• 09-03-2026, 20:33:48
    #19
    white35 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yok millet olarak senin bu görüşün nedeniyle bir ömür anlamadığımız şeyleri söyleyeceğiz.

    Allah'ın sıfatları arasında hayat kelimesi de var. Onu da silelim hayatımızdan. Önce sen değer verdiklerinin baş harfini büyük yazarak saygı duy sonra saygıyı kelimelerde ara. Daha Allah nasıl yazılır bilmiyorsun.
    işte bu kafa yapısı yüzünden kaybediyoruz. İmla kuralları gereği büyük yazılabilir ama saygı bir veya birkaç harfi büyüterek gösterilmez. Saygı onun emrettiği şekilde yaşayarak gösterilir.
  • 09-03-2026, 20:39:11
    #20
    Platin üye
    yunnux adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    işte bu kafa yapısı yüzünden kaybediyoruz. İmla kuralları gereği büyük yazılabilir ama saygı bir veya birkaç harfi büyüterek gösterilmez. Saygı onun emrettiği şekilde yaşayarak gösterilir.
    Allah dinimizde tek ve özel isimdir. Bu yüzden yazımı Allah'tır.

    Kalkıp ulu kelimesinden çıkarım yapıp bunu bu şekilde yazmak kendi içinizde çelişmek sadece.
  • 09-03-2026, 20:41:06
    #21
    Üyeliği durduruldu
    Allah hepinizden hesap soracak benim indirdiğim kitabı anlamadan anlamını bilmek bile istemeden sırf kendinizi kandırmak için bilmediğiniz bir dilde okudunuz siye
  • 09-03-2026, 20:46:11
    #22
    Hayatınızı harika hale getirecek iki kelime söyleyeceğim çok ciddi olarak

    1- Sana ne
    2- Bana ne

    Yıl 2026 hala onun cinselliği ,bunun dini Size ne ? Hesabını siz mi vereceksiniz ?
  • 09-03-2026, 20:52:05
    #23
    white35 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Allah dinimizde tek ve özel isimdir. Bu yüzden yazımı Allah'tır.

    Kalkıp ulu kelimesinden çıkarım yapıp bunu bu şekilde yazmak kendi içinizde çelişmek sadece.
    Arkadaşım boşu boşuna tartışıyoruz.
    1400 yıldır" elhamdülillahi rabbil alemin" diye başlıyor . Türkçesi "hamd alemlerin rabbi olan allaha aittir " diye çevrildi. Bu günün türkçesi ile 50 yıl 100 yıl öncesinin türkçesi aynı değil. Başka çeviride " hertürlü övgü,alemlerin rabbi olan allah içindir. Başka çeviride " şükür,bütün alemlerin rabbi olan allahadır. Daha bunun gibi birsürü çevirisi vardır. Şimdi 1400 yıldır "elhamdulillahi rabbil alemin" 1 harfi bile değişmeden bu güne gelmiştir ki kuranı kerimin tamamı bu şekildedir. Şimdi biz hepsini türkçe yapalım dersek herkes farklı bir türkçe ile yazar,50 yıl sonra bazı kelimeler anlaşılmaz kelime güncellenir(100 yıl önce türkçemizde yüzlerce kelime kayboldu örnek: latife etmek) o zaman sürekli kuranı güncellememiz gerekir ve sürekli anlamı değişime uğrar. Herkes çocuğuna türkçe dua öğretirse babadan oğula nesiller boyu aktarılırken sürekli değişir. Bu demek değildir türkçesini okumayalımmı o zaman. Elbette okuyacağız. Ben 2 kez okudum . Verdiği mesajı aldım anladım. Ha şunu dersen katılırım okullarda önce kuranı kerimin türkçesi anlatılmalı. Yani içindeki mesaj yani allah bize ne emrediyor ne diyor öğrenelim. O zaman mutlaka haklısın. Ömründe 60 yıl namaz kılmış kuranı defalarca okumuş ama 1 kez bile ne mesaj vermiş onu okuyamamış insanlar var. İbadet geldiği şekli ile yapılır yapılmalı. Ama mesajı elbet herkes en az 1 kez türkçe okumalı. İyi akşamlarç umarım anlatabilmişimdir.
  • 09-03-2026, 21:35:11
    #24
    Arkadaşlar siz bu 1 harfi bile değişmemiştir diyen papağanları ciddiye almayın, kuranda ne zamandan beri esre, ötre, şedde, üstün, cezim gibi şeyler kullanıldığını araştırın anlarsınız o yazılan şeyin aslında ilk yazıldığı dönem nasıl yazıldığını, hangi eklemeler yapıldığını açık açık görürsünüz. Muhammed'in ölümünden onlarca yıl sonra harekeler ekleniyor, bilmeyen bilsin anlasın artık şu meseleyi. Hamd yalnızca Allah'a mahsustur diye bir şey duyduk ama Muhammed ne demek? Hamd edilen demek, arama motoruna bakıp diğer anlamlarını bulup çıkarmayın yani boş yere. Hafs mushafı, verş mushafı gibi bilinen 29 çeşit mushaf var, bir harf bile değişmedi ama 29 çeşit oluverdi, hayret doğrusu. Kıvırmak için "kıraat farkı" diyecekler dansöz gibi birileri, evet geliyorum yazan yeri sen geliyorum diye okursun ama bir Karadenizli geleyrum diye okuyabilir, şive için okunuş için farklı yazılmasına gerek yoktur. Diğer çeşitlerdeki farklılıkları bilmeden sadece okunuş diye ortada gezmek kolaydır. Ayrıca yapılan değişiklikleri, keçinin yediği ayetleri, eklenmeyen recm ayetlerini, delilsiz getirilen ahzap 128 ve 129u, nerede olduğu bilinmeyen süt anne ayetlerini veya Haccac'ın değiştirdiği 11 noktayı bilmeyince böyle zırvalanabiliyor hak veriyorum ama cahil olmaya kimse mecbur değil, öğrenmek isteyen oturur okur araştırır kendini geliştirir.



    Arapça kadim bir dilmiş gibi konuşmaya da gerek yok, Araplar kendine Arap demediği vakitler hatta ortada bile olmadıklarında Türkler vardı, Orhun Kitabelerini bile hala okuyabiliyoruz alfabesi değişik olsa bile kelimeler Türkçe, Arapça diye bir dil henüz oluşmadığı dönemde bile Türkçe vardı, hani insanlar Araplaşır ama bu kadar Arap yalayıcı da olunmaz artık. Hareke sonrası Arapça'da harf sayısı iki katına çıktı, ayetleri kıvırırken orada darabe yazıyor ama kelimenin 17. anlamına göre diyerek kıvırıyorlar ya hani, heh işte 1 kelimeye 17 farklı şey sığdırmayı "zengin dil" zannediyorlar, böyle yaparak bu sonradan türetme Süryani İbrani kırması dili zenginleştirmez. Bizde 365 günü tanımlamak için hem sene hem yıl kullanılır, bir şeyi 2 kelimeyle birden anlatmak mı dili daha zengin yapar yoksa 17 farklı şeye farklı kelimeler bulamayıp az sayıda kelimeyi mesela 17 farklı nesne için 1 kelimeyi kullanmak mı dili zengin yapar? Bunlara sorsan bunlar kurancı, o halde Enam 92 "Bu , şehirlerin anasını ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendinden öncekileri doğrulayıcı bereket kaynağı bir kitaptır. " denmiş, sen Mekke ve çevresinde misin ki inanıyorsun? Seni uyarmak için mi gönderildi? Yusuf 2. ayette de der ki "Anlayabilesiniz diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik. " sen Arapça okuyunca anlayamıyor musun? O halde bu sana inmemiş, boş tatava yapmayacaksın. Biz kurtlara da ulu kurt diyoruz, Atatürk düşmanlığı bir kelime ile ortaya çıkıveriyor hemen. Şimdi bir hayvana dediğimiz şeyi Atatürk içinde söyleyince ayıp olmadı, senin inandığın şeye ulu dendiğinde zoruna gitti hee? Kudur.
  • 09-03-2026, 21:39:00
    #25
    yunnux adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Türkçemiz yüzde 100 türkçe olsa olurdu.
    Dil çalışan gramatik yapıdır,
    Kelimelerin kökeni farklı dillerden gelmesi dilin acizliği anlamına gelmez,
    Üretken olmayıp tüketim odaklı bir toplumun dili hep dışardan beslenmek zorunda kalır,
    Üretmeyen topluma da bu şekilde; dil, din üzerinden çok kolay algı yapılabilir hale gelir.

    Ayrıca Türkçe'nin yeri hep ayrıdır diller arasında.
    Matematiksel bir alt yapısı var eğer kodlamaya biz tr ile başlasaydık ve yapay zeka teknolojisinin veri havuzu Tr ile beslense idi daha az sorgu ile daha fazla veriye erişilebilir olacaktı.
    Tüm dünyanın ileride eklemeli bir dile geçmesi gerekebilir.
    Böyle bir ihtiyaç durumunda Türkçe'nin alternatifi yoktur.
  • 09-03-2026, 21:41:35
    #26
    BetaHouse adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Arkadaşlar siz bu 1 harfi bile değişmemiştir diyen papağanları ciddiye almayın, kuranda ne zamandan beri esre, ötre, şedde, üstün, cezim gibi şeyler kullanıldığını araştırın anlarsınız o yazılan şeyin aslında ilk yazıldığı dönem nasıl yazıldığını, hangi eklemeler yapıldığını açık açık görürsünüz. Muhammed'in ölümünden onlarca yıl sonra harekeler ekleniyor, bilmeyen bilsin anlasın artık şu meseleyi. Hamd yalnızca Allah'a mahsustur diye bir şey duyduk ama Muhammed ne demek? Hamd edilen demek, arama motoruna bakıp diğer anlamlarını bulup çıkarmayın yani boş yere. Hafs mushafı, verş mushafı gibi bilinen 29 çeşit mushaf var, bir harf bile değişmedi ama 29 çeşit oluverdi, hayret doğrusu. Kıvırmak için "kıraat farkı" diyecekler dansöz gibi birileri, evet geliyorum yazan yeri sen geliyorum diye okursun ama bir Karadenizli geleyrum diye okuyabilir, şive için okunuş için farklı yazılmasına gerek yoktur. Diğer çeşitlerdeki farklılıkları bilmeden sadece okunuş diye ortada gezmek kolaydır. Ayrıca yapılan değişiklikleri, keçinin yediği ayetleri, eklenmeyen recm ayetlerini, delilsiz getirilen ahzap 128 ve 129u, nerede olduğu bilinmeyen süt anne ayetlerini veya Haccac'ın değiştirdiği 11 noktayı bilmeyince böyle zırvalanabiliyor hak veriyorum ama cahil olmaya kimse mecbur değil, öğrenmek isteyen oturur okur araştırır kendini geliştirir.



    Arapça kadim bir dilmiş gibi konuşmaya da gerek yok, Araplar kendine Arap demediği vakitler hatta ortada bile olmadıklarında Türkler vardı, Orhun Kitabelerini bile hala okuyabiliyoruz alfabesi değişik olsa bile kelimeler Türkçe, Arapça diye bir dil henüz oluşmadığı dönemde bile Türkçe vardı, hani insanlar Araplaşır ama bu kadar Arap yalayıcı da olunmaz artık. Hareke sonrası Arapça'da harf sayısı iki katına çıktı, ayetleri kıvırırken orada darabe yazıyor ama kelimenin 17. anlamına göre diyerek kıvırıyorlar ya hani, heh işte 1 kelimeye 17 farklı şey sığdırmayı "zengin dil" zannediyorlar, böyle yaparak bu sonradan türetme Süryani İbrani kırması dili zenginleştirmez. Bizde 365 günü tanımlamak için hem sene hem yıl kullanılır, bir şeyi 2 kelimeyle birden anlatmak mı dili daha zengin yapar yoksa 17 farklı şeye farklı kelimeler bulamayıp az sayıda kelimeyi mesela 17 farklı nesne için 1 kelimeyi kullanmak mı dili zengin yapar? Bunlara sorsan bunlar kurancı, o halde Enam 92 "Bu , şehirlerin anasını ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendinden öncekileri doğrulayıcı bereket kaynağı bir kitaptır. " denmiş, sen Mekke ve çevresinde misin ki inanıyorsun? Seni uyarmak için mi gönderildi? Yusuf 2. ayette de der ki "Anlayabilesiniz diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik. " sen Arapça okuyunca anlayamıyor musun? O halde bu sana inmemiş, boş tatava yapmayacaksın. Biz kurtlara da ulu kurt diyoruz, Atatürk düşmanlığı bir kelime ile ortaya çıkıveriyor hemen. Şimdi bir hayvana dediğimiz şeyi Atatürk içinde söyleyince ayıp olmadı, senin inandığın şeye ulu dendiğinde zoruna gitti hee? Kudur.
    “Kur an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız.” (Hicr, 15/9)

    Anlayana...
  • 09-03-2026, 21:45:04
    #27
    BetaHouse adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Arkadaşlar siz bu 1 harfi bile değişmemiştir diyen papağanları ciddiye almayın, kuranda ne zamandan beri esre, ötre, şedde, üstün, cezim gibi şeyler kullanıldığını araştırın anlarsınız o yazılan şeyin aslında ilk yazıldığı dönem nasıl yazıldığını, hangi eklemeler yapıldığını açık açık görürsünüz. Muhammed'in ölümünden onlarca yıl sonra harekeler ekleniyor, bilmeyen bilsin anlasın artık şu meseleyi. Hamd yalnızca Allah'a mahsustur diye bir şey duyduk ama Muhammed ne demek? Hamd edilen demek, arama motoruna bakıp diğer anlamlarını bulup çıkarmayın yani boş yere. Hafs mushafı, verş mushafı gibi bilinen 29 çeşit mushaf var, bir harf bile değişmedi ama 29 çeşit oluverdi, hayret doğrusu. Kıvırmak için "kıraat farkı" diyecekler dansöz gibi birileri, evet geliyorum yazan yeri sen geliyorum diye okursun ama bir Karadenizli geleyrum diye okuyabilir, şive için okunuş için farklı yazılmasına gerek yoktur. Diğer çeşitlerdeki farklılıkları bilmeden sadece okunuş diye ortada gezmek kolaydır. Ayrıca yapılan değişiklikleri, keçinin yediği ayetleri, eklenmeyen recm ayetlerini, delilsiz getirilen ahzap 128 ve 129u, nerede olduğu bilinmeyen süt anne ayetlerini veya Haccac'ın değiştirdiği 11 noktayı bilmeyince böyle zırvalanabiliyor hak veriyorum ama cahil olmaya kimse mecbur değil, öğrenmek isteyen oturur okur araştırır kendini geliştirir.



    Arapça kadim bir dilmiş gibi konuşmaya da gerek yok, Araplar kendine Arap demediği vakitler hatta ortada bile olmadıklarında Türkler vardı, Orhun Kitabelerini bile hala okuyabiliyoruz alfabesi değişik olsa bile kelimeler Türkçe, Arapça diye bir dil henüz oluşmadığı dönemde bile Türkçe vardı, hani insanlar Araplaşır ama bu kadar Arap yalayıcı da olunmaz artık. Hareke sonrası Arapça'da harf sayısı iki katına çıktı, ayetleri kıvırırken orada darabe yazıyor ama kelimenin 17. anlamına göre diyerek kıvırıyorlar ya hani, heh işte 1 kelimeye 17 farklı şey sığdırmayı "zengin dil" zannediyorlar, böyle yaparak bu sonradan türetme Süryani İbrani kırması dili zenginleştirmez. Bizde 365 günü tanımlamak için hem sene hem yıl kullanılır, bir şeyi 2 kelimeyle birden anlatmak mı dili daha zengin yapar yoksa 17 farklı şeye farklı kelimeler bulamayıp az sayıda kelimeyi mesela 17 farklı nesne için 1 kelimeyi kullanmak mı dili zengin yapar? Bunlara sorsan bunlar kurancı, o halde Enam 92 "Bu , şehirlerin anasını ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendinden öncekileri doğrulayıcı bereket kaynağı bir kitaptır. " denmiş, sen Mekke ve çevresinde misin ki inanıyorsun? Seni uyarmak için mi gönderildi? Yusuf 2. ayette de der ki "Anlayabilesiniz diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik. " sen Arapça okuyunca anlayamıyor musun? O halde bu sana inmemiş, boş tatava yapmayacaksın. Biz kurtlara da ulu kurt diyoruz, Atatürk düşmanlığı bir kelime ile ortaya çıkıveriyor hemen. Şimdi bir hayvana dediğimiz şeyi Atatürk içinde söyleyince ayıp olmadı, senin inandığın şeye ulu dendiğinde zoruna gitti hee? Kudur.
    Bravo. Sizi tebrik ederim. Nekadar İslam konusunda bilginiz var böyle. Bir taraftan en fazla Kuranı Arapça bilen başka dinle alakalı hiç bir bilgisi olmayan, atadan kalma duyumlara göre dinini yaşayan, diğer tarafta dinin her yönünü araştıran siz nonteistler varsınız.
    Allah muslumanlara araştırın aklınızı kullanın der. Ama en çok araştıran inanmayan kesim oluyor.