• 26-03-2023, 23:54:28
    #19
    seemsiyah adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam ayet olarak maalesef bir hüküm yok tefsirlerde gördüğüm kadarıyla. Ama işte hangi tefsir olduğu da karışık.

    Bazı sahabelere göre tutulmayan ya da bozulan gün kadar diyorlar
    Dediğim gibi bilgi sahibi değilim ama kişisel görüşüm bu tarz şeylerin somut olmadığı yönünde. Tek bir iyilik insanı en tepeye çıkaracağı gibi ömür boyu iyilik yapmış birini tek bir kötülük en dibe indirebilir görüşünün tarafındayım.
  • 26-03-2023, 23:57:57
    #20
    seemsiyah adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dostum bozmadım diye önceki mesajımda cevap vermiştim, görmemiş olabilirsin. Ama yıllarca süregelen bir 61 gün konusu var ve ben bu konunun yeni oruç tutmaya başlayan çocuklarda gözünü korkutmaya varacağını düşünüyordum.

    O yüzden sadece neye dayandırıldığını öğrenmek istiyorum.
    Şimdi hocam 61 orucu dediğimiz orucun asıl karşılığı Kefarettir.
    Kefaret gerektiren haller var gerektirmeyen haller var.
    Dinimizde bazı farzları yaparken özür sahibi olmanız durumunda kefaret gerektirmez.
    Bile isteye orucu bozarsanız kefaret gerekir.
    Kur'an-ı Kerimi açıklayan insanlara ileten Peygamber efendimizdir.
    Peygamber efendimizin sözlerini toplayan Ravi (kaynaklar) haline getiren de 6 büyük hadis kitaplarıdır.
    Şimdi dinin sahibi o dönemde kefaret gerektiren halleri sözlerinde dile getirmiş, bu hadis alimleri ise bunu kitap haline getirip toplamıştır.
    Kütüb-i sitte isimli meşhur altı hadis kitabından Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai'de mevcuttur.

    Peygamber efendimizin bildirdiği hükmü kabul etmeyen, Allah'ın emrini kabul etmemiş olur. Çünkü Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]
  • 26-03-2023, 23:58:24
    #21
    seemsiyah adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tabi ki cezası olsun da, söylediğiniz 60 gün cezasını ben de söylüyordum. Sadece bunun dayanağını merak ediyorum
    Hocam işe orada Islam'da büyük bir sorun var çoğu şey hadisler üzerinden ilerliyor. ilk yazılı hadisler Peygamber efendimizin vefatından 300-500 yıl sonra yazılmış yani çoğunun yanlış olma ihtimali yüksek. Kur'an ı tam bilmek ve iyi yorumlamak gerekiyor, tefsirler zaten Allah'lık meal okumakta çok uzun iş şahsen ben okumadım.

    Yanlış hatırlamıyorsam Arabistan'da bir imam tövbe ettikten sonra suçunu kabul ederek, ne zaman sıkışsak bir hadis uydurduk demişti. Şahsen hadislerin çoğuna inanmıyorum aklıma uyuyorsa uyguluyorum, zira zaten hep iyi şeyler yaparsan islamın asıl kurallarına uymuş oluyorsun. Gerisini de Allah bilir artık.
  • 27-03-2023, 00:06:13
    #22
    61 gün değil, 60 gün + 1 gün.
    Yani 60 gün kesintisiz. Sonraki bir gün istediğin bir zaman.
    Bir de eğer birden fazla kez bu durumun oluştu ise bütün durumlar için toplamda 1 kere bu 60 günlük uygulamayı yapman yeterli.
    Toplam 10 defa yaptın diye 10*60 durumu yok. Tek defa uygulamış olduğunda tövbeni etmiş oluyorsun.
  • 27-03-2023, 00:30:26
    #23
    Uzun süredir inanç konularına pek karışmak istemiyorum ama bugün bir istisna yapasım geldi. Öncelikle Kuran da belirtildiği şekliyle oruç tutuluyor mu acaba diye bakmak lazım, sonra kefaret kısmına bakılır.



    "Oruçlu olduğunuz günün gecesinde kadınlarınızla buluşmanız, size helal edilmiştir. Onlar sizin için elbisedir, siz onlar için elbisesiniz. Allah bildi ki nefsinizi yenemeyecek, sabredemeyecek, bir iştir, işleyeceksiniz, bu yüzden tövbenizi kabul etti, sizi bağışladı. Gayri onlarla buluşun ve Allah'ın size yazdığını dileyin. Fecir doğup da aydınlığıyla kara iplik, sizce beyaz iplikten ayırt edilinceye dek yiyin, için. Sonra orucu ertesi geceye kadar tamam olarak tutun. Fakat mescitlerde ibadet için niyetlendiniz, oturdunuz kaldınız mı kadınlarınıza dokunmayın. İşte bunlar, Allah sınırlarıdır, yaklaşmayın o sınırlara. İnsanlar, sakınıp korunsunlar diye Allah, delillerini bu suretle apaçık bildirir.." (Bakara, 2/187)



    Açık açık geceye kadar oruç tutulması söyleniyor, sanıyorum mevcut iftar saati pek gece sayılmıyor öyle değil mi? Üstelik beyaz ip ile siyah ip birbirinden gayet rahat ayırt ediliyor iftar saatinde. Gün sayısı konusunda da sıkıntılar olduğu bir gerçek, İskandinav ülkeleri ile ekvator bölgesindeki oruç süresinin de pek eşitlik ilkesine uymadığı bir gerçek. Şöyle de bir gerçek var ki istediğin konuda istediğin şekilde bir Ayet bulursun, youtube da bazı yayıncılar iki gün ayrı ayrı birinde insanın iradesinin olduğunu, diğer günde insanın iradesinin olmadığını delilleri ile savundular. Kısacası kefaretin 1 gün olduğunu söyleyen hadislere çok rahat ulaşırsın, 30 gün olduğunu söyleyen hadis de bulursun, 61 gün diyen hadisleri de çok rahat bulursun, mevzu hangisine inanacağın. Buhari, Müslim vs. diye sayanlara bakma sen, aynı kişinin aynı konuda çok farklı hadis rivayetleri olduğunu görüyoruz, üstelik x kişisi sahihtir diyenlere o kişinin en basit tabir ile " garip " rivayetlerini önlerine koyduğumuzda bu uydurmadır diyebiliyorlar. Kısacası aynı kişinin işine gelen rivayetlerini kabul edip işine gelmeyenleri reddedebiliyorlar. Oruç adeti İslamdan çok daha eskidir hatta Bakara 183 de bunu görüyoruz ve çoğu inanç sisteminde yeri vardır. Bedir savaşı sonrası farz oldu diye hatırımda kalmış bu arada. Diğer inançlarda bu kadar uzun ve ceza içeren bir şekline şimdiye kadar rastlamadım.

    Bu arada nereden geliyor bu 60 gün kefaret konusu diyorsan da hikayesi bambaşka olsa bile 60 günlük bir oruç kefaretinin olması dolayısı ile ben Mücadele Suresi 4. Ayetten ileri geldiğini düşünüyorum. Konu zıhar içerikli ama ceza aynı değerlendirilmiş olabilir.

    "Köle azad etmeye imkân bulamayan kişi, hanımıyla cinsel ilişkide bulunmadan önce kesintisiz iki ay oruç tutsun. Buna da gücü yetmezse, altmış fakiri doyursun. Bu hafifletme, Allah'a ve Peygamber'ine inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah'ın hükümleridir. Kâfirler için acı bir azap vardır." (Mücadele 4)

    Ayrıca Bakara 183-184. Ayetlerin çoğu tefsirinde oruç tutmakta zorlananlar ifadesi geçiyor ve bu fitre vererek keyfi oruç tutulmayabileceği şeklinde de yorumlanıyor kısacası hem oruç tut, hem fitre ver şeklinde bir tabir geçmiyor. Böyle diyorlar diyorum, daha iyisini bilen yorumlayan çıksın delilleri ile söylesin, boş linç ile uğraşmak istemiyorum. Esenlikler.
  • 27-03-2023, 00:30:31
    #24
    kuran-i kerim'de her konu olacak olsaydı 100lerce cildlik olurdu. orucunu bilerek bozan biri 60+1 gün oruç tutmalı, çünkü peygamberimiz bunun böyle olduğunu bildirmiştir. şimdi sen hayır peygamberin bu sözüne inanmıyorum dersen, bana sadece kuran yeter dersen, 5 vakit namazı da inkar etmen gerekir çünkü o da kuran-i kerim bulamazsın. bunun gibi binlerce konu yazmaz. zaten, peygamber efendimizin her buyurduğu vahiydir. kuran-i kerim her harfiyle direkt Allah'ın kelamıyken hadisler ise Allah'ın bildirdiğinin peygamber efendimizin kelimeleriyle söylemiş şeklidir. kısaca, kuran ve hadis birbirinden ayrılamaz. hadisleri toplan inkar etmek insanı Müslümanlıktan çıkarır.
  • 27-03-2023, 00:39:19
    #25
    MOZD adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Şimdi hocam 61 orucu dediğimiz orucun asıl karşılığı Kefarettir.
    Kefaret gerektiren haller var gerektirmeyen haller var.
    Dinimizde bazı farzları yaparken özür sahibi olmanız durumunda kefaret gerektirmez.
    Bile isteye orucu bozarsanız kefaret gerekir.
    Kur'an-ı Kerimi açıklayan insanlara ileten Peygamber efendimizdir.
    Peygamber efendimizin sözlerini toplayan Ravi (kaynaklar) haline getiren de 6 büyük hadis kitaplarıdır.
    Şimdi dinin sahibi o dönemde kefaret gerektiren halleri sözlerinde dile getirmiş, bu hadis alimleri ise bunu kitap haline getirip toplamıştır.
    Kütüb-i sitte isimli meşhur altı hadis kitabından Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai'de mevcuttur.

    Peygamber efendimizin bildirdiği hükmü kabul etmeyen, Allah'ın emrini kabul etmemiş olur. Çünkü Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]
    dogantuysuz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam işe orada Islam'da büyük bir sorun var çoğu şey hadisler üzerinden ilerliyor. ilk yazılı hadisler Peygamber efendimizin vefatından 300-500 yıl sonra yazılmış yani çoğunun yanlış olma ihtimali yüksek. Kur'an ı tam bilmek ve iyi yorumlamak gerekiyor, tefsirler zaten Allah'lık meal okumakta çok uzun iş şahsen ben okumadım.

    Yanlış hatırlamıyorsam Arabistan'da bir imam tövbe ettikten sonra suçunu kabul ederek, ne zaman sıkışsak bir hadis uydurduk demişti. Şahsen hadislerin çoğuna inanmıyorum aklıma uyuyorsa uyguluyorum, zira zaten hep iyi şeyler yaparsan islamın asıl kurallarına uymuş oluyorsun. Gerisini de Allah bilir artık.
    BetaHouse adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Uzun süredir inanç konularına pek karışmak istemiyorum ama bugün bir istisna yapasım geldi. Öncelikle Kuran da belirtildiği şekliyle oruç tutuluyor mu acaba diye bakmak lazım, sonra kefaret kısmına bakılır.



    "Oruçlu olduğunuz günün gecesinde kadınlarınızla buluşmanız, size helal edilmiştir. Onlar sizin için elbisedir, siz onlar için elbisesiniz. Allah bildi ki nefsinizi yenemeyecek, sabredemeyecek, bir iştir, işleyeceksiniz, bu yüzden tövbenizi kabul etti, sizi bağışladı. Gayri onlarla buluşun ve Allah'ın size yazdığını dileyin. Fecir doğup da aydınlığıyla kara iplik, sizce beyaz iplikten ayırt edilinceye dek yiyin, için. Sonra orucu ertesi geceye kadar tamam olarak tutun. Fakat mescitlerde ibadet için niyetlendiniz, oturdunuz kaldınız mı kadınlarınıza dokunmayın. İşte bunlar, Allah sınırlarıdır, yaklaşmayın o sınırlara. İnsanlar, sakınıp korunsunlar diye Allah, delillerini bu suretle apaçık bildirir.." (Bakara, 2/187)

    Açık açık geceye kadar oruç tutulması söyleniyor, sanıyorum mevcut iftar saati pek gece sayılmıyor öyle değil mi? Üstelik beyaz ip ile siyah ip birbirinden gayet rahat ayırt ediliyor iftar saatinde. Gün sayısı konusunda da sıkıntılar olduğu bir gerçek, İskandinav ülkeleri ile ekvator bölgesindeki oruç süresinin de pek eşitlik ilkesine uymadığı bir gerçek. Şöyle de bir gerçek var ki istediğin konuda istediğin şekilde bir Ayet bulursun, youtube da bazı yayıncılar iki gün ayrı ayrı birinde insanın iradesinin olduğunu, diğer günde insanın iradesinin olmadığını delilleri ile savundular. Kısacası kefaretin 1 gün olduğunu söyleyen hadislere çok rahat ulaşırsın, 30 gün olduğunu söyleyen hadis de bulursun, 61 gün diyen hadisleri de çok rahat bulursun, mevzu hangisine inanacağın. Buhari, Müslim vs. diye sayanlara bakma sen, aynı kişinin aynı konuda çok farklı hadis rivayetleri olduğunu görüyoruz, üstelik x kişisi sahihtir diyenlere o kişinin en basit tabir ile " garip " rivayetlerini önlerine koyduğumuzda bu uydurmadır diyebiliyorlar. Kısacası aynı kişinin işine gelen rivayetlerini kabul edip işine gelmeyenleri reddedebiliyorlar. Oruç adeti İslamdan çok daha eskidir hatta Bakara 183 de bunu görüyoruz ve çoğu inanç sisteminde yeri vardır. Bedir savaşı sonrası farz oldu diye hatırımda kalmış bu arada. Diğer inançlarda bu kadar uzun ve ceza içeren bir şekline şimdiye kadar rastlamadım.

    Bu arada nereden geliyor bu 60 gün kefaret konusu diyorsan da hikayesi bambaşka olsa bile 60 günlük bir oruç kefaretinin olması dolayısı ile ben Mücadele Suresi 4. Ayetten ileri geldiğini düşünüyorum. Konu zıhar içerikli ama ceza aynı değerlendirilmiş olabilir.

    "Köle azad etmeye imkân bulamayan kişi, hanımıyla cinsel ilişkide bulunmadan önce kesintisiz iki ay oruç tutsun. Buna da gücü yetmezse, altmış fakiri doyursun. Bu hafifletme, Allah'a ve Peygamber'ine inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah'ın hükümleridir. Kâfirler için acı bir azap vardır." (Mücadele 4)

    Ayrıca Bakara 183-184. Ayetlerin çoğu tefsirinde oruç tutmakta zorlananlar ifadesi geçiyor ve bu fitre vererek keyfi oruç tutulmayabileceği şeklinde de yorumlanıyor kısacası hem oruç tut, hem fitre ver şeklinde bir tabir geçmiyor. Böyle diyorlar diyorum, daha iyisini bilen yorumlayan çıksın delilleri ile söylesin, boş linç ile uğraşmak istemiyorum. Esenlikler.
    Hocam detaylı cevabın için teşekkürler öncelikle. Ben de ilahiyatçı Mustafa hocanın bir videosundan izledim ve anladığım kadarıyla zıhar ile eş tutan değerlendirmelerden dolayı bir 60 gün konusu mevcut. Ancak devamındaki hadislerle 1 güne 1 gün gibi açıklıyor kendisi.


    https://youtu.be/Scpl3wcnQdc


    byigit adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    kuran-i kerim'de her konu olacak olsaydı 100lerce cildlik olurdu. orucunu bilerek bozan biri 61 gün oruç tutmalı, çünkü peygamberimiz bunun böyle olduğunu bildirmiştir. şimdi sen hayır peygamberin bu sözüne inanmıyorum dersen, bana sadece kuran yeter dersen, 5 vakit namazı da inkar etmen gerekir çünkü o da kuran-i kerimde yazmaz. bunun gibi binlerce konu yazmaz. peygamberin söylediği her söz vahiydir. kuran-i kerim direkt Allah'ın kelamıyken hadisler ise Allah'ın bildirdiğinin peygamber efendimizin kelimeleriyle bildirilmiş şeklidir. kuran ve hadis birbirinden ayrılamaz. hadisleri toplan inkar etmek insanı Müslümanlıktan çıkarır.
    Hocam önyargılı gelmiş olabilirsiniz ya da bana öyle geldi. Benim bir şeyi ne kabul etme ne de inkâr etme gibi bir durumum yok. Merakımı giderme amaçlı soruyorum. Şimdi Peygamber Efendimiz (sav) böyle buyurmuş diye söyleyip işin içinden çıkmak en kolayı. Ancak yukarıda arkadaşın bahsettiği gibi Buhari ile Tırmizi ile açıklanan 61 gün de var, yoksa sahabelerden daha bilmediğimiz nice sahabe ile açıklanan 1 gün de var. O dönemleri görüp bilmediğimiz için dayanağını araştırıyorum.
  • 27-03-2023, 00:46:19
    #26
    seemsiyah adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam detaylı cevabın için teşekkürler öncelikle. Ben de ilahiyatçı Mustafa hocanın bir videosundan izledim ve anladığım kadarıyla zıhar ile eş tutan değerlendirmelerden dolayı bir 60 gün konusu mevcut. Ancak devamındaki hadislerle 1 güne 1 gün gibi açıklıyor kendisi.


    https://youtu.be/Scpl3wcnQdc




    Hocam önyargılı gelmiş olabilirsiniz ya da bana öyle geldi. Benim bir şeyi ne kabul etme ne de inkâr etme gibi bir durumum yok. Merakımı giderme amaçlı soruyorum. Şimdi Peygamber Efendimiz (sav) böyle buyurmuş diye söyleyip işin içinden çıkmak en kolayı. Ancak yukarıda arkadaşın bahsettiği gibi Buhari ile Tırmizi ile açıklanan 61 gün de var, yoksa sahabelerden daha bilmediğimiz nice sahabe ile açıklanan 1 gün de var. O dönemleri görüp bilmediğimiz için dayanağını araştırıyorum.
    sana tavsiyem, böyle hadislere kendi kafana göre kanıt aramaya çalışma, çünkü insanın bunu yapması için ilim sahibi olması gerekir. şu şöyle dedi bu böyle dedi meselesinde ise herkesin ağzı var konuşuyor. herkes olmayan bir şeyi olmuş, olmamışı ise olmuş gibi gösterebilir. ehli sünnet inancı bu konuda net. hiçbir fikir ayrılığı yok. 1400 yıldır bu şekilde gelmiş. şu zamanda tavuktan horozdan kurban olur, haşa allah kimle evleneceğini bilmez diyen sözde hocalar da var. yani insan kimi dinlediğine dikkat edecek. öyle her konuşanı dinlemeyecek çünkü senin doğru ve yanlışı tartacak bilgin yok. arada zehirlenirsin itikatın bozulur fakat bunun farkında olmazsın. bunun yerine ehli sünnet olduğundan emin olunan hocaların görüşlerini dinlemek. bu hocalar birbiriyle çelişmez hepsi aynı şeyi söyler. bu konuda da hüküm net orucunu bozan 60+1 gün oruç tutar. bu tartışmaya açık bir konu değil. çok net.

    cevat akşit
    nihat hatipoğlu
    cübbeli ahmet
    ihsan şenocak

    vs. vs bir sürü ehli sünnet hoca var. bunların görüşlerini dinle.
  • 27-03-2023, 00:47:11
    #27
    seemsiyah adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam detaylı cevabın için teşekkürler öncelikle. Ben de ilahiyatçı Mustafa hocanın bir videosundan izledim ve anladığım kadarıyla zıhar ile eş tutan değerlendirmelerden dolayı bir 60 gün konusu mevcut. Ancak devamındaki hadislerle 1 güne 1 gün gibi açıklıyor kendisi.


    https://youtu.be/Scpl3wcnQdc
    Rica ederim hocam, daha önce izlememiştim ama Mustafa İslamoğlu ile aynı şeyi düşünmüş olmam enteresan. Kendisi biraz modernisttir, fena biri değildir en azından taslamanlardan okuyanlardan iyidir. Konu orada zıhar ile bir tutmak değil aslında, " kefaret " kelimesinin 60 günlük oruca denk gelmesi. Kısacası bu konudan yola çıkarsak 60 kişiyi doyurmak 60 x 70 tl = 4,200 tl verirsin ve 1 günde orucunu tutar vicdanen kefaretini ödemiş olursun diyebilir miyiz? Bence diyebiliriz. Bu arada videoda 4:40 gibi birinden bahsediliyor " adamın biri " denerek, Mustafa hocadan beklemezdim bunu, o adamın biri dediği Hz.Ömer'in ta kendisidir, sahih Hadislerde mevcuttur ama neden isim vermediğini anlayamadım.