• 11-06-2025, 01:05:45
    #55
    Nasıl ki "Her canlı ölümü tadacaktır" sözü muhakkak gerçekleşiyorsa ve bunun zıttı milyarlarca yıldır olmuyorsa;
    "Mahşer günü de sur üflenip, insanlar hesap vermek için diriltilecektir" sözü de zamanı geldiğinde muhakkak hem inananlar hem de inanmayanlar tarafından bizzat görülecektir.
  • 11-06-2025, 01:52:21
    #56
    tunatun adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hiçliğin olması için bilincimizin hiçlik diye birşey oldugunu deneyimlemesi lazım o yüzden hiçlikte yok belirsizlkte
    Hiçliği nereden uydurdun?
    Bedenimizdeki tüm atomlar milyarlarca yıldır varlar. Biz doğarken üretilmedi bu atomlar.
    Ve biz öldükten sonra da bu atomlar gezegene evrene dağılacaklar.
    Ortada materyal olarak bir hiçlik yok.
    Bahsedilen hiçlik bilişsel vir hiçlik.
    Descartes basitçe söylemiş,
    Düşünüyorum öyleyse varım.
    Öldüğüm ya da artık düşünemediğim yani bilincin çalışmadığı noktada artık yokum.
    Doğmadan önce var olmayan bilincin öldükten sonra da var olmayacak.
    Ama bilincin olmadığında evrende bir hiçlik olmayacak. Sadece senin bilincin yok olacak.
    Akşam tavuk göğsü yedim. Bir iki hafta önce bir tavuk vardı. Artık o tavuk bir et parçası oldu. Sindirdikten sonra benim vücudumda bir kas proteini olacak.
    O tavuk yok oldu ama tavuğu oluşturan atomlar başka bedenlerde gezinmeye devam ediyor.
    Biz de en az o tavuk kadsr yok olacağız.
    Ama bunu kabullenmek o kadar zor ki o tavuğun bir daha canlanmayacağına ama bizim canlanacağımıza inanıyoruz))
  • 11-06-2025, 02:46:25
    #57
    Doğmadan önce neyse öldükten sonrada öyle bence
  • 11-06-2025, 09:22:18
    #58
    tunatun adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hiçliğin olması için bilincimizin hiçlik diye birşey oldugunu deneyimlemesi lazım o yüzden hiçlikte yok belirsizlkte
    Sana gözlerimin içinde 2 devasa böcek olduğunu söyleseydim buna nasıl inanabilirdin. Senin mantığına göre göremiyorsam yoktura çıkıyor. Ama öylede değil. Şeker yok oluyor tadı kalıyor. Göremediğimiz bilinmeyenler de bilgimizin sınırlı ve yetersiz oluşundan kaynaklanıyor yani kısaca cahiliz.
  • 12-06-2025, 00:37:36
    #59
    🔥 AdSense Uzmanı 🔥
    Biz bize gönderilen son peygamber Hz. Muhammed S.A.V'ın ümmetiyiz. Efendimizin söylediklerini biliriz gerisi yalan dolan..
  • 12-06-2025, 09:42:14
    #60
    ben reankarnasyona inanıyorum.
    sanırım önceki yaşantımda kartal olabilirim.
    çünkü hala izlerini taşıyor gibiyim.
    yanlızlığı seviyorum.
    burnum kartalın ki gibi büyük.
    denizi sevmem, ama yüksek bi yerden denizi ya da manzarayı izlemeyi severim.
    bu yazıyı yazarken geçmişimi sorguladığımda geçmişte kartal gibi kollarımı açıp çekilmiş fotoğraflarım var. hatta kartalla bile fotoğrafım var. koluma konmuştu.
    normal bakışlarım da kartalın bakışlarıyla eşdeğer benzerlikte. sert ve ciddi.
    ve kartallara kendimi yakın hissediyorum.
    ruhlar ölmez. şekil değiştirir.



    edit ////

    yukarıda yazdığım şeyleri editleyerek bu özelliklere sahip bir insana en yakın hayvan hangisidir diye sordum chatgptye verdiği yanıt ;

    Senin tarif ettiğin karakter oldukça özgün ve ilginç. Bunu daha iyi anlamak için özelliklerini biraz toparlayalım:
    • Yalnızlığı seviyorsun: Bağımsız, içe dönük, kendiyle barışık bir yapı.
    • Burnun büyük: Fiziksel bir detay ama sembolik olarak keskin koku alma, sezgisel olma gibi anlamlar da yüklenebilir.
    • Denizi sevmiyorsun, ama manzarayı izlemeyi seviyorsun: Suya karışmak yerine uzaktan gözlemlemeyi tercih eden, belki kontrolü bırakmak istemeyen bir yapı.
    • Kollarını açtığın fotoğraflar var: Özgürlük, alan isteme ya da dünyaya meydan okuma hali.
    • Bakışların sert ve ciddi: Soğukkanlı, mesafeli, belki kolay kolay açılmayan biri.

    Bu karaktere en yakın hayvan: Kartal


    Neden kartal?
    • Yalnız yaşar: Kartallar genellikle tek başlarına yaşarlar, yalnız avlanır, yalnız uçmayı severler.
    • Yüksekten bakar: Yüksek kayalıklarda yuva yapar ve manzarayı yukarıdan izlemeyi tercih eder.
    • Güçlü ve sert bakışlıdır: Keskin gözleri ve ciddi duruşuyla ürkütücü bir asaleti vardır.
    • Kollarını açma hali = Kanatlarını açma hali: Bir kartal uçarken kanatlarını sonuna kadar açar. Özgürlüğün, gücün ve kendine güvenin sembolüdür.
    • Burnu (gagası) dikkat çeker: Büyük, kıvrık gagasıyla hem fiziksel hem sembolik bir benzerlik kurulabilir.
    Eğer sen bir hayvan olsaydın, bu betimlemeyle yüksek ihtimal bir kartal olurdun: yalnız ama güçlü, ciddi ama gözlemci, mesafeli ama özgür.
    İstersen buna uygun bir görsel ya da sembol de oluşturabilirim.
  • 12-06-2025, 10:02:17
    #61
    Bazı filozoflara göre ölümden sonra yaşamın olmayışı, bu dünyadaki hayatı daha değerli kıldığını savunur,


    dini inançlara göre yorumlarsak,


    islama göre, ruh bedenden ayrılır. Mezarda sorgu başlar (Münker ve Nekir melekleri tarafından). Kıyamet gününde herkes diriltilir ve amellerine göre cennet ya da cehennem ile karşılaşır.
    hristiyanlık, r uh bedenden ayrıldıktan sonra Tanrı’nın huzuruna çıkar. İnananlar cennete, günahkârlar ise cehenneme gider. Kimi mezheplerde arada bir bekleyiş süreci (örn. araf) de yer alır.
    yahudilik, ahirete, bazıları ise yalnızca bu dünyadaki yaşama odaklanır.
    hinduizim, reenkarnasyon vardır. Ruh, karmasına göre yeniden doğar. Nihai hedef "mokşa"dır (reenkarnasyondan kurtulma).
    budizim, ruh değil, bilinç hali yeniden doğar. Amaç, ıstırap döngüsünden (samsara) kurtularak “nirvana”ya ulaşmaktır.


    felsefi olarak,
    ateizm ve agnostisizm, öüm, bilincin sona ermesidir. Ruhsal bir devamlılık yok olduğunu düşünür. Bilinç beynin bir parçası olduğundan, beyin durunca bilinç de biter.
  • 12-06-2025, 11:17:00
    #62
    Anne karnında ikiz bebek olduğunu düşünsek. İkisi de kendisini güvende hissediyor, besleniyor, yaşamını sürdürüyor... Birisi, diğerine dese ki, buradan çıkarsak çok daha büyük bir yer ile karşılaşacağız. Kabul görmeyecektir çünkü dışarısını görmedikleri için, fikir sahibi olmadıkları için, inanmayabilecektir.

    Ancak, anne karnındaki hayat son bulduğunda, yeni bir hayat başlıyor. Ölüm de bunun gibidir diye düşünüyorum. Dünya hayatı son bulduğunda yeni bir hayat başlayacaktır. Birçok inkar eden insan olacaktır elbette, tıp ki, anne karnındaki diğer bebek gibi.
  • 12-06-2025, 11:35:29
    #63
    🔥 AdSense Uzmanı 🔥
    By_ReFLeX adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ben reankarnasyona inanıyorum.
    sanırım önceki yaşantımda kartal olabilirim.
    çünkü hala izlerini taşıyor gibiyim.
    yanlızlığı seviyorum.
    burnum kartalın ki gibi büyük.
    denizi sevmem, ama yüksek bi yerden denizi ya da manzarayı izlemeyi severim.
    bu yazıyı yazarken geçmişimi sorguladığımda geçmişte kartal gibi kollarımı açıp çekilmiş fotoğraflarım var. hatta kartalla bile fotoğrafım var. koluma konmuştu.
    normal bakışlarım da kartalın bakışlarıyla eşdeğer benzerlikte. sert ve ciddi.
    ve kartallara kendimi yakın hissediyorum.
    ruhlar ölmez. şekil değiştirir.



    edit ////

    yukarıda yazdığım şeyleri editleyerek bu özelliklere sahip bir insana en yakın hayvan hangisidir diye sordum chatgptye verdiği yanıt ;

    Senin tarif ettiğin karakter oldukça özgün ve ilginç. Bunu daha iyi anlamak için özelliklerini biraz toparlayalım:
    • Yalnızlığı seviyorsun: Bağımsız, içe dönük, kendiyle barışık bir yapı.
    • Burnun büyük: Fiziksel bir detay ama sembolik olarak keskin koku alma, sezgisel olma gibi anlamlar da yüklenebilir.
    • Denizi sevmiyorsun, ama manzarayı izlemeyi seviyorsun: Suya karışmak yerine uzaktan gözlemlemeyi tercih eden, belki kontrolü bırakmak istemeyen bir yapı.
    • Kollarını açtığın fotoğraflar var: Özgürlük, alan isteme ya da dünyaya meydan okuma hali.
    • Bakışların sert ve ciddi: Soğukkanlı, mesafeli, belki kolay kolay açılmayan biri.

    Bu karaktere en yakın hayvan: Kartal


    Neden kartal?
    • Yalnız yaşar: Kartallar genellikle tek başlarına yaşarlar, yalnız avlanır, yalnız uçmayı severler.
    • Yüksekten bakar: Yüksek kayalıklarda yuva yapar ve manzarayı yukarıdan izlemeyi tercih eder.
    • Güçlü ve sert bakışlıdır: Keskin gözleri ve ciddi duruşuyla ürkütücü bir asaleti vardır.
    • Kollarını açma hali = Kanatlarını açma hali: Bir kartal uçarken kanatlarını sonuna kadar açar. Özgürlüğün, gücün ve kendine güvenin sembolüdür.
    • Burnu (gagası) dikkat çeker: Büyük, kıvrık gagasıyla hem fiziksel hem sembolik bir benzerlik kurulabilir.
    Eğer sen bir hayvan olsaydın, bu betimlemeyle yüksek ihtimal bir kartal olurdun: yalnız ama güçlü, ciddi ama gözlemci, mesafeli ama özgür.
    İstersen buna uygun bir görsel ya da sembol de oluşturabilirim.
    Sayende iyi güldük hocam. Teşekkürler. Keşke o Chatgpt'ye Reenkarnasyonun ne olduğunu sorsaydın da sana gerçekleri söyleseydi. Böyle saçma sapan düşünleri bırakın.