Herkes şükür etmelisin demiş, iyi de zaten etmiş. Şahsen söylediklerinize katılıyorum, bazen insan sorguluyor bu içinde bulunduğumuz düzeni. Benimkisi de ofis işi hatta kendi işimiz babadan. Sizi o kadar çok iyi anlıyorum ki, inanın içinde bulunduğunuz durumun 2 sebebi var; ya mesleğinizi ya da yaşamınızı sevmiyorsunuz. Aklıma bir psikiyatristin sözü geldi “Bir insanın sevmediği işi yapması ona verilecek en büyük cezadır.” Bence aynı şey yaşadığımız şehir için de geçerli.

Sabah kalkıyoruz; apar topar işe gitmek için hazırlanıyoruz, sonra trafikte sabah sabah cebelleşiyoruz. Ve düşünün bu her sabah aynı. İnsanlar deseniz hepsi patlamaya hazır birer bomba gibiler ve herkes mutsuz görünüyor. Daha çok şey sayabilirim, tabi bu söylediklerim İstanbul için geçerli.

Kendi adıma konuşacak olursam bu İstanbul illetinden kurtulmak ve hayatımın geri kalanını sevdiğim şehirde yaşamak için amacıma sadık kalıyorum ki günün birinde gerçekleşsin.