• Bugün, 00:17:55
    #1
    Selam olsun,

    Böyle konular açınca "kendine hayrın olsun" diyen çok oluyor.
    Haklılarda.

    Ben kendi hayat tecrübemden kendi kazanımlarından ve öğrendiklerimden damıtarak kısaca yazmaktayım.
    Uzun geliyor bazı okumaktan imtina edenlere lakin hedef kitlem onlar olmadığından pek bir önemi yok.

    Şimdi projelerinizle, yatırımlarınızla ya da meziyetlerinizle para kazabilirsiniz ve bu kazandığınız para sizi rahat yaşatabilir ama bir tık ilerisini konu etmek istedim.
    Ömrünüzün geri kalanında çalışmadan hayatınızı idame ettirecek kadar bir kazançtan.
    Bunun yolu ticaret ya da ticari zeka değildir ya da becerileriniz değildir.

    Para bağlantılarla kazanılır, ikili ilişkilerle kazanılır.
    Dünyanın en güzel peynirini siz yapıyor olabilirsiniz ve bunu satarak para kazanabilirsiniz ama bu peyniri ulusal pazarda tüm zincir marketlerde satabilmek için peynirinizin kalitesi değil bağlantılarınız olması gereklidir.

    Genel yanılgı işimi ne kadar iyi yaparsam o kadar çok kazanırım düşüncesidir.
    Bu çok mantıklı bir düşüncedir yani öyle olmasını bende çok isterim ama maalesef yaşadığımız dünyada işler o şekilde ilerlemiyor.
    Bir ürün, hizmet işine girmeden önce bağlantılarınızı güçlendirmeniz lazım gelir.

    Mesela üç harfli marketlerde yönetici düzeyinde tanışıklıklarınız olduğunda ya da bir spor kulübünde kongre üyesi olduğunuzda sizden daha değerli firmalar, ürünler, hizmet olsa bile sizin ürünleriniz satışa sunulur.

    Ben bunları yazarken tasvip ettiğimden yazmıyorum aksine karşıtıyım ama gerçek dünya bu şekildedir.
    Geçenlerde bir dostumun imalatını yaptığı ürünü üç harfli bir marketin tüm şubelerinde satışına konulmasının tek nedeni o kararı verecek kişiyle olan hatırdı.

    Bunları yazınca antipatik, iğreti edici olduğumun farkındayım elbette ama yazmaktan imtina etmeyeceğim zira hak ettiği değeri göremeyen birçok kaliteli ürün, girişim, hizmet görüyorum.
    İsterim ki doğru yolda yürüyüp yani doğrudan kastım piyasanın işleyiş gerçekliğiyle uyumlu yürüyüp insanların kazanç sağlasın.

    Bağlantıları yani kanalları oluşturmadan bir işe girmemenizi tavsiye etmek isterim naçizane.
  • Bugün, 00:20:50
    #2
    Bana göre bunun cevabını yıllarca önce Şener Şen bulmuştur.


    https://youtu.be/Dr0MemcZrUE?si=hdzB1MjIddVPUmcq
  • Bugün, 00:28:07
    #3
    Bahsettiğiniz şeyin önemi büyük lakin başarının tek kriteri değil.
  • Bugün, 00:31:24
    #4
    serterefendi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Selam olsun,

    Böyle konular açınca "kendine hayrın olsun" diyen çok oluyor.
    Haklılarda.

    Ben kendi hayat tecrübemden kendi kazanımlarından ve öğrendiklerimden damıtarak kısaca yazmaktayım.
    Uzun geliyor bazı okumaktan imtina edenlere lakin hedef kitlem onlar olmadığından pek bir önemi yok.

    Şimdi projelerinizle, yatırımlarınızla ya da meziyetlerinizle para kazabilirsiniz ve bu kazandığınız para sizi rahat yaşatabilir ama bir tık ilerisini konu etmek istedim.
    Ömrünüzün geri kalanında çalışmadan hayatınızı idame ettirecek kadar bir kazançtan.
    Bunun yolu ticaret ya da ticari zeka değildir ya da becerileriniz değildir.

    Para bağlantılarla kazanılır, ikili ilişkilerle kazanılır.
    Dünyanın en güzel peynirini siz yapıyor olabilirsiniz ve bunu satarak para kazanabilirsiniz ama bu peyniri ulusal pazarda tüm zincir marketlerde satabilmek için peynirinizin kalitesi değil bağlantılarınız olması gereklidir.

    Genel yanılgı işimi ne kadar iyi yaparsam o kadar çok kazanırım düşüncesidir.
    Bu çok mantıklı bir düşüncedir yani öyle olmasını bende çok isterim ama maalesef yaşadığımız dünyada işler o şekilde ilerlemiyor.
    Bir ürün, hizmet işine girmeden önce bağlantılarınızı güçlendirmeniz lazım gelir.

    Mesela üç harfli marketlerde yönetici düzeyinde tanışıklıklarınız olduğunda ya da bir spor kulübünde kongre üyesi olduğunuzda sizden daha değerli firmalar, ürünler, hizmet olsa bile sizin ürünleriniz satışa sunulur.

    Ben bunları yazarken tasvip ettiğimden yazmıyorum aksine karşıtıyım ama gerçek dünya bu şekildedir.
    Geçenlerde bir dostumun imalatını yaptığı ürünü üç harfli bir marketin tüm şubelerinde satışına konulmasının tek nedeni o kararı verecek kişiyle olan hatırdı.

    Bunları yazınca antipatik, iğreti edici olduğumun farkındayım elbette ama yazmaktan imtina etmeyeceğim zira hak ettiği değeri göremeyen birçok kaliteli ürün, girişim, hizmet görüyorum.
    İsterim ki doğru yolda yürüyüp yani doğrudan kastım piyasanın işleyiş gerçekliğiyle uyumlu yürüyüp insanların kazanç sağlasın.

    Bağlantıları yani kanalları oluşturmadan bir işe girmemenizi tavsiye etmek isterim naçizane.
    ne kadar kaliteli ürün üretirsek üretelim doğru pazar olmadığı sürece hiçbir anlamı yok. bundan bunu çıkarıyoruz lakin her zaman doğru pazar bulunmuyor burada kısmen şans ve doğru zamanda doğru kişilerin de denk gelmesi gerekiyor.
  • Bugün, 00:41:19
    #5
    Skulloger adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ne kadar kaliteli ürün üretirsek üretelim doğru pazar olmadığı sürece hiçbir anlamı yok. bundan bunu çıkarıyoruz lakin her zaman doğru pazar bulunmuyor burada kısmen şans ve doğru zamanda doğru kişilerin de denk gelmesi gerekiyor.
    Selam olsun,

    Şöyle düşünsek mesela.
    Siz beni tanıyorsunuz ve ben size güveniyorum.
    Siz bir kitap yazacaksınız ama yayınevi bulamıyorsunuz. Ben size sponsor bulurum, yayınevi bulurum.

    Sizin kitap yazmanız önemli öyle bir meziyetiniz olacak elbette ama ulaşım konusunda bağlantınız olmadığında istediğiniz kadar meziyetli olun kimseyle görüşme randevusu bile alamazsınız.

    Ben şans olarak değil de insan olarak etrafımızda biriktirdiğimiz insan olarak bakıyorum.
    Ben etrafımda bana değer katacak, benim değer katacağım samimi ve güven esaslı ilişkiler kuruyorsam ve siz benimle aynı düşüncelerle iletişim içindeyseniz bu şans değil biraz karakter meseledidir.
    Hepimizin bir karakteri var elbette ve etrafımızda olan insanların toplamı kadar etki alanımız var.

    Sizin doğru pazar, doğru kişi ve şans faktörünüz biraz sizin kalibrenizle ilgili bir durum.
    Yanlış anlamayın sizin şahsınızla ilgili yazmıyorum genel manada bizim kalibremizle ilgili, kendimizi yetiştirmemiz, değerlerimiz, kültürümüz, önceliklerimizin sonucu inşa edilen doğal çevremizle.

    Denk gelmek olarak değil de denk gelecek bir çevre yani demek istediğim ama yalancı, planlı ya da sahte değil.
    Olduğumuz yani kendimizi yetiştirdiğimiz ve içinde olduğumuz kitle olaraktan.
  • Bugün, 00:43:07
    #6
    serterefendi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Selam olsun,

    Şöyle düşünsek mesela.
    Siz beni tanıyorsunuz ve ben size güveniyorum.
    Siz bir kitap yazacaksınız ama yayınevi bulamıyorsunuz. Ben size sponsor bulurum, yayınevi bulurum.

    Sizin kitap yazmanız önemli öyle bir meziyetiniz olacak elbette ama ulaşım konusunda bağlantınız olmadığında istediğiniz kadar meziyetli olun kimseyle görüşme randevusu bile alamazsınız.

    Ben şans olarak değil de insan olarak etrafımızda biriktirdiğimiz insan olarak bakıyorum.
    Ben etrafımda bana değer katacak, benim değer katacağım samimi ve güven esaslı ilişkiler kuruyorsam ve siz benimle aynı düşüncelerle iletişim içindeyseniz bu şans değil biraz karakter meseledidir.
    Hepimizin bir karakteri var elbette ve etrafımızda olan insanların toplamı kadar etki alanımız var.

    Sizin doğru pazar, doğru kişi ve şans faktörünüz biraz sizin kalibrenizle ilgili bir durum.
    Yanlış anlamayın sizin şahsınızla ilgili yazmıyorum genel manada bizim kalibremizle ilgili, kendimizi yetiştirmemiz, değerlerimiz, kültürümüz, önceliklerimizin sonucu inşa edilen doğal çevremizle.

    Denk gelmek olarak değil de denk gelecek bir çevre yani demek istediğim ama yalancı, planlı ya da sahte değil.
    Olduğumuz yani kendimizi yetiştirdiğimiz ve içinde olduğumuz kitle olaraktan.
    kesinlikle benim atladığım kısım tam olarak bu. ancak her insanın kalibresi bir olmuyor siz ne kadar iyi insanlar biriktirirseniz biriktirin bazı mertebe de ki insanlara ulaşmak mümkün olmuyor
  • Bugün, 00:44:32
    #7
    Durumu olmayanlar için konunun özeti: Network olmadan zengin olunmaz.

    Benim konular da çok uzun olduğundan sürekli başta özet geçiyorum
  • Bugün, 01:01:09
    #8
    Skulloger adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    kesinlikle benim atladığım kısım tam olarak bu. ancak her insanın kalibresi bir olmuyor siz ne kadar iyi insanlar biriktirirseniz biriktirin bazı mertebe de ki insanlara ulaşmak mümkün olmuyor
    Selam olsun,

    Elbette sizin düşüncenizdir bir yorum yapmam bu konuda sonuçta hepimiz farklı hayatlar yaşıyoruz.
    Sadece şunu yazabilirim; mümkün olmayan bir şey yoktur belki de farklı bir bakış açısı gerekiyordur.

    Mesela Ali Koç'a ulaşmak istiyorsunuz.
    Ali Koç'u tanımanıza ya da ulaşmanıza gerek yok.
    Hedefi bu koyarsanız baştan kaybedersiniz.

    Ali Koç'un en sevdiği insanlardan, güvendiği insanlardan birisi kahvehane sahibi birisidir.
    Birine ulaşmak için illa o kişiye direkt ulaşmak gerekmiyor.
    O kahvehanecinin bir telefonuyla Ali Koç'a ulaşabilirsiniz.

    Elbette Ali Koç'un babası Rahmi babaya Beşiktaş kongre üyesi birinin refere etmesiyle asistanıyla bile olsa görüşseniz yol alırsınız.
    Bahsettiğim şey Rahmi Koç'tan randevu almak zordur ama siz Beşiktaş kongre üyesiyseniz o koca Rahmi Koç iş adamlarına vermediği randevuyu Beşiktaş hatırına verir.

    Beşiktaş alt yapı yazılımı için randevu alıp başkanla görüşmemin tek nedeni paf takım antrenörüyle daha önce sohbetim olmasıydı.
    Ben başkanı tanımıyordum, bana randevu vermezdi ama bir bağlantım olan kişi benim ulaşamayacağım kişiyle beni buluşturdu.

    Böyle yazınca içten pazarlıklı ya da sırf bağlantı kurmak amaçlı algılanıyor farkındayım yani itici olduğu konusunda ama pek öyle değil.
    Yani Beşiktaşın paf takım hocasıyla sohbetiniz olduğunda otomatikman a takım hocasıyla görüşüyorsunuz haliyle bir anda çevrenizde bu insanlar oluyor.
    O onu tanıyor bu şunu tanıyor vs.

    Sizde bende o kişilerde saf değil elbette samimiyet, güven ve dostluk ölçüsünde ilerliyor.
    Safi ben böyle çevre edineyim, buradan para kazanırım değil mevzu zaten mevzusu para olanın para kazanması çok kolay değil.
    Biraz olduğunuz kişinin ve çevrenizin doğal sonucu oluyor kazanç.

    Bana para kazan şu işi sana verelim diyen çok kurumsal firma oldu.
    Benim paraya ihtiyacım yok ya da böyle bir niyetim yok ama insanlar güvendikleri, sevdikleri, samimi gördükleri insanlar kazansın ister.
    Parası olan insanlar daha çok kazanmaktan ziyade belirli bir alan içinde af buyurun oyun oynar eğlenirler.
    Sizde eğlenceye katılıp, eğlenirsiniz zira sizde bir başkasına sen şunu yap kazan demeye başalrsınız.
  • Bugün, 01:03:03
    #9
    TulinPinar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Durumu olmayanlar için konunun özeti: Network olmadan zengin olunmaz.

    Benim konular da çok uzun olduğundan sürekli başta özet geçiyorum
    Selam olsun,

    Maalesef durum budur.
    Para kazanılır, rahatta yaşanılır ama zenginlik sürdürülebilir olması için mutlak suretle bağlantılar olmalı.

    Tasvip ettiğimden, doğru bulduğumdan değil durum budur.