• 01-02-2026, 12:09:35
    #19
    deeprock2 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tek kelimelik çözümü var. Sihirli kelimemiz "empati"dir. Halkımızın azında bu yetenek yeterli derecede var. Küçük yaşta öğretilse bu sorunların çoğu büyük oranda azalır. Özseviciliğin (Narsisism) önüne geçilebilirse durumlar olumlu yönde değişir.
    Kesinlikle katılıyorum ama işte "öğretilebilirse" hocam. Maalesef yapılmıyor.
  • 01-02-2026, 12:11:13
    #20
    deeprock2 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tek kelimelik çözümü var. Sihirli kelimemiz "empati"dir. Halkımızın azında bu yetenek yeterli derecede var. Küçük yaşta öğretilse bu sorunların çoğu büyük oranda azalır. Özseviciliğin (Narsisism) önüne geçilebilirse durumlar olumlu yönde değişir.
    çok iyi tespit gerçekten, en büyük eksiklik bence de empati.
    +++++
  • 01-02-2026, 13:04:59
    #21
    İnsanlar sanki hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyor. Bunu düşündükçe gerçekten hayret ediyorum. Nasıl bu hâle geliyorlar, aklım almıyor. Nasıl bu kadar acımasız, bu kadar düşüncesiz, bu kadar görgüsüz olunabiliyor? Bazen çok basit şeylerde bile bunu görüyorsun. Mesela bir köpek karşıdan karşıya geçerken sağa sola bakıyor. İçgüdüsel olarak tehlikeyi hissediyor. Ama bazı insanlar bunu bile yapmıyor. Yola fırlıyor, kimse var mı yok mu umursamıyor. Ne kendi canını düşünüyor ne başkasını. “Bana bir şey olmaz” kafasıyla yaşıyor herkes. En çok da bu rahatlık şaşırtıyor beni. Kimse yaptığının sonucunu düşünmüyor. Attığı adım başkasına zarar verir mi, söylediği söz karşısındakini incitir mi… Bunlar artık kimsenin umurunda değil gibi. Herkes sadece kendine bakıyor. Gerisi boş. Bir de işin acı tarafı şu: Bunları garipsediğinde, sorguladığında tuhaf bakanlar oluyor. “Çok kafaya takıyorsun”, “hayat böyle”, “boşver” diyorlar. Ama ben boşveremiyorum. Çünkü boşverdiğimiz her şey büyüyüp karşımıza çıkıyor. Bugün küçük görünen şeyler, yarın çok daha büyük sorunlara dönüşüyor. Bazen kalabalığın içinde bile yalnız hissetmem bundan. Etrafım insan dolu ama gerçekten aklı başında, iki kelime oturup konuşabileceğin insan sayısı çok az. Herkes konuşuyor ama kimse dinlemiyor. Herkes hak istiyor ama kimse sorumluluk almak istemiyor. Belki sorun bendedir diye de düşünüyorum. Acaba ben mi fazla düşünüyorum, fazla takıyorum? Ama sonra etrafa bakıyorum. Hayır, sorun düşünmek değil. Asıl sorun düşünmemek.
  • 01-02-2026, 13:34:33
    #22
    merhaba
    ne kadar haklı bir sitem..bende bir ara bu duruma çokca takılmıştım, sonra dedim ki ben kendimden sorumluyum başkasina bakarak kendimi heba etmemeliyim.. islam'ı okuyan, öğrenen ve uygulamaya çalışan bir müslümanım..öğrendikçe dönüştüm ve geliştim..dolayısıyla ülkede "kimlik müslümanı" olanlar asla ölçümüz olmamalı..ama öylelerine de dua ederiz..çünkü islam ahlâkı ile yoğrulmamış hayata sahip bir kişinin sınırsız ve ölçüsüz davranması çok normal..ben Rasûlullah'ın hayatını kendime rehber edinerek insanlığımı buldum..hayatımızın her alanında bizlere örnek teşkil ettiğini düşünüyorum..
  • 01-02-2026, 14:01:37
    #23
    Türkiye simulasyonunda haritanın özelliklerini keşfetmeye başlamışsınız. bu haritanın bilinen ve bilinmeyen bazı kuralları var. mesela kendine müslüman diyen pekçok insan kul hakkını bilir, dedikodunun kötü birşey olduğunu bilir, hırsızlık, gasp, beytülmâle el uzatma, cinayet, taciz, tecavüz, zina bunlarında kötü olduğunu bilir ama işine geldiği şekilde davranır.

    ister matrix simulasyonu, ister imtihan dünyası deyin temelde aynı şeyi ifade ediyor. sınavını bitiren cevap kağıdını teslim edip oyundan çıkıyor vaziyet bundan ibaret.

    Ankebût Suresi 64. Ayet
    (Oysa onların tek gerçek kabul ettikleri) bu dünya hayatı hakikatte sadece bir oyun ve eğlenceden ibarettir; âhiret yurduna gelince işte asıl hayat odur; keşke bunu bilselerdi!

    Hadîd Suresi 20. Ayet
    Bilin ki dünya hayatı, bir oyun, bir eğlence, bir gösteriş, aranızda bir övünme, mal ve evlâtta bir çokluk yarışından ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibi ki bitirdikleri çiftçileri imrendirir, sonra kurumaya yüz tutar, bir de bakarsın ki sararmıştır, ardından da çerçöp haline gelmiştir. Âhirette ise ya çetin bir azap yahut Allah’ın bağışlaması ve hoşnutluğu vardır. Dünya hayatı sadece aldatıcı bir yararlanmadan başka bir şey değildir.

    En'âm Suresi 32. Ayet
    Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Müttaki olanlar için şüphesiz ki âhiret yurdu daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?
  • 01-02-2026, 14:10:47
    #24
    appledeveloper adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu mesele din meselesi değil;
    ortada bir kitap var ama o kitabı okumadan, anlamadan, yaşamadan kendini “Müslüman” sanan bir kalabalık var. Oysa isimle, kimlikle, sözle Müslüman olunmuyor.
    Müslüman, teslim olan demektir.
    Teslimiyet lafta değil, hayatta olur. Dille değil, davranışla belli olur.
    Kitap “Düşünmez misiniz?” diye soruyor,
    “Yetim hakkı yemeyin” diyor,
    “Kadınlara iyi davranın” diyor,
    “Adaletli olun” diyor.
    Ama bu kitaba inandığını söyleyenlerin hayatında zulüm, haksızlık, merhametsizlik, ahlaksızlık varsa, sorun kitapta değil — kitabın okunmamasında, anlaşılmamasında ve yaşanmamasındadır.
    Sorun inanç iddiasında değil,
    inancın hayata yansımayışında.
    Çünkü gerçek iman ağızda değil, ahlakta görünür.
    Ağzınıza sağlık.
  • 01-02-2026, 14:53:43
    #25
    Kurumsal Üye
    Çok iyi bir konu açmışsınız ve aynı fikirdeyiz. Unutmayın hocam, sizin ve bizim gibi iyi insanlar da var.

    İnsanlığa karşı olan ümidim tamamen kırılıyor. Artık ailem ve arkadaşlarım dışında kimseye yardım etmek ya da iyilik dahi yapmak istemiyorum. Tanımadığım insanlarla ne kadar az muhatap olursam o kadar iyi olacağına dair bir algı oluştu. İnsanlar giderek daha kötü niyetli hâle geliyor; sen iyi niyetli davrandığında ise aptal muamelesi görüyorsun. Her şeye rağmen iyilik iyidir ama hak edene.


    Her ülkede böyle insanlar vardır ancak Türkiye’de giderek çoğalmaya başladılar. Bunun sebebini düşünüyorum. Kimileri bunu ekonomiye bağlıyor, kimileri dine, kimileri vicdana vs. Bana göre bunların hepsi boş ve geçici şeyler. Ekonomiye bağlayanlara şunu söylüyorum: “Fakirlik olunca ahlak çöküyor” diyorlar ama şu an dünyadaki en ahlaksız kişiler en zengin olan kişiler. Bu yüzden fakirlikle bağdaştıramayız. Dine bağlayanlara da şunu diyorum: Sapkın hocalar da var, çoğu münafık; dolayısıyla bunu da dinle ilişkilendiremeyiz.
    Bunların hepsinin kökten çözümünün caydırıcı cezalar olması gerektiğine inanıyorum ve kesinlikle ıslah edeceğine eminim. Gerekirse ülke bütçesinin %5'i hapishane yatırımlarına harcansın ve bu çökmüş ahlak düzeni bu şekilde düzeltilsin. Korumasız bir bebeğe böyle davranan bir insanı içeri alıp 5 yıl yatırıp sonra dışarı çıkardığında bu kişi ıslah olmuyor ve üremeye devam ediyor. Bu ne ki? Ondan çıkan çocuk ne olsun? Toplumsal ahlak çöküntüsü giderek artıyor.


    Siz sanıyor musunuz ki böyle insanların ebeveynleri normal ve sağlıklı insanlar? Hepsi sıkıntılı; ürediklerinde bu sıkıntı çocuklarına da bulaşıyor. Ebeveynleri iyi olup kendisi kötü olanlar elbette vardır ama bunlar istisna, işin sonunda devede kulak kalır. Toplumsal ahlakı, güvenliği, huzuru sağlamak için sağlam bir CAYDIRICI CEZA vermek gerekiyor. Gerekirse 20–30 yıl hapiste, kötü şartlarda bakacaksın; dışarı çıkarmayacaksın ya da bir şekilde toplumdan soyutlayıp üremesini engelleyeceksin. Sen hak ettikleri cezayı ver bakalım, bir daha yapmaya yiyor mu?
    AHLAKSIZLIĞI CEZA CAYDIRIR.
  • 01-02-2026, 16:26:07
    #26
    Full Stack Developer
    Zenuti adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ağzınıza sağlık.
    teşekkür ederim hocam
  • 02-02-2026, 03:09:23
    #27
    Sorunlarla baş edemiyorsanız onları görmezden gelin. Evet, şu ana kadar öğrendiğim en iyi şey buydu. Bunu seçtim ve bu işte gerçekten iyiyim. Her ne kadar vurdumduymaz yaftası yeme olasılığınız çok yüksek olsada.

    Diğer seçenek ise gördüğünüz ve yaşadığınız olumsuz şeylere sizin müdahale edip ses çıkarmanızda. Bu da bir tercih. İnsanlar sadece yaptıklarından sorumlu tutulmazlar. Hiçbir şey yapmamanında sonuçları olacak.

    Yurtdışı da iyi bir fikir ancak gitmek zorunda değilsiniz. Bu insanlar sadece bu topraklarda yaşamıyor. Aslında her yerde olduklarına bahse girebilirim. 2.10 orandan.