Siz konuyu forumda tartışmaya açarak bana yazma hakkı tanımış olsanızda, ben yinede haddim olmadığını düşünerek size fikir verebilme adına bir kaç cümle yazacağım. İnsanın ikili ilişkilerinin türü ne olursa olsun eğer zemini sağlam değilse bir noktadan sonra yıkılması kaçınılmaz bir sondur, ikili ilişkinin iş ortaklığı, arkadaşlık yada sevgili olunması durumu kesinlikle değiştirmez. İnsan ikili ilişkilerinde ana etken ve ilişkiyi taşıyan unsurlar karşılıklı güven ve saygıdır, bu iki unsur harici geri kalanlar sadece ve sadece teferruattan ibarettir. Sevgi olmadan bir evliliği güven ve saygı ile yürütebilirsiniz ama güven ve saygı kalmamışsa AŞK bile kelebeğin ömrü kadar sürer, bu nedenle ilişkide esas unsurlar saygı ve güvendir.

Sizin konuda anlattığınızdan çıkan sonuç maalesef hiç hoş değil çünkü siz arkadaşınızı test ettiğiniz söylüyorsunuz, ben karşımda'ki birisinin beni test ettiğini anladığım an o ilişkiyi bitiririm. Siz kendinizce bu itimat testini yaparken arkadaşınıza karşı saygısızlık yaptığınızın farkında değilsiniz, üstelik iki defa saygısızlık yapmış oluyorsunuz. Birincisi onu test etmek, ikincisi'de onu en doğal hakkı olan sosyal ilişki ve sosyal aktiviteden kısıtlamaktır. Burada asıl soru yada sorun siz bu noktaya neden ve nasıl geldiniz, çünkü partnerinize karşı güvensizlik duyma ve onu test etme nedeniniz tamamen özgüven eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Sizde bu duyguyu yaratan ve bilinçaltına yerleşmesine neden olan etkeni bulmanız gerekmektedir, burada bana yada bizlere söylemenize gerek yok ama kendinize mutlaka söylemeli ve kendinizle yüzleşmelisiniz.

Kıskançlık insanın doğasında var olan bir duygudur ama kıskançlık çok tehlikeli bir duygudur, kıskançlıkla şüphe arasında çok ince bir çizgi vardır ve şüphe genelde kişinin kendisine olan güvensizliğinden ileri gelir. Bana göre burada'da asıl sorun şudur, kimi neyden nasıl ve ne kadar kıskanacağız. Ben birlikte olduğum insanın ilgisini kıskanırım, eğer her hangi bir şeyle benden daha fazla ilgilensin ben o zaman kıskanıyorum. Örneğin kız arkadaşıyla benimle ilgilendiğinden daha fazla ilgilensin kıskanırım ama çalıştığı yerde benden yakışılı çalışma arkadaşları var diye onu kıskanmam, çünkü; onu bu tarz kıskanmak aslında güvenmemektir, üstelik bu güvensizlik ona değil kendinizedir.

Ben 37 yaşımdayım ve bu yaşıma kadar bir çok ilişkim olmuştur, kendimi asla yakışıklı bulmam ve hiç bir zamanda öyle bir iddiam olmamıştır. Maddi olanaklarım çok şükür kendimce iyidir ama bu bana babamdan miras değildir, sahip olduğum her şey kendi kazancımdır. Hayatımda başarısız olduğum tek ilişki örneği yoktur, çünkü sermayem yalnızca kalbim ve kendime olan güvenimdir. Maddi olanakları benden kat kat fazla üstelik evin tek çocuğu olan bir kız arkadaşım vardı ama uzun süren bir birlikteliğimiz oldu, üstelik bu birlikteliğimiz boyunca benim maddi olanaklarımın imkanları dahilinde yaşadık. Hiç konuşmadan hiçbir koşul koymadan ve hiç pazarlık yapmadan, bunun tek nedeni vardı benim kendime olan güvenim. Şimdi birlikte olduğum arkadaşım TÜRKİYE'nin en büyük şirketlerinden birisinin iç anadolu bölge müdürlüğünde yönetici asistanı olarak çalışıyor, 25 aralık'ta öğlen yemeği için yanına gitmiştim tüm müdürlüğün yılbaşı partisi düzenlediğini birlikteyken öğrendik. Kişisel olarak düşüncem bu yılbaşını baş başa geçirmekti ama kendisi yönetici asistanı ve şirketin Ankarada'ki tüm çalışanları bu partiye katılacaktı, doğal olarak yapabileceğim tek şey vardı bu partiye katılması için onu cesaretlendirmek ve üzüldüğümü belli etmemek. Birlikte olamayacağımız için üzüldüğünü görünce ona "Bunun için üzülmene gerek yok, bizde yeni yılın ilk doğan güneşini birlikte seyrederiz" dedim ve kendim götürüp şirkete bıraktım. Ben onu kısıtlamadım ama ailesi çok fazla üzerine gitmiş beraber bir yerlere gidelim diye, o kadar bunaltmışlar'ki oda kendi deyimi ile rahat,huzurlu ve kendisini güvende hissettiği bir yere gitmek istemiş.

Sonuç; gece 11:30'da o benim yanımdaydı ve Ankara'nın en yüksek tepesinde en yakın yerleşim yerine 50 km uzakta baş başa yeni yıla girdik, üstelik sabah 2011 yılının doğan ilk güneşinide seyredip öyle geldik.

Sonsöz; Bütün bu yazdıklarım ve kendimden verdiğim örnekler, yanlışınızı ve eksikliğinizi görüp, bunları düzeltmenize yardımcı olmak ve katkı sağlamak içindir. Size tavsiyem kendinize güvenin ve prensiplerinizden asla taviz vermeyin, bu size bütün yaşantınızda başarıyı sağlayacaktır. İnsanın sahip olabileceği en büyük değerler, sağlam bir kişilik ve taviz verilmeyen prensiplerdir.

Saygılarımla