• 06-02-2025, 03:01:50
    #1
    Selam olsun,

    Herkeste haklılığını ispat etme, kabul ettirme, kabul görme arzusu...
    Mutlu olmaktan ziyade haklı olmak çoğumuz için daha önemli.
    Haklı olduğumuzda sanıyoruz ki bu çok önemli bir durum ama pek öyle değil.

    Mesela çocuğunuz, eşiniz, sevgiliniz siz haklılığınızı ispatlama peşindeyken değil siz mutluyken daha mutlu olurlar.
    Şimdi bunu hakkınızı aramayın, hakkınızı savunmayın gibi anlamayın elbette hakkınızı savunun ve arayın ama hayatı buna indirgemeyin.
    İnsanların sizi haklı görmesinin, sevdiklerinizin sizi mutlu görmesinden daha fazla bir değeri yoktur.

    Her insan kendini haklı çıkartmaya meyillidir ve kendince haklı çıkacak yollar bulur zaten haklılık değimiz şey devingendir kişiden kişiye değişir.
    Bu nedenle insanlara haklılığınızı göstermek yerine harcayacağınız vakti sevdiklerinizle anılar biriktirmeye harcayın.
    Bunları bir ermiş kafasıyla yazmıyorum, haşa.
    Sadece siz ne kadar haklı olursanız olun günün sonunda hem kendiniz hem sevdiklerinizin ne kadar mutlu olduğu önem taşır.
    Etrafımda birçok kişinin haklılığını ispat uğraşlarında sevdiklerini yıprattığını görüyorum ve hakikatten üzülüyorum.
    Tüm haklılıklar senin olsun be bilader, keyfine bak diyesim geliyor ama onu da yanlış anlıyorlar.

    Bu kısa hayatı yaşarken haklı olmayı mı mutlu olmayı mı önceliyorsunuz, bir düşünün.
  • 06-02-2025, 03:03:17
    #2
    Herkes demek yanlış.

    Öyle görülüyor ki siz de genelleme yapmaktasınız
  • 06-02-2025, 03:21:00
    #3
    Kesinlikle katılıyorum ama şöyle bir gerçek var: Haklı olunca devlet bize maaş bağlamıyor, marketten indirim almıyoruz, hatta gökyüzünden konfeti bile yağmıyor.
    O yüzden bazen ‘haklısın’ deyip geçmek en mantıklısı. Sonuçta tartışmayı kazandığımızda değil, hayatı kaybetmediğimizde kazançlı çıkıyoruz.
    Ama yine de, her zaman haklı olan arkadaşlara selam olsun! Umarım kazandıkları tartışmalarla emeklilik planlarını da yapıyorlardır.

    Ve başka bi' konu (Sinir);
    Günümüzde insanlar adeta patlamaya hazır bir volkan gibi, en ufak şeyde sinirleniyorlar.
    Trafikte biri sinyal vermeden döndü mü? Öfke krizi. Sipariş 5 dakika geç geldi mi? Felaket.
    Sanki hayat bir öfke yarışması ve kim daha çok sinirlenirse ödül kazanacak.
    Halbuki biraz sakin kalmak, nefes almak ve bazı şeyleri boş vermek hayatı daha kolay hale getirir.
    Ama yok, sinirlenmek artık yeni spor dalı..
  • 06-02-2025, 03:36:46
    #4
    İnsanın olduğu yerde kaos her zaman olacak
  • 06-02-2025, 03:46:20
    #5
    Growth Manager
    ben haklı değil mutlu olmak istiyorum diye aldatmıştı sevgilim de
  • 06-02-2025, 09:21:26
    #6
    Jorphy adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ben haklı değil mutlu olmak istiyorum diye aldatmıştı sevgilim de
    Ah ah...
    Şu insanlar.
  • 06-02-2025, 10:46:58
    #7
    Üyeliği durduruldu
    Eğer ortada maddi manevi zarar söz konusuysa haklılık önemli. Ben mahallemde anormal derecede asosyal yaşıyorum. Akraba ve komşuların çoğuna mesafe açtım. Çünkğü zarardayım ve insanların çoğu bana zarar veren insanları destekliyor, onlara itibar sağlıyor. Böyle bir ortamda benim maddi ve manevi zararım karşı tarafın kazancı. Bu konuda hiçkimsenin dırdırını çekemem. Bana karşı diğer tarafaen küçük yakınlığı olanları da çöpe atarım.

    Ancak din, siyaset futbol vb konularda ise herkesin kendine göre haklılık payı vardır. Bu alanlarda çokça bilgi kirliliği olduğu için kesin siyah ve beyazlar yok. O yüzden bunları tertışmak yerine herkesi kendi değerleriyle başbaşa bırakmak daha doğru olur.


    Bununla birlikte benim çin kutsal olan dini değerlere en küçük hakareti suç sayarım ve o insanlarala ilişkiyitamamen koparırım. Tecrübelerim gösterdi ki bu insanlar kendi hayatında binlerce kötülük yapıp bunu hak sayan utanmayan sıkılmayan arsız cibiliyetsiz insanlar.
    Din düşmanı olup da ahlaklı düsüst namuslu olan insana rastlamak çok zor. O yüzden benim kırmızı çizgim.