• 22-01-2013, 19:04:46
    #19
    Öncelikle okul müdürüne giderek olayın aslı astarını öğrenin. Kardeşiniz yalan söylüyor demiyorum ama bu tür yaşlardaki çocuklar basit düşünüp yanlış anlayabiliyor. Eğer ki durum söylendiği gibiyse bimer'e şikayet ederseniz durumla ilgileneceklerdir.

    Yalnız birkaç konuda da gördüm, bazı arkadaşlar hemen dövecekler, edecekler. Sizin ondan ne farkınız kalacak o zaman?

    Bende öğretmenim hiçbir kimseyi ödev yapmadı diye dövmedim, dövmem de. Ama bazen öyle ahlaksız durumlar oluyor ki ağzınız açık kalır. Aileyi çağırıyorsun ilgilenmiyor, mevcut disiplin kuralları okuldan atamazsın diyor ee biz napalım? Sonrada çocuğumu dövmüşsün diye anında okula damlıyorlar. Olanları birde öğretmenlerinden dinledikten sonra afedersiniz kuzu gibi dönüp gidiyorlar. 4-5 aydır bu mesleği yapıyorum, ben bile şu süre zarfında karşılaştıklarımı anlatsam öğretmenlik mesleğine karşı olan yargılarınız değişecektir.

    Kısacası bu şekilde olaylarda öncelikle öğretmenin idari amiri ile görüşün. Eğer durum söylendiği gibiyse gerekli yerlere başvurun. Sonuçta çocuk bu abartabiliyor, yanlış anlayabiliyor yada yalan söyleyebiliyor.
  • 22-01-2013, 19:08:30
    #20
    antijen adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Öncelikle okul müdürüne giderek olayın aslı astarını öğrenin. Kardeşiniz yalan söylüyor demiyorum ama bu tür yaşlardaki çocuklar basit düşünüp yanlış anlayabiliyor. Eğer ki durum söylendiği gibiyse bimer'e şikayet ederseniz durumla ilgileneceklerdir.

    Yalnız birkaç konuda da gördüm, bazı arkadaşlar hemen dövecekler, edecekler. Sizin ondan ne farkınız kalacak o zaman?

    Bende öğretmenim hiçbir kimseyi ödev yapmadı diye dövmedim, dövmem de. Ama bazen öyle ahlaksız durumlar oluyor ki ağzınız açık kalır. Aileyi çağırıyorsun ilgilenmiyor, mevcut disiplin kuralları okuldan atamazsın diyor ee biz napalım? Sonrada çocuğumu dövmüşsün diye anında okula damlıyorlar. Olanları birde öğretmenlerinden dinledikten sonra afedersiniz kuzu gibi dönüp gidiyorlar. 4-5 aydır bu mesleği yapıyorum, ben bile şu süre zarfında karşılaştıklarımı anlatsam öğretmenlik mesleğine karşı olan yargılarınız değişecektir.

    Kısacası bu şekilde olaylarda öncelikle öğretmenin idari amiri ile görüşün. Eğer durum söylendiği gibiyse gerekli yerlere başvurun. Sonuçta çocuk bu abartabiliyor, yanlış anlayabiliyor yada yalan söyleyebiliyor.
    bana bu durumu anlatan kardeşim değil 1.sınıfa giden çocuğun lafıyla iş yapıcak değilim konuyu dikkatli okumadığınız ne kadar belli oluyor bana bu durumu anlatan ANNEM ve dersten atılanda benim kardeşim DEĞİL çocuğu tanımıyoruz bile sadece annem olaya şahit olmuş yazdığım yazıyı bir daha okumanızı öneriyorum
  • 22-01-2013, 19:14:52
    #21
    ComPuter_DoctoR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    bana bu durumu anlatan kardeşim değil 1.sınıfa giden çocuğun lafıyla iş yapıcak değilim konuyu dikkatli okumadığınız ne kadar belli oluyor bana bu durumu anlatan ANNEM ve dersten atılanda benim kardeşim DEĞİL çocuğu tanımıyoruz bile sadece annem olaya şahit olmuş yazdığım yazıyı bir daha okumanızı öneriyorum
    evet içeriğe üstün körü baktım, bu konularda daha çok yorumları takip ediyorum

    o zaman meb'den ziyade bimer'e başvurursanız daha çabuk sonuca gidebilirsiniz.
  • 22-01-2013, 20:04:30
    #22
    ComPuter_DoctoR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    bana bu durumu anlatan kardeşim değil 1.sınıfa giden çocuğun lafıyla iş yapıcak değilim konuyu dikkatli okumadığınız ne kadar belli oluyor bana bu durumu anlatan ANNEM ve dersten atılanda benim kardeşim DEĞİL çocuğu tanımıyoruz bile sadece annem olaya şahit olmuş yazdığım yazıyı bir daha okumanızı öneriyorum
    Yargısız infaz diye buna deniliyor kardeşim. Sen olayı görmedin, duymadın, bilmiyorsun. Annen ise sadece 7 yaşında bir çocuğun anlattıklarını biliyor. Bir de öğretmene sormak lazım konu nedir diye. Çocuklar basitçe yalan söyleyebilir. O öğretmen o çocuğu bir önceki ders eşofman ile görmüştür belki. Bazı çocuklar ailelerinin yetiştiriş tarzı yüzünden fakir edebiyatı ile rant yapmayı çok ufak yaşlarda öğrenebiliyorlar. Olayın aslını astarını bilmeden asarız keserize gelmiş iş. Önce konuyu öğrenin, sonra gerekirse şikayet edin.

    Bu ülkede şikayet edince bir şey olmaz zannedenler yanılıyor. Biri öğrencinin burnunu kıran öğretmene 68 lira ceza verildi demiş. O ceza verilmeseydi bir öğrencinin daha burnunu kırabilirdi. Şimdi yiyorsa bir öğrenciye daha vursun bakalım ikinci soruşturmadan da 68 lirayla kurtulabiliyor mu. Sizin verdiğiniz şikayet dilekçeleri ve soruşturmalar memurların sicil dosyasında saklanır. İlk şikayet ve dilekçede ceza almayabilir. Siz de işe yaramıyor zannedersiniz. Ama o ilk şikayetten sonra ayağını denk alır, ikinci şikayeti açıklamanın daha zor olacağını bilir. Sürekli şikayet ediliyorsa muhakkak bir yerde keskin bir ceza alır.

    Bizim toplum olarak problemimiz ilk şikayette ceza almıyorlar diye suçluları şikayet etmeyi bırakmamız.
  • 22-01-2013, 20:13:52
    #23
    antijen adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Öncelikle okul müdürüne giderek olayın aslı astarını öğrenin. Kardeşiniz yalan söylüyor demiyorum ama bu tür yaşlardaki çocuklar basit düşünüp yanlış anlayabiliyor. Eğer ki durum söylendiği gibiyse bimer'e şikayet ederseniz durumla ilgileneceklerdir.

    Yalnız birkaç konuda da gördüm, bazı arkadaşlar hemen dövecekler, edecekler. Sizin ondan ne farkınız kalacak o zaman?

    Bende öğretmenim hiçbir kimseyi ödev yapmadı diye dövmedim, dövmem de. Ama bazen öyle ahlaksız durumlar oluyor ki ağzınız açık kalır. Aileyi çağırıyorsun ilgilenmiyor, mevcut disiplin kuralları okuldan atamazsın diyor ee biz napalım? Sonrada çocuğumu dövmüşsün diye anında okula damlıyorlar. Olanları birde öğretmenlerinden dinledikten sonra afedersiniz kuzu gibi dönüp gidiyorlar. 4-5 aydır bu mesleği yapıyorum, ben bile şu süre zarfında karşılaştıklarımı anlatsam öğretmenlik mesleğine karşı olan yargılarınız değişecektir.

    Kısacası bu şekilde olaylarda öncelikle öğretmenin idari amiri ile görüşün. Eğer durum söylendiği gibiyse gerekli yerlere başvurun. Sonuçta çocuk bu abartabiliyor, yanlış anlayabiliyor yada yalan söyleyebiliyor.
    Ablam dahil bizimkiler de öğretmenler ve çoğu dediğinizde haklısınız gerçekten. Öğretmen belki burada hatalı olabilir ama %100 haksız diye de bir şey olamaz. Sonuçta bir şekilde otoritesini sağlamak zorunda, karşısındaki birey kaç yaşında olursa olsun. Sadece bunu anlayacakları dilden yapsaydı daha doğru olurdu. Ama o beden eğitimi eşyalarını getirmiyor, sonra başkası da getirmez o getirmedi ona kızmadı diye, çocuk psikolojisi. Disiplin de bir noktada önemli bence. Tabi son olarak öğretmen haklı mı derseniz ben de sizin gibi böyle bir davranışı sergilemesini doğru bulmuyorum. Sadece ön yargılı davranmamalı olmamızı dile getiriyorum.
  • 22-01-2013, 20:55:03
    #24
    berkanmolla adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ablam dahil bizimkiler de öğretmenler ve çoğu dediğinizde haklısınız gerçekten. Öğretmen belki burada hatalı olabilir ama %100 haksız diye de bir şey olamaz. Sonuçta bir şekilde otoritesini sağlamak zorunda, karşısındaki birey kaç yaşında olursa olsun. Sadece bunu anlayacakları dilden yapsaydı daha doğru olurdu. Ama o beden eğitimi eşyalarını getirmiyor, sonra başkası da getirmez o getirmedi ona kızmadı diye, çocuk psikolojisi. Disiplin de bir noktada önemli bence. Tabi son olarak öğretmen haklı mı derseniz ben de sizin gibi böyle bir davranışı sergilemesini doğru bulmuyorum. Sadece ön yargılı davranmamalı olmamızı dile getiriyorum.
    Bende bu mesleği rahat meslek, tatil bol diye seçenlerdenim. 5 ay öncesine kadarda o şekilde düşünüyordum ama son günlerde össde tercihleri verdiğim güne lanet ediyorum

    Her anne-babanın çocuğu değerlidir buna sonuna kadar katılıyorum lakin öğretmenleri içinde bu çocuklar değerlidir ve görevi bilgi vermekten çok bazı değerleri aşılamaktır. Eğer öğrencilere adalet duygusunu hissettiremezsen ne yaparsan yap boşa çabalamış olursun.

    Şu kısa meslek hayatım boyunca bana bıçak çekenle de, tutanak tuttum diye "dağdan adam toplayıp getireceğim" diye tehditler savuran çocuklada karşılaştım. Hepsinin de ailesi gelip dövdüm diye hesap sormaya kalktı (öğrenci tabi ki yalan yanlış anlatmış) ama hepsine verebilecek bir cevabım vardı ve adamlar defalarca özür dilemek zorunda kaldı. Çocuklar aynısını yine yapsın yine aynı tavrı gösteririm kimseden de korkum olmaz.

    Son birkaç senedir öğretmenlerin özlük hakları elinden iyice alındı. Bazı kurumlara verilen, aslı astarı olmayan isimsiz dilekçe bile öğretmenin soruşturma geçirmesine sebep oluyor. Haksız suçlanan bir öğretmen nasıl işine şevkle sarılsın? Ya da ondan ne beklenebilir ki?
  • 22-01-2013, 21:02:19
    #25
    Üyeliği durduruldu
    izmirdensin kardeşim okulun ve hocanın adını pm atarmısın MEB'ten tanıdıklar var biraz yaktıralım canını
  • 22-01-2013, 21:07:06
    #26
    Üyeliği durduruldu
    İzmir'de nerde hocam çoktandır antreman yapmıyordum iyi olur
  • 22-01-2013, 21:41:09
    #27
    HakanDemirci adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    dalalımmı bu hocaya karanlıkta tepesine çökelim..ağzını gözünü yamultalım tüm öğretmenlik hayatı boyunca titrek titrek gezsin.******** bu milletin vergileri ile karnını doyuruyosun evine ekmek götürüyorsun bu milletin çocuğuna bunu yapmaya hakkın ne..bugün o çocuğa yapar yarin içimizden birininkine..
    Bu tarz düşünceler çok yanlış. Hiçbir sorunu kaba kuvvetle çözüme ulaştırmayı tavsiye etmiyorum. Ayrıca Ülkemizde en fazla vergi memurlardan kesiliyor. Eğer öğretmeni şikayet etmek istiyorsanız yanlış hatırlamıyorsam 147 'yi arayarak sorununuzu belirtebilirsiniz. Gerekli işlemleri bu şekilde de başlatıyorlar. Ancak benim tavsiyem gidip öğretmen ile medeni olarak konuşup hatasının farkına varmasını sağlamak. Bu şekilde hem siz hem de o öğretmen için en uygun çözüm oluşur. Konuştuğunuz zaman zaten öğretmen bir daha bu tarz bir davranış sergilemez hatta o öğrenciden özür dileyerek öğretmene yakışan erdemli bir davranış sergilemiş olur.