• 05-10-2014, 03:36:09
    #1
    Arkadaşlar merhaba, bilimle aranız nasıl? Zaman algısı, parçacık fiziği ve solucanlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce uzay ve dünya zaman algısı konusunda nasıl farklılıklara sahip?

    X-man 2014'ü izledim ve zaman algısı hakkında tekrar düşünmeye başladım, sizin fikirlerinizi merak ediyorum.

    Köşemi uzun süredir ihmal etmiştim, heyecanla yazdığım son yazım film ve zaman algılarıyla ilgili: http://haberegir.com/days-of-future-past.html

    Gelecek gerçekten değiştirilebilir mi sizce?

    Lütfen metafizikten uzak (din eksenli olmasın cevaplar) pozitif bilim gözüyle düşündüklerinizi yazar mısınız?

    Bu konu üzerine beyin fırtınası yapsak fena olmaz bence?
  • 05-10-2014, 04:08:09
    #2
    Yarının Sınırında filminide izlemenizi tavsiye ederim. X-MEN'de ki olayın yüzlerce kez tekrarı mevcut filmde ve izleyebileceğiniz en iyi filmlerden biridir.

    Şimdi dediğinize gelecek olursakta filmlerde ki gibi insan gücüyle mümkün olabilecek birşey söz konusu değildir. Yani mental olarak hiç kimse bir yerden bir yere ışınlanamaz, biz süper güçleri olan insanlar değiliz. Mutasyona uğrasak dahi süpersonic güçlerimiz kesinlikle olamaz.

    Zamanı geri almanın veya yeniden başlatmanın imkanı da hiç bir makina ile söz konusu değildir. Ama moleküler bir yapıyı transfer etmek mümkün olabilir. Bunun için Dünya'nın en büyük deneyi yapılıyor yıllardır, sonuçlarının sadece minimal oranını halk ile paylaşıyorlar ama ben şahsen gidip görmek için hergün www.hedefcern.com sitesinde bolca kendime hak ediniyorum. Sizede tavsiye ederim.
  • 05-10-2014, 05:27:24
    #3
    Önerdiğiniz filmi mutlaka izleyip yorumlarımı yazıcam size, moleküler açıdan ışınlanmanın mümkün olduğunu ancak mental açıdan mümkün olmadığını yazmışsınız. Bence biri mümkünse diğeri de mümkündür.

    Zaten klon olayında da mental olarak değil moleküler olarak aynı şeyi yapabiliyor bilim. Mental ışınlanma da mental klon da bence hayal değil, sadece şuan için mümkün değil. ( bu arada mental olarak ışınlanma ve klon olayını ben zihnin aktarımı olarak aldım, siz düşünce gücü olarak aldınız )

    Cern'i ben de takip ediyorum ilk günden bu yana. Cern, aslında X parçacığını bulmak için yapılan deneyler bütünü. Sürekli olarak tekrar ediliyor ve çok maliyetli. Ancak önerim Antartika'da yapılan çalışmaları da takip etmeniz, orada ne oluyor ne bitiyor dışarıya asla haber verilmiyor.

    4 senede bir oraya çalışması için insanlar alınıyor, bu insanların telefon kullanması yasak, yakınlarıyla iletişim kurması yasak. Tek aranan şart ingilizce bilmeleri ve dalış yapabilmeleri. Bence bu insanlar farklı deneyler için kullanılıyor, öyle söylenildiği gibi Antartika'da araştırma yapmak için dalış yapmaları vs için değil.

    Hepimizin süper gücü olamaz ama istisnalar her zaman var bence. Ben vampirlere de inanıyorum, kurt adamlara da. Olabilecek herşey bir şekilde mümkün bana göre.

    Olmayana ergi

    Yokluğu da bazı şeylerin varlığını ispat için kullanılabilinir. Asla mümkün değil dediğimiz şeyler bugün elimizde oyuncak oldular..

    Parçacık fiziğinde, zamanın kırılabilir olduğu katlanarak uzak mesafelerin yakın olabileceği, zamanın bazı fizik profesörlerine göre biriktiği ve kaybolmadığı düşünülüyor. Ben de buna inanıyorum. Geçmişin geri gelmesi değil ama geçmişe farklı bir şekilde ulaşabileceğimizi ve geçmişi değiştirerek geleceğin istediğimiz gibi olabileceğini varsaymak güzel. Parçacık fiziğiyle ilgili aslında binlerce kelime anlatabilirim ama varlık ve madde hakkında cern x parçacığını bulsa çok daha bilimsel şeyler önümüzde olur cern x parçacığını bulana kadar fizik teorileriyle yetinmek zorundayız.
    cPanels adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yarının Sınırında filminide izlemenizi tavsiye ederim. X-MEN'de ki olayın yüzlerce kez tekrarı mevcut filmde ve izleyebileceğiniz en iyi filmlerden biridir.

    Şimdi dediğinize gelecek olursakta filmlerde ki gibi insan gücüyle mümkün olabilecek birşey söz konusu değildir. Yani mental olarak hiç kimse bir yerden bir yere ışınlanamaz, biz süper güçleri olan insanlar değiliz. Mutasyona uğrasak dahi süpersonic güçlerimiz kesinlikle olamaz.

    Zamanı geri almanın veya yeniden başlatmanın imkanı da hiç bir makina ile söz konusu değildir. Ama moleküler bir yapıyı transfer etmek mümkün olabilir. Bunun için Dünya'nın en büyük deneyi yapılıyor yıllardır, sonuçlarının sadece minimal oranını halk ile paylaşıyorlar ama ben şahsen gidip görmek için hergün www.hedefcern.com sitesinde bolca kendime hak ediniyorum. Sizede tavsiye ederim.
  • 05-10-2014, 06:14:06
    #4
    İsinlanma konusunu biraz ütopik görüyorum açıkcası.

    Insanın isinlanabilmesi icin insan üstü özelliklere sahip olması gerekiyor ki ancak bu mümkün olsun.
  • 05-10-2014, 21:44:28
    #5
    Brkucnc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İsinlanma konusunu biraz ütopik görüyorum açıkcası.

    Insanın isinlanabilmesi icin insan üstü özelliklere sahip olması gerekiyor ki ancak bu mümkün olsun.
    Herşey mümkün, sadece şuan için zor.
  • 05-10-2014, 22:55:16
    #6
    dmrts adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Herşey mümkün, sadece şuan için zor.
    Mümkün kılan nedir?
  • 05-10-2014, 22:57:53
    #7
    Brkucnc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Mümkün kılan nedir?
    herşeyi mümkün kılan bilimdir.
  • 05-10-2014, 23:00:18
    #8
    dmrts adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    herşeyi mümkün kılan bilimdir.
    Bilim kibirlidir
  • 05-10-2014, 23:13:31
    #9
    Brkucnc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İsinlanma konusunu biraz ütopik görüyorum açıkcası.

    Insanın isinlanabilmesi icin insan üstü özelliklere sahip olması gerekiyor ki ancak bu mümkün olsun.
    Daha önce olmuş. Örneği var

    “Ey önderler! Onlar gelip teslim olmadan önce sizin hanginiz kraliçenin tahtını bana getirebilir? Cinlerden bir ifrit dedi ki: Ben, onu sana sen makamından kalkıncaya kadar getiririm. Bana güvenebilirsin, benim buna gerçekten gücüm yeter. O Kitap’tan bir bilgiye sahip olan kişi de: Ben onu sana gözünü açıp kapayıncaya kadar getiririm dedi ve getirdi. Süleyman tahtı, yanına kurulu görünce dedi ki: Bu beni denemek için rabbimin bir ikramıdır; şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü? Kim şükrederse faydasını görür. Nankörlük eden etsin. Rabbimin kimseye ihtiyacı yoktur, onun iyiliği boldur.” (Neml 27/38-40)