Merhaba arkadaşlar;
İnternette dolaşırken rastladığım bir yazı. Sizlerle paylaşmak istedim.
CANLI YAYINDAYIZ
“Hayat bir film gibidir” derler ya ; hani bir de “gibisi fazla” derler ; bu cümlede “gibi” asla fazla değildir.Bu “gibi” yi orada zarûrî kılan , hayat ve filmin yâni sinemanın farkını şu fıkradan anlayacağız:
** Ünlü bir kalp cerrâhı , bozulan otomobilini tâmire getirir.Getirdiği de , usta bir tâmircidir. Aralarında şöyle bir diyalog geçer:
-Hocam , siz insanın kalbi ile ben arabanın kalbi ile uğraşıyorum , siz açık kalp ameliyatı yapıyorsunuz , ben de aracın kalbini açıp gerekli müdâhaleleri yapıyorum , onu oradan alıyorum , buraya bunu takıyorum , siz şunu ben bunu…ve sâire demiş bizim motor tâmircisi.Pekî, neden aramızda böyle büyük bir fark var, sizi daha değerli ve önemli kılan ne?
O dakikaya kadar tâmirciyi dikkatle dinleyen doktor , dikkatle dinlenecek şunu demiş:
-Şimdi bu dediklerini motor çalışırken yap bakalım!***
Hayat da bu yüzden film değildir.”Film gibi” dir sâdece.Acıları çekerken dublör kullanabiliyor musunuz?Senaryoyu değiştirebiliyor musunuz?Sahneyi geri alabiliyor musunuz?
Canlı yayında sinema olmaz. Hepimiz canlı yayındayız.Canlı kaldığımız sürece yayındayız ve yayından kaldırılmadığımız sürece canlıyız.Canlı yayınlar , medya âleminde en zor yayınlar değil midir?
Motor tâmircisi film dünyâsında , kalp tâmircisi gerçeklerin dünyâsında yaşamaktadır.
İnsanın , zamânın yedek parçası yoktur , motorun yedek parçası vardır.Biri hâtâsını büyük ihtimâlle telâfî edebilirken , öteki hâtâ ile telef olabilir.
Vizyonda kalmasını istediğiniz “ne” ise , hayatı ona göre yaşamak gerektir. Film gibi hayâtımızın başrolleri bize âit. Zamân , memeden çıkan süt gibi , geri dönüşü yok. O sütü en iyi şekilde değerlendirmenin yöntemi , onu “ağlamayan çocuğa meme vermezler” ölçüsü ile anlatılan , istemenin yolundan yürümektir.Hayvânî gıdadan , nebâtî gıdadan daha mükemmel bir insânî gıda vardır … Olmaz demeyin ; anne sütü…İşte biz, anne sütü gibi beslenme nâmına her ihtiyâcımıza cevâp verecek bu komprime gıdaya işâret ediyoruz.Hazmı en kolay besin…İnsanlar arasındaki bilgi paylaşımı bu şekilde olursa , yâni , bu anne sütü gibi hem severek verilen , verildiğinde en iyi şekilde besleyen bir bilgi paylaşımı olursa , hayatın kaymağını herkes yiyebilir.
Bununla birlikte ; canlı yayınlar , RTÜK tarafından kapatılmaya en aday programlardır.Bunun hayatımıza olan yansımasını herkes yapabilir. Pek âlâ , bu sinema gibi hayât için , iyi filmlere verilen bir "Oscar" veyâ kötü filmlere verilen bir “Altın Ahududu” olmayacak mı? Filmi izlemeden nasıl olsun?Bu dünyâda ölümsüz yapımlar , yapanların ölümünden sonra anlaşılır genelde…Film setteyken pek kimsenin umurunda olmaz.
Hele bir film şeridi gözümüzün önünden geçsin bakalım…
Kaynak
Hayâtın Tek Atıştan İbâret Olduğuna Dâir
10
●850
- 21-08-2009, 02:25:43Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
- 24-08-2009, 02:45:56DvdCenter adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
İyi yakaladın güzeldi
Ama ibret alınması için yazılmış sonuçta anestezi ve narkozda verse orada yatan adam ölmüyor yaşıyor yani
- 24-08-2009, 02:57:52Uzun süre önce okuduğum bir fıkra'ydı.Birde şunları eklemek isterim ki kaza oldu diyelim tamirci motoru düşürdü sahibine çaktırmadan parçayı değiştirir orjinalini değil sahtesini takar vs.. birçok şey olabilir neredeyse risksiz yani.Ama doktor hastanın yanlışlıkla dalağına böbreğine zarar vermemek zorunda.Nasıl bir kıyastır ki birisi cansız önemsiz bir demir yığını, diğeri canlı kanlı bir İnsan hayatıNoNeTheLeSs adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 24-08-2009, 04:16:06Senin söylediğinde mantıksız.Anestezi kalbimi durduruyor? Sadece hastanın acı çekmesini engelliyor.DvdCenter adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
