• 16-01-2011, 12:16:17
    #37
    Evet sahiplenmek başka birşey karşıdaki insanın bireysel özgürlüğünü kısıtlamak başka birşey..Özgürlüğü kısıtlanan her kimse bir gün mutlaka senin sahiplenme diye baktığın bu olaylara karşı kendini zincire vurulmuş gibi hissedecektir ve en sonundada bu zincirlerini kıracaktır.

    Sevgi Emekmiş,Emek ise vazgeçmeyecek kadar ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş
  • 16-01-2011, 12:22:55
    #38
    asksizajan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    aşk asla 2 tarflı olan bir şey değildir bu bir iddaa değil kanıtlanmamış gercektir aşk 1 tarfta başlar öbür tarfı etkiler etkisi altına alır bu etki altına alınan taraf ta aşık oldum sanabilir iş ilerleyip en son safhası evlilikle bitince etkilenen taraf evliliğin 20. yılında bile başkasına aşık olabilir ama sen seviyorsundur lakin gitmesine izin vermen gerekir çünkü seven insan sevdiği için herşeyi yapabilir lakin sevdiği başkasını seviyor diye buna engel olmak asla gerçek aşka yakışmayan şeydirki
    Yaşınıza ve yazdıklarınıza göre olgun düşüncelere sahip birisiniz. Teşekkür ederim mesajınız için. Ancak yukarıdaki kalın puntolarla belirttiğim olay benim evlilik sonrası başıma gelirse, kendim için Allah'dan sabır dilerim. Ve onu o kişiye göndermek yerine, ailesine teslim ederim. Ailesi isterse evlendirir, isterse yanına alır.

    Nice olaylar görüyoruz, illa ki rastgelmişsiniz geçen Müge Anlı'da, hiç izlemiyorum ancak denk geldim. 2 çocuklu kadın facebook'da okey de tanıştığı birine kaçıyor.

    Aynısı başıma gelse, ilk önce o kadını vururum. Sonra da gider teslim olurum demiştim. Ama sakin kafayla düşününce kadınlık gururu olmayan biri için ne kendi ahiretimi yakarım ne de dünyamı.
  • 16-01-2011, 12:31:26
    #39
    M6K adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ama sakin kafayla düşününce kadınlık gururu olmayan biri için ne kendi ahiretimi yakarım ne de dünyamı.
    Haklısın dostum "kadınlık gururu" .. Kadın Erkek olmadan önce bizler birer insanız onurumuz var gururumuz var..Sevgiyide Aşk'ıda güzel kılan değerlerden biriside Emektir..
  • 16-01-2011, 12:39:11
    #40
    Üyeliği durduruldu
    Kizlar Balik gibidir, sıkarak tutarsan elinden kayar, gevsek tutarsan yine elinden kayar. tutmayi bilmelisiniz hocam

    Bu arada, guven karsilikli olarak yenmelisiniz yeni arkadasinla. zamana birak herseyi ve fazla kafa yorma, bakacaksiniz ki oyle daha mutlu olursunuz.
  • 16-01-2011, 12:41:28
    #41
    M6K adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yaşınıza ve yazdıklarınıza göre olgun düşüncelere sahip birisiniz. Teşekkür ederim mesajınız için.
    rica ederim bu yazdıklarım aşk hakında sadece düşüncesizce yapılan ve halande yapılmaya devam edilen örneklemelerdir nede olsa herkesin aşkı anlayış şekli farklıdır ama aşk nedir diye sorsanız hereks şudur budur der her ne olursa olsun aşkı anlamak gereklidir bunu anlatmaya çalıştım

    aşkı anlamak içinde insanı çok iyi tanımak her haliyle benimsemek gereklidir bu benimsemek yoları kişiden kişiye değişmektir yeterki uygun yoları kendi bileceğiniz ve kendinizede uygulayacağınız ufak testlerle bunun kısmen yada tamamn anlayabilirsiniz karşı tarfa güven yada güvensizliği bu ölçüde sağlayabilirsiniz
  • 16-01-2011, 17:22:51
    #42
    Üyeliği durduruldu
    asksizajan hocam konu dışı olacak. Klavyeniz bozuk mu? Nokta işaretleri olan tuşlar çıktı mı
  • 16-01-2011, 22:02:50
    #43
    pLive adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    asksizajan hocam konu dışı olacak. Klavyeniz bozuk mu? Nokta işaretleri olan tuşlar çıktı mı
    klavye sağlamda lakin laptop klavyesi kulanıyorum klavye küçük ve pek alışkında değilim açıkcası noktalama işaretlerini kulanmaya harf hatalarıma gelince laptop klavyesinden kaynaklanmaktadır alışamadım bir türlü yazıyı yazdıktan yayınladıktan sonra harf hatalarımı düzeltmeye çalışıyorum ı
  • 16-01-2011, 22:16:49
    #44
    Üyeliği durduruldu
    benzeri başıma geldi aynı durumdayım :S ne olucak bilmiyorum ve çok dışa dönük bir insandım şimdi ise içime kapanığım.
  • 17-01-2011, 09:41:55
    #45
    Üyeliği durduruldu
    Siz konuyu forumda tartışmaya açarak bana yazma hakkı tanımış olsanızda, ben yinede haddim olmadığını düşünerek size fikir verebilme adına bir kaç cümle yazacağım. İnsanın ikili ilişkilerinin türü ne olursa olsun eğer zemini sağlam değilse bir noktadan sonra yıkılması kaçınılmaz bir sondur, ikili ilişkinin iş ortaklığı, arkadaşlık yada sevgili olunması durumu kesinlikle değiştirmez. İnsan ikili ilişkilerinde ana etken ve ilişkiyi taşıyan unsurlar karşılıklı güven ve saygıdır, bu iki unsur harici geri kalanlar sadece ve sadece teferruattan ibarettir. Sevgi olmadan bir evliliği güven ve saygı ile yürütebilirsiniz ama güven ve saygı kalmamışsa AŞK bile kelebeğin ömrü kadar sürer, bu nedenle ilişkide esas unsurlar saygı ve güvendir.

    Sizin konuda anlattığınızdan çıkan sonuç maalesef hiç hoş değil çünkü siz arkadaşınızı test ettiğiniz söylüyorsunuz, ben karşımda'ki birisinin beni test ettiğini anladığım an o ilişkiyi bitiririm. Siz kendinizce bu itimat testini yaparken arkadaşınıza karşı saygısızlık yaptığınızın farkında değilsiniz, üstelik iki defa saygısızlık yapmış oluyorsunuz. Birincisi onu test etmek, ikincisi'de onu en doğal hakkı olan sosyal ilişki ve sosyal aktiviteden kısıtlamaktır. Burada asıl soru yada sorun siz bu noktaya neden ve nasıl geldiniz, çünkü partnerinize karşı güvensizlik duyma ve onu test etme nedeniniz tamamen özgüven eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Sizde bu duyguyu yaratan ve bilinçaltına yerleşmesine neden olan etkeni bulmanız gerekmektedir, burada bana yada bizlere söylemenize gerek yok ama kendinize mutlaka söylemeli ve kendinizle yüzleşmelisiniz.

    Kıskançlık insanın doğasında var olan bir duygudur ama kıskançlık çok tehlikeli bir duygudur, kıskançlıkla şüphe arasında çok ince bir çizgi vardır ve şüphe genelde kişinin kendisine olan güvensizliğinden ileri gelir. Bana göre burada'da asıl sorun şudur, kimi neyden nasıl ve ne kadar kıskanacağız. Ben birlikte olduğum insanın ilgisini kıskanırım, eğer her hangi bir şeyle benden daha fazla ilgilensin ben o zaman kıskanıyorum. Örneğin kız arkadaşıyla benimle ilgilendiğinden daha fazla ilgilensin kıskanırım ama çalıştığı yerde benden yakışılı çalışma arkadaşları var diye onu kıskanmam, çünkü; onu bu tarz kıskanmak aslında güvenmemektir, üstelik bu güvensizlik ona değil kendinizedir.

    Ben 37 yaşımdayım ve bu yaşıma kadar bir çok ilişkim olmuştur, kendimi asla yakışıklı bulmam ve hiç bir zamanda öyle bir iddiam olmamıştır. Maddi olanaklarım çok şükür kendimce iyidir ama bu bana babamdan miras değildir, sahip olduğum her şey kendi kazancımdır. Hayatımda başarısız olduğum tek ilişki örneği yoktur, çünkü sermayem yalnızca kalbim ve kendime olan güvenimdir. Maddi olanakları benden kat kat fazla üstelik evin tek çocuğu olan bir kız arkadaşım vardı ama uzun süren bir birlikteliğimiz oldu, üstelik bu birlikteliğimiz boyunca benim maddi olanaklarımın imkanları dahilinde yaşadık. Hiç konuşmadan hiçbir koşul koymadan ve hiç pazarlık yapmadan, bunun tek nedeni vardı benim kendime olan güvenim. Şimdi birlikte olduğum arkadaşım TÜRKİYE'nin en büyük şirketlerinden birisinin iç anadolu bölge müdürlüğünde yönetici asistanı olarak çalışıyor, 25 aralık'ta öğlen yemeği için yanına gitmiştim tüm müdürlüğün yılbaşı partisi düzenlediğini birlikteyken öğrendik. Kişisel olarak düşüncem bu yılbaşını baş başa geçirmekti ama kendisi yönetici asistanı ve şirketin Ankarada'ki tüm çalışanları bu partiye katılacaktı, doğal olarak yapabileceğim tek şey vardı bu partiye katılması için onu cesaretlendirmek ve üzüldüğümü belli etmemek. Birlikte olamayacağımız için üzüldüğünü görünce ona "Bunun için üzülmene gerek yok, bizde yeni yılın ilk doğan güneşini birlikte seyrederiz" dedim ve kendim götürüp şirkete bıraktım. Ben onu kısıtlamadım ama ailesi çok fazla üzerine gitmiş beraber bir yerlere gidelim diye, o kadar bunaltmışlar'ki oda kendi deyimi ile rahat,huzurlu ve kendisini güvende hissettiği bir yere gitmek istemiş.

    Sonuç; gece 11:30'da o benim yanımdaydı ve Ankara'nın en yüksek tepesinde en yakın yerleşim yerine 50 km uzakta baş başa yeni yıla girdik, üstelik sabah 2011 yılının doğan ilk güneşinide seyredip öyle geldik.

    Sonsöz; Bütün bu yazdıklarım ve kendimden verdiğim örnekler, yanlışınızı ve eksikliğinizi görüp, bunları düzeltmenize yardımcı olmak ve katkı sağlamak içindir. Size tavsiyem kendinize güvenin ve prensiplerinizden asla taviz vermeyin, bu size bütün yaşantınızda başarıyı sağlayacaktır. İnsanın sahip olabileceği en büyük değerler, sağlam bir kişilik ve taviz verilmeyen prensiplerdir.

    Saygılarımla