• 01-03-2018, 19:52:21
    #19
    Üyeliği durduruldu
    Borçlarım bitsin İstanbul dışında bir çiftlik alacağım Allah'ın izni ile. İşe yararsa yazarım buradan bir 20-30 sene sonra
  • 01-03-2018, 20:03:36
    #20
    Üyeliği durduruldu
    iphone kullanma internet kullanma taşın bir köye şikayet etme .Seni köle yapan hırsların ve egon .
    tanıdığım insan emekli maaşı ile köyde 6 ay öncenin emekli maaşını daha bankadan çekmedi. İstediği zaman uyur istediği zaman uyanır istediği zaman yemek yer. Tellefonu samsung bilmem ne modeli tuşlu düz telefon 3 ayda bir Tl yükler. Kahve istediği zaman starbucks 20 TL vermez odun ateşinde pişirir içer.Hafta sonları köy kahvaltısına 100 TL vermez hergün o kahvaltıyı yapar temiz havada dolaşır gezer adam 45 yaşında sanırsın 30 za anca girdi. uzar gider bu muhhabet...
  • 02-03-2018, 09:14:47
    #21
    sedo83 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    iphone kullanma internet kullanma taşın bir köye şikayet etme .Seni köle yapan hırsların ve egon .
    tanıdığım insan emekli maaşı ile köyde 6 ay öncenin emekli maaşını daha bankadan çekmedi. İstediği zaman uyur istediği zaman uyanır istediği zaman yemek yer. Tellefonu samsung bilmem ne modeli tuşlu düz telefon 3 ayda bir Tl yükler. Kahve istediği zaman starbucks 20 TL vermez odun ateşinde pişirir içer.Hafta sonları köy kahvaltısına 100 TL vermez hergün o kahvaltıyı yapar temiz havada dolaşır gezer adam 45 yaşında sanırsın 30 za anca girdi. uzar gider bu muhhabet...
    "Seni köle yapan hırsların ve egon" hoş ve yerinde olmayan bir tabir olmakla birlikte ne güzel anlatmışsın.. Yapılabilcek birşey mi evet yapılabilcek birşey ama doğduğundan beri köy hayatı görmeyen şehir hayatına alışmış bir insanın herşeyi bırakarak köye yerleşmesinin kararı nasıl verilebilir ki ? Ailenle mi gidiceksin ? Evlendiğin karını ikna mı edebilceksin ? (Köyden birini bulmadığın takdirde) Ya da nebiliyim kendi başına gidip ufak bir ev bulup orda mı kalıcaksın. Bunlar sıfırdan çok zor ve radikal kararlar. Köyde doğup büyümek isterdim. Üniversite zamanında bizim bölüme antep'in köyünden gelen bir oda arkadaşım vardı. Adam şuan mezun ve köyünde kalmaya devam ediyor hayatından memnun
  • 02-03-2018, 09:27:54
    #22
    Ya başkalarının hayalleri için yaşarsın ya da kendi hayallerin için.
    İşin ne kadar rahat olursa olsun, ne kadar kazanırsan kazan hiçbir zaman kendi işin gibi olmayacak. Ben de aynı senin durumundayım. Temmuz ayında işten çıkacağım ve kendi projelerime yöneleceğim. Hayata 1 kez geliyoruz, başkalarını memnun etmek için günde 8-10 saat çalışacağımıza kendimiz için günde 15 saat çalışmak çok daha mantıklı geliyor. En azından modern köle olmamış oluruz.
  • 02-03-2018, 09:36:32
    #23
    Kapitalist düzenin kölesi olmak. Hepimiz daha iyi şartlarda yaşamlarımızı sürdürebilmek ve bizden sonraki nesile (çocuklarımıza) daha iyi bir gelecek sunabilmek için, bu düzene ayak uydurmaya çalışıyoruz. Bunu bencilce ve egoistçe yapıyoruz.
    Ben kendimi, eşimi ve çocuğumu düşünüyorum. Sen de kendi ailen ve sevdiklerini. Çıkarlarımızı korumaya ve çıkarlarımız çatıştığında bu sefer mücadele başlıyor ; "Hadi bakalım hangimiz daha başarılı ? Hangimiz daha haklı ? Hangimiz daha iyi ?" vb.
    Bunu yaparken sadece ailemiz için de değil, biraz da kendimiz için yapıyoruz. Tüketmeyi seviyoruz. Daha fazla kazanıp, daha lüks bir yaşam sürmek istiyoruz. Sosyal çevremiz, akrabalarımız, iş arkadaşları vs der iken, "onlar yapıyor, ben niye yapmayayım, benim neyim eksikmiş ?" diyebiliyoruz. Birilerine omuz silketebilmek için, daha iyi bir ev, daha iyi bir araba, daha iyi bir yaşam sunmaya çalışıyorsun kendine ve yakınlarına. Hayatın sana sunmuş olduğu imkanları ve olanakları (para ile gerçekleştirilebilen) yaşamak ve tatmak istiyorsun. E bunları yapmak istiyoruz da, bunlar para ile yapılabiliyor. O zaman daha çok para kazanmam gerekiyor. Daha çok kazanıp, daha lüks bir yaşam için daha çok harcamalıyım zihniyeti.
    Çıtayı bir çıt daha düşürelim. Lüksden vazgeçelim. Özel tüketimden de. İstanbul veya diğer büyük şehirlerde yaşamak istiyorsun. Kirası, faturaları, yemek vb gibi temel genel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bile, gerek ofis, gerek beden işçisi, gerek kendi işin farketmez yine bu düzen içinde buluyorsun kendini.
    Şükrettiğin yerde durmalı insan. Çünkü bunun sınırı limiti yok. Her zaman daha iyisi vardır, sen keşfetmemişsindir. Keşfettiğin anda o ofisde daha fazla çalışmak zorunda kalacaksın.
  • 02-03-2018, 09:55:33
    #24
    "türk öğün çalış güven " ne güzel demiş ATATÜRK.

    bu sene 113 gün tatil var cumartesi pazar+ tatiller ve ara günlerin bağlanmasıyla bu kadar izin kullanabilen ülke yok. birde yıllık izin ekledin mi neredeyse 5 ay kadar izin demek 7 ayçalış 5 ay izin yap 12 ay maaş al (2018 için) bence gönülden şükür etmelisin.

    allah kolaylıklar versin
  • 02-03-2018, 13:44:27
    #25
    Animal Farm ve Momo isimli kitapları okumadıysan tavsiye ederim. Kafandaki soruların birkaçına cevap olacaktır.
  • 02-03-2018, 17:05:17
    #26
    Herkes şükür etmelisin demiş, iyi de zaten etmiş. Şahsen söylediklerinize katılıyorum, bazen insan sorguluyor bu içinde bulunduğumuz düzeni. Benimkisi de ofis işi hatta kendi işimiz babadan. Sizi o kadar çok iyi anlıyorum ki, inanın içinde bulunduğunuz durumun 2 sebebi var; ya mesleğinizi ya da yaşamınızı sevmiyorsunuz. Aklıma bir psikiyatristin sözü geldi “Bir insanın sevmediği işi yapması ona verilecek en büyük cezadır.” Bence aynı şey yaşadığımız şehir için de geçerli.

    Sabah kalkıyoruz; apar topar işe gitmek için hazırlanıyoruz, sonra trafikte sabah sabah cebelleşiyoruz. Ve düşünün bu her sabah aynı. İnsanlar deseniz hepsi patlamaya hazır birer bomba gibiler ve herkes mutsuz görünüyor. Daha çok şey sayabilirim, tabi bu söylediklerim İstanbul için geçerli.

    Kendi adıma konuşacak olursam bu İstanbul illetinden kurtulmak ve hayatımın geri kalanını sevdiğim şehirde yaşamak için amacıma sadık kalıyorum ki günün birinde gerçekleşsin.
  • 02-03-2018, 17:13:14
    #27
    lotodan totodan ikramiye çıkmadığı sürece çalışmaya mecburuz kimi ofiste kimi fabrikada kimisi pc başında yapacak bişey yok