Almancı dayılar gibi olmak istemiyorum ama türkiye de insanlar gerçekten iş beğenmiyor. Bu yüzdende alternatiflere bakıyor.
Örneğin otellere bakın hep yabancı asılldır.
Herkes kolay yoldan para kazanma derdinde
Her zaman da iş beğenmeme gibi durum yok aslında. Herkes emeğinin karşılığı alma derdinde. İşçi kadar işveren de sorumlu bundan. Örneğin çoğu iş yerinde mesai 8 saat görünür ama 9,10 hatta daha fazla saat mesai yaptırılır ve karşılığı ödenmez. Maaşın bir kısmı bankadan bir kısmı elden (kaçak) verilir. Olası iş kazasında saçma sapan tutanak tutturulur (örneğin geçen sene Belekteki meşhur bir otelin mağazasında çalışan iki kişi kafasına vitrin camı düşüp kafaları yarılıp dikiş atılınca "biz bugün izinliydik. yanlışlıkla 50 km ötedeki işyerine gelmişiz. O sırada farketmeden kafamıza cam düşmüş. İş yerimiz sorumlu değil" diye tutanak imzaladılar. Devletin şerefli ve namuslu anneden doğma ilgili memurları bu tutanakta gariplik görmeden, soruşturmadan tutanağı kabul ettiler. Firma ile ilgili işlem yapılmadı). Ayrıca sözde iş veren işçinin birçok hakkını gaspeder ama mecbur kalan işçi buna karşı çıkamaz. En basitinden çoğu işçi yıllık izne istediği zaman çıkamaz, izin paralarını alamayanlar var. İzne çıkanlar da yasa gereği yıllık izin zamanı alması gereken maaşı izne çıkarken alabilecekken (ki verilmemesi işçinin haklı fesih sebebidir) çoğu iş yeri izne çıkarken izin zamanı alacğaı maaşı vermez. Ayrıca işten çıkarmalarda çıkış zamanı tazminatın verilmesi gerekirken vermeyen işletmeler var. Bir arkadaşım Denizli'de sözde otelden işten çıkarıldı. 3 aydır kalan maaşı ödenmedi. Şikayet için devlete başvurdu. Arabulucuya gitmesi gerektiği doğrudan mahkemeye veremeyeceği söylendi. Arabulucu da 6500 TL istiyor. Bu parayı da karşı tarafın ödeme zorunluğu yokmuş. Herifin alacağı 12bin ama onu almak için yarıdan fazlasını arabulucuya vermesi gerek. Ki karşı taraf arabulucuyu da kabul etmezse o para da yandı gitti. Yani hep suçlu işçi değil.