metinciris adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
Parçacık fiziği, solucanlar ve zaman algısı
22
●1.461
- 05-10-2014, 23:23:56bilim iyidir, bilim şarttırBrkucnc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 05-10-2014, 23:26:19Elbette iyidir, şarttır. Kibirli derken buna karşı olduğum düşünülmesin. Kelimenin tam anlamıyla hayranıyımdırCemUter adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Alanım pozitif bilim olmasa da (sosyal bilim okuyorum,hukuk), küçük yaşlardan beri pozitif bilimlere merakım fazladır.
Şimdilerde uzaktan izleyebiliyorum sadece. - 06-10-2014, 01:52:37Yarının sınırında'yı izledim. Zaman algısı ve zamanda yolculuk konusunda gerçekten güzel senaryo. Kuvvetli bir dalga oluşturmanın akıntıyı değiştirebileceğini gösteriyor. Parçacık fiziğini kullanan uzaylıların tasarımı her ne kadar basit kaçsa da, film senaryosu itibariyle gerçekten güzel tavsiyeniz için teşekkür ederim.
Öyle bir zaman dilimi olsa, sürekli başa sarsa.. İçinden çıkmak için mario levelleri gibi sürekli aşmaya çalışsak vs ben bu kurguya taraftar değilim ama şöyle bir inancım var, gelecek şekillenmek için bizi bekliyor. Biz, şimdiyi iyi değerlendirerek bilinçli olarak geleceği yönetiyoruz. Çoğu kişiye ütopya gelse de ben bigün gelecekten geçmişin yönetilebileceğine de inanıyorum. Şimdilik mümkün olan kısmı geleceği yönetmek.
cPanels adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle - 06-10-2014, 02:01:07Bilim adamları son 100 yılda geçmişe yolculukla ilgili 3 farklı senaryo üretti Birinci senaryoda geçmişi değiştiren kişi geleceğide değiştirdiği için büyükbaba paradoksuna yol açıyor(geçmişe gidip dedenizi öldürürseniz sizde var olmazsınız ama imkansız).ikince tteoride ise kuantım salınımlarını çoğaltmak mümkün olmadığı için kişi zaman makinesi ile yok oluyor üçüncü senaryoda ise geçmişi değiştirebilmek mümkün öyleki kişi kendi dedesini öldürürse orjinal everene alternatif kendisinin hiç doğmadığı bir paralel evrende misafir olarak yaşamayı sürdürecek
- 06-10-2014, 20:59:38kendisinin hiç doğmadığı pararlel evlende misafir olarak devam eden o kadar çok insan var ki. anne babası olmayan varlığı amaç taşımayan hiçlik nihilizm içinde yaşayan, sürekli terk edilen, kimsenin hayatına dahil olamayan bir şekilde hep yalnız kalan insanlar bu misafirler işte.trhero adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
--R10.NET; Flood Engellendi -->-> Yeni yazılan mesaj 20:59:38 -->-> Daha önceki mesaj 20:57:43 --
yıldız haritasına baktığım ve bu şekilde olduğun gördüğüm 4 insan var. Hepsi de bu özellikleri taşıyor. Bence birileri bi zaman da bu olayı keşfetti, tarihten kendini silmek için tamamen yok olmak için ama bi şekilde misafir olarak bizim paralelimizde misafirler. - 06-10-2014, 21:53:06Bu konularda aslında hem bilimsel hem de teolojik olarak ciddi tartışmalara (kavga ve sataşma değil, konuşma muhabbet diyebiliriz ) girebilirim.
Ancak arkadaş felsefik olarak konudan bahsetmeyelim demiş.
Bilimsel olarak ortaya atılan kuramların bir çoğu öngörüdür. Teorik fizikçiler bir takım öngörülerde bulunurlar daha sonra klasik fizik bunları ispatlamaya çalışır.
Zaman özel ve genel görelilik teorilerine göre farklı anlatılmıştır. Daha doğrusu uzay-zaman ilişkileri farklı ele alınmıştır.
Temelde paralel evren dayanağı büyük patlama sonrasında ortaya çıktığı iddia edilmiştir. Ancak büyük patlama da dahil olmak üzere bir çok teori deneylenemez durumdadır.
Bilim aslında bilim felsefesi veya bilimsel felsefe ve deneylenerek yanlışlanan veya doğrunulan kısım olarak ikiye ayrılır.
Temelde her ne kadar bilimsel denilse de teorik fizikçilerin öngörülerinin büyük çoğunluğu deneylenemez durumdadır.
Örneğin Quantom fiziğine göre duvara yaslanan bir kütle, duvar tarafından emilebilir. Ve nihayetinde başka bir yerden dışarıya atılabilir. bu işlemin olasılığı 100 Milyon yıldan başlar ve artar. Bir insanın bu durumu kabaca 100 yıl yaşadığını var sayarsak 1 milyon kat ömrünü arttırması gerekir ki deneyi gözlemyebilsin. Ayrıca en az bu kadar yıl boyunca bir nesnenin duvara yaslanmış şekilde olması gerekir.
Aynen böyle büyük patlama da teoridir. Evrenin balon gibi her yöne ( merkezden dışarıya doğru ) genleştiği var sayılarak zamanı geriye doğru işletilmesi ile ortaya atılmış bir teoridir.
Yani kabaca 14 Milyar yıl ( 13 veya 14 küsür diye açıklamalar var ortalama yazdım ) önce olmuş bir olay öngörülmektedir. Bunun açıklaması basit manada doğrulama yöntemidir. Matematikte yapılan işlemler tersine işletilerek doğrulama yapılır. Teorik fizikçiler de aynı mantık ile hareket etmektedirler.
Zaman kavramının oluşabilmesi için kütle ve uzay ilişkisi gereklidir. Uzay veya kütle olmaz ise otomatikmen zaman da olmaz. Ve Einstein ın teorilerinde bahsettiği olay, kütle ışık hızına ne kadar yaklaşır ise zaman diğer kütlelere göre farklı işler.
Yani teorileri hiç birinde zamanda yolculuk kavramı ele alınmamıştır. Atomik saatlerde yapılan deneylerde saatlerin birbirirlerinden daha az veya daha çok süre geçtiğini bildirmektedir.
Zamanda yolculuk meselesini hiç bir bilim adamı ( ışınlanma olayı dahil, ışınlanma için atomlara parçalayıp daha sonra birleştirilmesi gerekiyor bu konuya girmeyeceğim ) müspet olarak mümkün olabileceğini söyleyemez.
Zamanda yolculuk konusu insanlığın ilgisini çekse de mümkün değildir. Solucan Delikleri teorisine göre ( a4 kağıdını iyice kıvırmadan 3 e katlayın ) bir noktadan eğriler üzerinde başka bir eğriye gidilebileceği öngörülmektedir. Ancak öngörülerin hiç birinde zamanda ileriye veya geriye gidilebileceğine garanti edilmez ve üstelik zamanda yolculuk ile alakalı istenilen tarihe gidilmesi mümkün değildir.
Burada felsefecilerin ortaya attığı başka bir paradoks oluşur. Diyelim zamanda bir şekilde yolculuk oldu. Geriye gittik, dedemizi biz doğmadan öldürdük. O zaman biz dünyaya gelemezdik. Dünyaya gelemeyeceğimiz için zamanda seyahat edemezdik.
Yine felsefeciler zamanda ileriye gidildiğinde bir insanın ölümünden sonraki bir tarihe gittiğinde o kişinin ölüp ölmeyeceğinin garantisinin verilemeyeceği söylenir.
Çünkü zaman kavramı uzay ve kütle kavramı ile var olduğu için, sizin sahip olduğunuz kütle muhtemelen ya yok veya işlevsiz halde olacağı için zaman kavramı ( seyahat eden için ) ileriye veya geriye doğru açıklanamaz.
Zaman kavramı eğlencelidir.
filmlerde sadece kafanızı karıştıracak ve felsefeciler ile bazı teorik fizikçilerin ortaya attığı fikirleri kullanarak insanları heyecanlandırılar.
Örneğin higgs bozonu gibi. Higgs büyük patlama esnasında ortaya çıktığı söylenen ve fizikçilerin ortaya koyduğu bazı kuramların tutarlılıklardaki önemli bir parçayı oluşturmaktadır.
Yani basit olarak açıklamak için bir teneke düşünün. Patlayıcı madde dolu ve birden patlıyor. Fizikçiler diyor ki bu patlamanın gerçekleşmesi için bir madde lazım.
Higgs de buna benzer bir madde. Analojiyik bir açıklama ile anlatılan bir madde. Peter Higgs bir kitap yazar ve bu parçacık ile ilgili "God Dammn" gibi bir ifade kullanır. Yani Tanrının belası bir parçacık. Yazdığı kitabı basacak olan yayın evi bu ifadeyi "Tanrı Parçacığı" olarak değiştirir ve bu olay birden dünyanın gündemine oturur.
Adı tanrı parçacığı olunca sanki bulununca yaşamın sırrı çözülecek diye düşünen ilgili ilgisiz herkesin gündemine girdi. Bakınız Popüler Bilim.
Zamanda yolculukta aynı böyle bir şey. Prim yapan ve insanların merakını cezbederek bir takım odakların nemalandığı bir olay sadece.
Eğer istek olursa teolojik ilişkileri ve biraz daha felsefik boyutuna da girerim müsait olunca... - 07-10-2014, 02:23:13Öncelikle ilgin ve ayırdığın zaman çok çok teşekkür ederim, keyif aldım yazdıklarını okurken.
Metafizik yönden yaklaşım olmasın dedim çünkü bu tarafa geçilirse reenkarnasyon dinden çıkma dinin açıkladığı yaradılış sonrasında öteki alem vs bunlar giricek ve asıl konudan çıkıcaz. Bilim felsefesi eğlencelidir, zaman kavramı en eğlenceli kısım bende de. Lütfen tüm düşüncelerini fırsat buldukça yaz, çünkü bu konuda kimin ne düşündüğünü merak ediyorum. Tek başıma düşünmektense bu konuda farklı insanların düşüncelerini bilmek güzel, olabilirliği fizik penceresinden tartışabileceğimiz gibi bilim felsefesi de yapabiliriz ama metafizik bizi çıkmaza götürür din ekseninde olmayalım kafi.
Bende araştırmamı burada anlatıcam fikirlerinizi alıcam ilk musait zamanda..
ozkanaybay adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle