• 17-07-2023, 12:06:07
    #19
    Kemalok adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İvedilik konusunda hemfikiriz belki olmuş olanlar yol yordam gösterir forumda dedik ama kimseden ses seda yok. Sırrını paylaşmıyor kimsecikler.



    Manen zenginliğin madden zenginlikten çok üstün olduğu fikrindeyim aslında. İşin goygoyundayım ama ekonomik refah ya da alım gücünün dünya orta direk ortalamasında olması bizim için sanırım kafi bir zenginlik olurdu. Biz tuhaf bir milletiz. Alacağımız donu kırık yerde arar en ucuzunu buluruz ama sıtarbaksa oturduğumuzda masanın üzerinde muhakkak görünsün diye ayfon 14 pro meks için kredi çekeriz. Hakikaten imkanım elverse verir miydim o parayı bilmiyorum. Paranın yokluğunun ya da azlığının huzursuzluğunu bir tek sürekli olan sağlık işlerimizde ve araba ile gitmemiz gereken uzun yollarda hissediyorum. Allah hayırlı zenginlikler versin
    aynen bizim milletin amacı zengin görünmek zengin olmak değil. krediyle o telefon alınır ama baksanız dükkan ya da e ticaret sitelerini gezeriz ucuzunu bulmak için. ama dışarda zengin görünmek için de zengin itemlerine yatırımı basarız.
  • 17-07-2023, 12:07:21
    #20
    Kemalok adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    "Avrupa çok zor, kurulu düzenimiz olmasa bugün dönerim" de diyebilecek miyim?
    https://assets.publishing.service.go...er.csv/preview

    Şu sayfadaki CSV de becerinizle alakalı bi şirket varsa ve mülakatını geçecek kadar ingilizceniz varsa (ki bizim tanıdıklar sizin ana diliniz ingilzice olmadığını biliyor, anlaşın yeter dediler) cebinize sterlininizi atıp burdaki insanlara telefonunu çıkart diyebilirsiniz
  • 17-07-2023, 12:19:33
    #21
    SauRonn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    https://assets.publishing.service.go...er.csv/preview

    Şu sayfadaki CSV de becerinizle alakalı bi şirket varsa ve mülakatını geçecek kadar ingilizceniz varsa (ki bizim tanıdıklar sizin ana diliniz ingilzice olmadığını biliyor, anlaşın yeter dediler) cebinize sterlininizi atıp burdaki insanlara telefonunu çıkart diyebilirsiniz
    Baktım ama sadece liste dökümü var. iş tanımı ve gereklilikler verilmemiş. ya da bir link yok başlıklarda.
  • 17-07-2023, 12:37:45
    #22
    Üyeliği durduruldu
    Kemalok adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hangi kafa yapısı hocam?
    Acilen zengin olma hayali. Hata yapmaya birebir.
  • 17-07-2023, 12:43:21
    #23
    Efsaneyim66 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Acilen zengin olma hayali. Hata yapmaya birebir.
    Hayaller değil fıtratlar hataya götürür. Acilen uyuma hayali bile belaya götürebilir. Mevzu hayal değil hayalleyendir ve tabii ki bir el alem durumu var ki tıpkı yaptığınız gibi hemen genellerler ve sizi hayal etmekten bile alıkoymaya çalışırlar. Bir paragraftan kafa yapımızı ortaya çıkardı iseniz sanırım size bir iki sayfa yazsam hayat hikayemi döküverirsiniz ortaya. Acilen olumlu şeyler düşünmeyi hayal edebilirsiniz kafa yapınıza uyuyorsa.
  • 17-07-2023, 12:49:25
    #24
    Kemalok adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hangi kafa yapısı hocam?
    Acilen zengin olmalıyız, öyle büyük bir iş yapmalıyım ki refaha ermeliyim diyip çıkanı görmedim. İyi kazanan, küçük - orta zenginlikte - refahtaki insanların - patronların böyle dertleri, böyle bir yola çıkış misyonları olmuyor genelde. Bir ürün veya hizmet belirlenip hırsla, deli - dolu bir şekilde o ürünü - hizmeti nasıl daha fazla kişiye nasıl farklı, daha ekstra şeylerle satabilirim ile gerçekçi, somut adımlarla bir şekilde insanlar zaten maddi başarı elde ediyorlar, öncesinde elde ettikleri manevi disiplin, düzen ve gelişim ile tabi.

    Çevremde benim gibi 25-30'lu veya 40-50'li yaşlarda olsun fark etmeden ne zaman yüzüm gülecek gülsün artık diye köşeyi dönmeliyim - artık rahat etmek istiyorum diyenlerin tamamı battı. Zengin olmayı geçtim başkasının işinde çalışacağımıza kendi işimizi yapalım deyip 10 küsür yıl önce Avrupa'da kafe açan tanıdıklarım bile kendilerini batırdılar.
  • 17-07-2023, 13:20:10
    #25
    pcbagimlisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Acilen zengin olmalıyız, öyle büyük bir iş yapmalıyım ki refaha ermeliyim diyip çıkanı görmedim. İyi kazanan, küçük - orta zenginlikte - refahtaki insanların - patronların böyle dertleri, böyle bir yola çıkış misyonları olmuyor genelde. Bir ürün veya hizmet belirlenip hırsla, deli - dolu bir şekilde o ürünü - hizmeti nasıl daha fazla kişiye nasıl farklı, daha ekstra şeylerle satabilirim ile gerçekçi, somut adımlarla bir şekilde insanlar zaten maddi başarı elde ediyorlar, öncesinde elde ettikleri manevi disiplin, düzen ve gelişim ile tabi.

    Çevremde benim gibi 25-30'lu veya 40-50'li yaşlarda olsun fark etmeden ne zaman yüzüm gülecek gülsün artık diye köşeyi dönmeliyim - artık rahat etmek istiyorum diyenlerin tamamı battı. Zengin olmayı geçtim başkasının işinde çalışacağımıza kendi işimizi yapalım deyip 10 küsür yıl önce Avrupa'da kafe açan tanıdıklarım bile kendilerini batırdılar.
    Benim yazdıklarıma bir bakarsak aslında çok da pirinç tanesi hesabı bir zenginlikten bahsetmiyorum ve kaldı ki açıkça ironi yapıyorum. (Çok açık yapamamışım demek ki ) Genel anlamda ortalama bir refahtan dem vuruyorum, aynı zamanda da tıpkı sizin bahsettiğiniz gibi sınırı kimin nasıl çizdiğini soruyorum. Bana göre birkaç yaşam kolaylaştırıcı mal ve tüm aile fertlerinin sağlıklı oluşu müthiş bir zenginlik iken bazıları için sürekli genişleyen ticari hayat ancak zenginliğin tanımı olabiliyor. İnsanın doyumsuz ve aç gözlü olduğunu binlerce yıllık tecrübelere rağmen "yok canım ne alakası var?!" diye reddedecek değilim. Kaldı ki zenginliğin, varlığın ve refahın paylaşılması gerektiği kanısındayım. Buna insani ya da dini açıdan bakabilirsiniz. Eğer ben bir yerde maddi anlamda güçlük çekiyorsam başka bir yerde birisi ihtiyacından fazlasını tüketiyor demektir. Dünyanın servetinin %90'ınından fazlası dünya nüfusunun %1'inin elindeyken bize ancak buralarda goy goy yapmak düşer. E rahat da edelim ama değil mi? Edemiyorsak da hayalini kuralım hiç olmazsa.
  • 17-07-2023, 19:42:21
    #26
    Kemalok adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Benim yazdıklarıma bir bakarsak aslında çok da pirinç tanesi hesabı bir zenginlikten bahsetmiyorum ve kaldı ki açıkça ironi yapıyorum. (Çok açık yapamamışım demek ki ) Genel anlamda ortalama bir refahtan dem vuruyorum, aynı zamanda da tıpkı sizin bahsettiğiniz gibi sınırı kimin nasıl çizdiğini soruyorum. Bana göre birkaç yaşam kolaylaştırıcı mal ve tüm aile fertlerinin sağlıklı oluşu müthiş bir zenginlik iken bazıları için sürekli genişleyen ticari hayat ancak zenginliğin tanımı olabiliyor. İnsanın doyumsuz ve aç gözlü olduğunu binlerce yıllık tecrübelere rağmen "yok canım ne alakası var?!" diye reddedecek değilim. Kaldı ki zenginliğin, varlığın ve refahın paylaşılması gerektiği kanısındayım. Buna insani ya da dini açıdan bakabilirsiniz. Eğer ben bir yerde maddi anlamda güçlük çekiyorsam başka bir yerde birisi ihtiyacından fazlasını tüketiyor demektir. Dünyanın servetinin %90'ınından fazlası dünya nüfusunun %1'inin elindeyken bize ancak buralarda goy goy yapmak düşer. E rahat da edelim ama değil mi? Edemiyorsak da hayalini kuralım hiç olmazsa.
    İnsanlık olarak mevcut dengesiz sistemden bende çok mutlu değilim fakat zenginler güçlü olduğu için değil, alternatif bir çözüm formülü olmadığı için bu düzen - sistem bu şekilde devam ediyor, etmek zorunda. Dünya servetinin büyük kısmı çok küçük bir azınlığın elinde ama kapitalizm ne reklamlarda anlatıldığı kadar herkesin kolay bir şekilde zengin olabileceği bir şey ne de komünist, sosyalist savlar ile o kadar verimsiz veya zengin olmanın - kendini, aileni refaha eriştirmenin imkansız olduğu bir şey.

    Kapitalizm ve patron - hissedar kavramlarının devamını sağlayan şey paranın az sayıda insana ait olduğunda daha değerli olup o kişlerin o paraya daha fazla azim, hırsla sahip çıkması ve üstüne katmaya çalışması sayesinde geliyor. Bu yüzden az veya nispeten az sayıda hissedarı - patronu olan küçük, orta - büyük işletmeler başarılı bir şekilde devam edebiliyorken 3,5,10 veya tüm çalışanların komünist - sosyalist mentalite ile hissedar - patron olduğu işyerleri tutunamıyor veya gelişemiyor.

    10 tane çalışanın 12 bin TL maaş aldığı, bir patronun ayda net 60 bin TL kazandığı bir iş yeri düşünün. Patronu aradan çıkarıp patronun aylık 60 bin TL'lik net gelirini 10 çalışana bölüştürseniz bile çalışanlar ayda 12 bin TL yerine, 18 bin TL kazanmaya başlayacaklar. Patron, 60 bin TL sayesinde olası iş kesatlığı durumu için güvence yatırımı yapabilirken yine 18 bin TL alabilen çalışanlar bu şekilde bir yatırım yapamayacaklar, aynı şekilde patron'un 60 bin TL ile elde edebildiği imkanlara 18 bin TL ile erişebilmeleri mümkün değil. Haliyle 18 bin TL alan işçiler ne birbirlerine, ne kendilerine 60 bin TL alan patron gibi ne bir sistem kurabilecekler, ne patron - hissedar gibi kısmi bir otorite oluşturabilecekler.
  • 17-07-2023, 20:48:40
    #27
    İstediğin şeyin adına zenginlik değil orta sınıf hayat tarzı deniliyor.
    O kadar fakirleştik ki hayallerimiz bile orta sınıf...