• 14-11-2014, 11:05:26
    #37
    Devamlılığı olan bir mutluluk yaşayan kişi sayısı çok azdır. Dönem dönem karamsar olabiliyor insan. Heleki günümüz şartlarında nereye kadar Polyannacılık oynayabilirsinizki ?
  • 14-11-2014, 13:40:07
    #38
    404 not found !
  • 14-11-2014, 15:20:03
    #39
    Belki oluruz bir gün.
  • 14-11-2014, 16:09:51
    #40
    Üyeliği durduruldu
    Ne kadar detaycı, ince düşünceli olursanız okadar mutsuz olursunuz.
    Hayattan zevk almaya çalışın, yolda yürürken yürüdüğünüzü düşünmeyin çevrenize bakın insanlar ne yapıyor dükkan tabelalarını inceleyin camlarındaki yazıları okuyun, rahat olun. Her insan mutluluğu veya mutsuzluğu kendisi seçer ve yaşadığı hayata bağlı faaliyetleri olur. Önemli olan içinizdekiler yani soyut mutluluğunuz. Somutlar sizi anlık mutlu eder devamlılığı olmaz ama ararsınız sonrada somutların bağımlısı olursunuz.
  • 14-11-2014, 16:22:46
    #41
    neto adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kız arkadaş edinin, hayatınız büyük mana da değişir. Çok etkisi oluyor.
    Onu yaptık abartıp evlenelim dedik daha beter oldu
  • 14-11-2014, 16:24:47
    #42
    Misafir
    http://www.youtube.com/watch?v=dshy8vZIJHc
    • realmerciless
    realmerciless bunu beğendi.
    1 kişi bunu beğendi.
  • 14-11-2014, 18:22:43
    #43
    neto adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kız arkadaş edinin, hayatınız büyük mana da değişir. Çok etkisi oluyor.
    Nasıl yapacaz yav

    --R10.NET; Flood Engellendi -->-> Yeni yazılan mesaj 18:20:08 -->-> Daha önceki mesaj 18:12:24 --

    cepoyunz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hep aynı şeyler yapmak hayatta mutsuz olmamıza neden oluyor.
    Bende farklı şeyler yapmak istiyorum . Ancak farklılık olarak yaptığım tek şey işe yada üniversiteye farklı yoldan gitmek. Durum bu kadar vahim.
    Kendimize yaşamıyoruz ne yazık ki

    --R10.NET; Flood Engellendi -->-> Yeni yazılan mesaj 18:22:43 -->-> Daha önceki mesaj 18:20:08 --

    ugur_kaya adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    biz insanoğlu hep bir doyumsuzdur aslında hep bir fazlasını ister önce güzel bir iş bulayım dersiniz iş bulursunuz sonra iyi bir maaş iyi bir maaş elde edersiniz ama gözümüz hep yüksektedir. Müdür olayım daha fazla kazanayım müdür olursunuz ama yine her zaman ki gibi kısa mutluluklar yaşarsınız biz asla yetinmeyi bilmiyoruz çünkü. Aslında yaşadığımız için şükür etmeliyiz rahatça yiyip içebildiğimiz için şükür edip yetinmeliyiz ama hep bir fazlasını istiyoruz. Şuan o özendiğimiz rahat para yada rahat şöhret olan kişilerin bile mutsuzluğu var kime sorsanız hep bir derdi ve mutsuzluğu vardır aslında ama amaç sadece yetinmek sadece elinde ki olanlarla yetinebilmek bende önceden bu şekilde düşünüyordum ama sonra rahatsızlığım çıktı ve ömür boyu süren bir rahatsızlığım var. artık daha farklı düşünüyorum şükür diyorum hep daha kötüsü olabilirdi yatalak olabilirdim yada ölebilirdim diye bende hep bir para hırsı vardı gözümde sonra düşündüm ki her şey para demek değilmiş sadece mutlu olabileceğimiz şeyleri yapmak parasız da mutlu olunabiliyor sadece sevdiklerinize zaman ayırın ve küçük şeyler sizi mutlu etmezken aslında baktığımızda çoğu kimsenin isteyipde ulaşamadığı şeyler olabiliyor...
    İşiniz ne kadar rahatsa ailenize o kadar fazla vakit ayırabilirsiniz yoksa çalışmaktan evinize vakit ayıramazsınız.
  • 14-11-2014, 18:26:25
    #44
    Üyeliği durduruldu
    Şu an manuel takılıyorum mutluyum ama bir kız'dan hoşlanıyorum. Whats'apptan konuşuyoruz az aynı sınıftayız ama yem attım yemedi. Sevgilin var mı diye direk sormadım dolaylı yoldan sordum ama cevaplamadı... Bakalım
  • 14-11-2014, 18:29:14
    #45
    TuzsuzT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İnsanın mutlu olup olmaması kendine bağlıdır ve hayattan ne beklediğinizle doğrudan ilişkilidir. Beklentilerinizi çok yüksek tutarsanız elbette sizi mutlu edecek çok az şey bulursunuz. Bu nedenle insan kendini en baştan asgari şartlara hazırlamalıdır bence.

    Ama içinde bulunduğumuzu bu ekonomik ortamda insanın mutlu olması da gerçekten kolay değil. Çünkü daha taa çocukluktan itibaren başta ebeveynler olmak üzere çevremizdeki diğer kişilerin telkinleriyle büyüyoruz. Bizlere hep yüksek hedefler gösteriliyor ve sanki bu hedeflere ulaştığımızda aynı zamanda mutluluğa da ulaşacakmış gibi görüyoruz kendimizi.

    Düşünün mesela; çocukluk yıllarından itibaren size gösterilen ilk hedef nedir? Ama etraflıca düşünün. Ben söyleyim kendi fikrimi: Oku, iyi bir işin ve gelirin olsun, güzel bir ev, güzel bir araba... v.s. Hep buna benzer şeyler görürsünüz. Yönlendirmelere hep genelde bu konular üzerinedir. Size gösterilen istikametten az bir miktar sapmaya kalksanız hemen tekrar sizi o yola sokmak için verilen gayretleri görürsünüz.

    Kısaca günümüzde maalesef mutluluğun kaynağı maddi kaynaklarda aranmaktadır. Oysa her insana aynı şeyler telkin edildiğinde ve herkeste aynı fikir ve düşünceler oluşturulduğunda aslında aynı şekilde düşünen, aynı beklentilere sahip robotlar yetiştirilmektedir. Ve maalesef acı son da hedefe ulaşıldığında ortaya çıkmaktadır: Güzel bir okulda okudunuz, iyi bir işe girdiniz, arabanızı aldınız. Ve ne oldu biliyor musunuz? Çocukluğunuzdan beri size gösterilen hedefe ulaşmış oldunuz. Ya sonra? Sonrası karanlık işte. Bundan sonrası iradeye göre değişken.

    Oysa çocuklara ilk yaşlarından itibaren idealist olması, özgün düşünmesi, farkını ortaya koyması yönünde telkinlerde bulunmalı ve ona göre bir istikamet çizilmesi daha doğru olacaktır. Evet ben küçüklüğümden beri hep ... olmak istedim, varsın parası az olsun bu benim idealim diyebilecek nesiller yetiştirilmelidir.

    Bunu başarabilen insanlar bana göre daha mutlu olacaklardır.

    Mevzu çok uzun azizim...
    Bu dediğiniz Türkiye'de imkansız.Bu dediğinizi ben uygulamaya çalışıyorum ama bir dayak yemediğim kaldı biraz farklı olmak istediğim için.Şunu bitir onu bitir,sonra istediğini yap deyip duruyorlar fakat o dedikleri bitene kadar yaş oluyor 23-24 sonrasında daha ne girişimi,ne hayali.

    2 ayda bir telefon değiştiren millet oluşuyor sonrasında.Parayla mutlu olmaya çalışan millet.Çünkü hayalleri yok anca parayı basıp alarak mutlu olabiliyor.