• 15-09-2017, 00:06:17
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Merhaba arkadaşlar özetle soruyorum.

    20 bin tl birikmiş param var bir fabrikada 3 vardiya çalışıyorum sadece pazar günüm tatil. 31 yasındayım. istanbuldan şehirden kalabalıktan gürültüden bıktım.
    Bu parayla istanbulda ufaktan ticaret yapabiliyorum. araç alıp satıyorum 1-2 bin tl kazanıyorum her aracta veya toptan elektronık malzeme alıp satıyorum.
    ama istediğim komple yaşam biçimi değiştirmek köye kasabaya doğaya daha yakın olmak bunun içinde internetten sabit bir gelir elde etmek istiyorum. çok kararsızım blog açıp yazmaya mı başlasam 3-4 bin tl ile ufaktan geliri olan bir site alıp ona mı ağırlık versem.

    bağımsız olmak köyde yada kasabada sakin bir ilde hergün pcyi açıp oradan para kazanmak istiyorum. ömrün yarısı gitti. varsa yaşayacağımız günler onlarıda yeşillik içinde geçirmek istiyorum.

    3dsmax autocad tasarım programlarını öğrendim zamannında bu hayalim için freelance olarak çalışır kazanırım diye. ödemeleri zamanında alamadım vs sorunlar yaşadım.

    siz bana ne önerirsiniz. böyle bir hayat yaşayan var mı aranızda. yada aynı hayali gerçekleştirmek için çabalayan. değerli yorumlarınızı bekliyorum. okuduğunuz için teşekkürler.
  • 15-09-2017, 00:18:15
    #2
    Böyle konuları görünce keyif alıyorum Sanırım aynı hayalleri ben de kuruyorum.Cevapları merakla bekliyorum
  • 15-09-2017, 00:22:03
    #3
    Hocam 32 yaşındayım ve hayatımın kararını almak üzereyim,
    Ortalama benzer işler ve şimdilik sadece memlekette ( ahşap bir ev ) hayalim var.
    İnternet ortamından yürür hale geldim sayılır ve son noktayı koyacağım.
    Sonra sistem kendi yürüyecek, haliyle bende kendim yürüyeceğim...
    Rize'de 10 dönüm arazi var, deniz manzaralı ve fırtına deresinin üstünde.

    Hele dur bakalım, param yok ama arabam var.. Yoluna koyacağım, az kaldı az.
    Robot gibi sabah 8de işbaşı akşam 18.00 - sağda veya solda uyuyakal bana göre değil.
    Asla yapamadığım ve yapamayacağım şey. Ki, bu sebeple orta okul dahil lisans da dahil açıktan okudum.

    Kısacası, bir önerim yok, hayat zaten yönlendiriyor.
  • 15-09-2017, 00:39:19
    #4
    Üyeliği durduruldu
    AlperDemircan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle

    İnternet ortamından yürür hale geldim sayılır ve son noktayı koyacağım.
    Sonra sistem kendi yürüyecek, haliyle bende kendim yürüyeceğim...

    Hele dur bakalım, param yok ama arabam var.. Yoluna koyacağım, az kaldı az.

    Kısacası, bir önerim yok, hayat zaten yönlendiriyor.
    nedir işte kardeşim bunlar. Nasıl yürür hale geldin. site mi kurdun adsense geliri mi ? hit sayısından mı ürün satışından mı. nedir tecrübe etmişsindir yürür hale gelene kadar bir çok hatayı. söylersen bizde faydalanalım.

    tek atımlık kurşunumuz var 20 bin. karavana atmayalım.
  • 15-09-2017, 01:47:32
    #5
    shrocco adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    nedir işte kardeşim bunlar. Nasıl yürür hale geldin. site mi kurdun adsense geliri mi ? hit sayısından mı ürün satışından mı. nedir tecrübe etmişsindir yürür hale gelene kadar bir çok hatayı. söylersen bizde faydalanalım.

    tek atımlık kurşunumuz var 20 bin. karavana atmayalım.
    Çok eskiye gitmeyeyim ama, battığım ve çıktığım dönemleri özetleyeyim, 10 sene önce batmışlığım bugün belki de girişim yapacaklara örnek olabilir.

    10 sene önceden başlayayım.
    Kız arkadaşıma, sevdiği sanatçının sitesini kurarak 14 şubat hediyesi vermek istedim. İnternette forumlarla tanışmama ilk vesile budur. ( yani yönetim olarak. )
    Derken alanadı nedir, forum nasıl kurulur hiçbirşey bilmezken, sanatçı ad soyadı ile aynı adamları buldum 50 kişiye pm attım. Birinden biri kimliğini verdi ve com.tr domain aldım... ( emre aydın )

    Sonra forum kurdum, 30 bin üye oldu bir anda, falan filan.. Sonra baktım ki hangi hosting firmasına gitsem BW yetmez, makine yavaşlıyor derler falan filan... O dönem hostingcilerden gına geldi, kuzen ve abime dedim ki, bu hosting firmaları hep çoluk çocuk, müşteriye ters ters davranıyor, sorun çözemiyor. Biz biraz yatırım yapalım, ben işi öğrenirim. Yaparız birşeyler.

    Biz girdik, 5-10 müşteri topladım, her konuda çözümdür ıvır zıvır işte, derken hostingci veletler bedava hosting hizmeti açmaya başladı. Kimi 10 dedi, diğeri 100 dedi, sonra 1000 kişiye sponsor oluyoruzlar başladı.
    Sponsordu adı, neredeyse ondan sonra hiç satış yapamadım. Durumu bizimkilere anlattım, bizim yatırım boşa gidecek gibi diye. Ve dedim ki, sunucuya 200 müşteri alsak sponsor diye gelecek yıl bir kısmı yeniler iş döner ama, yatırdığımız zarar olarak kalıp, seneye bir daha yatırım şart.

    Zararın neresinden dönersek kardır dedim. Biz yeni projelere bakarız, bu para bizden gitti geçmiş olsun dedim. Dediğim gibi de oldu, ama vesile oldu. Forumu bu sunucuya taşıtım, kuzen ve abime birer forum kurdum. Adsense den kazanırız dedik. Hatta üyeleri konsere yollamaya başladım adsenseden ufak tefek gelirler vardı. Derken benim sitem neden çıkmıyor 1. sırada diye 10 yıl önce takıntı ettim....

    Sonra araştırmalar, gözlemler, ben ne konuda geriyim ki, diğerleri benim önümde dedim. Araştıra araştıra, seo yarışması vardı r10da. Dedim ki katılayım. Hem forum için denemeler yaparım hem de kazanırsam 3-5 birşeyler iyi olur dedim. O dönem ilk 20 ödül alacaktı, son gün 20. sıraya giriş yaptım. Ve o dönemin parası 200 dolar kazandım. Sonra dedim ki, seo bana gülecek gibi.

    Sonraki dönem şöyle birşey yapmaya başladım.
    Link satışları vardı, aynı zamanda pr3 pr4 pr5 domainler satılıyordu.
    Battığım sunucumdan alan açmaya başladım. 30 lira pr3 domain, sağdan soldan 10 tane domain aldım.
    300 lira mı etti, harcamadan kazanamazsın. Battığım sunucu bana geri döner diyordum,
    1 domaine 30 tl verdim, wp kurdum biraz sağa sola yayınlama yaptım.
    Sonra 30 tl verdiğim domainden 5-6 link sattım, tanesi 20 liradan. 120 lira olarak döndü...
    Derken diğer domainleride aynı şekilde, drop mu diyorduk ne, anlamsız saçma sapan domainler. Ama pr kıymetliydi.

    Sonra baktım ki getirisi bol, linklerin süresi dolarken tek tük site şeklinde satmaya başladım. 30 lira yatırdım, 120 lira döndü. Domainleri yenilemek yerine de hazır site diye 50-60 liraya satıyordum. Ee domain 30 liraya satılırken komple link satışı bile yapılabilen siteyi almak alıcıyı da kazıklamıyordu aslında. Domaini yeniler 1 yıl satış yapar yani.

    Uzun vadede aynı sistemde iyi kazanırdım ama aklım seo işindeydi. Derken kendimi kanıtlamaya başladım, testler iyi dönüş yaptı. Kendi sistemimi kurdum, IP seo mu seo host mu birşey çıkmıştı o dönem. Kazandığımın yarısını yatırım yaptım. Derken lidacılar falan yarışma yaptı, 2 yarışmada aynı sistemi kullanarak ilk 3 içinde bitirdim. ( 1.yarışmayı düzenleyen kişinin sitesiydi) Sonra lidacılar o dönem bu iyi referans sonrası peşimi bırakmadı.

    Derken oto lastiktir tabeladır, nakliyattır, 1. sırada hack-lanck... sız, siteleri 1. sıralara çıkardım. ( nakliyat sitesi ilk sayfaydı ) Derken müzikle aram iyiydi, konserler vs. bir demo albüm yapalım dedik. ABD den el yapımı özel bir gitar yaptırdım, sağa sola konsere şuna buna. Sonra bir dönem işleri bıraktım kız meselesi şudur budur, çok boşladım. Kazandıklarımı yedim, anladım ki bu iş böyle yürümez, ortamda siyocu dolmuş.

    Yeniden denemeler yapmaya başladım, 2010 yılında bayağı sıfırladım, yeni ev şudur budur derken çatı katı odama stüdyo yapayım dedim. Hem gaz verir hem hayatıma renk gelsin diye, 2010dan sonra 3 bin lira kredi çektim. Çokta düzenli ödedim, çünkü Ankara'nın 2 sektörde en bilindik ve tanınmış markası ( mobilya ) patronuna birisi beni önermiş, benle çalışmak istediler.

    1 kelimede test edelim dedim, çıkarsa genel çalışırız dedim. Benden önce çok kişiyle çalışmışlar ama hüsran dışı birşey olmamış. ev mobilyasında 1. sırayı aldık, yaklaşık 3-4 yıl ilk 3 sıra içinde kaldı. Tabi sonrasında 8-10 kelime verdiler, tabi reelde gitmiyorum, pc üzerinden. Derken diğer sektöre de daldık. Derken arabamı aldım, şehir şehir gezdim tozdum. İyi kazançlar var, ama bu sefer kendimi geliştirmeyi unuttum.

    2 sektör gibi görünse de, aynı iş için körelmeye başladım. Sadece seo ile 1 kişiye çalışmak kazançlı geldi ama, yanlış yaptım. Evin tadilatıdır şudur budur, yine iyi giderken herşey yine aşk meşk olaylarından dibi boyladık..
    Derken şirkete kayyum atandı, piyasadan ciddi rakam alacağı var firmanın ama kimse ödeme yapamadı. Kayyumda sağolsun herşeyi alt üst etti. Ben iki firmanında kurtulacağına emindim, hatta birçok eleman işten çıkarılmadan kendi çıktı, ben bekledim. Böyle yavaş yavaş kaynayan kurbağa gibi bekledim.

    Hatta dedim ki, xxxx bey, ben atlatılacağına inanıyorum. Çalışmalarıma devam ediyorum, ödeme yapamazsanız arabayı satarım, çalışmalarım da boşa gitmesin dedim. Sonra ödeme yapmaları 0 tl olmaya başlayınca, arabayı satmak istedim, baktım ki arabasız yapamam. 15 bin lira kredi çektim.

    Herşey yine çok iyiydi ama, seo sistemimi ayakta tuttuğum yatırımda da küçülmeye gitmem gerekti, yavaş yavaş sistem eridi, ödeme yapamadılar. Sekreter bende işten ayrılmak durumundayım dedi, işi bıraktı. Ben 6-7 ay daha bekledim, ama tüm ödemeler herşey krediden karşılandı.

    Sonra baktım ki, 15 bin lira çekilen krediyle bir yandan kredinin kendi taksitini ödüyordum, bir yandan giderler... Arkadaş 15 bin çektiğim kredi 20 bin geri ödemeli, 5 bin açıkta kaldık. Hadi buyur burdan yak oldu.

    Derken 13 bin civarı bir kredi daha çektim, arabayı satmam dedim. Kafadan 10 bine yakın kredi faizi binmiş oldu, Yeni çektiğim kredi ile de hem eskisini kapatmaya çalıştım hem de yeni çektiğim krediyi ödemeye başladım. Haliyle 2 kat hızla eldeki para erimeye başladı.

    Derken ailesinin sorunlarından dolayı her zaman sorun yaşadığım kız arkadaşımla daha ucuz görüşelim diye aldığım faturalı hat, paket yapmamış. Birgün iyi kapışmıştım, bayağı bir sms yağmuru. 15 liraya 1000 sms mi ne olan paket, fatura aşmamasına rağmen paket yapmamış, faturaya eklemiş.

    Bunca kredi üstüne çat bir sms geldi, faturanız 800 tl olmuştur vs. Ben şok oldum tabi, ne faturası paket yaptık. Ben onu anlamaya çalışırken bir sms daha geldi, 700 tl faturanız var, zor durumda kalmamanız için bilgi sms'idir falan... 2. bir şok ne olduğunu anlamıyorum. AVEA nefretimdir benim.

    Tabi müşteri temsilcisine, 15 liralık paket otomatik olmamış diye 1500 liralık fatura çıkarıyorsunuz, beni salak mı sanıyorsunuz demiştim.

    Sanmıyorlardı artık, ama salaktık işte. Köküne kadar uğraşırdım ama, ödemezsem peder beyle alakalı durum vardı, ona icra gitmesin diye krediden onuda ödedim.

    Derken kredi erimeye başlamıştı, 2 kredi ve üstüne abuk sabuk fatura çıkmıştı... Bir yandan tüm seo sistemimi kapatmak zorunda kalmıştım. Sıfıra indim diyemiyorum, çünkü sıfırın altına inmiştim.
    Tabi, bu kadar değil, 1500 lira telefon faturasını ödeyecekken gece r10 sağolsun, dolar çok fena düşecek, dolar çok fena düşecek yaygarası kopardılar. Bende kredi parası enparada değer kazansın bari dedim, dolar hesabı yaptım bari o birşey getirsin yandan dedim.

    R10 yaygarasından sonra aha dedim, kredi parası yarılanır her türlü olay beni bulur zaten, boz gitsin dedim. Gece 4 mü ne saat, bir bozdurdum. Yalan olmasın 11 bin liramı neydi, kaldı 8 bin lira gibi birşey. Yahu diyorum dolar yaparken 11 bine yakındı, yükselen dolarla düşmez bu. Para buhar oldu, en son bankaya saydırdım faiz veriyordunuz 3 bine yakın bir kayıp oldu diye... Beyfendi, sistem tarafından risk oluşmaması için gece saatlerinde döviz hesaplarında açık bilmem ne olur. Gece bozdurduğunuz için (atıyorum) 2,90 yerine 2,05 ile bozdurulmuş dedi....

    Krediler dururken, telefon borcu dururken eldeki parada buhar oldu. Öyle böyle bir de arabayla başka bir şehirde buzun üstüne yağan kar yüzünden otobandan uçtuk. Evdekiler Ankara'da sanayiye gittim sanıyorken birde... Tişörtle gezerken, sabah 6'da sen kar yağ Ispartaya... Sabahta yola çıkıp döneceğim, nerde.... Anlamıştım sağdan sola herkes uçmuş... Derken bir sağa bir sola bir sağa bir sola, 100 metre hafif manevralarla büyük uçurumu atlattım ama en son arabanın duramayacağını anladım, en güvenli yer orta refüje doğru uçtum Araba sonunda daire çizip uçtu, çelik jantı da kırdım. Tekerler de Zekeriya Beyaz hocamız gibi ön plakaya bakar şekilde tabi ne rot kaldı ne balans, sağolsun uçanlardan birini çıkarmış denk geldi bir çekici, yolu kestik çekti beni. Şase malum, oturdu tekerler havada... 3 günde Ispartada rot balans yapacak adam aradım, 15 km falan çıkmıştım yola, o vaziyette kendim döndüm. ( neymiş, cihaz hassasmış karlıymış çamurmuş araba, yıkatırsam köşede kurursa bakarlarmış. ) Allahsız bu ıspartadaki ustaların alayı.. Usta heryer kar içinde, arabayı yıkatsam ne olacak, 5 metre gitsem aynı çamur olacak Ankaraya dönmem gerek dedim. Çok para istemek içindi kısacası, neyse kalsın dedim. Sonra 3 gün geçti bir ustada buldum ama, otomatik vites şanzımanı tutan parçanın contası kopmuş, üstüne bir de şaseyi tutan sac koptu kopacak. Dedim Ankarada hallettiririm, sen benim tekerleri düzeltte dedim. Sonra baktı çelik jantta kırık var, sen nasıl gezdin bu tekerle dedi, uzun yola çıksan fazla sürmez taklayı atmıştın dedi. Yaw usta boşver ne yapacağız dedim. Neyseki rot balans ayarlarken jantı da kaynattırdık. Sıfırı iyice tüketir olduk. Öyle böyle geldik ankaraya, sorunları çözdürdük, muayenedir trafik sigortasıdır, kredi kartlarına girdim iyice. Tüm limitler tükendi, 15 binde kredidir, 19 binlik kredi kartı, 7500 kredi kartı ve ufaklar, tümü doldu. ( 2016 aralık )

    Derken bir başka sektöre girdim, 2008de sunucumuzun elimizde kaldığı kuzen ile, dedimki benim borçlarım var. Girdiğim her işi hakkıyla yaparım ama birşeyler yolunda gitmiyor. O da sağolsun, sen şu şu şu işlere girelim, seodur sitedir hallet. Kazancına göre aylık ödemeleri ben yapayım giderdir şudur budur, girelim. Ömürlük iş olsun dedi. İyi dedim giriştik.

    9 ayda 20 bin borç ödedim, bir 7-8 bin daha var, mübarek durduğu yerde katlandı mı ne olduysa namussuz. Arabamı satmadım, 1 işi oturttum, iki iş sistemi hallolmak üzere, 3 farklı e-ticaret sektörü. Biraz kuzene borcum da var ama ömürlük iş, 2-3 ay o idare etti, derken 3-5 ayda tüm kazancı ben ödemelere yatırdım. Derken büyük kazançlı sistemler kurmaya başlamışım.
    Şimdi en saçma sistemden aylık 2 bin kişi başı kazanca çıkarmak üzereyim. Aralık 2017 itibari ile olacak olan yani.
    2018 yılında sistem kendi kendine benim kalan borçlarımı ödeyecek. Ve şuan büyük bir proje için adımları, çalışmaları, anlaşmaları hazırladım.

    Sadece param yok. 8-10 binlik bir yatırım gerekli. 5 aylık toplu ödeme alacağım ama sistem boş durmamalı, bu yüzden yandan bir işe daha girişiyorum. Ama dediğim gibi, harcamadan kazanılmaz. Birkaç ortakla düşündüm ama sonra baktım ki kimse önünü görmeden 10 bin yatırmak istemiyor, ömürlük kazanç için arabayı gözden çıkardım tek gireyim dedim. Belki arabam yine bende kalacak ve 2017 başında eksilerin eksisindeydim, 2018 başında yatırıma borçlanır olacağım kısmetse, krediler de bitmeye yaklaştı. Çöp kredi, 30 bin çek, 40 bin öde. Hiç mantıklı değil, beklememeliydim. Farklı sektörlere girmeliydim.

    Haa, 3 gün sonra 2 bin lira ödemem var ve şuan param yok. Alacağım da yok henüz, ama halledeceğim elbet. Ve bu yatırımı yapıp dediğim sektörlere de gireceğim. Sektörler birbiri ile alakasız, şirket kurmadan olmaz... Haaa, batmama sebep olan şirketten kayyum çekildi ve sesi çıkmayan patronumuz işi bana vermek istedi, ama ben reddettim. Zaten bir dünya alacağım kaldı ve işi alsam 10-15 bin liralık kazancım olacaktı, ama benim kızdığım olay ben onlar batarken atlatır dedim devam ettim, cevap vermediler adam bunalımdadır dedim, ama kayyum çekildiği gibi işi bir şirkete verdiler ve ilk sayfadaki 10 kelimeyi ilk sıraya getirsin diye, ilk 7 sayfada kelimesi kalmamış... Yaaa, sen misin parayı bulunca elaleme koşan, benden rica etti ama dediğim gibi kabul etmedim. Farklı sektörlere girdim, seo işine şuan ağırlık veremiyorum dedim. Sen toparlanınca alper hesap kitap yap, sonra birde çalışma yap desen ben alacağımı da bırakırdım zaten yapardım işi. Ama en ihtiyacım olan ve yatırım için bütçe gerekliyken istemedim. Belki körelecektim belki de 15 bini cebe koyup tek sektörde bir defa kazanacaktım.

    Ama ben bu defa hazırlıklıyım. Tek seferlik ve köreltecek, güvenemeyeceğim insanlarla büyük kazanç yerine, şuan borçlarım da varken yine harcamayı göze alıp, az ama sürekli kazanmayı seçtim.. İyimi ettim bilemem

    Ama 1 sektörden 500 kalır, diğerinden 1000 kalır, öbürü tutar 3000 kalır.
    Sonuç olarak bir patronum yok. Sonuç olarak 2 saattir rahat rahat yardırıyorum. Çünkü sabah işe gitme zorunluluğum yok.

    Dibi de gördüm, tepeyi de. Anladım ki çok para değil,
    Sevdiğin işi yap ve az kazan.
    Ortak kuzen 11.000 maaş alıyor, ama beni kıskanıyor.
    Çok kazanmıyorum ve borcum var ama, hepsi hallolacak inş.

    Haaa, borcu olupta yan gelip yatan kuzenimde vardı. Naaağpiyim, borç ödemek için mi çalışayım? diye sormuştu birgün.

    O bana ders oldu. Borcunu ödemek için çalış ki borcun olmasın. Sonra kendin için çalış.

    2016 en dibi gördüğüm yıl oldu.
    2017 en imkansız ama toparlanma yılım oluyor.
    2018 ise elden kalan borç ve yatırımların dönüşü olan yıl olacak.
    2018 ocak ayında yapacağım son hamleler ile, 2019 mart ayında bu konu silinmezse o günkü durumumu yazacağım.

    Ne oldum değil, ne olacağım demeliyiz.
    2019 mart ayında ölmez sağ kalırsam, hafızam kuvvetlidir.

    Buraya kadar okuyan arkadaş varsa, R10+ çakacağım bir tane. (demişim ama konuyu ben açmadığım için çakamadım, hakkınızı helal edin.)

    Yazmam yazmam, yazarsam böyle yazarım -ki özet geçtim.

    -Ki, siz kaşındınız... Detayları da istiyorsanız üşenmem yazarım ama, okumanız 2 gün sürebilir...

    Hadi kolay gele. Yatırım yapın, harcayın. Harcamadan kazanılmaz.

    Ve şöyle birşey diyeyim arkadaşlar, İzmirin sayılı zenginlerinden 2 kişi benim dayılarımdır.

    İkisi de sanayide tornacılık yapan çıraklardır. Yemeyip içmeyip yatırım yaptılar, 2 defa battılar ama izmirde çok büyük tanınmış firmalar oldular.

    Haa, büyümeninde sonu olmalı, işi abarttılar ve son dönemde küçüldüler ama, benim 1000 katımdırlar. Bana bu kadar yetecek, fazla mala gerek yok.
    2020 de ölmezsem ahşap evin temelini atacağım.
  • 15-09-2017, 02:05:25
    #6
    shrocco adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba arkadaşlar özetle soruyorum.

    20 bin tl birikmiş param var bir fabrikada 3 vardiya çalışıyorum sadece pazar günüm tatil. 31 yasındayım. istanbuldan şehirden kalabalıktan gürültüden bıktım.
    Bu parayla istanbulda ufaktan ticaret yapabiliyorum. araç alıp satıyorum 1-2 bin tl kazanıyorum her aracta veya toptan elektronık malzeme alıp satıyorum.
    ama istediğim komple yaşam biçimi değiştirmek köye kasabaya doğaya daha yakın olmak bunun içinde internetten sabit bir gelir elde etmek istiyorum. çok kararsızım blog açıp yazmaya mı başlasam 3-4 bin tl ile ufaktan geliri olan bir site alıp ona mı ağırlık versem.

    bağımsız olmak köyde yada kasabada sakin bir ilde hergün pcyi açıp oradan para kazanmak istiyorum. ömrün yarısı gitti. varsa yaşayacağımız günler onlarıda yeşillik içinde geçirmek istiyorum.

    3dsmax autocad tasarım programlarını öğrendim zamannında bu hayalim için freelance olarak çalışır kazanırım diye. ödemeleri zamanında alamadım vs sorunlar yaşadım.

    siz bana ne önerirsiniz. böyle bir hayat yaşayan var mı aranızda. yada aynı hayali gerçekleştirmek için çabalayan. değerli yorumlarınızı bekliyorum. okuduğunuz için teşekkürler.
    Edirne ve Kırklareli'ye daha önce geldiniz mi bilmiyorum ancak bi ara gelip ziyaret edin derim. Hayat daha ucuz, daha sakin ve oldukça ormanlık yeşil alan var. Ancak daha sessiz ve sakin olsun derseniz Kırklareli tarafları biraz daha izole diyebilirim. Edirne biraz daha modern kalıyor ancak Karaağaç tarafları ilginizi çekebilir. Ayrıca ilçeler, beldeler ve köyleri saymıyorum bile inanılmaz güzellikte yerler var tabi ki önce gelip keşfetmeniz gerekiyor.
  • 15-09-2017, 02:23:38
    #7
    Üyeliği durduruldu
    AlperDemircan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Çok eskiye gitmeyeyim ama, battığım ve çıktığım dönemleri özetleyeyim, 10 sene önce batmışlığım bugün belki de girişim yapacaklara örnek olabilir.

    10 sene önceden başlayayım.
    Kız arkadaşıma, sevdiği sanatçının sitesini kurarak 14 şubat hediyesi vermek istedim. İnternette forumlarla tanışmama ilk vesile budur. ( yani yönetim olarak. )
    Derken alanadı nedir, forum nasıl kurulur hiçbirşey bilmezken, sanatçı ad soyadı ile aynı adamları buldum 50 kişiye pm attım. Birinden biri kimliğini verdi ve com.tr domain aldım... ( emre aydın )

    Sonra forum kurdum, 30 bin üye oldu bir anda, falan filan.. Sonra baktım ki hangi hosting firmasına gitsem BW yetmez, makine yavaşlıyor derler falan filan... O dönem hostingcilerden gına geldi, kuzen ve abime dedim ki, bu hosting firmaları hep çoluk çocuk, müşteriye ters ters davranıyor, sorun çözemiyor. Biz biraz yatırım yapalım, ben işi öğrenirim. Yaparız birşeyler.

    Biz girdik, 5-10 müşteri topladım, her konuda çözümdür ıvır zıvır işte, derken hostingci veletler bedava hosting hizmeti açmaya başladı. Kimi 10 dedi, diğeri 100 dedi, sonra 1000 kişiye sponsor oluyoruzlar başladı.
    Sponsordu adı, neredeyse ondan sonra hiç satış yapamadım. Durumu bizimkilere anlattım, bizim yatırım boşa gidecek gibi diye. Ve dedim ki, sunucuya 200 müşteri alsak sponsor diye gelecek yıl bir kısmı yeniler iş döner ama, yatırdığımız zarar olarak kalıp, seneye bir daha yatırım şart.

    Zararın neresinden dönersek kardır dedim. Biz yeni projelere bakarız, bu para bizden gitti geçmiş olsun dedim. Dediğim gibi de oldu, ama vesile oldu. Forumu bu sunucuya taşıtım, kuzen ve abime birer forum kurdum. Adsense den kazanırız dedik. Hatta üyeleri konsere yollamaya başladım adsenseden ufak tefek gelirler vardı. Derken benim sitem neden çıkmıyor 1. sırada diye 10 yıl önce takıntı ettim....

    Sonra araştırmalar, gözlemler, ben ne konuda geriyim ki, diğerleri benim önümde dedim. Araştıra araştıra, seo yarışması vardı r10da. Dedim ki katılayım. Hem forum için denemeler yaparım hem de kazanırsam 3-5 birşeyler iyi olur dedim. O dönem ilk 20 ödül alacaktı, son gün 20. sıraya giriş yaptım. Ve o dönemin parası 200 dolar kazandım. Sonra dedim ki, seo bana gülecek gibi.

    Sonraki dönem şöyle birşey yapmaya başladım.
    Link satışları vardı, aynı zamanda pr3 pr4 pr5 domainler satılıyordu.
    Battığım sunucumdan alan açmaya başladım. 30 lira pr3 domain, sağdan soldan 10 tane domain aldım.
    300 lira mı etti, harcamadan kazanamazsın. Battığım sunucu bana geri döner diyordum,
    1 domaine 30 tl verdim, wp kurdum biraz sağa sola yayınlama yaptım.
    Sonra 30 tl verdiğim domainden 5-6 link sattım, tanesi 20 liradan. 120 lira olarak döndü...
    Derken diğer domainleride aynı şekilde, drop mu diyorduk ne, anlamsız saçma sapan domainler. Ama pr kıymetliydi.

    Sonra baktım ki getirisi bol, linklerin süresi dolarken tek tük site şeklinde satmaya başladım. 30 lira yatırdım, 120 lira döndü. Domainleri yenilemek yerine de hazır site diye 50-60 liraya satıyordum. Ee domain 30 liraya satılırken komple link satışı bile yapılabilen siteyi almak alıcıyı da kazıklamıyordu aslında. Domaini yeniler 1 yıl satış yapar yani.

    Uzun vadede aynı sistemde iyi kazanırdım ama aklım seo işindeydi. Derken kendimi kanıtlamaya başladım, testler iyi dönüş yaptı. Kendi sistemimi kurdum, IP seo mu seo host mu birşey çıkmıştı o dönem. Kazandığımın yarısını yatırım yaptım. Derken lidacılar falan yarışma yaptı, 2 yarışmada aynı sistemi kullanarak ilk 3 içinde bitirdim. ( 1.yarışmayı düzenleyen kişinin sitesiydi) Sonra lidacılar o dönem bu iyi referans sonrası peşimi bırakmadı.

    Derken oto lastiktir tabeladır, nakliyattır, 1. sırada hack-lanck... sız, siteleri 1. sıralara çıkardım. ( nakliyat sitesi ilk sayfaydı ) Derken müzikle aram iyiydi, konserler vs. bir demo albüm yapalım dedik. ABD den el yapımı özel bir gitar yaptırdım, sağa sola konsere şuna buna. Sonra bir dönem işleri bıraktım kız meselesi şudur budur, çok boşladım. Kazandıklarımı yedim, anladım ki bu iş böyle yürümez, ortamda siyocu dolmuş.

    Yeniden denemeler yapmaya başladım, 2010 yılında bayağı sıfırladım, yeni ev şudur budur derken çatı katı odama stüdyo yapayım dedim. Hem gaz verir hem hayatıma renk gelsin diye, 2010dan sonra 3 bin lira kredi çektim. Çokta düzenli ödedim, çünkü Ankara'nın 2 sektörde en bilindik ve tanınmış markası ( mobilya ) patronuna birisi beni önermiş, benle çalışmak istediler.

    1 kelimede test edelim dedim, çıkarsa genel çalışırız dedim. Benden önce çok kişiyle çalışmışlar ama hüsran dışı birşey olmamış. ev mobilyasında 1. sırayı aldık, yaklaşık 3-4 yıl ilk 3 sıra içinde kaldı. Tabi sonrasında 8-10 kelime verdiler, tabi reelde gitmiyorum, pc üzerinden. Derken diğer sektöre de daldık. Derken arabamı aldım, şehir şehir gezdim tozdum. İyi kazançlar var, ama bu sefer kendimi geliştirmeyi unuttum.

    2 sektör gibi görünse de, aynı iş için körelmeye başladım. Sadece seo ile 1 kişiye çalışmak kazançlı geldi ama, yanlış yaptım. Evin tadilatıdır şudur budur, yine iyi giderken herşey yine aşk meşk olaylarından dibi boyladık..
    Derken şirkete kayyum atandı, piyasadan ciddi rakam alacağı var firmanın ama kimse ödeme yapamadı. Kayyumda sağolsun herşeyi alt üst etti. Ben iki firmanında kurtulacağına emindim, hatta birçok eleman işten çıkarılmadan kendi çıktı, ben bekledim. Böyle yavaş yavaş kaynayan kurbağa gibi bekledim.

    Hatta dedim ki, xxxx bey, ben atlatılacağına inanıyorum. Çalışmalarıma devam ediyorum, ödeme yapamazsanız arabayı satarım, çalışmalarım da boşa gitmesin dedim. Sonra ödeme yapmaları 0 tl olmaya başlayınca, arabayı satmak istedim, baktım ki arabasız yapamam. 15 bin lira kredi çektim.

    Herşey yine çok iyiydi ama, seo sistemimi ayakta tuttuğum yatırımda da küçülmeye gitmem gerekti, yavaş yavaş sistem eridi, ödeme yapamadılar. Sekreter bende işten ayrılmak durumundayım dedi, işi bıraktı. Ben 6-7 ay daha bekledim, ama tüm ödemeler herşey krediden karşılandı.

    Sonra baktım ki, 15 bin lira çekilen krediyle bir yandan kredinin kendi taksitini ödüyordum, bir yandan giderler... Arkadaş 15 bin çektiğim kredi 20 bin geri ödemeli, 5 bin açıkta kaldık. Hadi buyur burdan yak oldu.

    Derken 13 bin civarı bir kredi daha çektim, arabayı satmam dedim. Kafadan 10 bine yakın kredi faizi binmiş oldu, Yeni çektiğim kredi ile de hem eskisini kapatmaya çalıştım hem de yeni çektiğim krediyi ödemeye başladım. Haliyle 2 kat hızla eldeki para erimeye başladı.

    Derken ailesinin sorunlarından dolayı her zaman sorun yaşadığım kız arkadaşımla daha ucuz görüşelim diye aldığım faturalı hat, paket yapmamış. Birgün iyi kapışmıştım, bayağı bir sms yağmuru. 15 liraya 1000 sms mi ne olan paket, fatura aşmamasına rağmen paket yapmamış, faturaya eklemiş.

    Bunca kredi üstüne çat bir sms geldi, faturanız 800 tl olmuştur vs. Ben şok oldum tabi, ne faturası paket yaptık. Ben onu anlamaya çalışırken bir sms daha geldi, 700 tl faturanız var, zor durumda kalmamanız için bilgi sms'idir falan... 2. bir şok ne olduğunu anlamıyorum. AVEA nefretimdir benim.

    Tabi müşteri temsilcisine, 15 liralık paket otomatik olmamış diye 1500 liralık fatura çıkarıyorsunuz, beni salak mı sanıyorsunuz demiştim.

    Sanmıyorlardı artık, ama salaktık işte. Köküne kadar uğraşırdım ama, ödemezsem peder beyle alakalı durum vardı, ona icra gitmesin diye krediden onuda ödedim.

    Derken kredi erimeye başlamıştı, 2 kredi ve üstüne abuk sabuk fatura çıkmıştı... Bir yandan tüm seo sistemimi kapatmak zorunda kalmıştım. Sıfıra indim diyemiyorum, çünkü sıfırın altına inmiştim.
    Tabi, bu kadar değil, 1500 lira telefon faturasını ödeyecekken gece r10 sağolsun, dolar çok fena düşecek, dolar çok fena düşecek yaygarası kopardılar. Bende kredi parası enparada değer kazansın bari dedim, dolar hesabı yaptım bari o birşey getirsin yandan dedim.

    R10 yaygarasından sonra aha dedim, kredi parası yarılanır her türlü olay beni bulur zaten, boz gitsin dedim. Gece 4 mü ne saat, bir bozdurdum. Yalan olmasın 11 bin liramı neydi, kaldı 8 bin lira gibi birşey. Yahu diyorum dolar yaparken 11 bine yakındı, yükselen dolarla düşmez bu. Para buhar oldu, en son bankaya saydırdım faiz veriyordunuz 3 bine yakın bir kayıp oldu diye... Beyfendi, sistem tarafından risk oluşmaması için gece saatlerinde döviz hesaplarında açık bilmem ne olur. Gece bozdurduğunuz için (atıyorum) 2,90 yerine 2,05 ile bozdurulmuş dedi....

    Krediler dururken, telefon borcu dururken eldeki parada buhar oldu. Yani sadrazamken, sağ dürbünü olduk. Kılıfa koydular bizi... Öyle böyle bir de arabayla başka bir şehirde buzun üstüne yağan kar yüzünden otobandan uçtuk. Evdekiler Ankara'da sanayiye gittim sanıyorken birde... Tişörtle gezerken, sabah 6'da sen kar yağ Ispartaya... Sabahta yola çıkıp döneceğim, nerde.... Anlamıştım sağdan sola herkes uçmuş... Derken bir sağa bir sola bir sağa bir sola, 100 metre hafif manevralarla büyük uçurumu atlattım ama en son arabanın duramayacağını anladım, en güvenli yer orta refüje doğru uçtum Araba sonunda daire çizip uçtu, çelik jantı da kırdım. Tekerler de Zekeriya Beyaz hocamız gibi ön plakaya bakar şekilde tabi ne rot kaldı ne balans, sağolsun uçanlardan birini çıkarmış denk geldi bir çekici, yolu kestik çekti beni. Şase malum, oturdu tekerler havada... 3 günde Ispartada rot balans yapacak adam aradım, 15 km falan çıkmıştım yola, o vaziyette kendim döndüm. ( neymiş, cihaz hassasmış karlıymış çamurmuş araba, yıkatırsam köşede kurursa bakarlarmış. ) Allahsız bu ıspartadaki ustaların alayı.. Usta heryer kar içinde, arabayı yıkatsam ne olacak, 5 metre gitsem aynı çamur olacak Ankaraya dönmem gerek dedim. Çok para istemek içindi kısacası, neyse kalsın dedim. Sonra 3 gün geçti bir ustada buldum ama, otomatik vites şanzımanı tutan parçanın contası kopmuş, üstüne bir de şaseyi tutan sac koptu kopacak. Dedim Ankarada hallettiririm, sen benim tekerleri düzeltte dedim. Sonra baktı çelik jantta kırık var, sen nasıl gezdin bu tekerle dedi, uzun yola çıksan fazla sürmez taklayı atmıştın dedi. Yaw usta boşver ne yapacağız dedim. Neyseki rot balans ayarlarken jantı da kaynattırdık. Sıfırı iyice tüketir olduk. Öyle böyle geldik ankaraya, sorunları çözdürdük, muayenedir trafik sigortasıdır, kredi kartlarına girdim iyice. Tüm limitler tükendi, 15 binde kredidir, 19 binlik kredi kartı, 7500 kredi kartı ve ufaklar, tümü doldu. ( 2016 aralık )

    Derken bir başka sektöre girdim, 2008de sunucumuzun elimizde kaldığı kuzen ile, dedimki benim borçlarım var. Girdiğim her işi hakkıyla yaparım ama birşeyler yolunda gitmiyor. O da sağolsun, sen şu şu şu işlere girelim, seodur sitedir hallet. Kazancına göre aylık ödemeleri ben yapayım giderdir şudur budur, girelim. Ömürlük iş olsun dedi. İyi dedim giriştik.

    9 ayda 20 bin borç ödedim, bir 7-8 bin daha var, mübarek durduğu yerde katlandı mı ne olduysa namussuz. Arabamı satmadım, 1 işi oturttum, iki iş sistemi hallolmak üzere, 3 farklı e-ticaret sektörü. Biraz kuzene borcum da var ama ömürlük iş, 2-3 ay o idare etti, derken 3-5 ayda tüm kazancı ben ödemelere yatırdım. Derken büyük kazançlı sistemler kurmaya başlamışım.
    Şimdi en saçma sistemden aylık 2 bin kişi başı kazanca çıkarmak üzereyim. Aralık 2017 itibari ile olacak olan yani.
    2018 yılında sistem kendi kendine benim kalan borçlarımı ödeyecek. Ve şuan büyük bir proje için adımları, çalışmaları, anlaşmaları hazırladım.

    Sadece param yok. 8-10 binlik bir yatırım gerekli. 5 aylık toplu ödeme alacağım ama sistem boş durmamalı, bu yüzden yandan bir işe daha girişiyorum. Ama dediğim gibi, harcamadan kazanılmaz. Birkaç ortakla düşündüm ama sonra baktım ki kimse önünü görmeden 10 bin yatırmak istemiyor, ömürlük kazanç için arabayı gözden çıkardım tek gireyim dedim. Belki arabam yine bende kalacak ve 2017 başında eksilerin eksisindeydim, 2018 başında yatırıma borçlanır olacağım kısmetse, krediler de bitmeye yaklaştı. Çöp kredi, 30 bin çek, 40 bin öde. Hiç mantıklı değil, beklememeliydim. Farklı sektörlere girmeliydim.

    Haa, 3 gün sonra 2 bin lira ödemem var ve şuan param yok. Alacağım da yok henüz, ama halledeceğim elbet. Ve bu yatırımı yapıp dediğim sektörlere de gireceğim. Sektörler birbiri ile alakasız, şirket kurmadan olmaz... Haaa, batmama sebep olan şirketten kayyum çekildi ve sesi çıkmayan patronumuz işi bana vermek istedi, ama ben reddettim. Zaten bir dünya alacağım kaldı ve işi alsam 10-15 bin liralık kazancım olacaktı, ama benim kızdığım olay ben onlar batarken atlatır dedim devam ettim, cevap vermediler adam bunalımdadır dedim, ama kayyum çekildiği gibi işi bir şirkete verdiler ve ilk sayfadaki 10 kelimeyi ilk sıraya getirsin diye, ilk 7 sayfada kelimesi kalmamış... Yaaa, sen misin parayı bulunca elaleme koşan, benden rica etti ama dediğim gibi kabul etmedim. Farklı sektörlere girdim, seo işine şuan ağırlık veremiyorum dedim. Sen toparlanınca alper hesap kitap yap, sonra birde çalışma yap desen ben alacağımı da bırakırdım zaten yapardım işi. Ama en ihtiyacım olan ve yatırım için bütçe gerekliyken istemedim. Belki körelecektim belki de 15 bini cebe koyup tek sektörde bir defa kazanacaktım.

    Ama ben bu defa hazırlıklıyım. Tek seferlik ve köreltecek, güvenemeyeceğim insanlarla büyük kazanç yerine, şuan borçlarım da varken yine harcamayı göze alıp, az ama sürekli kazanmayı seçtim.. İyimi ettim bilemem

    Ama 1 sektörden 500 kalır, diğerinden 1000 kalır, öbürü tutar 3000 kalır.
    Sonuç olarak bir patronum yok. Sonuç olarak 2 saattir rahat rahat yardırıyorum. Çünkü sabah işe gitme zorunluluğum yok.

    Dibi de gördüm, tepeyi de. Anladım ki çok para değil,
    Sevdiğin işi yap ve az kazan.
    Ortak kuzen 11.000 maaş alıyor, ama beni kıskanıyor.
    Çok kazanmıyorum ve borcum var ama, hepsi hallolacak inş.

    Haaa, borcu olupta yan gelip yatan kuzenimde vardı. Naaağpiyim, borç ödemek için mi çalışayım? diye sormuştu birgün.

    O bana ders oldu. Borcunu ödemek için çalış ki borcun olmasın. Sonra kendin için çalış.

    2016 en dibi gördüğüm yıl oldu.
    2017 en imkansız ama toparlanma yılım oluyor.
    2018 ise elden kalan borç ve yatırımların dönüşü olan yıl olacak.
    2018 ocak ayında yapacağım son hamleler ile, 2019 mart ayında bu konu silinmezse o günkü durumumu yazacağım.

    Ne oldum değil, ne olacağım demeliyiz.
    2019 mart ayında ölmez sağ kalırsam, hafızam kuvvetlidir.

    Buraya kadar okuyan arkadaş varsa, R10+ çakacağım bir tane.

    Yazmam yazmam, yazarsam böyle yazarım -ki özet geçtim.

    -Ki, siz kaşındınız... Detayları da istiyorsanız üşenmem yazarım ama, okumanız 2 gün sürebilir...

    Hadi kolay gele. Yatırım yapın, harcayın. Harcamadan kazanılmaz.

    Ve şöyle birşey diyeyim arkadaşlar, İzmirin sayılı zenginlerinden 2 kişi benim dayılarımdır.

    İkisi de sanayide tornacılık yapan çıraklardır. Yemeyip içmeyip yatırım yaptılar, 2 defa battılar ama izmirde çok büyük tanınmış firmalar oldular.

    Haa, büyümeninde sonu olmalı, işi abarttılar ve son dönemde küçüldüler ama, benim 1000 katımdırlar. Bana bu kadar yetecek, fazla mala gerek yok.
    2020 de ölmezsem ahşap evin temelini atacağım.
    yazını keyifle okudum kardeşim. emek verip harbiden yazmışsın teşekkür ederim. devamını ilerleyen tarihlerde buradan paylaşırsan dinlemek isterim.

    --R10.NET; Flood Engellendi -->-> Yeni yazılan mesaj 02:23:38 -->-> Daha önceki mesaj 02:20:00 --

    cPanels adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Edirne ve Kırklareli'ye daha önce geldiniz mi bilmiyorum ancak bi ara gelip ziyaret edin derim. Hayat daha ucuz, daha sakin ve oldukça ormanlık yeşil alan var. Ancak daha sessiz ve sakin olsun derseniz Kırklareli tarafları biraz daha izole diyebilirim. Edirne biraz daha modern kalıyor ancak Karaağaç tarafları ilginizi çekebilir. Ayrıca ilçeler, beldeler ve köyleri saymıyorum bile inanılmaz güzellikte yerler var tabi ki önce gelip keşfetmeniz gerekiyor.

    Merhaba kardeşim bir tarafım kırklarelili zaten kavaklı 60 bin tlye 300 m2 içinde eski bir ev olan yer bile baktım. ama internetten sabit gelirin olacak ki gibip orayı çiftliğe çeviresin çardak kurasın kedi köpek tavuk alasın. bi motor alasın. uyandığında haftada bir biçtiğin çimlere basarak yürüyesin.
    çok değil ya ayda 3 bin tl getiren bir site - uygulama - blog birşey kurup oralara yerleşip bu hayatı kurmak amacım. onun için bu konuyu açtım.
  • 15-09-2017, 02:36:26
    #8
    Arkadaşlar genel olarak bir önerim olsun, bata çıka öğrendiğim özet,

    1 olsun 5 bin getirsin yeter demeyin, körelirsiniz ve olası durumda o 5bin gelir durduğu an bitersiniz.

    Her zaman B planınız olsun. Ben büyük paraları reddettim, küçük küçük daha çok sektörün merkezine inmek için.

    Biri elimde patlasa diğeri yürür, bir limited şirket var, işlerini ayrı yürütüyor, aralıkta şahıs şirketi kurup başka işi endeksleyeceğim.

    Tek işim olsun tam zamanı 5 bin gelsin netten demeyin...
    5 işim olsun azar azar uğraşayım, biner biner gelsin deyin.

    Toplu para tatlı geliyor ama, olası durumda ne toparlanmaya nakit bulabilirsiniz, ne de atılım yapayım da biran önce kazanayım diyecek sektör.

    Ben bayağı stres yaşadım, bazı şeyleri anlamak için birebir yaşamaya gerek yok.

    Haa son olarak, bende olmayan bir özellik. Sabit bir işte asla çalışamam.
    Siz asgari ücret bile kazanırken girişim yapabilirseniz, kat kat rahatsınız.
    Ben sabit gelirim olsaydı onca zaman çok farklı şeylerde yapardım.
    Ama 31 yaşımı geçen ay doldurdum, 2 sene toplasan Parttime, haftada 3 gün McDonalds'ta eğlencesine zor çalıştım.

    Onun dışında 12 yaşımda dayımlarla sanayide çalıştım, saat zorunluluğumuz yoktu.
    13-14 yaşımda kendi işyerimde annemle çalıştım.

    Doğamda yok yani ve ilginçtir insanoğlu kendi psikolojisine göre bir yaşam kuruyor.
    Konu sahibi arkadaş 3 vardiya çalışıyor, valla helal olsun.

    Ben bunalınca terasa çıkarım, çay demler manzara izlerim. Arada müzik kaydı yaparım gitar çalarım, sonra biraz seo, biraz tasarım biraz da araştırma yaparım.

    Tamam tamam bu defa kısa kesiyorum.....

    Ama şunu da ekleyeyim, toparlanma dönemimde bir LTD. şirkete sırtımı dayadım, gözüm kapalı saldırdım elimden geldiğince.
    Şimdi asıl kazanacağım projede ise şahıs firması ile test edeceğim.
    Neymiş, 30 bin üstü kazanırsan %35 vergisi varmış....
    30 bin kazanmışsan 10 bini vergiye öde yahu.
    10 bini vergiye öde, git şahısı kapat, aynı gün LTD aç, 5 gün sürmez.
    Yeterli 3-5 kar et, 15-20 bin yine sana kalacak yani.

    Neyse gece gece strese girmeyeyim, olaylar bizde böyle.
  • 15-09-2017, 02:37:30
    #9
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Hay masaallah.
    Akici bir yazi olmus, hayat iste kimi ugrasiyor, kimi pes edip mutsuzum diyebiliyor.

    Kendime bir cok ders cikaracagim insaallah.
    Yureginize, parmaklariniza saglik.
    Rabbim helalinden bol kazanc versin ve mutlulugu hayatinizdan eksik etmesin.

    AlperDemircan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Çok eskiye gitmeyeyim ama, battığım ve çıktığım dönemleri özetleyeyim, 10 sene önce batmışlığım bugün belki de girişim yapacaklara örnek olabilir.

    10 sene önceden başlayayım.
    Kız arkadaşıma, sevdiği sanatçının sitesini kurarak 14 şubat hediyesi vermek istedim. İnternette forumlarla tanışmama ilk vesile budur. ( yani yönetim olarak. )
    Derken alanadı nedir, forum nasıl kurulur hiçbirşey bilmezken, sanatçı ad soyadı ile aynı adamları buldum 50 kişiye pm attım. Birinden biri kimliğini verdi ve com.tr domain aldım... ( emre aydın )

    Sonra forum kurdum, 30 bin üye oldu bir anda, falan filan.. Sonra baktım ki hangi hosting firmasına gitsem BW yetmez, makine yavaşlıyor derler falan filan... O dönem hostingcilerden gına geldi, kuzen ve abime dedim ki, bu hosting firmaları hep çoluk çocuk, müşteriye ters ters davranıyor, sorun çözemiyor. Biz biraz yatırım yapalım, ben işi öğrenirim. Yaparız birşeyler.

    Biz girdik, 5-10 müşteri topladım, her konuda çözümdür ıvır zıvır işte, derken hostingci veletler bedava hosting hizmeti açmaya başladı. Kimi 10 dedi, diğeri 100 dedi, sonra 1000 kişiye sponsor oluyoruzlar başladı.
    Sponsordu adı, neredeyse ondan sonra hiç satış yapamadım. Durumu bizimkilere anlattım, bizim yatırım boşa gidecek gibi diye. Ve dedim ki, sunucuya 200 müşteri alsak sponsor diye gelecek yıl bir kısmı yeniler iş döner ama, yatırdığımız zarar olarak kalıp, seneye bir daha yatırım şart.

    Zararın neresinden dönersek kardır dedim. Biz yeni projelere bakarız, bu para bizden gitti geçmiş olsun dedim. Dediğim gibi de oldu, ama vesile oldu. Forumu bu sunucuya taşıtım, kuzen ve abime birer forum kurdum. Adsense den kazanırız dedik. Hatta üyeleri konsere yollamaya başladım adsenseden ufak tefek gelirler vardı. Derken benim sitem neden çıkmıyor 1. sırada diye 10 yıl önce takıntı ettim....

    Sonra araştırmalar, gözlemler, ben ne konuda geriyim ki, diğerleri benim önümde dedim. Araştıra araştıra, seo yarışması vardı r10da. Dedim ki katılayım. Hem forum için denemeler yaparım hem de kazanırsam 3-5 birşeyler iyi olur dedim. O dönem ilk 20 ödül alacaktı, son gün 20. sıraya giriş yaptım. Ve o dönemin parası 200 dolar kazandım. Sonra dedim ki, seo bana gülecek gibi.

    Sonraki dönem şöyle birşey yapmaya başladım.
    Link satışları vardı, aynı zamanda pr3 pr4 pr5 domainler satılıyordu.
    Battığım sunucumdan alan açmaya başladım. 30 lira pr3 domain, sağdan soldan 10 tane domain aldım.
    300 lira mı etti, harcamadan kazanamazsın. Battığım sunucu bana geri döner diyordum,
    1 domaine 30 tl verdim, wp kurdum biraz sağa sola yayınlama yaptım.
    Sonra 30 tl verdiğim domainden 5-6 link sattım, tanesi 20 liradan. 120 lira olarak döndü...
    Derken diğer domainleride aynı şekilde, drop mu diyorduk ne, anlamsız saçma sapan domainler. Ama pr kıymetliydi.

    Sonra baktım ki getirisi bol, linklerin süresi dolarken tek tük site şeklinde satmaya başladım. 30 lira yatırdım, 120 lira döndü. Domainleri yenilemek yerine de hazır site diye 50-60 liraya satıyordum. Ee domain 30 liraya satılırken komple link satışı bile yapılabilen siteyi almak alıcıyı da kazıklamıyordu aslında. Domaini yeniler 1 yıl satış yapar yani.

    Uzun vadede aynı sistemde iyi kazanırdım ama aklım seo işindeydi. Derken kendimi kanıtlamaya başladım, testler iyi dönüş yaptı. Kendi sistemimi kurdum, IP seo mu seo host mu birşey çıkmıştı o dönem. Kazandığımın yarısını yatırım yaptım. Derken lidacılar falan yarışma yaptı, 2 yarışmada aynı sistemi kullanarak ilk 3 içinde bitirdim. ( 1.yarışmayı düzenleyen kişinin sitesiydi) Sonra lidacılar o dönem bu iyi referans sonrası peşimi bırakmadı.

    Derken oto lastiktir tabeladır, nakliyattır, 1. sırada hack-lanck... sız, siteleri 1. sıralara çıkardım. ( nakliyat sitesi ilk sayfaydı ) Derken müzikle aram iyiydi, konserler vs. bir demo albüm yapalım dedik. ABD den el yapımı özel bir gitar yaptırdım, sağa sola konsere şuna buna. Sonra bir dönem işleri bıraktım kız meselesi şudur budur, çok boşladım. Kazandıklarımı yedim, anladım ki bu iş böyle yürümez, ortamda siyocu dolmuş.

    Yeniden denemeler yapmaya başladım, 2010 yılında bayağı sıfırladım, yeni ev şudur budur derken çatı katı odama stüdyo yapayım dedim. Hem gaz verir hem hayatıma renk gelsin diye, 2010dan sonra 3 bin lira kredi çektim. Çokta düzenli ödedim, çünkü Ankara'nın 2 sektörde en bilindik ve tanınmış markası ( mobilya ) patronuna birisi beni önermiş, benle çalışmak istediler.

    1 kelimede test edelim dedim, çıkarsa genel çalışırız dedim. Benden önce çok kişiyle çalışmışlar ama hüsran dışı birşey olmamış. ev mobilyasında 1. sırayı aldık, yaklaşık 3-4 yıl ilk 3 sıra içinde kaldı. Tabi sonrasında 8-10 kelime verdiler, tabi reelde gitmiyorum, pc üzerinden. Derken diğer sektöre de daldık. Derken arabamı aldım, şehir şehir gezdim tozdum. İyi kazançlar var, ama bu sefer kendimi geliştirmeyi unuttum.

    2 sektör gibi görünse de, aynı iş için körelmeye başladım. Sadece seo ile 1 kişiye çalışmak kazançlı geldi ama, yanlış yaptım. Evin tadilatıdır şudur budur, yine iyi giderken herşey yine aşk meşk olaylarından dibi boyladık..
    Derken şirkete kayyum atandı, piyasadan ciddi rakam alacağı var firmanın ama kimse ödeme yapamadı. Kayyumda sağolsun herşeyi alt üst etti. Ben iki firmanında kurtulacağına emindim, hatta birçok eleman işten çıkarılmadan kendi çıktı, ben bekledim. Böyle yavaş yavaş kaynayan kurbağa gibi bekledim.

    Hatta dedim ki, xxxx bey, ben atlatılacağına inanıyorum. Çalışmalarıma devam ediyorum, ödeme yapamazsanız arabayı satarım, çalışmalarım da boşa gitmesin dedim. Sonra ödeme yapmaları 0 tl olmaya başlayınca, arabayı satmak istedim, baktım ki arabasız yapamam. 15 bin lira kredi çektim.

    Herşey yine çok iyiydi ama, seo sistemimi ayakta tuttuğum yatırımda da küçülmeye gitmem gerekti, yavaş yavaş sistem eridi, ödeme yapamadılar. Sekreter bende işten ayrılmak durumundayım dedi, işi bıraktı. Ben 6-7 ay daha bekledim, ama tüm ödemeler herşey krediden karşılandı.

    Sonra baktım ki, 15 bin lira çekilen krediyle bir yandan kredinin kendi taksitini ödüyordum, bir yandan giderler... Arkadaş 15 bin çektiğim kredi 20 bin geri ödemeli, 5 bin açıkta kaldık. Hadi buyur burdan yak oldu.

    Derken 13 bin civarı bir kredi daha çektim, arabayı satmam dedim. Kafadan 10 bine yakın kredi faizi binmiş oldu, Yeni çektiğim kredi ile de hem eskisini kapatmaya çalıştım hem de yeni çektiğim krediyi ödemeye başladım. Haliyle 2 kat hızla eldeki para erimeye başladı.

    Derken ailesinin sorunlarından dolayı her zaman sorun yaşadığım kız arkadaşımla daha ucuz görüşelim diye aldığım faturalı hat, paket yapmamış. Birgün iyi kapışmıştım, bayağı bir sms yağmuru. 15 liraya 1000 sms mi ne olan paket, fatura aşmamasına rağmen paket yapmamış, faturaya eklemiş.

    Bunca kredi üstüne çat bir sms geldi, faturanız 800 tl olmuştur vs. Ben şok oldum tabi, ne faturası paket yaptık. Ben onu anlamaya çalışırken bir sms daha geldi, 700 tl faturanız var, zor durumda kalmamanız için bilgi sms'idir falan... 2. bir şok ne olduğunu anlamıyorum. AVEA nefretimdir benim.

    Tabi müşteri temsilcisine, 15 liralık paket otomatik olmamış diye 1500 liralık fatura çıkarıyorsunuz, beni salak mı sanıyorsunuz demiştim.

    Sanmıyorlardı artık, ama salaktık işte. Köküne kadar uğraşırdım ama, ödemezsem peder beyle alakalı durum vardı, ona icra gitmesin diye krediden onuda ödedim.

    Derken kredi erimeye başlamıştı, 2 kredi ve üstüne abuk sabuk fatura çıkmıştı... Bir yandan tüm seo sistemimi kapatmak zorunda kalmıştım. Sıfıra indim diyemiyorum, çünkü sıfırın altına inmiştim.
    Tabi, bu kadar değil, 1500 lira telefon faturasını ödeyecekken gece r10 sağolsun, dolar çok fena düşecek, dolar çok fena düşecek yaygarası kopardılar. Bende kredi parası enparada değer kazansın bari dedim, dolar hesabı yaptım bari o birşey getirsin yandan dedim.

    R10 yaygarasından sonra aha dedim, kredi parası yarılanır her türlü olay beni bulur zaten, boz gitsin dedim. Gece 4 mü ne saat, bir bozdurdum. Yalan olmasın 11 bin liramı neydi, kaldı 8 bin lira gibi birşey. Yahu diyorum dolar yaparken 11 bine yakındı, yükselen dolarla düşmez bu. Para buhar oldu, en son bankaya saydırdım faiz veriyordunuz 3 bine yakın bir kayıp oldu diye... Beyfendi, sistem tarafından risk oluşmaması için gece saatlerinde döviz hesaplarında açık bilmem ne olur. Gece bozdurduğunuz için (atıyorum) 2,90 yerine 2,05 ile bozdurulmuş dedi....

    Krediler dururken, telefon borcu dururken eldeki parada buhar oldu. Yani sadrazamken, sağ dürbünü olduk. Kılıfa koydular bizi... Öyle böyle bir de arabayla başka bir şehirde buzun üstüne yağan kar yüzünden otobandan uçtuk. Evdekiler Ankara'da sanayiye gittim sanıyorken birde... Tişörtle gezerken, sabah 6'da sen kar yağ Ispartaya... Sabahta yola çıkıp döneceğim, nerde.... Anlamıştım sağdan sola herkes uçmuş... Derken bir sağa bir sola bir sağa bir sola, 100 metre hafif manevralarla büyük uçurumu atlattım ama en son arabanın duramayacağını anladım, en güvenli yer orta refüje doğru uçtum Araba sonunda daire çizip uçtu, çelik jantı da kırdım. Tekerler de Zekeriya Beyaz hocamız gibi ön plakaya bakar şekilde tabi ne rot kaldı ne balans, sağolsun uçanlardan birini çıkarmış denk geldi bir çekici, yolu kestik çekti beni. Şase malum, oturdu tekerler havada... 3 günde Ispartada rot balans yapacak adam aradım, 15 km falan çıkmıştım yola, o vaziyette kendim döndüm. ( neymiş, cihaz hassasmış karlıymış çamurmuş araba, yıkatırsam köşede kurursa bakarlarmış. ) Allahsız bu ıspartadaki ustaların alayı.. Usta heryer kar içinde, arabayı yıkatsam ne olacak, 5 metre gitsem aynı çamur olacak Ankaraya dönmem gerek dedim. Çok para istemek içindi kısacası, neyse kalsın dedim. Sonra 3 gün geçti bir ustada buldum ama, otomatik vites şanzımanı tutan parçanın contası kopmuş, üstüne bir de şaseyi tutan sac koptu kopacak. Dedim Ankarada hallettiririm, sen benim tekerleri düzeltte dedim. Sonra baktı çelik jantta kırık var, sen nasıl gezdin bu tekerle dedi, uzun yola çıksan fazla sürmez taklayı atmıştın dedi. Yaw usta boşver ne yapacağız dedim. Neyseki rot balans ayarlarken jantı da kaynattırdık. Sıfırı iyice tüketir olduk. Öyle böyle geldik ankaraya, sorunları çözdürdük, muayenedir trafik sigortasıdır, kredi kartlarına girdim iyice. Tüm limitler tükendi, 15 binde kredidir, 19 binlik kredi kartı, 7500 kredi kartı ve ufaklar, tümü doldu. ( 2016 aralık )

    Derken bir başka sektöre girdim, 2008de sunucumuzun elimizde kaldığı kuzen ile, dedimki benim borçlarım var. Girdiğim her işi hakkıyla yaparım ama birşeyler yolunda gitmiyor. O da sağolsun, sen şu şu şu işlere girelim, seodur sitedir hallet. Kazancına göre aylık ödemeleri ben yapayım giderdir şudur budur, girelim. Ömürlük iş olsun dedi. İyi dedim giriştik.

    9 ayda 20 bin borç ödedim, bir 7-8 bin daha var, mübarek durduğu yerde katlandı mı ne olduysa namussuz. Arabamı satmadım, 1 işi oturttum, iki iş sistemi hallolmak üzere, 3 farklı e-ticaret sektörü. Biraz kuzene borcum da var ama ömürlük iş, 2-3 ay o idare etti, derken 3-5 ayda tüm kazancı ben ödemelere yatırdım. Derken büyük kazançlı sistemler kurmaya başlamışım.
    Şimdi en saçma sistemden aylık 2 bin kişi başı kazanca çıkarmak üzereyim. Aralık 2017 itibari ile olacak olan yani.
    2018 yılında sistem kendi kendine benim kalan borçlarımı ödeyecek. Ve şuan büyük bir proje için adımları, çalışmaları, anlaşmaları hazırladım.

    Sadece param yok. 8-10 binlik bir yatırım gerekli. 5 aylık toplu ödeme alacağım ama sistem boş durmamalı, bu yüzden yandan bir işe daha girişiyorum. Ama dediğim gibi, harcamadan kazanılmaz. Birkaç ortakla düşündüm ama sonra baktım ki kimse önünü görmeden 10 bin yatırmak istemiyor, ömürlük kazanç için arabayı gözden çıkardım tek gireyim dedim. Belki arabam yine bende kalacak ve 2017 başında eksilerin eksisindeydim, 2018 başında yatırıma borçlanır olacağım kısmetse, krediler de bitmeye yaklaştı. Çöp kredi, 30 bin çek, 40 bin öde. Hiç mantıklı değil, beklememeliydim. Farklı sektörlere girmeliydim.

    Haa, 3 gün sonra 2 bin lira ödemem var ve şuan param yok. Alacağım da yok henüz, ama halledeceğim elbet. Ve bu yatırımı yapıp dediğim sektörlere de gireceğim. Sektörler birbiri ile alakasız, şirket kurmadan olmaz... Haaa, batmama sebep olan şirketten kayyum çekildi ve sesi çıkmayan patronumuz işi bana vermek istedi, ama ben reddettim. Zaten bir dünya alacağım kaldı ve işi alsam 10-15 bin liralık kazancım olacaktı, ama benim kızdığım olay ben onlar batarken atlatır dedim devam ettim, cevap vermediler adam bunalımdadır dedim, ama kayyum çekildiği gibi işi bir şirkete verdiler ve ilk sayfadaki 10 kelimeyi ilk sıraya getirsin diye, ilk 7 sayfada kelimesi kalmamış... Yaaa, sen misin parayı bulunca elaleme koşan, benden rica etti ama dediğim gibi kabul etmedim. Farklı sektörlere girdim, seo işine şuan ağırlık veremiyorum dedim. Sen toparlanınca alper hesap kitap yap, sonra birde çalışma yap desen ben alacağımı da bırakırdım zaten yapardım işi. Ama en ihtiyacım olan ve yatırım için bütçe gerekliyken istemedim. Belki körelecektim belki de 15 bini cebe koyup tek sektörde bir defa kazanacaktım.

    Ama ben bu defa hazırlıklıyım. Tek seferlik ve köreltecek, güvenemeyeceğim insanlarla büyük kazanç yerine, şuan borçlarım da varken yine harcamayı göze alıp, az ama sürekli kazanmayı seçtim.. İyimi ettim bilemem

    Ama 1 sektörden 500 kalır, diğerinden 1000 kalır, öbürü tutar 3000 kalır.
    Sonuç olarak bir patronum yok. Sonuç olarak 2 saattir rahat rahat yardırıyorum. Çünkü sabah işe gitme zorunluluğum yok.

    Dibi de gördüm, tepeyi de. Anladım ki çok para değil,
    Sevdiğin işi yap ve az kazan.
    Ortak kuzen 11.000 maaş alıyor, ama beni kıskanıyor.
    Çok kazanmıyorum ve borcum var ama, hepsi hallolacak inş.

    Haaa, borcu olupta yan gelip yatan kuzenimde vardı. Naaağpiyim, borç ödemek için mi çalışayım? diye sormuştu birgün.

    O bana ders oldu. Borcunu ödemek için çalış ki borcun olmasın. Sonra kendin için çalış.

    2016 en dibi gördüğüm yıl oldu.
    2017 en imkansız ama toparlanma yılım oluyor.
    2018 ise elden kalan borç ve yatırımların dönüşü olan yıl olacak.
    2018 ocak ayında yapacağım son hamleler ile, 2019 mart ayında bu konu silinmezse o günkü durumumu yazacağım.

    Ne oldum değil, ne olacağım demeliyiz.
    2019 mart ayında ölmez sağ kalırsam, hafızam kuvvetlidir.

    Buraya kadar okuyan arkadaş varsa, R10+ çakacağım bir tane.

    Yazmam yazmam, yazarsam böyle yazarım -ki özet geçtim.

    -Ki, siz kaşındınız... Detayları da istiyorsanız üşenmem yazarım ama, okumanız 2 gün sürebilir...

    Hadi kolay gele. Yatırım yapın, harcayın. Harcamadan kazanılmaz.

    Ve şöyle birşey diyeyim arkadaşlar, İzmirin sayılı zenginlerinden 2 kişi benim dayılarımdır.

    İkisi de sanayide tornacılık yapan çıraklardır. Yemeyip içmeyip yatırım yaptılar, 2 defa battılar ama izmirde çok büyük tanınmış firmalar oldular.

    Haa, büyümeninde sonu olmalı, işi abarttılar ve son dönemde küçüldüler ama, benim 1000 katımdırlar. Bana bu kadar yetecek, fazla mala gerek yok.
    2020 de ölmezsem ahşap evin temelini atacağım.