarına başbakandan dahi fazla maaş veriyordu. Hem de milletvekillerinin cebinden…
    Gelen bilim adamlarından Dobretsberger, "Biz burada tamamen Türkleştik. Yeni bir anavatan bulduk. Bir kez daha askerlik yapmam icap etse, bunu Türk ordusunda yapardım.” dedi ve bu beyanından dolayı kendisi, karısı ve kızı Alman vatandaşlığından çıkartıldılar.
    Fritz Arndt bir gün sınıfa ağlayarak geldi ve "Bugün ders yapamayacağım çünkü Atatürk ölmüş; Almanya’da bile bu kadar büyük bir insan ölmedi” dediği sırada bütün sınıf ağlıyordu.
    2019 yılında ise, Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan'da, bir çocuğumuzun hayali Alman vatandaşı olabilmekti…
    Ahmet Özgür Türen ise gözü kapalı alırım. Ama bu kitabı da başka güzel olmuş.
  • 13-07-2019, 15:52:44
    #14
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Bu kitapla ilgili iyi şeyler okumuştum, fırsat bulduğumda ben de okumak istiyorum. Linkte bir bölümünü okumak mümkün. Okumadıysanız ve ilginizi çekerse bir göz atabilirsiniz.

    https://www.iletisim.com.tr/kitap/at...7#.XSnTeWhjQ0M