• 17-09-2025, 15:51:52
    #1
    2 gündür Microsoft Türkiye'nin (212) 370 5555 nolu çağrı merkezi ile kurumsal bir lisanslama için görüşmeye çalışıyorum. Konuştuğum kişilerin Türkçeleri garip. Hem telefonu MS hem de yazıştığım eposta uzantıları @microsoft.com. Gerçek firma yani sahte, do-lan-dı-rı-cı site değil. Basit bir işlemi 2 günde yapamadık. Kıytırık bir lisans için 2 gündür telefonda arıyorsun papağan gibi her şeye "peki, peki, peki" diyorlar, Soru soruyor, cevap bekliyorum gene "peki, peki" diyorlar. email atıp aynı soruyu soruyorum defalarca "bilgi verilecek" yazıyorlar. Gerçekten hizmet mi ediyorlar? Yoksa dalga mı geçiyorlar belli değil. eMail tarafine baktığımda Abooooua, Ayaa vb isimleri olduğunu görüyorum. Koskoca Microsoft Türkiye ucuz işgücü olması için Suriyelileri de geçtim doğrudan Afrika asıllı vatandaşlara geçmiş. 2 gündür derdimizi anlatamadık. Heriflerden yıllık lisans alalım dedik aylık lisans faturası kesmişler. En son dayanamadım, telefonda bağırıp "ırkçı, faşist değilim ama Türk oğlu Türk yok mu? Onu bağlayın. 2 gündür derdimi anlatamadım" dedim. Anlaşabildiğim biri çıktı. O da Afrikalı sanırım. Gerçi o olayı çözdü sayılır. Bu sefer de ödeme sistemlerinde sorun dolayısıyla kredi kartı ödemesini kabul etmedi. Koskoca Çağrı merkezinde 5 kişiyle görüştüm hiç biri Türk asıllı değil. Derdimizi anlatamadık 2 gündür. Bu çağrı merkezi sisteminden sorumlu tepedeki ekibin cümle gelmişine geçmişine selam olsun. Hepsini yadediyor kulaklarını çınlatıyorum.
  • 17-09-2025, 15:53:05
    #2
    "ırkçı, faşist değilim ama Türk oğlu Türk yok mu? Onu bağlayın. 2 gündür derdimi anlatamadım" Şurada patladım
  • 17-09-2025, 15:54:46
    #3
    Avengers adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    "ırkçı, faşist değilim ama Türk oğlu Türk yok mu? Onu bağlayın. 2 gündür derdimi anlatamadım" Şurada patladım
    komik gelebilir ama dilerim o saçmalığı ömür boyu yaşamazsınız. Ofisleri yakınımda olsa gider camlarını çerçevelerini indirirdim. O derece tozuttum yani.
  • 17-09-2025, 15:57:03
    #4
    Almancı dayılar gibi olmak istemiyorum ama türkiye de insanlar gerçekten iş beğenmiyor. Bu yüzdende alternatiflere bakıyor.
    Örneğin otellere bakın hep yabancı asılldır.

    Herkes kolay yoldan para kazanma derdinde
  • 17-09-2025, 16:04:18
    #5
    nurettin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Almancı dayılar gibi olmak istemiyorum ama türkiye de insanlar gerçekten iş beğenmiyor. Bu yüzdende alternatiflere bakıyor.
    Örneğin otellere bakın hep yabancı asılldır.

    Herkes kolay yoldan para kazanma derdinde
    Asgari ücret seviyelerine çağrı merkezi çalışanı aradıkları için olabilir mi acaba
  • 17-09-2025, 16:11:54
    #6
    nurettin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Almancı dayılar gibi olmak istemiyorum ama türkiye de insanlar gerçekten iş beğenmiyor. Bu yüzdende alternatiflere bakıyor.
    Örneğin otellere bakın hep yabancı asılldır.

    Herkes kolay yoldan para kazanma derdinde
    Her zaman da iş beğenmeme gibi durum yok aslında. Herkes emeğinin karşılığı alma derdinde. İşçi kadar işveren de sorumlu bundan. Örneğin çoğu iş yerinde mesai 8 saat görünür ama 9,10 hatta daha fazla saat mesai yaptırılır ve karşılığı ödenmez. Maaşın bir kısmı bankadan bir kısmı elden (kaçak) verilir. Olası iş kazasında saçma sapan tutanak tutturulur (örneğin geçen sene Belekteki meşhur bir otelin mağazasında çalışan iki kişi kafasına vitrin camı düşüp kafaları yarılıp dikiş atılınca "biz bugün izinliydik. yanlışlıkla 50 km ötedeki işyerine gelmişiz. O sırada farketmeden kafamıza cam düşmüş. İş yerimiz sorumlu değil" diye tutanak imzaladılar. Devletin şerefli ve namuslu anneden doğma ilgili memurları bu tutanakta gariplik görmeden, soruşturmadan tutanağı kabul ettiler. Firma ile ilgili işlem yapılmadı). Ayrıca sözde iş veren işçinin birçok hakkını gaspeder ama mecbur kalan işçi buna karşı çıkamaz. En basitinden çoğu işçi yıllık izne istediği zaman çıkamaz, izin paralarını alamayanlar var. İzne çıkanlar da yasa gereği yıllık izin zamanı alması gereken maaşı izne çıkarken alabilecekken (ki verilmemesi işçinin haklı fesih sebebidir) çoğu iş yeri izne çıkarken izin zamanı alacğaı maaşı vermez. Ayrıca işten çıkarmalarda çıkış zamanı tazminatın verilmesi gerekirken vermeyen işletmeler var. Bir arkadaşım Denizli'de sözde otelden işten çıkarıldı. 3 aydır kalan maaşı ödenmedi. Şikayet için devlete başvurdu. Arabulucuya gitmesi gerektiği doğrudan mahkemeye veremeyeceği söylendi. Arabulucu da 6500 TL istiyor. Bu parayı da karşı tarafın ödeme zorunluğu yokmuş. Herifin alacağı 12bin ama onu almak için yarıdan fazlasını arabulucuya vermesi gerek. Ki karşı taraf arabulucuyu da kabul etmezse o para da yandı gitti. Yani hep suçlu işçi değil.
  • 17-09-2025, 16:14:07
    #7
    EmreSalum adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Asgari ücret seviyelerine çağrı merkezi çalışanı aradıkları için olabilir mi acaba
    olabilir tabi. Suriyeliler bile asgari ücret altına kaçak çalışıyorlar. Kendi ülkesinde genellikle Fransız sömürgeciliğinin kurbanı insanlar kim bilir ne koşullarda. Örneğin Fransa'nın nükleer santrallerinin üçte birinin yakıtını sağlayan Afrika ülkesinin çoğu köyünde elektrik olmaması sömürgecilliğin özeti.