Kendimle Konuşuyorum
Röportaj versiyon..
- Durun arkadaşım nereye ?
- Biz röportaj yapacaktık Polis bey.
- Ne röportajıdır o arkadaşım , buraya basın mensuplarının girmesi yasak.
- Nasıl yasak , savcılıktan izin aldık biz.
- Kardeşim baştan söylesenize. Tamam verin izin kağıdını.
- Buyrun memur bey. - Hmm. evet..
- Tamamdır değil mi ?
- Evet , evet eksik evrak yok .. Buyrun Arkadaşım.
- Sağolun memur bey..
- Merhabalar , kolay gelsin..
- Sağol beyim , buyur birşeymi lazımdı.
- Yok yok sağolasın , ben gazeteden geliyorum da , röportaj yapacaktım.
- Aman beyim bizi katma da işin içine.
- Neden ki birkaç soru sorucam o kadar.
- Yok beyim bizim hatun burada çalıştığımı bilmiyor. şimdi gazetede resmimiz neyim çıkar rezil olmayalım.
- Nasıl yani ? Eşiniz burada çalıştığınızı bilmiyormu ?
- Yok beyim , nerden bilecek. Akşam eve ekmek götürüyormuyum. bitti. gerisi ne ilgilendirir.
- Hakkı değilmi ne iş yaptığınızı bilmesi ?
- kadın evinde otursun , akşam eve gittiğimde yemek yapmış olsun. o kadar. onun hakkı makkı yok. hem onun için ter döküyoruz burada.
- Ne zamandır çalışıyorsunuz ?
- Beyim , 10 senedir burada çalışıyorum.
- Nasıl oldu bu ? yani nasıl buldunuz bu işi ?
- Daha önceden elimde bir kaç tane vardı zaten.Bir ev kiralamıştım , oradan idare ediyorduk. Sonra buradan bir ev boşaldığını duyunca hemen müracaat ettik.
- Kabul edildiniz yani.
- Evet beyim.
- Kazancınız nasıl ? İyi kazanıyormusunuz ?
- Şükür , karnımız aç değil. Eve ekmek götürüyoruz. Çalışanlarda memnun.
- Kaç kişi çalışıyor demiştiniz ?
- Bende dört tane var , bak karşı evde yedi tane çalışıyor.
- Hepside sağlıklı sıhhatli değil mi ? Kontrolleri yapılıyor.
- Tabii beyim , kontrolsüz olurmu hiç. Hem biz yaptırmasak , bizden sağlık raporu istiyorlar. Temiz olduğuna dair.
- O zaman iyi.
- İyi tabii beyim , gelen müşteriyi memnun etmekten başka düşüncemiz yok.Hem sağlıklılar , hemde işlerinde tecrübeliler.
- Müşterilerden konuşalım biraz.Ne tür müşteriler geliyor.?
- Vallahi beyim , her türden müşteri var. Hırlısı , hırsızı , zengini yoksulu.
- Nasıl yani yoksulu ?
- Cebine üç beş kuruş girince buraya gelen müşterilerim var benim.
- Buraya harcıyor yani parasını.?
- Tabii beyim , napsın adam .. adamın aklı orasında , gelir giderler. bazen paraları yetmez.
- Ee , parası yetmeyene ne yapıyorsunuz ?
- Ne yapacağız beyim , sevaptır diyerek eldeki parası kadar alıyoruz.
- Eee nede olsa amme hizmeti bu.
- Beyim , bizi çok yanlış tanıyorlar. Bakmayın bizde insanız.Bizimde kalbimiz var. iyi olan yanlarımız. Hem bu işten başka bir işte gelmiyor elimizden. Anca bu kadar.
- Evet evet , dışarıda size olan bakış çok farklı.
- D'pezzo'luk kolay bir meslek değil beyim , akşama kadar burada duracaksın , gelen müşteriyle ilgileneceksin , fiyatta anlaşacaksın.
- Gördüğüm kadarıyla eliniz ayağınız tutuyor. Neden bu meslek ? Başka bir işte çalışmadınız mı ?
- Beyim babam genç yaşımda öldü , annem desen oda yatalaktı. Bi işte çalışmamış zaten babam. hiç bir yerden gelir yok. ben çaycılık yaptım bi aralar. Sonra baktım olacak gibi değil. Sonra bir arkadaşım vardı o bi işim var gelirmisin benimle dedi. bende gittim kırmadım. baktım D'pezzoluk yapıyor. şaşırdım tükürdüm hatta yüzüne. bana bir bir anlattı , çok para kazandığından bahsetti.
- Para kazandığını duyunca sende bakayım dedin sanırım.
- Evet beyim , işin inceliklerini öğrendim arkadaşın yanında. İşi ilerlettik ev tuttuk , bir kaç eleman derken en sonunda buradayız.
- Şu an memnunsunuz yani.?
- He beyim , dedim ya şükür karnımız doyuyor.
- Peki bize izin verirmisin , elemanlardan biriyle konuşsak ?
- Yok beyim , onlarla konuşma sen.
- Bir kaç soru sorucam sadece... Hem sizde yanımızda durursunuz.
- Yok beyim yok , şimdi bir kaç kelime ederler , benim sinirim bozulur. En iyisimi sen boşver.
- Bir kaç soru ya , hem öyle zor sorular sormam söz.
- Beyim ısrar etme. Hem gelmişsin yanımıza , misafirimsin. Sana ikramımız olsun bir tane. Hangisini istersin.
- Benim sevdiğim var Beyfendi , ben yapamam böyle birşey.
- Sende o entel dantellerdenmisin beyim . yapma allasen , boşver gel tadını çıkar.
- Yok abi sağolasın. hadi kolay gelsin...
dokuz...
Kendimle Konuşuyorum..
12
●1.420
- 11-02-2010, 23:48:38Üyeliği durdurulduYalan'dan kim ölmüş ?
Babam'a söylediğim yalanlar geldi aklıma. Okul çıkışı ilk eve uğramamız gerekiyor. Eve gittiğimizde de dışarı çıkmamız kesinlikle yasak. Çıktığımız an odadaki sopanın vücudumuzda açacağı kızarıklıklara tahammül etmemiz gerekiyor ki bu kızarıklıklar üç-dört gün önceden kaybolmaz. Babam serttir. disiplinlidir. sözünün dinlenmemesi demek hükümetin iş yapmamasına bedeldir. hükümete nasıl küfrederse bizede o derecede küfreder. Sene 1988. Okul çıkışından sonra arkadaşlar parti düzenleyeceklerini söylediler ve abimle benide çağırdılar. Biz evden çıkamacağımızı söylesek dillerinden düşürmeden hergün dalga geçecekler. "Geliyoruz" deyip servise bindik. Eve gelir gelmez okul kıyafetlerini çıkarıp günlük elbiselerimizi giydik. Babam'ın yanına gidip " Trafik Kolu" 'nun toplantısı olduğunu ve oraya gitmemiz gerektiğinden bahsettik. O'da okulla alakalı olduğu için bize izin verdi. Biz 3 servisine binerek partinin olduğu yere gittik. Parti çoktan başlamış biz anca yarısına yetişmiştik. Arkadaşlar kendince eğlenip dans ediyorlardı. Bir kaç arkadaş nereden bulduysalar "bira" bulup gizlice içiyorlardı. Partinin yapıldığı evin sahibi bunu duysa hepimizi sıra dayağınan geçirirdi kesin. Gizlice içtiklerini görünce iyi birşeydir diyerek bende istemiştim. Hemen uzattılar bir şişe Efes. Yavaş yavaş yudumlayarak içtim. Tadı güzeldi. Hatta enfesti. Soğuktu ve ferahlatıyordu. İçtikçe içesi geliyordu insanın. Bir şişeyi bitirince başka varmı diye sordum. Bir şişe yeter deyip vermediler. Dururmuyum ; hemen bakkala koşup bir şişe daha Efes aldım. Onuda yarısına kadar içtim ki , başım dönmeye , gözümün önünü görmemeye başladım. Abim olan bitenden habersiz yanıma geldiğinde bira içtiğimi anlamış olacakki tokatı patlatıverdi bana. O evde yaramazlık yapmadan durmayan abim bana vurmuştu. Evde her ne halt yense ilk bakılacak kişi belliydi. Evde kıyamet kopar "Eceviit" sesi yankılanırdı mahallede. Abimse yaptığı hınzırlığın farkında , eve gelip dayağını yer , odaya çekilip bir güzel gülerdi. Arada babama küfretmeden yapamazdı. Öyle zamanlarda dayanamadığımdan Babamın yanına gidip onu şikayet ederdim. Abim yine sopa yer ben bir dahaki yaramazlığımda dayak yemeyeceğimin sözünü alırdım Babamdan. Ama her seferinde ben yine dayak yer ve yine ispiyonculuktan vazgeçemezdim. Tokatı yedikten sonra ; bir tanede ben attım tokat abimin suratına. Yanımızdakiler bizi ayırırken ben kimseyi takmıyor habire küfrediyordum. En son arkadaşlardan birinin bana vurduğunu gördüm.Sonrasını hatırlamıyorum. Gözümü açtığımda evdeydim. Odadaki yatağıma uzanmış , başımda da annem vardı. Yazık kadın beni sarhoşluktan kurtaracağına inanmış olmalı ki habire dualar ediyordu. Ben " ne oldu Anne " demeye kalmadı Babam girmişti içeriye. Yüzündeki korkunç ve kızgın ifadeye bakıldığında "kesin dayak yiyeceksin benden itoğluit " diyeceği anlaşılıyordu. Nitekim öyle de oldu. " Okul toplantısı var diye benden izin isteyin , gidin partimidir nedir oralarda eğlenin , sonrada bira için. itoğluitler. Elalemin çocukları adam olur siz gitbegit eşşek oluyorsunuz" sözlerinden sonra elini kaldırıp suratıma tokatı yapıştırması bir oldu. Annemin her zamanki gibi " vurma çocuğa , bırak " demesi bile babamı durdurmadı. Bir yalan nelere malolmuştu. Abim içmediği için teşekkürü hakketse de , yalan attığı için bir iki tokat yemişti. Yalanın bize bu kadar zarara uğratacağını nerden bilebilirdik ki ? Yalan söyledik diye ölmedik bu doğru , ama tokat ve yenilen küfür ölmekten beterdi... - 05-03-2010, 20:11:10Üyeliği durdurulduYok oldu sevgisizlik dünyadan..
Mutsuzluk,
Çaresizlik,
Hastalık,
Kin,
Nefret,
Gözyaşı dökmek,
Fakir olmak,
Aç kalmak,
Susuz dolaşmak,
Damsız girilebiliyor artık mekanlara,
Merhaba diyebiliyor artık herkes birbirine,
Gülümseyebiliyor insanlar karşısındakine.
Kötü gözlerle bakmıyor insanlar,
Yardım elini uzatıyorlar artık yaşlılara,
Çocuklara, bayanlara..
Otobüslerde, bankalarda, kuyrukta,
İnsanlar yer veriyorlar artık büyüklerine,
El öpmelere gidiliyor artık,
Bayramlaşmalara..
Saygı üst seviyede ,
Sevgi sonsuz...
Hayal dünyasından merhaba,
Ey güzel insan.. - 14-04-2010, 18:05:07Üyeliği durdurulduAhmet Türke geçtiğimiz gün içerisinde yumruk atıldı.
Televizyonlar gösterdi sürekli.
Hükümet yetkilileri hastaneye gidip geçmiş olsun dedi.
Bahçeli kınadı bu yapılanı.
Ve birçok kişi yapılanın doğru olmadığını söyleyerek kınadılar, olmamalı böyle şeyler dediler.
Ahmet Türk olay sonrasında sürekli sağduyulu olunması gerektiğinden bahsetti.
Kimse olay çıkarmasın dedi. Kime dediğini biliyoruz.
Halkı sağduyulu olmaya davet eden bir insan..
Burnu kanadı. Bir iki yumruk yedi.
Hepsi bu.
Kınayacak mıyız ?
Evet.
Ama bunu hak ettiklerinin de farkında olmaları gerekmez mi ?
Şiddetin her türlüsüne hayır diyoruz, diyorlar.
Ama bu ülkede onca kan aktı, yüzlerce asker şehit edildi, öğretmenler, kamu görevlileri.
Ve halkın ta kendisi öldürülmedi mi ?
Demokrasi ve özgürlük adına ülkeyi karıştırmadılar mı ?
İnsan haklarına dem vurmadılar mı bizleri eziyorsunuz diyerek ?
Ve size hak! veren hükümet açılım adı altında yenilikler getirmedi mi ?
Kürtçe televizyon kanalı, kürtçe eğitim vs..
Tüm bunlara rağmen hala kan akıtmaya devam etmiyor musunuz ?
Sorunlar siyaset alanında çözülsün. Bırakalım kan akıtmayı, ne sizden ne bizden kan aksın demediniz mi ?
Bunları demenize rağmen her seferinde o ******** çöp yığını pkkyı savunmadınız mı?
Kardeşlerimiz içeride diyerek kan akıtan , peşmergelerin affını istemediniz mi ?
Ordu siz bunları yapıyorsunuz diye harekatlar düzenleyince de Türkiyede özgürlük yok, demokrasi yok demediniz mi ?
Özgürlük ve demokrasi sadece size özgü değil ki ?
Siz kan akıtacaksınız, insanları yaralayacak, öldüreceksiniz.
Ölen insanlardan aldığınız yaşama hakkı ?
Yaraladığınız insanların yaşama hakkı ?
Ölen ve yaralanan insanların ailelerinin korkuları, üzüntüleri ?
Burnunuzdan iki damla kan aktı diye neler söylediniz.
Halkı sağduyuya davet ettiniz.
Neden ?
İki damla kan aktı diye.
Peki ya bizler ?
Onca akan kandan sonra ne yapmalıyız ? - 14-04-2010, 18:09:16Üyeliği durduruldudokuz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
bu yorumunuz çok güzel olmuş ağzına yüreğine sağlık hocam..