• 16-04-2026, 14:50:03
    #10
    Chadwick adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bizi velimiz okulda öğretmene "eti senin kemiği benim" diye teslim ederdi. Gerekirse dayak yerdik, ceza da alırdık. Bilirdik ki okulda ceza aldım diye şikayet edeceğim ailede kimse yoktu. Şikayet etsem, öğretmenin haklı diye bir dayak da evde yerdim. Bu sadece benim için değil, ailelerin geneli için geçerliydi. Hepimiz okuduk, devletimize faydalı bireyler olduk. Dayak cennetten çıkmıştır, eğitimde yeri geldiğinde kullanılmalıdır.
    Aynen öyle hepimiz çocuk olduk ama çocuğunu sürekli takip edeceksin uyaracaksın baktın uyarı ile olmuyor odaya kapatıp sabaha kadar ezeceksin sopayla adam edeceksin biz ilkokul da hem ailemizden hem öğretmenden korkardık ama şimdi bir öğretmen bir çocuğa bir tokat vursun yer yerinden oynar
  • 16-04-2026, 14:50:16
    #11
    Bu tarz olaylar insanlık açısından kabul edilemez, yapanların, yaptıranların en ağır cezayı almasını yeğlerim ve üzerine konuşurken de dikkatli olunması gereken şeyler.O yüzden detayına da fazla girmeyeceğim, özellikle yayın yasağı olan konularda.


    Bu neslin 3-5 tane hırtının yaptığı olayları alıp “nesil bozuldu” sonucuna varmak. Bu genelleme bana doğru gelmiyor.
    Çünkü gerçek hayatta şunu biliyoruz: Her nesilde problemli davranışlar gösteren bir azınlık olur. Bu bugün de var, geçmişte de vardı. Ama bu, tüm nesli açıklamaz.


    Bu olaydan tamamen bağımsız kavga olayına istinaden; bugünün gençleri arasında da kavga eden, yanlış davranışlar sergileyen kişiler var. Ama dürüst olalım, geçmişte de yok muydu? 17–18 yaşında hiç kavga edilmiyor muydu zamanınızda? Bunlar yeni şeyler değil. Sadece o dönem sosyal medya olmadığı için bu kadar görünür değildi.


    Aynı şekilde mesele sadece gençler de değil. Eğer “nesil” üzerinden konuşacaksak, bugün 40–50 yaşında olup trafikte magandalık yapan, silah taşıyan, kavga çıkaran insanlar da yok mu? Yani problem tek bir yaş grubuna indirgenemez.


    Benim söylediğim şey şu: 3-5 Hırtonun olayı üzerinden tüm bir kuşağı “bozuk” ilan etmek doğru bir analiz değil. Sorun varsa, bu bireysel ve çok faktörlü bir sorun; aile, çevre, okul sistemi ve sosyal yapı birlikte değerlendirilmeden tek bir nesle yüklemek eksik kalır.

    Yani itiraz ettiğim nokta bu olaydan bağımsız olarak son zamanlarda Z kuşağı nesline çok fazla yüklenilmesi, Y kuşağındada, X kuşağındada bu olaylar her zaman vardı hala da var, insanlığın içinde bunlar var zaten, Devletler bile birbiriyle savaşıyor. Dediğimi yanlış anlamayın BU OLAYI KESİNLİKLE SAVUNMUYORUM AMA YİNE DİYORUM 3-5 ZİBİDİNİN YAPTIĞI OLAYLARI tüm kuşağa yüklemek yanlış, elbette yanlış olan insanlar var, ama doğru olanlarda var, her toplumda ve kuşakta olduğu gibi.
  • 16-04-2026, 14:56:19
    #12
    zagor6390 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aynen öyle hepimiz çocuk olduk ama çocuğunu sürekli takip edeceksin uyaracaksın baktın uyarı ile olmuyor odaya kapatıp sabaha kadar ezeceksin sopayla adam edeceksin biz ilkokul da hem ailemizden hem öğretmenden korkardık ama şimdi bir öğretmen bir çocuğa bir tokat vursun yer yerinden oynar

    Bir noktaya da dikkat çekmek lazım: Şiddeti genel olarak eleştirirken konu çocuklara gelince “biz tokatla büyüdük, adam olduk” denmesi bana açık bir çelişki gibi geliyor.
    Eğer temel argüman “şiddet kötüdür, çocuklar kavga etmemeli” ise, bu sadece çocuklar arası şiddet için değil, yetişkinlerin çocuklara yaklaşımı için de geçerli olmalı. Disiplin ayrı bir şeydir, fiziksel şiddet ayrı bir şeydir.


    Ama daha geniş bir yerden bakarsak şu da önemli: “Geçmişte böyleydi” demek, o davranışın doğru olduğunu göstermez. Tarihte çok daha ağır örnekler de var. Eskiden bedensel cezalar okul sistemlerinde çok daha yaygındı, hatta bazı dönemlerde çocukların öğretmen tarafından fiziksel olarak cezalandırılması normal kabul ediliyordu. Daha da geriye gidersen, toplumlarda çocuk işçiliği bile sıradan bir şeydi.
    Şimdi şunu sormak lazım: Bunlar geçmişte yapıldı diye doğru mu oldu?


    Ayrıca “biz böyle büyüdük, tokat yedik adam olduk” söylemi de genelleme. Çünkü aynı dönemden çıkan herkesin sağlıklı, sorunsuz bireyler olduğu da doğru değil. Bugün baktığımızda aynı nesilden şiddet eğilimi olan, trafikte magandalık yapan, öfke kontrolü problemi yaşayan ya da ciddi suçlara karışan insanlar da var. Yani yöntem tek başına “iyi sonuç” garanti etmiyor.


    Sonuç olarak mesele nesil karşılaştırması değil. Disiplin ile şiddeti aynı kefeye koymadan, geçmişi de romantize etmeden değerlendirmek gerekiyor. “Geçmişte vardı” hiçbir zaman “doğruydu” anlamına gelmez.
  • 16-04-2026, 15:23:10
    #13
    Aşşağı eyip yukarı bükmeye gerek yok. Sorun devleti yöneten hükümetin mevcut politakalarının 10 yıl 15 yıl sonra sonuçlarını görmemizden kaynaklanıyor. Biz kurtlar vadisiyle büyüdük kafa kesiyorlardı adam vuruyorlardı. Oyunlarda problem var diyorlar hepimiz gta oynadık orada olabılecek tum suçları işledik ama realde böyle bir aktivitemiz olmadı.
    Hadi bizide geç aynı oyunlar avrupadada oynanıyor japonyadada oynanıyor. Kimse ama kimse koltuğunu riske atacak bir söylemin içine girmiyor herkes suçu basit ve sabit şeylere atıyor. Hükümet dışında herkesi suçlu ilan ediyorlar yavaş yavaş
  • 16-04-2026, 15:31:02
    #14
    Merhaba,

    Hababam Sınıfı alıntısı olarak bugün karşıma çıktı ve paylaşmak istedim.

    Ancak, öyle ya da böyle, yıllar geçse de tekrarları yaşıyoruz..

    https://www.youtube.com/shorts/edRK5DfKzjc


    https://www.youtube.com/watch?v=RwaRiEnA_D4


    Saygılarımla.
  • 16-04-2026, 15:39:31
    #15
    Şiddet sadece oyunlardamı var? Tv lerdeki dizilerde yok mu mesela her bölüm takır takır adam vuranlar kahraman gibi gösterilenler, filmlerde şiddet yok mu ana haberlerde yok mu çocuğu nasıl koruyacaksın mağaradamı büyüyecek? Çocuğun eline silahlar nasıl geçmiş onu bir sorgula ve o çocuk psikolojisi bozukken neden okula gönderilmiş neden rehber öğretmenler çocukları yeteri kadar gözlemleyip sorunlu çocukları ailesine ve yetkililere bildirmiyor okuldan uzaklaştırılmıyor? O kadar çok problem varki ülkede milyontane deliği olan kovaya su boşaltmaya çalışıyorsun su neden kovada durmuyor diye üzülüyorsun aynen böyle.
  • 16-04-2026, 16:04:31
    #17
    Olmaz

    Eğitim çöker Eğitimciler = Masum
    Hukuk çöker Hukukçular = Masum
    Çocuklar sokakta büyür Aile = Masum

    Bu gün markette iki çocuk gördüm Çok iyi giyimli ve İyi bir Kolejde okuyorlar "Eğlence için marketten ürün çaldılar" Aile çağrıldı Gelmediler Zararı öderiz deyip telefonu kapattılar. Anne ve baba ayrı ayrı arandı. Çocuklar bunu zek için yapıyor ZEKA GÖSTERİSİ OLARAK.

    Ama Ailenin suçu yok tabi
  • 16-04-2026, 16:38:54
    #18
    https://www.youtube.com/shorts/dKu6l4Wvisc


    Bu shorts videosunu paylaşanlar başlık olarak "Yamaç'ın özür dileme şekli" ve "Önce kafasına sıkarız, sonra özür dileriz" diye paylaşılıyor. Evet, diziyse başka ülkelerde elbet benzerleri vardır, oyunsa yine benzerleri vardır ama bizim memleketin IQ ortalaması gelişmiş ülkelere göre çok düşük, bakınız örnekler gelsin.



    https://www.youtube.com/watch?v=VEBj8lAR92w



    Şu video sadece 9 dakika içinde memleketin halini özetliyordur sanırım. Kitle sıkıntılı olunca Japonya'da sıkıntı olmayan içerik bizde sıkıntı olabiliyor. Tv dizilerini saymıyorum sadece dizi platformlarından 344 dizi bitirdim fakat tek bölüm bile kurtlar vadisi izlemedim, eşkıya dünya veya karısını döven bilmem hangi Karadeniz dizileri izlemedim, bunlar bana bir şey katmaz. Hadi sen ben bilinçliyiz etkilenmeyiz belki ama etkilenen sürüyle insan var, sürü kelimesini özellikle seçtim. Ayrıca Japonya'da insan öldürmek normal değil en fazla intihar ederler, bazı ülkelerde ise din için insan kesmek normal sayıldığı için coğrafya buna göre şekilleniyor, biz orta doğulu olarak en riskli grupta sayılırız ama o konuya girmeyeyim. Evet ailelere büyük sorumluluk düşüyor kısmına katılıyorum, 14 yaşında dengesiz bacaksızı poligona götürmek ne demek? Böyle bir "baba" ister emniyet müdürü olsun ister Sultan Süleyman olsun baba falan değildir. Yani okumak cahilliği alır, eşeklik baki kalır sözünün altını çiziyorum, eğitimli olmak ile bilinçli olmak arasında da çok büyük fark var. Umarım o "baba" silahları ortalıkta bıraktığı için, poligona götürüp "eğitim" verdiği için ve özendirdiği için azmettirici olarak yargılanır ve ceza alır diyorum. Tekrar dizi muhabbetine döneyim, Yeraltı dizisinde 12 kişiyi öldürüp kahraman gibi ortalarda gezen polisin iş birliği yaptığı biri varmış dizi eleştiri videosunda görmüştüm, ne kadar güzel örnek.


    Minguzzi olayında katil çocuklar ve aileleri çocuğu ölen aileyi tehdit ediyor sıkıntı çıkmıyor, içeri giren içeride durmuyor, bizim zamanımızda canı baklava çekip 1 dilim çalan bu katillerden 10 kat fazla içeride yatıyordu artık caydırıcılığı yok. Arama motoruna 120 suç kaydı ile hala dışarıda gezen diye aratın kaç tane haber çıkacak, onca suçu cezasız kalmış ne diye 120yi 121 yapmasın? Nasıl olsa bir şey olmuyor bu memlekette, suçlu ceza çekmiyor, Sinan Çetin'in oğlu, Kızılay eski başkanı olan o şahsın kızı vs. bıktık suçlun cezasız kalmasından. İroni olsun şunu da ekleyeyim, iyi bari çocuk kendi cezasını kesmiş yoksa 2 seneye bu adalet sisteminde dışarı salınırdı.(gerçi intihar deniyordu son haberde aşçı yapmış deniyor bilemiyorum.) Son olarak aylardır oyunların yasaklanması konuşuluyor tesadüfen, hükümet bir şey çıksa da şu oyunları yasaklasak, vergilendirsek diye kapıda hazır bekliyor çünkü dijital ürünlerden vergi almama anlaşmasını iptal etmişler, açık açık steam, epic games gibi platformlarına çökeceklerdi bu olay hükümetin işine yarar, bakın oyunlar yüzünden diyerek daha az tepki ile önce yasaklar, sonra vergilendirirler artık hangi taktik işlerine geliyorsa. Kaç tane Youtube kanalı oyunuma dokunma kampanyası başlattı, fazla uzakta değil çok yakında haberini alırsınız oyun mevzularının. Ayrıca çözüm üretmek yerine "yayın yasağı" ve "sosyal medya'da eleştirenlere şafak baskını" sıktı artık, bıktım yıldım bu hükümetin saçma sapan politikalarından ama sesimi çıkaramıyorum çünkü özgür olmayı seviyorum, susmak zorunda kalmak özgürlük mü? Orası tartışılır ama halkın belli bir kesimi veya cb hakaret ve veya dezenformasyon diye başlayan saçma sapan bir suçtan içeri atılmak istemediğim için susuyorum, umarım konuşan ve konuşması etkili olabilen birileri ses yükseltir de bu bozuk düzen değişir.