• 09-10-2025, 12:57:27
    #10
    APT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben size daha ciddi bir şey yazayım.

    Eğer Kütahya'da patlamaya hazır bir fay hattı yoksa, Atom bombası atsanız, deprem olmaz. Neden mi? Atom bombası attığınızda fay hattına yansıyan enerji, fay hattı stres ortamında olmadığı için, içinden geçer. Çünkü fay hattının hareketi, tüm tektonik plakaya bağlıdır. Bu tektonik plakaya göre atom bombasının yarattığı enerji bir hiçtir. Bahsettiğiniz sondajında atom bombasına oranı da bir hiçtir. Hiçlik içerisinde hiçlik.

    Örnekle izah edeyim: Kahramanmaraş depremi:
    Yerkürede bu depremi istediğiniz kadar atom bombası atsanız yaratamazsınız. 15000 megaton TNT'ye benzer bir enerjiden bahsediyorsunuz. (15000 megaton = 15.000.000 ton)
    Yerküredeki en büyük nükleer bombayı ele alsanız, Tsar deseniz, bunun gücü 50'dir. Yani 50/15000 karşılaştırması.

    Bu örnekten yola çıkın, 50 dediğimiz Tsar, 51000 kt'yi temsil eder. ABD'nin Japonya'ya attığı bomba, 15-21 kt'dir. ABD'nin nükleer bombası ile Rusya'nın Tsar bombası farkı: 15-21/51000

    Yani, Kahramanmaraş depremi yapabilmek için, boşverin sondajı, ABD'nin Japonya'ya attığı nükleer bombayı en az 1.000.000 defa atmanız gerek ki, bu şekilde bir sonuca ulaşabilesiniz.

    Sadece 4 şiddetinde bir deprem milyonlarca ton TNT'ye eşittir. Bahsettiğiniz Fat Man ABD nükleeri, 21.000 ton TNT'ye eşittir. Yani, 4 şiddetinde bir depremi bile peşpeşe atom bombası atarak yaratamazsınız.
    Bunun oluşması için, depremin zaten olacak olması gerekir, ve atom bombalarının sıklığının bunu şimdi harekete geçirecek kadar yoğun olması gerekir.

    Burada anlatmaya çalıştığım şey şu:
    Çoğu ülkelerin toplam boyutundan daha büyük tektonik plakaların hareketleri sonucu depremler oluşur. Fay hattı dediğinizde bu hareketlerin oluştuğu yerdeki açıklık alanını temsil eder. Bu alan 100-1000 km gibi oynalamalarla deprem oluşturur. Yani, Türkiye'nin 10 belki de 100 katı büyük plaka hareket ediyor, ve hareket sırasındaki fay denilen açılan bölgesinde 100-1000 km genişliğinde bir hareket gerçekleşiyor. Haliyle, bahsettiğiniz sondaj, Mars'tan çıplak gözle bakıp Dünya'da insan görmeye çalışmaya benziyor.

    Şunu deseniz hak veririm:
    ABD X teknoloji kullanarak depremleri tetikliyor mu? 100% bilimsel olabilirliği var.
    Hocam ben zaten fay hattı yok , yada depremleri haarp ile yapıyorlar yada bikaç sondaj yaptılar deprem oldu demiyorum. Yer altında plaka hareketlerinin ve sıkışmaların deprem ürettiğini biliyorum bunu inkar eden bilime karşı çıkar zaten saçmalık olur.Rakamsal ifadelerinde insan gücüyle yapılan birtakım faaliyetlere oranla nekadar minik ve etkisiz kaldığınında farkındayım. Bu anlattıklarınız zaten temel bilgiler. Bizim milletimiz çok tek düze bakıyor sadece, bu covid aşısı zamanındada böyleydi herkes aşıyı vurundu vurdurmayanı linç ediyorlarda ne oldu? Bilimden uzaklaşalım demiyorum ama ülkemizde ne olup ne bittiğini bildiğimizide düşünmüyorum.Yukarıda ilettiğim National Geographic belgeselindede örnekleri var ve bilim adamları açıklıyor belki olaylara o bölgenin jeolejik faktörleri göz önünde tutularak farklı pencelerden bakmak gerek diye düşünüyorum bu herzaman iyidir.
  • 09-10-2025, 13:09:54
    #11
    aslantr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam ben zaten fay hattı yok , yada depremleri haarp ile yapıyorlar yada bikaç sondaj yaptılar deprem oldu demiyorum. Yer altında plaka hareketlerinin ve sıkışmaların deprem ürettiğini biliyorum bunu inkar eden bilime karşı çıkar zaten saçmalık olur.Rakamsal ifadelerinde insan gücüyle yapılan birtakım faaliyetlere oranla nekadar minik ve etkisiz kaldığınında farkındayım. Bu anlattıklarınız zaten temel bilgiler. Bizim milletimiz çok tek düze bakıyor sadece, bu covid aşısı zamanındada böyleydi herkes aşıyı vurundu vurdurmayanı linç ediyorlarda ne oldu? Bilimden uzaklaşalım demiyorum ama ülkemizde ne olup ne bittiğini bildiğimizide düşünmüyorum.Yukarıda ilettiğim National Geographic belgeselindede örnekleri var ve bilim adamları açıklıyor belki olaylara o bölgenin jeolejik faktörleri göz önünde tutularak farklı pencelerden bakmak gerek diye düşünüyorum bu herzaman iyidir.
    ABD Harrp gibi projeler (projeler diyorum çünkü public bilinen proje sayısı neredeyse hiç) kullanarak deprem ya da benzer şeyleri tetikleme üzerinde çok uzun süredir çalışıyor. Türkiye'de de bu gibi faaliyetler gösterdiklerini inkar etmek, aşırı iyi niyet olur. Mükemmel bir denek arazisi. En basitinden İstanbul depremini Türkiye'yi ele geçirmeden önce tetikle, sonra git doğudan saldır. Türkiye'de tek bir kişi sınırları savunamaz hale gelir. Bunlar olur mu? Yerkürenin her tarafında savaş çıkartan bir ülke bunu neden yapmasın. Yeter ki bizi topraklarımızdan atmak istesinler. Bunlar varsayımdır. Ancak, test merkezi olarak görüldüğümüz bir varsayımdan daha fazlasıdır.

    En basitinden bahsettiğiniz Covid aşısı. İnsanlar Covid aşısı nedeniyle ölürken, biz hastanelerde ölen insanların ölüm nedenlerinin farklı yazıldığını görmedik mi? Sorun da buradaydı. Nitekim, devlet öyle bir yansıttı ki, Covid aşısını tartışmak önce cehalet, sonra dezenformasyon ilan edildi. Nitekim, sonra, public olarak söyleyemedikleri bir şeyi, hastaneler aracılığı ile yaydılar. Biontech aşısı nedeniyle, zaten hali hazırda nörolojik ya da kardiyovasküler sıkıntıları olan insanların, ölümle yüzleştiği görüldü. Hastaneler bu insanlara Sinovac yapılmayı önerdi. Çünkü Sinovac, bizim yıllarca süregelen aşı sistemimize göre tasarlanmış bir aşıyken, Biontech, yeni nesil SMS göndererek vücudun SMS'teki yönergelere uymasını beklemek üzerine bir aşı. Messenger RNA, yani mRNA aşısı budur.

    Nitekim, belki 15-20 yıl hastane görmemiş ben bile, hiç hastaneden çıkamaz oldum, ailem de aynı şekilde. Tanıdıklarım da aynı şekilde. Sadece 2 Biontech olmak bize ömür boyu nörolojik ve kardiyovasküler sıkıntılar verdi. İsteyen aksini iddia etsin, 300 küsür doktor gezip, belki 5 yıldır sürünen ben ve benim akrabalarım. Gökten inmedi bunlar.

    Belki şu olabilir; Sondaj faaliyeti olarak gösterilen işletmeler, sondaj adı altında farklı faaliyetler yapıyorlardır. Amaçları çok derinlere bir takım tetikleyiciler koymak, sondajı bir iş modeli olarak göstermektir. Evet, bildiğiniz komplo teorisi. Ama oluru varsa, bu şekilde var.

    Türkiye'de ne olup bittiğini kimse bilmiyor. Buna devleti yönetenlerde, istihbarat teşkilatları da dahil. Bu konuda açıkça belirttim. Dünya belli gruplara ayrılmış ve biz ülke olarak, bir denek tahtasıyız. Düzelme şansımız da yok. Çünkü ciddi ciddi bu gibi şeylerin arkasında bir şeyler bulsanız, muhtemelen dezenformasyon kategorisine alınırsınız. Dahası, çok fazla eşelediğinizde, hemen karşınıza birileri dikilir.
  • 09-10-2025, 13:11:43
    #12
    aslantr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Deprem fırtınaları zaman zaman yer altı sularının çokça kullanımıylada oluşabiliyor, bu aynı şekilde termal kaynak yada doğalgaz arama çıkarma faaliyetleri kapmasındada düşünebiliriz, bunu anlık tek seferlik süreçte düşünmek mantıksız , ayrıca yaşatmaz etmez derken bukadar kesin nasıl konuşabiliyorsunuz anlamıyorum , ayrıca ben birilerinin rüyalarını gelip size burda anlatmıyorum nat geoda size cevap niteliğinde size şu belgeselide izlemenizi öneririm ;
    https://dai.ly/xk971d





    Ekte son 20 yılda 4 ve üstü depremlerin olduğu yerleri görüyorsunuz altında ise türkiyenin fay hatlarını görüyorsunuz gördüğünüz gibi depremler fayhatlarının olduğu yerlerde ve doğalgaz araması yapılmamış yerlerde oluyro kütahya evet var ama diğer iller çok daha fazla ve hiç birinde doğalgaz araması yok.
    Doğalgaz araması ile deprem oluşmaz eğer editörün rüyası doğru olmuş olsaydı şuan doğalgaz satan ülkeler deprem nedeniyle yerlebir olmuştu

    Elbette seni küçümsüyor veya sana bir garezim yok ama bu komplo teorilerine inanıp gerçekten sapmamanı öneririm
  • 09-10-2025, 13:13:32
    #13
    APT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ABD Harrp gibi projeler (projeler diyorum çünkü public bilinen proje sayısı neredeyse hiç) kullanarak deprem ya da benzer şeyleri tetikleme üzerinde çok uzun süredir çalışıyor. Türkiye'de de bu gibi faaliyetler gösterdiklerini inkar etmek, aşırı iyi niyet olur. Mükemmel bir denek arazisi. En basitinden İstanbul depremini Türkiye'yi ele geçirmeden önce tetikle, sonra git doğudan saldır. Türkiye'de tek bir kişi sınırları savunamaz hale gelir. Bunlar olur mu? Yerkürenin her tarafında savaş çıkartan bir ülke bunu neden yapmasın. Yeter ki bizi topraklarımızdan atmak istesinler. Bunlar varsayımdır. Ancak, test merkezi olarak görüldüğümüz bir varsayımdan daha fazlasıdır.

    En basitinden bahsettiğiniz Covid aşısı. İnsanlar Covid aşısı nedeniyle ölürken, biz hastanelerde ölen insanların ölüm nedenlerinin farklı yazıldığını görmedik mi? Sorun da buradaydı. Nitekim, devlet öyle bir yansıttı ki, Covid aşısını tartışmak önce cehalet, sonra dezenformasyon ilan edildi. Nitekim, sonra, public olarak söyleyemedikleri bir şeyi, hastaneler aracılığı ile yaydılar. Biontech aşısı nedeniyle, zaten hali hazırda nörolojik ya da kardiyovasküler sıkıntıları olan insanların, ölümle yüzleştiği görüldü. Hastaneler bu insanlara Sinovac yapılmayı önerdi. Çünkü Sinovac, bizim yıllarca süregelen aşı sistemimize göre tasarlanmış bir aşıyken, Biontech, yeni nesil SMS göndererek vücudun SMS'teki yönergelere uymasını beklemek üzerine bir aşı. Messenger RNA, yani mRNA aşısı budur.

    Nitekim, belki 15-20 yıl hastane görmemiş ben bile, hiç hastaneden çıkamaz oldum, ailem de aynı şekilde. Tanıdıklarım da aynı şekilde. Sadece 2 Biontech olmak bize ömür boyu nörolojik ve kardiyovasküler sıkıntılar verdi. İsteyen aksini iddia etsin, 300 küsür doktor gezip, belki 5 yıldır sürünen ben ve benim akrabalarım. Gökten inmedi bunlar.

    Belki şu olabilir; Sondaj faaliyeti olarak gösterilen işletmeler, sondaj adı altında farklı faaliyetler yapıyorlardır. Amaçları çok derinlere bir takım tetikleyiciler koymak, sondajı bir iş modeli olarak göstermektir. Evet, bildiğiniz komplo teorisi. Ama oluru varsa, bu şekilde var.

    Türkiye'de ne olup bittiğini kimse bilmiyor. Buna devleti yönetenlerde, istihbarat teşkilatları da dahil. Bu konuda açıkça belirttim. Dünya belli gruplara ayrılmış ve biz ülke olarak, bir denek tahtasıyız. Düzelme şansımız da yok. Çünkü ciddi ciddi bu gibi şeylerin arkasında bir şeyler bulsanız, muhtemelen dezenformasyon kategorisine alınırsınız. Dahası, çok fazla eşelediğinizde, hemen karşınıza birileri dikilir.
    Görüşleriniz için teşekkür ederim.
  • 09-10-2025, 13:26:24
    #14
    fyazilim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle





    Ekte son 20 yılda 4 ve üstü depremlerin olduğu yerleri görüyorsunuz altında ise türkiyenin fay hatlarını görüyorsunuz gördüğünüz gibi depremler fayhatlarının olduğu yerlerde ve doğalgaz araması yapılmamış yerlerde oluyro kütahya evet var ama diğer iller çok daha fazla ve hiç birinde doğalgaz araması yok.
    Doğalgaz araması ile deprem oluşmaz eğer editörün rüyası doğru olmuş olsaydı şuan doğalgaz satan ülkeler deprem nedeniyle yerlebir olmuştu

    Elbette seni küçümsüyor veya sana bir garezim yok ama bu komplo teorilerine inanıp gerçekten sapmamanı öneririm
    Görüşleriniz için teşekkür ederim ancak ben belki konuda eksik yazdım yada kendimi ifade edemediğimi düşünüyorum. Yukarıda APT hocamında en son yazdığı yazıyı okursanız ifade etmek istediklerim aslında kısmen aynı yola çıkıyor, Bilimsel olarak deprem gerçeğini ve fay hattını inkar ediyor değiliz hiçbirimiz. Benim demek istediğim tek bir sondaj yada sondajlarla yada sadece doğalgaz arama çıkarma faaliyetleri değil konudada ifade ettiğim gibi yabancı firmalarlada ortak çalışılan jeotermal enerji arama çalışma faaliyetleri yapan oluşumlar var. Sondajın kendisi depreme neden olmasa da sondaj sırasında uygulanan bu işlem fay hatlarında çeşitli dengesizliklere sebep olabilir.

    alıntı olarak şunu bırakayım
    ''Emily Brodsky’nin başyazarı olduğu ve Science dergisinde yayımlanan çalışmada, Güney Kaliforniya’daki Salton Denizi Jeotermal Enerji Santrali’nin bulunduğu bölgede jeotermal kaynaklardan enerji elde etme süreçleri ile sismik faaliyetler arasında kuvvetli bir ilişki olduğu belirlendi. Araştırmacılar bu bölgedeki depremlerin sıklığının, enerji üretimi sırasında yeraltından çekilen ve yeraltına verilen suyun hacmine bağlı olarak değiştiğini söylüyor. Ancak bu sürecin depremler üzerinde dolaylı bir tetikleyici etkisi olsa da doğrudan bir ilişkiden bahsetmek hatalı olabilir.''

    yani sondaj yapıldı yere bi direk sokuldu deprem oldu bitti demiyor kimse, yukarıdaki ATP hocam haarp teknolojisini daha çok savunuyor mesela bunlada ilişkili olabildiğinden bahsetti tabiki bu bi yorum herkesin kendine ait yorumu olabilir. Olaylara komplo teorisi olarak sapmadım hiç çok şükür sadece ülkemde neler oluyor anlamaya çalışıyorum bunu sizede tavsiye ederim.