• 26-10-2023, 14:37:13
    #28
    Türkiyede genel bir sorundur bu.
    Yurtlarda asansör bozuk olur, piknik alanlarında, belediyeye ait halka açık tuvaletlerde engelli rampalı tuvaletler hep kilitli olur veya bozuk olur, daha neler neler varda. yazık diyorum
  • 26-10-2023, 15:44:19
    #29
    Çocuğumuza Allah rahmet eylesin. Büyük bir acı, ailesine sabır dilerim...
  • 26-10-2023, 16:27:31
    #30
    Cycl0ne adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Asansörlerde fren sistemi yok mu ki? Halat kopsa bile durdurması gerekmez miydi? Bilmediğimden soruyorum.

    allah rahmet eylesin 🥲
    Birgün'de yazdığına göre kişi kabinle duvar arasına sıkışarak vefat etmiş sanırım. Haber sitesinin yalancısıyım, emin değilim. Temmuz 2023'ten itibaren iç kapı zorunluluğu getirildi zaten ki böyle bir yurtta iç kapı olmayacağını sanmıyorum. Halatı isteseniz de koparamazsınız. Bir asansörün bu kadar uzun mesafeden düşmesi bir dizi olaylar silsilesine bağlı çalışır. Burada muhtemelen birden fazla ihmal var. 15 kişilik asansörün pratikteki hesabı 15x75kg olarak hesaplanır. 16 kız öğrencinin bu kadar ağır olacağını da sanmıyorum.

    waptayiz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Asansör bakımı Eylül'de yapıldı diye belirtilmiş ama şartnameye uygun mu yapılmış belli değil. Elektrik Elektronik Mühendisiyim Bu sektörde tanıdıklarımda var uygunsuz bir asansöre kırmızı veya sarı etiket verildiğinde etiketi veren mühendisler çalıştığı şirkete şikayet ediliyor. Bunu denetlemesi gereken de Belediyeler ama iş rantta dönmüş bu sektörde.

    Dipnot: Bu arada kontrol şirketleri belediyenin ruhsat verdiği şirketler.
    Kontrol şirketi dediğiniz aslında A tipi muayene kuruluşlarıdır üstadım. Yetkiyi ve ruhsatı Bakanlık verir, protokolü Belediye imzalar. Asansör bakımını ise bildiğimiz asansör firmaları yapar. Dolayısıyla, Belediye bu işte en son kabahati olan makamdır eğer geçerli bir protokolü varsa.
  • 26-10-2023, 17:53:29
    #31
    reball adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ‘Konunun devletin bir kurumunu direk hedef alma şeklini almasının nedeni’ cümlesi için söylenecek çok şey var ama iş polemiğe uzar. İnsanımızın oturduğu yerden konuşma konusundaki azmi, o sorunu düzeltmek için aksiyon almaya gelince maalesef büyük bir vahamete dönüşüyor. Her gördüğü sorunun müsebbibi olarak da görmek istediğini direk gözünün önüne getirip cümlelere döküyor.
    O kurum olmasa çoğu öğrencinin üniversite okuma imkanı olmayacağı , o kurumun iyi veya kötü destek olmak zorunda bir kurum olduğu ama o kurum kapanırsa ne olacağı , Keşke kurum kapansa ve özelleştirilse de bu KURUM KARALAYAN zihniyetin isyanını görsek gibi cevapler geliyor aklıma.
    Kurumlar devletimizin birer kolu , kanadıdır. Bunları eleştirkmek ayrı karalamak ayrı , Kurumları Kötülemek, DEVLETİ kötülemektir.
  • 26-10-2023, 18:57:02
    #32
    lifebrand adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    O kurum olmasa çoğu öğrencinin üniversite okuma imkanı olmayacağı , o kurumun iyi veya kötü destek olmak zorunda bir kurum olduğu ama o kurum kapanırsa ne olacağı , Keşke kurum kapansa ve özelleştirilse de bu KURUM KARALAYAN zihniyetin isyanını görsek gibi cevapler geliyor aklıma.
    Kurumlar devletimizin birer kolu , kanadıdır. Bunları eleştirkmek ayrı karalamak ayrı , Kurumları Kötülemek, DEVLETİ kötülemektir.
    Devleti kutsal, hatasız, mükemmel zanneden zihniyet yüzünden geliyor başımıza herşey.
    Bir kurum öğrencilerinin hayatını koruyamıyorsa devletin o kolu kesilir. Yeni kol çıkarılır.
    1000 öğrenci üniversite okusun diye 1-2 tanesini ihmalkarlıktan kurban mı vereceğiz?

    Devlet ak sakallı ermiş bir dede değil.
    İnsanlar tarafından yönetilen bir organizasyon.
    Ve bu insanlar zaman zaman özensiz, vasıfsız, liyakatsiz, yeteneksiz, yetersiz ve beceriksiz olur.
    İçindeki vasıfsız, liyakatsiz, yeteneksiz, beceriksiz adamları denetleyemeyen, temizleyemeyen devletler kötü devlettir.
    Devleti laf söylenmez, dokunulmaz sandığınız için insanlar devletin neden olduğu ihmalkarlıklar yüzünden ölüyor.
    Eğer kurumlar başarısızsa kurumlar kötülenir, eğer devlet başarısızsa devlet kötülenir.
    Devletine her ne olursa olsun laf söyletmeyen, devleti koşulsuz şartsız koruyanlar Hitler Almanyası gibi felakete giderler.
    Devlet devletliğini eksiksiz yaptığı sürece kimse devletine toz kondurmaz.
    Ama kimse adaleti sağlayamayan, insan hayatını koruyamayan, haksızlığı engelleyemeyen devlete iyi demez.
    Bakın başka bir konuda günlerdir yayın yasağı var İstanbul'da bir savcının yargıdaki rüşvet çetesi ile ilgili ihbarını kimse konuşamıyor yayınlayamıyor.
    Düzgün bir ülkede böyle bir iddia hükümeti düşürür, ülkede yer yerinden oynar.
    Yani biz zaten devletini gereğinden fazla koruyan bir milletiz.
  • 26-10-2023, 19:25:45
    #33
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Devleti kutsal, hatasız, mükemmel zanneden zihniyet yüzünden geliyor başımıza herşey.
    Bir kurum öğrencilerinin hayatını koruyamıyorsa devletin o kolu kesilir. Yeni kol çıkarılır.
    1000 öğrenci üniversite okusun diye 1-2 tanesini ihmalkarlıktan kurban mı vereceğiz?

    Devlet ak sakallı ermiş bir dede değil.
    İnsanlar tarafından yönetilen bir organizasyon.
    Ve bu insanlar zaman zaman özensiz, vasıfsız, liyakatsiz, yeteneksiz, yetersiz ve beceriksiz olur.
    İçindeki vasıfsız, liyakatsiz, yeteneksiz, beceriksiz adamları denetleyemeyen, temizleyemeyen devletler kötü devlettir.
    Devleti laf söylenmez, dokunulmaz sandığınız için insanlar devletin neden olduğu ihmalkarlıklar yüzünden ölüyor.
    Eğer kurumlar başarısızsa kurumlar kötülenir, eğer devlet başarısızsa devlet kötülenir.
    Devletine her ne olursa olsun laf söyletmeyen, devleti koşulsuz şartsız koruyanlar Hitler Almanyası gibi felakete giderler.
    Devlet devletliğini eksiksiz yaptığı sürece kimse devletine toz kondurmaz.
    Ama kimse adaleti sağlayamayan, insan hayatını koruyamayan, haksızlığı engelleyemeyen devlete iyi demez.
    Bakın başka bir konuda günlerdir yayın yasağı var İstanbul'da bir savcının yargıdaki rüşvet çetesi ile ilgili ihbarını kimse konuşamıyor yayınlayamıyor.
    Düzgün bir ülkede böyle bir iddia hükümeti düşürür, ülkede yer yerinden oynar.
    Yani biz zaten devletini gereğinden fazla koruyan bir milletiz.
    Devlet ile HÜKÜMETLER arasında ki farkı ögrendiğiniz zaman bu yazıyı tekrar düzenlersiniz diye umuyorum.
    Devlet asla AK SAKALLI ,AK AMPULLU değildir.
    Devlet şuan bana bu yazıyı yazmanız için size imkan sağlayan kurumların bütünüdür.

    Keşke dua ediyorum bu KARALANAN kurumlar özelleşsin ve o zaman bu İSYAN eden öğrencilerin pişmanlıklarını hepimiz görelim.
    Bir tane kurumun şubesinde ki bir tane müdür hatası yüzünden kaldı ki müdür hatalı mı kimse bilmiyor , herkes konuşmayı sever ülkemizde. Koskoca bir kurum ve orada çalışanlar lekelenemez.
    Kaç kişi okudu , ekmek yedi o kurumlar. Biraz insanda ahde vefa olur.
  • 26-10-2023, 19:35:39
    #34
    lifebrand adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Devlet ile HÜKÜMETLER arasında ki farkı ögrendiğiniz zaman bu yazıyı tekrar düzenlersiniz diye umuyorum.
    Devlet asla AK SAKALLI ,AK AMPULLU değildir.
    Devlet şuan bana bu yazıyı yazmanız için size imkan sağlayan kurumların bütünüdür.

    Keşke dua ediyorum bu KARALANAN kurumlar özelleşsin ve o zaman bu İSYAN eden öğrencilerin pişmanlıklarını hepimiz görelim.
    Bir tane kurumun şubesinde ki bir tane müdür hatası yüzünden kaldı ki müdür hatalı mı kimse bilmiyor , herkes konuşmayı sever ülkemizde. Koskoca bir kurum ve orada çalışanlar lekelenemez.
    Kaç kişi okudu , ekmek yedi o kurumlar. Biraz insanda ahde vefa olur.
    Devletin ne olduğunu gayet iyi biliyorum.
    Ben Siyaset Bilimi dersini Ahmet Taner Kışlalı'dan aldım.
    Devlet bürokratik bir gelenek, bir sistem olmaktan çıkıp hakim gücün sopası haline geldiğinde tüm kutsallığını yitirir.

    Bir devletin iktidar dışı bürokratik aklı kalmamışsa artık o ülkede devlet ve iktidar aynı şeydir.
    Bir ülkede bürokratlar iktidarın her türlü kanunsuz emrini yerine getiriyorsa o ülkede devlet ile iktidar ayrımı kalmamıştır.
    Şimdi biri gidip kızını kaybeden anne babaya liyakatsiz bir müdürün suçlu olduğunu anlatsın.
    O insanlar kızlarını müdüre değil devlete emanet ettiler. Oraya adam gibi müdür koymak çocukları korumak devletin işi.

    Bu iş bir müdür meselesi değil.
    Mesele devletin kaynaklarının sığınmacılara kullandırılması nedeniyle öğrenciye, emekliye kaynak kalmaması.
    Bu ülkenin kolluk kuvvetleri sınırdan geçen kaçaklara ses çıkarmıyorsa o ülkede devlet ile iktidar ayrımı kalmamıştır.
    Çünkü devletin kolluk kuvvetleri sınırını korur, vatandaşının hakkını savunur, kaçağa göz yummaz kanunu uygular.
    Devletin organları kanunları uygulamıyorlarsa iktidarın emirlerini uyguluyorlarsa orada devlet iktidar ayrılmaz.

    Gücü elinde bulunduranların işine gelmeyen insanlar şafak operasyonu ile alınırken güç sahipleri ile ilişkileri olanlar hakkında soruşturma bile açılmıyorsa hangi devletten bahsediyorsunuz?
    Devlet iktidardan bağımsız yürüyen bir bürokratik akıl ve gelenektir.
    Ama bu ülkede artık iktidardan ayrı bir büroktatik akıl ve gelenek kalmadığı için öyle devlet ve hükümet ayrımı diye bir şey kalmadı.

    Asıl siz 10-20 seneye kalmaz çok güvendiğiniz devletin başınıza ne işler açabileceğini tecrübe edeceklsiniz.
  • 26-10-2023, 22:39:16
    #35
    Dün geceden sonra pek çok KYK yurdunda kullanılan asansörlere arızalıdır yazısı yapıştırıldı.

    ÖZ VATANINDA GARİP, ÖZ VATANINDA PARYA.
  • 27-10-2023, 13:01:07
    #36
    Cinayet kelimesine katılmıyorum.
    Ortada bir vefat var, çok üzücü, Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın.
    Ama buna cinayet dersek, "katil kyk" diye slogan atarsak sonrasında ne olur kısaca anlatayım.

    Bu olay adli olarak da soruşturulacak ve yargı eliyle araştırılacak.
    Elde ne var;
    Asansörün bakımı 21 eylülde yapılmış.
    15 Kişilik asansöre 16 kişi binilmiş (Vali diyor)

    Soruşturma aşamasında bilirkişiler asansörü inceleyecek.
    Muhtemelen de asansörün bakımlarının yapıldığını, halatların ...... kilogama kadar taşıma gücü olduğu, ancak asansöre ..... kilogramlık yük bindiğini,
    asansör firmasının ya da KYK idaresinin kusurlu olmadığını rapor edecekler. (Çünkü şuan resmi açıklama bu şekilde)
    Eğer kyk idaresine ve asansör firmasına kusur yüklenmez ise, bu "cinayetin" kusuru kimin olacak ? Bu durumda Katil kim olacak?

    Bu sorunun cevabı vicdanınızı sızlatıyor ise, cinayet kelimesini kullanmayın...

    Kanunlarımıza göre;
    Araçların ruhsatlarında kaç kişilik olduğu yazar. motosikletin üzerinde 3 kişi görünce garip bakıyoruz dimi, polis durdursa ceza yazar. Dolmuş şoförü ayakta yolcu alsa, cezası var.
    Karayollarında hız limiti vardır, aşarsak ceza yeriz.
    Sınavların saatleri bellidir, geç kalırsak içeri almazlar.
    Doktor randevusuna geç kalırsak sıramız geçer, en sona atarlar.
    Malesef biz toplum olarak kuralların sınırlarını zorlamayı seviyoruz...

    KYK'da 4 kişilik bir odada kaldığınızı düşünün, müdür geldi dedi ki 'bir yatak daha atıcaz 5 kişi kalcaksınız'... İstemezdiniz dimi...
    ...
    Bu şu demek değil; "o saatte orada ne işi varmış" parodisi yapmıyorum.

    Ama birine, bir kuruma, DEVLETE, akıldan bilimden ve hukuktan uzaklaşarak KATİL dersek, bunun vebali olur....
    --
    Tekrardan vefat eden kardeşimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.

    Protestolar sırasında da "katil kyk" diye slogan atan öğrenci arkadaşlarımızı da galeyana gelmemeye davet ediyorum.
    Katil dediğiniz devlet, bugün size aş ve barınma imkanı veriyor, yarın da iş verecek, mevkii - makam verecek.. yapmayın...